Yasin Suresi Tefsiri Bölüm 2 – “Kusursuz Bir Peygamber” [Nouman Ali Khan]


0

Altyazı:

Devam edelim
Allah diyor ki:\Nعَلَى صِرَاطٍ مُّسْتَقِيمٍ
doğru yol üzerinde
“doğru yolun üzerinde” sıratı müstakim sürekli duyduğumuz bir şey, ama burada ne işi var?
ilk olarak doğru yolun üstünde çevirisindeki üstünde kelimesini (a’lâ’nın çevirisi olarak) sevmiyorum, baş koymanın daha uygun olduğunu düşünüyorum.
burada a’lâ kelimesi
sebepten dolayı kendini doğru yolda olmaya adamışsın, doğru yola baş koymuşsun anlamına gelir
doğru yola baş koymuşsun
ilk sorum şu: Kim? kim doğru yola baş koymuş?
orası açık
Kur’an’a yemin ederim ki, bilgelik dolu oluşuna,
mükemmel anlatımına, içindeki güçlü sözlere..\Nşüphe yok ki
“sen elbette dosdoğru bir yol üzere gönderilenlerdensin.”\Nkim doğru yol üzere?
peygamberin kendisi (sav) ama sadece o değil
sadece O değil (sav)
sadece önceden gönderilenler bile
onlar doğru yol üzereydiler ve sen de
her ikisi için de geçerli
a’lâ sıratın mustakim hepsi için geçerli
bu neden önemli?
bir yol düşünün
eğer bu yoldaysanız ve o yolda olan tek kişi sizseniz
ve diğer herkes sizi o yoldan çıkarmak istiyorsa
siz ilerliyorsunuz, diğerleri de size bağırıyorlar
yoldan çekil! neden buradasın! yanlış yöne gidiyorsun! vs.vs.
o yönde giden tek kişi sizsiniz
ve Allah devam etmen için cesaretlendiriyor
ve sonra diyor ki
“bu arada…
…bu yoldan giden ilk kişi sen değilsin”
“daha önce de başka insanlar bu yoldan gittiler”
anlıyor musun?
böylece onları daha da fazla arayacaksın
çünkü eğer daha önceden bu yoldan biri gitmişse ve tüm zorlukları aşmışsa
onları kendine örnek alırsın
ve sana yol gösterirler
bu yolculuğu kolaylaştırırlar
bunu hayatınızda yapıyorsunuz
bir yere seyahat ederken
trafik bilgisine bakıyorsunuz, yolda polis çok mu diye bakıyorsunuz, radar algılayıcısı kullanıyorsunuz
pili falan bittiğinde
arkadaşını arıyorsun
George Bush caddesindeyim
veya falanca otobandayım
Sam, Houston vb. bir otoban işte
peki bu yoldayım
çok polis var mı? dikkat edeyim mi? yoksa
bas gitsin
yapma yapma, geçen hafta ceza yedim orada!!! tamam tamam helal limitin altında gidicem…
yani
başkasını ararsın
daha önce o yoldan gitmiş birini
ve onlar sana yol gösterirler
yine bir şekilde destek
diğer bir mesele
peygamber (sav) bunları
gerçekten
çekinmeden, sakınmadan iletiyor. Allah burada efendi rolünde konuşuyor
Bir kul gibi değil, bir efendi gibi konuşuyor
otoritesini ortaya koyuyor. İnsanlar bunu saldırgan buldular, çünkü Allah’ın konuştuğunu bilmiyorlardı. Onlar kimin sesini duyuyorlardı?
peygamber (sav). Kim olduğunu sanıyorsun da böyle konuşuyorsun!
saldırı altında hissettiler, peki peygamber durdu mu?
hayır! ve her gün aynı doğru yol üzerinde biraz daha ilerledi
eğer aynı yolda ilerlerseniz, söyleyin, zorlaşması mantıklı mı?
