Davet ve Tebliğ, Kimdir?, Kur’an ve Sünnet, Örnek Şahsiyetler, Yazılar

Zeyneb Gazali’nin Hayatından Hanımlara 5 Ders

Bismillah.

Allah kadınıyla erkeğiyle herkesi kulluk yarışında eşit olarak yaratmıştır. Bir insan, kız olduğu için veya erkek olduğu için kulluğa artı birle başlamaz. Ama yaptığı mücadeleler, gördüğü çileler onu Allah katında yükseltir. Zeynep Gazali de inandığı dava uğruna çileler gören ama yine de yılmayan bir mücahide hanımdır. Ve onun hayatından çıkarılacak çok ders vardır. Hep birlikte o hayattan dersler çıkaralım ve bu zamanda nasıl mücahide olunur öğrenelim.

1. Dava Uğrunda Çilelere Hazır Ol!

Zeynep Gazali, davası uğruna altı yıl zindanda kalmış ve bu süre içinde birçok çileler çekmiştir. Aç sürü halinde köpeklerin üstüne saldırısı, farelerle kalması, kamçılar, kırbaçlar, sulu zindanlar… Bir kadın olarak bu işkencelere maruz kalmış ama yine de pes etmemiştir. Her durumda Allah’a tevekkül ederek bu sıkıntılara katlanabilmiştir. Zeyneb Gazali’nin inandığı bir davası vardı ve bu davası için her şeyi göze almıştı. Biz de doğru bildiğimiz, inandığımız şey uğruna mücadele vermeliyiz. Tesettürümüz için, karma-çalgılı düğünlere gitmemek için, iffetimizi korumak için.. Bizim de bu zamanda mücadelemiz bunlar için olmalı. Ve insanların ne dediğini düşünmeden “Allah razı olsa tüm dünya küsse ehemmiyeti yok” diyebilecek bir tevekkülle mücadelemizi sürdürmeliyiz.

2. Çocuğun Hakkında Büyük Hedeflerin Olsun!

Burada bir babanın kızı hakkında büyük hedefleri ve bu büyük hedefleri için kızını nasıl yetiştirdiğini göreceğiz.

Babası, Zeyneb Gazali’yi Nesibe binti Ka’b yapmak istiyordu. Nesibe (radıyallahu anha) Uhud’da Peygamber Efendimizi (sallallahu aleyhi ve sellem) savunmak ve korumak için kılıç kullanan kadındır. 

Zeyneb Gazali’nin babası bir gün yere daire çizmiş. Zeyneb Gazali’nin eline odun vererek demiş ki: “Şimdi savun Resulullah’ı bakalım nasıl savunacaksın?” Daha sonra babası “Kaç kafir öldürdün?” diye sorunca kızı “2-3 tane” cevabını vermiş. Babası da; “Kafir  çoktur kızım, devam et”. Peki, bu hatıradan ne anlamalıyız?

-Çocuğumuza çocuk gözüyle bakmamalıyız, bakamayız! Çocuklarımız üzerinden planlarımızı büyük tutmalıyız. Oyun oynarken bile onlara hedeflerini yüksek tutmalarını aşılamalıyız. Unutmayalım Peygamber Efendimiz (sallalahu aleyhi vesellem) bizim çocuk diyeceğimiz bir yaşta olan Üsâme bin Zeyd’e ordu teslim etmişti.

-Ağaç yaşken eğilir. Çocukken kendisine iman, namaz, tesettür, cihad, Kur’an anlatılmayan çocuk kendisini başka şeyle meşgul eder. Ama asla hiçbir zaman boş kalmaz. Eğer biz çocuklarımıza İslam’ı anlatmazsak, yaşatmazsak çocuklarımız şu sıralar çok yaygın olan Youtuberlar gibi olmak, dizilerdeki karakterler gibi olmak ister.

3. Dinine Hizmet Etmek Diye Bir Derdin Olsun!

Zeyneb Gazali kendisini ikinci karısı olarak alacak birisiyle evlenmek istemiştir. Bunu istemesinin amacı dinine hizmetten geri kalmak istememesidir. Düşünün ne kadar hizmet sevdalısı olduğunu! Yaptığı hizmetlerden bazılarını öğrenelim: 

-Zeynep Gazali, 19 yaşını bitirmeden 16 tane cami yaptırmıştır. Cezayirli kadınlara 320 defa konferans vermeye gitmiştir. Her çarşamba günü kendi evinde kadınlara mahsus ders yapmıştır. Kadınları altı aylık bir kampa alıp, altı ay sonra onları davetçi olarak meydana çıkarmıştır. 

Bizler de dinimize hizmet etmeliyiz. Kimimiz anlatımıyla, kimimiz yazısıyla, kimimiz verdiği sadakalarla, kimimiz yaptığı yemeklerle… Ama bir işin ucundan tutmalıyız! Elimizden bir iş gelmiyorsa mescidi süpürerek, talebelere çay yaparak hizmet yaparız. Onu da mı yapamıyoruz, moral kaynağı oluruz biz de. İnsanlar, canları sıkkın olunca bize gelir moral bulur. Bu da bir hizmettir, iştir. Yeter ki niyetimiz iyi olsun. 

