İslam, Liste, Tefekkür

Yanlışlarımızı 3 Adımda Nasıl Düzeltiriz?

İnsan hesaba çekilmeden, kendini hesaba bizzat çekmelidir. Kişi iç dünyasındaki zafiyetlerini, davranış bozukluklarını görüp anlayıp, onların hakimi olmalı ve düzeltilmesi yolunda hükümler vermelidir. Böylece hatalarından, günahlarından, yanlış alışkanlıklarından kurtulabilir. Buna muhasebe denir ve bu müessese 3 adımda işler.

1. Adım: Muhasebe

Bu adımda iç dünya sorguya çekilir. Değiştirilmesi gereken ya da terbiye edilmesi gereken davranışlar tespit edilir. Geçmişin muhasebesi yapılır. Yanlışlar not edilir. Müstakbelin muhasebesi yapılır, böylece gelecek kontrol altına alınır. İşte bu otokontrol, denetim sistemini bir vicdan olgusu oluşturur. Vicdan fıtrat değildir, doğuştan gelmez, sonradan edinilir. Bütün dinler de, insanda bu vicdanın doğru gelişimi için gönderilmiştir.

“İyilik ve ahlakın güzelliği odur ki, yaptığında içinde bir serinlik, rahatlık hissettiğin şeydir. Kötülük de, yaptığında içinde hissettiğin burukluk ve rahatsızlıktır.” [Tirmizi, Kitabu ez-Zühd, 2396]

Hadisten anlaşılacağı üzere, kişi yaptığının iyi mi, kötü mü olduğuna kendi karar verecek. Vicdanını dinler seviyeye gelecek.

muhasebe

2. Adım: Muhatebe

Kişi muhasebe sonucu elde ettiği bilgilerle muhatebe yapmalıdır. Muhatebe, muhasebenin sonucunda insanın kendini sorgulamasıdır. Yani muhasebe, iyi ve yanlışların ortaya konması; muhatebe ise bu iyi ve yanlışların ortaya çıkma sebeplerinin araştırılmasıdır.

Diyelim ki kişi muhasebe etti ve bugün yalan söylediği sonucuna vardı. Bu muhasebe oldu. Bu yalanı neden söylediğini araştırması ise muhatebedir. Zira sebepler anlaşılmadan, hastalıklar tedavi edilemez.



dünya

3. Adım: Muagabe

Kişinin son basamak olarak, sorgu sonrası kendine ceza vermesidir. Yalan söylendiği ve sebepleri anlaşıldı, güzelce tövbe edildi. Peki bir daha bu olursa ne olacak? Bir ceza olmalı ve bu ceza caydırıcı olmalı. Caydırıcılıktan kastımız fiziksel cezalar, şiddet vs değil elbette. Nefsani terbiye söz konusu olduğuna göre, nefsimizin isteklerine ket vurmalıyız. Burada kişi adaletli olmalı. Yapılan yanlış ne kadar büyükse, o denli bir ceza uygulanmalı. Artık sizin nefisinizin hangi zaafı ve arzuları varsa, burada sanık da sizsiniz, yargıç da.

zaman

Peki bunlar bize neyi kazandırır?

Otokontrolü kazandırır, kendini denetleme mekanizması oluşturmamızı sağlar. İrade ve dirayet verir. Kişi kendini bu şekilde takip eden ve denetleyen bir birey olursa özgüveni yükselir. Özgüveni olan insanlar etkilenen değil, etkileyen olurlar, nesne değil özne olurlar. Bir Müslümana da bu yakışır. İslam öncüsü sayılan ve tarihe yön vermiş onca insan bu özellikleri taşımaktaydı.

İşte “Tek başına ümmet” olmak için, ümmet kadar şahsi sorgulama yapmak gerekir. İnşaAllah, biizniAllah.

 

Kaynak; Muhammed Emin Yıldırım / İnsani İlişkilerde İlahi Ölçü kitabından alıntılanmıştır.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır.

Bu HTML etiketlerini ve özniteliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>