daha fazla sıkıntı ile karşılaşacaksınız
yolundan dönmen için her gün daha fazla baskı hissedersin
ne kadar ilerlersen o kadar direnişle karşılaşırsın
o kadar itirazla
o kadar pes etme ihtimalin artar
biraz baskıyı kaldırabilirsin
yarın biraz daha fazla basacak
sonraki gün daha fazla, sonraki gün daha da fazla.. her gün zorlaşacak, kolaylaşmayacak
daha da sertleşecek
normal bir insan
çok fazla baskıya sadece ne zamana kadar dayanabilir
—EKSIK—
ama peygamber (sav)
O’nun kararlılığı
O’nun teslimiyeti
O’nun parlak örnekliği
ve peygamberlerin teslimiyetleri vurgulanmıştır
çünkü Onlar, doğru yol üzerindelerdi ve hiç yalpalamadılar
hiç yalpalamadılar
insanlar onlara saldırdı, alay etti, tehdit etti
onları öldürmekle ve işkence etmekle tehdit ettiler
kımıldamadılar
aileleri geldi
büyükleri geldi
siyasi liderleri geldi, herkes geldi
hiç yalpalamadılar
o yola baş koydular
bu zaten neden kararlılık gerektiğini gösteriyor
bu arada, tek başına bu durum O’nun elçi olduğuna delildir. Neden kendini böyle bir sıkıntının içine soksun?
Aynı şekilde düşünürsek, sadece gönderilmişsen Kur’an’ı taşıyabilirsin. Çünkü çok çok fazla sıkıntıyı beraberinde getiriyor
Bir müfessirin dediği gibi: “Onun kararlılığı, peygamberliğine delildir…”
“… ve hayat hikayesi de ayrı bir delil, aynı Kur’an’ın delil olması gibi” Burası önemli
Kur’an’ın 3 farklı mükemmelliğinden bahsetmiştim. Bu mükemmelliklerle Kur’an,
kendisi bir delildir.
Peygamberin bu yola baş koyması ise kendi başına ayrı bir delildir.
Yine bir delil
Bu ayet hakkında size son olarak anlatmak istediğim bir şey var, a’lâ sırat-el mustakim
“doğru yolun üzerinde” demiyor
“doğru bir yol üzerinde” diyor
Sırat el mustakim
bunu genel olarak söylüyor
“doğru yolun üzerinde git” demek ile
“doğru bir yol üzerinde git” demek arasında ne fark var?
biz Fatiha’da “bizi doğru bir yola ilet” demiyoruz
“(belli ve bir tane olan) doğru yola ilet” diyoruz “ihtinas-sırat el-mustakim” sıratın başında elif ve lam var (el- öneki)
burada yok
ne iş yapıyor peki?
aslında bu
el- önekini kaldırırsanız bu belirtisiz nesne haline gelir
hangisi olduğu bilinmeyen bir şey
Allah’ın peygamber (sav) ile konuşmasına rağmen başka kim dinliyor?
Kureyş de dinliyor
Kureyş belki Kur’an hakkında çok şey bilmiyor olabilir, belki biliyorlar belki bilmiyorlar
bir şeyi biliyorlar
peygamberi (sav) biliyorlar
hiçbir şey söylemese bile
onlar diyebilir ki, o bir çeşit doğru yol üzere gidiyor
o her zaman dosdoğru, yaptığı her şeyi dosdoğru yapıyor
başka bir deyişle, detayları bilmeseniz bile,
sadece O’nun karakterini inceleyip şu sonuca varabilirsiniz: O bir çeşit doğru yol üzerinde
sadece müslümanı gözlemlemek yeterli
özellikle de O elçiyi (sav)
sadece bu, hissettirir ki
doğru bir yol var burada
a’lâ sıratın mustakim
Allah şimdiye kadar kendinden bahsetti mi?
Hayır
kendi hakkında hiçbir şey söylemedi
şimdiye kadar
Dedi ki O (peygamber a.s.) gönderildi
“Sen gönderildin”
Sıratı mustakim’e baş koydun
ama kim tarafından gönderildi?\Nve Kur’an’ın bu bilgeliği nereden geliyor?
nasıl böyle otoriter bir şekilde konuşuyor?
sonunda bu soru cevaplandı:
üstüne basa basa söylüyor
تَنزِيلَ الْعَزِيزِ الرَّحِيمِ
3 kelime
birincisi, “tenzila”
biraz arapça bilmeyenler için,
üzerinde bir fetha var. Ne demek biliyor musunuz? Bunu kibarca söylemeyeceksiniz
şöyle okumazsınız:
yok!
“tenzila” bu şekilde olduğunda demektir ki Allah a.v.c. otoriter bir tavırla konuşuyor
İhtilâl!
normal bir ton değil, Arapça dilbilgisinde ünlem haykırış bu şekilde yer bulur
Bu bir nida
DİNLEYİN!
