Bilim/Teknik, Eğlence, Yaşam

Teknoloji Kullanımı Felsefesi : Dijital Minimalizm

Metro’da ya da otobüsteyken siz dahil çevrenizdeki insanlar ne yapıyor? Olan bitenden bihaber, konuşmadan hatta kimseyle göz teması bile kurmadan ellerimizdeki telefonlara bakıyoruz. Evde ya da bir cafe’de arkadaşlarımızla bir aradayken neler yapıyoruz? Dürüst olalım, bir süre sonra herkes telefonlarına sarılmıyor mu?

Peki işler ne ara bu raddeye geldi? İlk çıktıklarında, akıllı telefonların bizleri, hayatımızı bu kadar tutsak edeceğini biliyor muyduk? Hayır bilmiyorduk, hatta bu akıllı telefonları icad edenler de bilmiyordu.

Teknolojinin Hızı

pexels-jessica-lewis-583848-3371709945.jpg

Steve Jobs, 2007 yılının Ocak ayında Macworld açılış konuşmasında iPhone’u tanıttı ve ne kendisi ne de onu dinleyenler akıllı telefonların gelecekteki etkilerini kestirebildi. Steve Jobs, konuşmanın ilk sekiz dakikasını bu cihazın multimedya özelliklerine ayırdı çünkü bu konuşmada övündüğü şey iPod ve cep telefonunu birleştirmeleriydi. Yani kısaca “artık cep telefonu ve iPod’u ayrı ayrı taşımak zorunda kalmayacaksınız, ikisini birleştirdik!” haberini paylaşmıştı dünyayla.

Bugün 2021 yılındayız ve aradan 14 yıl geçti. Sadece 14 yılda teknolojinin nereden nereye geldiğini hepimiz görüyoruz. O ekranlara o kadar bağımlı hale geldik ki maalesef artık temel insanî ihtiyaçlarımızı telefonsuz yapamıyoruz. Onsuz bir yanımız eksikmiş gibi hissediyoruz çünkü.

En nihayetinde bir araç olan telefonların, amaç haline nasıl geldiğiyle yüzleşmemiz gerekiyor. Bana şunu diyebilirsiniz: “Telefonlar hayatımızı kolaylaştırıyor. Navigasyon çok işimize yarıyor. Dünyanın ucunda olan bir olayı dakikasında öğrenebiliyoruz. Sınırsız bilgiye ulaşabiliyoruz.  Ailemizle, arkadaşlarımızla uzak mesafelerde olsak bile görüntülü konuşabiliyoruz… vb.” Çok haklısınız. Evet, hayatımızı kolaylaştıran faydaları yok değil, ancak zararları ve faydalarını kıyasladığımızda hangisi daha ağır basıyor? Bir de hiç bahsini açmadığımız bir mevzu daha var: özerkliğimiz. 

Bağımlılık

Kabul edelim ya da etmeyelim her birimiz teknoloji bağımlısı haline geldik. Peki nedir bu bağımlılık? “Bağımlılık, bir insanın, tüm zararlı sonuçlarına rağmen, ödüllendirici etkilerinin cazibesine kapılması sebebiyle belli bir maddeyi tekrar tekrar kullanması veya belli bir davranışı tekrar tekrar sergilemesidir.” Yakın zamana dek bağımlılık deyince aklımıza sadece uyuşturucu veya alkol gibi beyin kimyasını değiştirebilen psikoaktif maddeler geliyordu. Ancak 20. yüzyılın sonunda, artık madde kullanımı içermeyen davranışların da bağımlılık yapabileceği kabul edildi. Davranışsal bağımlılıkları teşvik eden iki temel etken vardır. Bunlar, aralıklı olumlu pekiştirme ve toplumsal onay dürtüsüdür. Üstteki bağımlılık tanımında ödüllendirici etkilere değinilmiş, peki bizler Facebook, Instagram, Twitter, Whatsapp gibi uygulamaları kullanırken ödüllendiriliyor muyuz? Farketmesek de evet!‘Ne zaman verileceği öngörülemeyen ödüller, belli bir düzen içinde verilen ödüllere nazaran daha çok cezbedicidir.’ der Michael Zeiler. Facebook’un 2009 yılında ‘beğen’ butonunu getirmesi aralıklı olumlu pekiştirme işlevini görüyor. Gelelim toplumsal onay dürtüsüne… “Sosyal varlıklar olarak, başkalarının hakkımızda düşündüğü şeylere hepten kulak tıkayamıyoruz.” diyor Adam Alter. Bu güdüyü fark eden teknoloji endüstrisi bu güdüyü kontol ederek bundan kâr elde edebilecekleri davranışsal bağımlılıklar yarattılar. Son paylaştığınız Instagram gönderisi aileniz, dostlarınız, iş arkadaşlarınız tarafından beğenilince kabilenizin onayını almış gibi hissetmiyor musunuz? Bu duygu ise sizi tekrar paylaşım yapmaya itiyor.

Dijital Minimalizm

pexels-magnus-mueller-2818118-1-30566886.jpg

‘Dijital Minimalizm’ kavramın mucidi Cal Newport kitabında şöyle der: “…aslında eşitsiz bir silahlanma yarışının içindeyiz bir süredir ve özerkliğimize tecavüz eden teknolojiler beynimizdeki köklü zaaflara oynamada giderek ustalaşırken bizler de bilgisayar kurtları tarafından insanlığa bahşedilen eğlenceli hediyelerle oynadığımızı düşündük saf saf.” Telefonunuza sürekli gelen bildirimlerden, vaktinizin hiçbir şeye yetmemesinden, işinize tam odaklanmışken gelen mesajla konsantrasyonunuzun tamamen bozulması ve sadece cevap vermek için elinize aldığınız telefondan başınızı kaldırdığınızda yarım saatinizin geçmiş olmasından rahatsız mısınız? O halde artık bu gidişe bir dur demenin vakti geldi. Diğer yazımızda teknoloji bağımlılığından kurtulmak için neler yapmamız gerektiğinden bahsedeceğim.

Bir kaç Tavsiye…

Teknoloji bağımlılığından kurtulmak isteyenler için tavsiye niteliğinde:

 Belgesel: The Social Dilemma (Netflix tavsiyesi vermiyorum, alternatif sitelerden izleyebilirsiniz.) 

Tedx Konuşması: https://www.youtube.com/watch?v=D55ctBYF3AY Kitap: Dijital Minimalizm – Cal Newport

Kaynaklar

Dijital Minimalizm – Cal Newport (Metropolis Yayıncılık)
(Digital Minimalism: Choosing a focused life in a noisy world)

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır.

Bu HTML etiketlerini ve özniteliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>