4. Evlenirken Bile Davanı Düşün!

Zeyneb Gazali evlenirken şu şartları koşmuştur:

“…Evlenmeyip tamamen İslam davetiyle uğraşmayı da kararlaştırmıştım. Ancak seninle evlenmek nasip oldu. Bugün, bu cihadıma katılmanı isteyecek değilim. Ama, Allah yolunda “cihaddan alıkoymama” şartını koymak hakkımdır. Sorumluluk sonucu mücahitler safında yer aldığım gün, ne yaptığımı sormayacaksın! Ancak aramızda karşılıklı güvenimiz tam olsun! Kendini, Allah yolunda davete ve adının yücelmesi için yolunda cihada adamış, on sekiz yaşındaki bir kadın ile evlenmek isteyen erkek arasındaki sarsılmayan güven kadar sağlam tut! Evliliğin çıkarları ile Allah yolunda davet çatıştığı gün, evlilik bitecek ve davet bütün varlığımda devam edecektir!”

Evet Zeyneb Gazali evlenirken bile daveti, cihadı düşünmüş ve bunları şart koşmuştur. Tek istediği eşinin davetine, cihadına engel olmamasıdır. Yani demek ki evlilik hizmete, cihada, ilme engel değil. Ama evimizdeki koca koca avizeler, lüks televizyonlar, komşuların ne demesi engel her şeye! Hatta o televizyonlar namaz kılmamıza bile engeldir kim bilir?!

5. İlim Diye, Okumak Diye Bir Derdin Olsun!

Zeyneb Gazali, Kur’an hakkında diyor ki: “Kur’an’ı sevdim. O kadar ki, onu yaşadım. Onu yaşamaya başlayınca da sevenin sevdiğini mırıldandığı gibi onu mırıldandım durdum. Bazı müfessirler gibi ben de onu tekrar ettim durdum. Müfessir olduğumu söylemiyorum. Kur’an’ı sevdiğimi, ona aşık olduğumu söylüyorum. Aşık da aşık olduğunu mırıldanır. Aşık, sevdiğini anlatır, sevdiğiyle oturur, sevdiğini kucaklar. Kur’an’ı kucakladım. Onu 1937’de mescitlerde başlattığım davet çalışmalarımdan beri milyonlarca Müslüman erkek ve Müslüman kadına anlattım.” Zeyneb Gazali’nin Nazaratü’n fi Kitabillah diye bir tefsir kitabı vardır. Ama kendisi ona tefsir adını vermemiştir.

Zeyneb Gazali’nin davet çalışmaları 53 yıl aralıksız sürdü. Sadece altı yıl zindanda kaldığı için çalışmalarına ara verdi. 39 defa hac yaptı. 100 defa umre yaptı. Çok Kur’an okurdu. Kitap okumaya da çok önem veriyordu. Son zamanlarına kadar günde on-on iki saat okuması vardı. Düşünün hem hizmetini aksatmıyor hem de on saat kitap okuyor! Bereketli bir ömür Zeyneb Gazali’nin ömrü…

Namazlarında titizdi. Nafile orucu ihmal etmezdi. Günlük zikir virdini aksatmazdı. Her gün üç cüz Kur’an okurdu. Ramazanda ise günde on cüz Kur’an okurdu.

Dua etmeye başladığında bütün insanların günahlarından sorumlu biri gibi dua eder, ağlardı.

Konferanslarından, yazılarından asla ücret almazdı. İnsanları şahsen tenkit etmezdi. Kimsenin başının açık olmasıyla ilgilenmez, genel konuşurdu. Bu da onun gönüllerde yer bulmasını sağlıyordu.

Giyimine pek dikkat ederdi.

Misafirlerine bizzat hizmet eder, kibirli davranmazdı.

6. Zeynep Gazali'yi Bir De Nureddin Yıldız Hoca Efendiden Dinleyelim..

Kaynaklar

| Zindan Hatıraları, Zeyneb Gazali.
| İşi Vaktinden Çok Olanlar IV, Nureddin Yıldız.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

2 yorum var.

  1. 1

    Allah razı olsun çok güzel bir paylaşım olmuş.. Hem öz hemde kapsayıcı olmuş.. Elinize emeğinize sağlık..

  2. 2

    Okuduğumda içimden gerçekten böyle bir insan olmak arzusu oluştu. Farkettim ki cok küçük şeylerle çok büyük işler başarılabilir. Bu yazılar da bunu kanıtlıyor. Son günlerde sayfanıza sık sık ziyarette bulunuyorum. İnşallah daha çok insan okusun isterim. Yazı için Allah razı olsun… 🙂

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır.

Bu HTML etiketlerini ve özniteliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>