BU, SİZE İNDİRİLEN BİR DEVRİM!
kimin devrimi, bu devrim kime ait?\NEL AZİZ, ER RAHİM
2 isim var burada
El Aziz, otorite sahibi ve saygı uyandıran biri demek
El Aziz iki anlama gelir
“otorite sahibi” ve “saygı uyandıran”
bunu anlamanızı istiyorum. Bazen iki çeşit insan görürsünüz
Otorite sahibi insanlar vardır,
ama saygı görmezler
bir polis memuru otorite sahibi ama saygı duyulmayan biri olabilir
Baltimore’da gördüğümüz gibi
Otoriteleri var ama saygı görmüyorlar
öte yandan başka insanlar görürsünüz saygı uyandırırlar ama
ama ne değillerdir?
otorite sahibi değillerdir. Her ikisi de izzet sahibi değildir
arapça “izze”, urdudaki “izzet”ten farklı
Arapça “izze”, saygı duyulan ve
aynı zamanda
otorite sahibi olan kişi için kullanılır
Allah dediğinde, “Bu kendisine saygı duyulan sonsuz otorite sahibinin gönderdiği devrimdir”
Allah (a.v.c.) bize çok güçlü bir şey anlatıyor
Kur’an’ın 3 özelliğinden birinin “hüküm veren” olduğunu hatırlıyor musunuz?
Kim hüküm verme yetkisine sahiptir?
Otorite sahibi olan
ve otorite sahibi birisi bir hüküm verdiğinde, Judge Judy dizisinde olduğu gibi. Bir zamanlar annemle birlikte çok Judge Judy izlerdik..
Judge Judy hükmü verir
Sen genç adam, sessiz ol!
bunu yapar, harika
ve sen 500 dolar alacaksın, kaybolun buradan
dışarıdaki röportajlara bayılırım
bayılırım, özellikle de davayı kaybeden elemanın tepkisine
çünkü kazanan her zaman, “evet 500 dolarımı aldım çok mutluyum”, hep aynıdır
ama kaybeden kişi
“bu haksızlık…”, “inanamıyorum nasıl hakim yapmışlar bunu…” falan
yani, Judy otoriteyi sağladı ama ne sağlayamadı?
kendisine saygı duyulmasını sağlayamadı
Allah (a.v.c.) diyor ki: “Bu Kur’an hükümlerle doludur ve bu hükümler, ”
” ciddiye alınmayı hakediyor. Çünkü onlar otorite sahibi ve saygı duyulması gereken birinden geliyor”
ve bütün bunlar El Aziz kelimesinde anlatılıyor. Aslında bu ifade “El Kur’an El Hakim”e atıfta bulunuyor
şimdi
devrimin kimden geldiğini söyledi ve hükümler hakkında konuştu
ama başka bir şey daha söyledi “Tenzil” dedi. Ne demek tenzil? Yukarıdan gelen bir şey
başka bir deyişle
Durun cevap vereyim. O’nun hocası kim? O’nu kim gönderdi? Bu Kur’an da nereden geldi?
Yukarıdan geldi, yani geldiği yere erişiminiz yok
Yani herhangi bir insan evladı böyle bir şeyle gelemez
sağdan soldan, doğudan batıdan gelmedi
başka bir köyden gelmedi
herhangi bir hocadan veya üniversiteden gelmedi
yukarıdan geldi
eğitim için gidebileceğin bir yer değil, biz eğitim için doğuya batıya gideriz
kuzey ya da güneye
eğitim için yukarı gidemeyiz
ama burada diyor ki eğitim yukarıdan geliyor
demek ki sizin oraya erişiminiz yok
sizin erişebileceğiniz noktanın çok ötesinde
tekrar vurguluyor, neden Kur’an’daki bilgelik bu kadar mükemmel? Çünkü yukarıdan geldi
ancak o yukarıdan gelmişse ona bu şekilde sarılabilirsin
ve verdiği hükümler, onlar ancak
yukarıdan gelebilir. Tenzil kelimesi bu yüzden burada. Buradaki Allah’ın diğer ismi
Tenzil el-Azizi …
Er-Rahim
Rahim ne demek? Siz biliyor musunuz ne demek?
