Hadis, Kur’an ve Sünnet, Liste

Unutulmuş Sünnetler Serisi: Bebek

Bir bebeğin doğacağı müjdesi hayatımızda alabileceğimiz en sevinçli haberlerden biridir. Anne baba ve yakınlar heyecanla onun gelişini beklerken, gelişine hazırlanmak ve onu en doğru şekilde karşılamak şüphesiz mühim bir vazifedir. Bir bebeğin olacağı haberini aldıktan doğumun sonrasına dek neler yapmamız gerektiğini, hayatımıza önder Sevgili Peygamberimiz Resulullâh sallallahu aleyhi ve sellem’in sünnet-i seniyyesi ile tekrar hatırlayalım.

1. İlk Elbise

Bebeğin ilk giysisi (kundak, tulum, zıbın vs.) beyaz olması Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem- tarafından güzel görülmüştür.

Peygamber Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’in kızı Hazret-i Fâtıma’nın doğumunda hazır bulunan Sevde binti Misrah, bebeği, sarı bir kundağa sarar. Az sonra gelen Allah Rasûlü -sallâllâhu aleyhi ve sellem- bu duruma müdahale eder; sarı bezi atıp, beyaz bir beze sarar.

| Alî el-Müttakî, Kenzü’l Ummâl, Hadis No: 16, 261, 62.

2. İlk Gıda

Sevgili Peygamberimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem-; hem kızı Hazret-i Fâtıma’nın hem de Ümmü Süleym’in çocukları doğduğunda, onlara tahnik yapmıştır.

| İbrahim Canan, Hz. Peygamberin Sünnetinde Terbiye, İstanbul, 1982,  sh: 83.

“Tahnik” hurmayı ağızda çiğnedikten sonra çocuğun ağzına dokundurmaktır. Bu da, çiğnenen hurmadan bir parça parmağa konup, çocuğun ağzına sürülerek gerçekleştirilir. Parmak aynı zamanda ağzın sağına ve soluna değdirilir ki, çocuğun ağzının içinin her tarafı çiğnenen maddeyle teması sağlamış olsun.

| Abdullah Nasuh Ulvan, Âile Eğitimi, İzmir, 1991, I, sh: 85.

İslâm terbiyecileri bu âdetin, çocuğu bir âlime götürerek tahnik ettirmek şeklinde icrâsının uygun bir davranış biçimi olduğunu ifâde etmişlerdir.

| Ömer Naimî Harputî,Terbiye-i Etfâl ve Mehâsin-i Hisâl, İstanbul, 1283, sh: 47.

Böylece yeni bebek, ağzı duâlı bir âlim kişinin elinden ilk gıdasını almış olur.

3. İlk Dua

Çocuk dünyaya gelmeden önce, geldikten sonra ve hatta büyüyene dek her daim anne babası onun için duacı olmalıdır. Evladının salihlerden/salihalardan, edepli, temiz bir mü’min olması için dua etmekten hiç vazgeçmemelidirler.

 Peygamberimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem-, Ensâr’ı sık sık ziyâret eder, bu ziyaretler esnasında ya da doğan çocukların kendisine takdim edildiği zamanlarda, onlara bol bol duâ ederdi.

| İbnü’l-Hacer, Fethu’l-Bârî, 13, 401.

Peygamberimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem-, buyurdular:

“Üç duâ vardır, bunların kabul olacağında şüphe yoktur:

1) Mazlumun duâsı,

2) Misafirin duâsı,

3) Ana-babanın çocuklarına duâsı.”

| Hadis-i Şerif; Tirmizî, Deavât, 48.

4. Bebeğe Güzel İsim Vermek

Bebeğe güzel isim vermek sünnettir. Anlamı boş, çirkin, olumsuz şeyleri anımsatan isimler çocuğa konmamalıdır.

Rasulullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- güzel isim koymanın önemini şöyle açıklıyor:

“Sizler kıyamet günü isimlerinizle ve babalarınızın isimleriyle çağrılacaksınız. Öyleyse isimlerinizi güzel yapın.” 

| Hadis-i Şerif; Ebu Davud, Edeb 69

5. Kulağına Ezan Okumak

Yeni doğan bebeğin sağ kulağına ezân okunması, sol kulağına ise kamet getirilmesi sünnettir.

| Tirmizî, Edeb, 17, Hadis No: 15, 229.

6. Sevinmek

Doğumda bir “izhâr-ı sürûr: sevinç belirtisi” gösterilir.[9] Ayrıca çocuğu; “kalplerin meyvesi” (semeretü’l-kulûb) ve “gözün nûru” (kurretu ‘ayn) olarak vasıflandıran Sevgili Peygamberimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem-, çocuğun doğumunun büyük sevince vesîle olacağını belirtmiş, hattâ oğlu İbrahim doğduğunda, âzatlı kölesi Ebû Rafi’e bir köle hediye etmiştir.

| İbrahim Canan, a.g.e., sh: 84.

Doğum vesîlesiyle ziyâfetler de verilebilir.

| İbrahim Canan, Hadis Ansiklopedisi, İstanbul, 1993, I, sh: 309.

7. Akika

Yeni doğan bebeğin başındaki ilk saçlarına “akîka”, bu çocuğun doğumundan yedi gün sonra başındaki tüyleri kısmen veya tamamen traş edip adını koyduktan sonra Allah Teâlâ’ya şükür için kesilen kurbana “akîka kurbanı” denir.

Hz. Aişe (radıyallahu anha)’dan şöyle rivâyet edilmektedir:

“Resul-i Ekrem -sallâllâhu aleyhi ve sellem- bize erkek çocuklar için iki, kız çocukları için bir koyun (akîka) olarak kurban etmemizi emretti.” 

| İbn Mâce hadis no: 3163, Zebâih, no: 1515

Yine Hz. Âişe validemizin rivâyetine göre, Peygamber Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem-, torunları Hasan ile Hüseyin’in doğumlarının yedinci günü akika kurbanlarını kesmiş ve adlarını koymuştur.(Tecrid-i Sarih Tercümesi, XI/401)

Bu kurban çocuğun doğduğu günden bâlîğ olacağı güne kadar kesilebilir. 

8. Saçlarını Kestirip Ağırlığınca Gümüş Sadaka Vermek

Resulullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem-, Hz. Hasan (radıyallahu anhu) için akika olarak bir koyun kurban etti ve: 

“Ey Fatıma!” dedi, “Çocuğun başını tıraş ettir ve saçının ağırlığınca gümüş tasadduk et!” Bu emir üzerine saçı tarttık, ağırlığı bir dirhem veya buna yakın bir şeydi. [Tirmizi, Edahi 20, (1519)]

Cafer İbnu Muhammed babasından o da Hz. Fatıma (radıyallahu anha)’dan rivayet ettiğine göre, Hz. Fatıma, Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin’in, Zeyneb’in, Ümmü Külsüm (radıyallahu anhum)’un saçlarını tarttı. Bunların ağırlığınca gümüş tasadduk etti. [Muvatta, Akika 2, (2, 501)]

Sünnet olan saçın kesilmesidir. Ancak saçı kesmeden de saçın ağırlığınca sadaka verebilirsiniz, bunun da sevabı vardır. Tam sünnete uygun olan saçın kesilip ağırlığınca sadaka verilmesidir.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır.

Bu HTML etiketlerini ve özniteliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>