Merhametli
Seven, ilgilenen
her zaman seven ve ilgilenen bu arada
Er-Rahim
Rahim ismi burada ne yapıyor? Aziz’in ne için olduğunu anlıyorum
Rahim ne arıyor burada?
Bu mesaj kime geldi?
Peygamber (sav). Neden O?
Neden bir başkası değil?
Kur’an kendisi bize anlatıyor
Enbiya 107\Nوَمَا أَرْسَلْنَاكَ إِلَّا رَحْمَةً لِّلْعَالَمِينَ\Nve ma erselnâke illâ rahmeten lil âlemîn
Biz seni başka değil, rahmet olarak gönderdik
Hz. Muhammed (sav) yaşamış en merhametli insan
Kur’an
otorite sahibi olarak
Dünya’nın en merhametli insanının dilinden anlatılmalıydı. Bu da Allah’ın merhameti
Allah’ın insanlığa merhameti, resulullah (sav). Böylece bir yanda el-Aziz’in tezahürü Kur’an, er-Rahim’in tezahürü resulullah (sav)
Resulullah (sav) otoriter değildi
nasıldı? merhametliydi
Kur’an otoriterdi
ikisi bir arada olmalıydı, elçi ve mesaj
ikisi beraber olmak zorunda
bu ayet hakkında bahsetmediğim son bir şey daha var. Şimdi bahsetmeliyim çünkü bu bölüm burada bitiyor
Hâla surenin birinci bölümündeyiz. Kaç bölümü var dedim hatırlamıyorum?
Aferin! 6 bölüm
Hâla birinci bölümdeyiz
Söylemem gereken bir şey, iki şey var mıdır?
Allah yol gösterdiğinde iki kısım vardır
Mesaj
ve elçi
mesaj ve
elçi. Şimdi Allah dediğinde: “Vel kur’ânil hakîm”\Nوَالْقُرْآنِ الْحَكِيمِ
“İnneke leminel murselîn”\Nإِنَّكَ لَمِنَ الْمُرْسَلِينَ
Mesajı onaylıyor, mesaj fazlasıyla mükemmel
insan işi olamaz, bitti
Mesaj için yeterli ama sadece hikaye
sadece mesaj olamaz, başka neye ihtiyacınız var?
elçi
tamam mesaj mükemmel, peki ya elçi? Elçi ve O’nun karakteri hakkında size bir şey söyleyim:
Alâ sırâtın mustekîm\Nعَلَى صِرَاطٍ مُّسْتَقِيمٍ
Doğru yola baş koydu
başka bir deyişle
peygamber (sav) en yüksek seviyeli kişiliği göstermek zorundaydı
ki hidayet gerçekleşsin
hidayet sadece mesaj ile gerçekleşmez
ancak mesaj ve elçi ideal olduğunda gerçekleşir
mesaj zaten ideal
ve elçi de ideal
anlamanız için dünyevi bir örnek vereyim
siyasetçiler, çok güzel hitap ederler
ama eğer kötü bir geçmişleri varsa
insanlar bozuk karakterli kişi olduğunu bilirlerse
güzel hitabet bir anlam ifade eder mi?
etmez
hiçbir anlam ifade etmez
çünkü davranışları
özellikle de o dizideki kartların sesi
kelimelerden daha yüksek çıkar
böylece ne deseler fark etmez
peygamber (a.s.) güvenilirlik ile geçen bir ömür yaşadı
değil mi?
bu hidayetin bir parçası olmalı
eğer elçi güvenilir değilse, mesajın kendisi
güvenilir olmaz. Allah’tan gelse bile
şimdi
devam edelim
peygambere hitap devam ediyor
لِتُنذِرَ قَوْمًا مَّا أُنذِرَ آبَاؤُهُمْ فَهُمْ غَافِلُونَ
neden bu inanılmaz devrimi gönderdim? Sonsuz otorite ve merhamet sahibi olarak
neden sana (sav) gönderdi?
böylece bir kavmi uyarabilesin
ataları uyarılmamış bir kavmi
ve onlar tamamen gaflet içindedirler
tekrar tercüme edeyim
Li tunzire kavmen mâ unzire âbâuhum
fe hum gâfilûn
Böylece uyarabilirsin
Böylece uyarabilirsin bir kavmi
Böylece uyarabilirsin bir kavmi ataları hiç uyarılmamıştır
Böylece uyarabilirsin bir kavmi ataları hiç uyarılmamıştır ve onlar tamamen fikirsizdirler, ipucu bile yoktur
hiçbir şeyin farkında değiller
bu sebepten, sana bu devrim verildi
tamam
bu ayette not edilmesi gereken ilk şey
şudur ki
eğer uyarmak için gönderilmişsen
uyarı kelimesini dini kavramların dışında düşünün
ne zaman bir uyarı alırsınız?
bir fırtına yaklaşıyor, haberiniz olsun
Houston! Fırtına geliyor
radyoda uyarırlar
tvde duyururlar
telefon alarmı çalar vesaire
uyarılar yetkili ve güvenilir mercilerden gelmelidir doğru mu?
geldiği makamın bir otoritesi olmalı ve saygı duyulan bir makam olmalı
bu kelimelerin üzerinde konuştuk
Aziz
eğer uyarmak için gönderilmişsen
öyle biri tarafından gönderilmiş olman lazım ki
geçerli bir yoldan uyarabilen veya uyarı gönderebilen biri olmalı bu da el-Aziz.
yani bu da aslında kelimeye bağlı
belirtmem gereken ikinci şey
biz bu salondayız ve internetimizin olmadığını varsayın
telefonlar çekmiyor vesaire
bu yüzden şuradaki arkadaş gibi facebook kullanamazsın
herhangi bir şey yapamıyorsun
eğer dışarıda bir şey olursa
eğer dışarıda haber niteliği taşıyan büyük bir şey olursa, haberin olur mu?
olmaz
dışarıdan bir uyarı gelmedikçe uyarılamazsın, açık mı?
eğer bodrumda oturuyorsan, texasta bodrumumuz yok, eğlence odanda oturuyorsan
oyun oynuyorsan, dışarıdan biri gelmedikçe ne olup bittiğini bilemezsin
peygamber (s.a.v.) onların arasında yaşıyor doğru mu?
aralarındaydı
ve şimdi onları uyarmak üzere
ama tanım gereği, uyarı dışarıdan
gelmelidir
peki soru şu: uyarı nereden geldi? Aaa yukarıdan!
bu zaten söylendi, nerede?
nerede?
Tenzil el-Aziz er-Rahim. Bu uyarının kaynağı
Öteki türlü uyarılamazsın, aynı odada oturduğun biri kalkıp da “Hey bu arada, …”
beni uyaramazsın, bu haberi nereden aldın? telefonun bile yok
ikinci olarak
daha doğrusu üçüncü olarak
neden birini uyarırsın?
hey o yoldan gitme!
evden çıkma!
bunu yapma!
neden birini uyarırsın?\NDinleyiciler: Saldırı varsa
evet, öncelikli sebeplerden birisi, birini uyarıyorsan onun için endişeleniyorsundur
onu önemsediğindendir, sevdiğindendir
incinmelerini istemediğindendir
ve bu da Allah’ın er-Rahim isminin gereğidir
seni önemseyen, merhametli davranan ve zararlı şeyleri senden uzak tutmaya çalışan biri
senin gönderiliş sebebin
peygamberin (sav) gönderiliş sebebi
uyarmak, çünkü uyarmak Allah’ın merhametinden kaynaklı bir eylemidir
bazı insanlar şikayet ediyorlar “neden Kur’an cehennem ateşinden bahsediyor!”
diyorum ki belki de bunun hakkında iyi düşünmemişsin, birisi seni bir fırtına ya da sel hakkında uyarsa
neden sel hakkında konuşuyorsun, seller çok kötüdür
felaket tellalı gibi, benimle bir daha konuşma, senle konuşmayı sevmiyorum…
ÖLECEKSİN
ister beğen ister beğenme, ecel geliyor
neden buradaki sevgi hareketini takdir etmiyorsun, birisi aslında
seni uyardığında
neden bunu dillendirmek zorunda
neden sadece, “kötü bir şey geleceeek” demiyor ki
eğer bir tsunami geliyorsa ve dersen ki “kötü bir şey geleceeek”
bunu ciddiye alır mısın?
bunun haykırılması lazım
ve bu Allah’ın sevgisinden kaynaklı bir eylemi
Li tunzire kavmen
şimdi
bu ayet tamamen sevgi dolu, aman Allah’ım
sureye başladığımızdan beri “El-Kur’an” diyoruz. “Vel kur’ânil hakîm”
El-Kur’an: bilgeliklerle dolu\NEl-Kur’an: mükemmel bir eser
El-Kur’an: hükümlerle dolu\NEl-Kur’an diyor, bir Kur’an değil
Belirtili
Kur’an’ın araplar arasında zaten biliniyor olmasına rağmen
Kureyş bunu biliyor
yeterince duydular
bu dediğin zaman, herhangi başka bir şey hakkında değil, bu Kur’an hakkında düşünüyorlar, bu zaten biliniyor
ve hangi kavme gönderildi peygamberimiz (sav)?
Kureyş’e
Kureyş de biliyoruz ki bilinen insanlar
oldukça meşhur insanlar
şimdi bakalım Allah onlar hakkında nasıl konuşuyor?
otorite sahibi konumundan onları aşağılıyor
diyor ki: sen bir kavmi uyarmak için gönderildin
bu kaviim demiyor el- öneki yok
diyor ki
bir kavim kavmen
kavmen, herhangi bir kavim
Kureyşliler gururlu insanlar mı değiller mi
bu şekilde söylemek onlar için zaten birinci aşağılama
bu onlara bir saldırı gibi
nasıl kavmen dersin, açıklamama izin verin, bu arada ataları ile çok gururlanıyorlar
şöylelerdi: Amir oğulları!
Hişam oğullları
gurur kaynakları atalarıydı
sana bir kavmin ataları hakkında bir şey söyleyim
onlar da bir şey bilmiyorlardı\Nmâ unzire âbâuhum
ataları da daha önce uyarılmamıştı
siz insanlar her şey olduğunuzu düşünüyorsunuz, siz hiçbir şeysiniz.
siz önemsizsiniz diyor Allah
mâ unzire âbâuhum
önemsiz bir kavmi uyarmak için gönderildin
ataları bile bu devrim ile şereflendirilmemişti
mâ unzire âbâuhum
elbette fe hum gâfilûn. ipuçları bile yok
hiçbir fikirleri yok
bilgisizlikleri hakkında konuşalım
bunu takdir edersiniz diye umuyorum
Hicaz’ın nerede olduğunu biliyorsunuz, peygamberin (sav) geldiği arap çölü
yakınlarda başka süper güçler var mı?
komşu bölgelerde?
diğer krallıklar?
büyük uygarlıklar, yakınlarda?
evet tabiki
Kalabalık ve köklü bir İran toplumu var
Roma İmparatorluğu var değil mi?
Büyük mü büyük
oldukça eski ve yerleşik medeniyetler
Araplar ne kadar yerleşik bir medeniyetti?
o zamanlarda?
Yani, kaç tane üniversiteleri vardı?
ne çeşit şanlı bir tarihleri vardı?
romalılar gibi kütüphaneleri, felsefe kitapları…. veya yunanlılar gibi mitolojileri….
heykeller… anıtlar…
altyapıları…
büyük yolları, Kolezyum’ları
kaleleri
hiçbiri
hiçbir şeyiniz yok
Allah Kureyş’e diyor ki, kendinizle çok gurur duyuyorsunuz
tamamen bihabersiniz
sizden çok daha gelişmiş medeniyetler var, kim olduğunuzu sanıyorsunuz?
kendinin farkında mısın?
hiçbir şeysin
dünyanın geneline bakarsak, önemsizsiniz
insanlar topraklarınızı işgal etmek bile istemiyor
çünkü henüz petrol yok
yalnız başınıza kaldınız, hatırlıyor musunuz?
romalılar da farısiler de istemiyorlardı bile, askerlerimize ne yedireceğiz diyorlardı!
devenin tadı güzel değil
sizi kendi halinize bıraktılar
binlerce yıl boyunca umurlarında olmadınız
her uygarlık kendi hakimiyet alanını genişletmek ister, doğru mu yanlış mı?
soru şu, neden genişletmek istemediler? çünkü değmez be kanka…
değmez deyip kendi halinize bıraktılar, hepsi bu mu?
insanlar bu tarz düşüncelere kapılır
köyde yaşıyorlarsa
veya bir baloncuk içinde yaşıyorlarsa
kendi kendilerini doldururlar
her şey o kadar sanırlar
dış dünyada kimsenin kendilerini umursamadığını farkedemezler
mescidin toplantı salonunda da olur bu
kimse önemsemez. “Ben başkanıyım buranın…” umurlarında değil
gerçekten, kimse önemsemiyor
hem de hiç
hiçbir zaman
bu oluyor değil mi?
bir arkadaşım bana bir video gösterdi
hindistanda dokunulmazlığı olan bir adam
eski bir hindu, dinini terketmiş, şimdi youtube’da hinduizmi aşağılıyor. Ben aşağılamak için anlatmıyorum
ama adamın dediği: Bu dinin tek amacı sınıflandırılmış bir toplum oluşturmaktır
ve bu adam dokunulmazlar sınıfının en alt seviyesinde. Şu anda kuzey california’da bi teknoloji şirketinin başında, milyon dolarlar kazanıyor
kariyerinde oldukça ilerlemiş vaziyette, değil mi?
ve diyor ki, “köyüme gittiğim zaman…”
“…bir otobüste oturursam, yanıma oturmuyorlar…”
“…ben tüm köyün toplam kazancından daha fazla kazanıyorum ama yanıma oturmuyorlar…”
“…tüm köyün eğitim seviyesini toplasan bana yetişemezler, ama yine de yanıma oturmuyorlar…”
“…çünkü kendi küçük dünyalarında, en üstte kendileri var…”
“…kendi küçük önemsiz dünyalarında…”
İşte Kureyş de böyle, kendi güçleri hakkında yanılgı içindeler
bunu bir kayınvalidede görebilirsiniz
bir kocada görebilirsiniz
olabilir
ebeveynlere de böyle olabilir
büyük kardeşler de böyle düşünebilir
azıcık bir gücü olan herhangi bir kişiye bu olabilir, ve o güç bir uyuşturucuya dönüşür
ve sonra kendilerini tepede görür ve dokunulmaz zannederler
bu Kureyş’e Allah’ın gerçeği göstermesi
atalarınızla gurur mu duyuyorsunuz, onlar da hiçbir şey bilmiyorlardı
fe hûm gâfilûn
dünya dönüp giderken aynı yerde asırlar boyunca duruyorsun, hadi bunun farkında değilsin,
dünya gelişti, sense hâla tam olarak aynı yerdesin
bunlardan daha da önemlisi kendi cehaletinin farkında değilsin
siz hiçbir şey bilmiyorsunuz
hiçbir şey bilmiyorsunuz
eğitimsiz insanlarsınız
Allah tarafından size bir eğitim veriliyor
hiçbir fikriniz yok, bu arada bir topluluk
uzun süre eğitimden uzak kalırsa, eğitime değer vermemeye başlarlar
değil mi? artık önemsiz görürler
eğitimli insanlara tepeden bakarlar. Bir taraftan da eğitimden korkarlar, çünkü eğitim seni değiştirir
bu yüzden her şeyi cahilce tutarlar
bunları vurguluyorum çünkü bunlar sadece Kureyş’in problemleri değil.
müslümanların
başkasını umursamıyorum, kendimiz hakkında konuşmalıyız
müslüman dünyanın içinde
büyük bir kısmında
ve hatta bizler
pek çok şey konusunda tamamen eğitimsiziz ve bu şekilde tutmaya özen gösteriyoruz
çünkü değişimle birlikte yeni şeyler öğrenmek rahat bir iş değil
kolay değil
ve başka neye kafaları basmıyor?
Allah’ın onlara, yaşamış en merhametli insanı gönderdiğine
ve gelmiş geçmiş en büyük kelimelerin kendilerine geldiğine
Kureyş’e özel olarak indirilmiş. Kur’an’ı öğrenmek istiyorsak, Kureyş’i öğrenmemiz gerekiyor
kitap bütün insanlık içindi
doğru şekilde anlayabilmek için ilk muhattabı olan insanları anlamalısınız doğru mu?
Allah onları müslümanlar için incelenmek üzere en önemli insan topluluğu yaptı
kıtalar ötesinde
dillerin, medeniyetlerin ötesinde
kıyamet gününe kadar
ve tamamen umursamazlar
Alemlere rahmet olarak gönderilen peygamberin (sav) yanında oturuyorlar
hiç fikirleri yok, kimi reddediyorlar, hiç kıymet bilmiyorlar
henüz gelen şeylerin kıymetini bilmiyorlar
100 yıl sonrasını düşünelim
onlar da 100 yıl sonrasına baktılar
Kur’an’ın bu dünyada yaptığı şeyi bilselerdi
Kur’an bu dünya için ne yaptı?
İslam bu dünya için ne yaptı?
Endülüs’te, Şam’da, Irak’ta ne yaptı?
Hindistan’da ne yaptı?
Bu dünyada ne yaptı? Bu insanların hiçbir bilgileri yok ve öyle oturdukları yerden…
umursamıyorlar, tamamen bihaberler
ve habersizlikleri hakkında vurgulamak istediğim son şey:
bazen olur ya, o kadar bihabersindir ki, kiminle konuştuğunun farkında değilsindir
olur ya, kimle konuştuğunu bilmezsin
ve biraz, aptalca davranırsın
ne kadar önemli biriyle konuştuğunu farkedemezsin
aslında bir keresinde oldu,
bir toplantıda, biri bana karısının islami çalışmalar hocası olduğunu söyledi
oldukça meşhur, ismini vermeyeceğim
ve, adam hacdayken
gruptaki insanlardan biri onunla konuşmuş, kim olduğunu bilmiyor
demiş ki evet bu kadın
ders anlatan, İsrail ajanı…
ve 20 dakika boyunca yahudilerin onu nasıl mali olarak desteklediğini anlatmış
müslümanları bozsun diye
ve onun kocasına anlatıyordu
bazen birisiyle konuşursun ve kime bulaştığın hakkında hiç fikrin yoktur
olur mu? olur
inkâr ettiklerinde, dalga geçtiklerinde, reddettiklerinde,
Kur’an’ın mesajını… Sadece peygamberi mi (sav) inkâr ediyorlardı?
bu sonsuz otorite sahibine karşı, en büyük suçtur. El-Aziz
daha otoriter biri olduğu zaman daha dikkatli olmalısın
yolda bir bardak gördüğünüz zaman takvanızı artırırsınız
İnsandan beklenen şekilde davranırsınız, bir penguen gibi davranmazsınız. Çünkü hakim seni görüyor
Daha düzgün oturursun, çünkü öyle bir durumda saygı göstermen gerekir
Otoritenin karşısına çıktığın zaman bir protokole uyarsın. Bunun bir protokolü vardır.
Onlar, El-Aziz’in kelimelerinin huzurundalardı
ve herhangi bir protokole uymuyorlardı, tamamen bihaberdiler
O’nun cezalandırma gücü hakkında hiçbir fikirleri yoktu
bu hareketlerinin yol açabileceği sonuçlar…
İşte bu, fe hûm gâfilûn
Esselamu Aleyküm ve Rahmetullahu ve Berekatuhu, bu videoyu izlediğiniz için teşekkürler. QuranWeekly’yi desteklemek istiyorsanız, lütfen bu videodaki linke tıklayın.


Beğendiniz mi? Arkadaşlarınızla Paylaşın!

0

Sizin Tepkiniz Nedir?

İLGİNÇ İLGİNÇ
0
İLGİNÇ
ÜZDÜ ÜZDÜ
0
ÜZDÜ
HARİKA HARİKA
0
HARİKA
HAHA HAHA
0
HAHA
AMAN ALLAH'IM AMAN ALLAH'IM
0
AMAN ALLAH'IM
BAŞARILI BAŞARILI
0
BAŞARILI

0 Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Yazı Formatı Seçiniz
Kişisel Test
Kişiliğe dair bir şey ortaya çıkarmayı amaçlayan sorular dizisi
Basit Test
Bilgiyi kontrol etmek isteyen doğru ve yanlış cevaplı sorular dizisi
Anket
Karar vermek veya görüş belirlemek için oylama yapmak
Serbest Yazı
Yazılarınıza Görseller Bağlantılar Ekleyebilirsiniz
Liste
Klasik İnternet Listeleri
Geri Sayım Listesi
Klasik İnternet Geri Sayım Listeleri
Açık Liste
Kendi öğenizi gönderin ve en iyi sunum için oy verin
Oylanabilir Liste
En iyi liste öğesine karar vermek için yukarı veya aşağı basın
Fotoyla Anlatım
Kendi resimlerinizi yükleyin ve birşeyler anlatın
Video
Youtube and Vimeo Embeds
Ses
Soundcloud veya Mixcloud İçerikleri
Görsel
Fotoğraf veya GIF
GIF
GIF Formatı