İslam, Liste

Sürekli Tevbe Edip Bozanların Bilmesi Gereken 4 Madde

İnsanız, babamız Adem aleyhisselam dahi hata etti. Bizim genimizde bu hata edebilirlik vardır ama bu yüzden cehennemlik olmayız biz; yeter ki tevbeyi becerebilelim.

1. Hiçbir günah Allah'ın rahmetinden daha büyük değildir.

Evet, hiçbir günah; zina, hırsızlık, yalan, iftira, gıybet hatta “şirk” dahi Allah’ın rahmetinden büyük değildir. Bir insan şirk üzere ölmezse, ölmeden önce tevbe ederse Allah onun da tevbesini kabul eder. Ashabı Kiram’ın birçoğu iman etmeden önce putperestti, yani müşriklerdi. Allah’la beraber başka ilahlara da inanıyorlardı. Ancak İslâm’la tanıştılar ve Allah onları affettiği gibi bu ümmete örnek insanlar olarak da onları seçti. 

Bir kul hangi günahı işlerse işlesin döneceği yer muhakkak Rabbinin yanı olmalıdır. 

Müslümanlığımız bebekliğimiz gibidir, düşe kalka Rabbimizin razı olduğu kullarından olacağız. Anne, yavrusuna düştüğü için kızmadığı, hatta acıdığı gibi; Rabbimiz de günah işledik diye bize kızmaz, aksine acır. O merhametlilerin en merhametlisidir. Tevbeleri çokça kabul edendir. 

Şu ayete kulak kabartın: 

De ki: “Ey kendilerinin aleyhine aşırı giden kullarım! Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Şüphesiz Allah, bütün günahları affeder. Çünkü O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir. | Zümer 53 

Evet ayet gayet açık, değil mi? “Şüphesiz Allah, bütün günahları affeder.”

2. Hiçbir günah bizi umutsuzluğa sevk etmemelidir.

Bu, işlediğimiz günahtan daha büyük bir günahtır. Evet buna şaşırmamak gerek. “Allah beni affetmez. Ben çok günahkârım. O kadar çok günah işledim ki, ben ancak cehennemi hak ediyorum…” gibi cümleler ayrıca bir daha tevbe etmeyi gerektirir. 

“…Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin. Çünkü kâfirler topluluğundan başkası Allah’ın rahmetinden ümidini kesmez.” | Yusuf 87 

En büyük sorun Allah’tan umut kesmek afetidir. Bu büyük bir beladır. Söz veren Allah’ın sözüne güvenmemek…

3. Günahlar ile ilgili şeytanın vesveselerine kulak verilmemelidir.

Şeytan bizim en büyük düşmanımızdır. Bizi Allah yolundan alıkoymak için Allah tarafından “ruhsatla çalışan” bir varlıktır. Evet, kaçak iş yapmıyor şeytan. Bizzat Allah’ın izniyle, insanları yoldan çıkarmak için çaba sarf etmektedir. 

Şeytan, mü’minin birçok işinde olduğu gibi, onun için en önemli konulardan olan “kulun Allah’a dönmek istemesi, tevbe etmesi” gibi önemli bir konuda da onu yalnız bırakmayacak, vesveseleriyle onu vazgeçirmeye çalışacaktır. Bu nasıl olur peki? Birkaç örnekle açıklayalım. 

Zina gibi çok büyük bir günahın içine batmışsınızdır (Allah muhafaza). Tevbe edip Allah’a dönmek isterseniz; şeytan size gelip, “boşuna tevbe ediyorsun. Allah’ın seni affedeceğini mi düşünüyorsun? İşlediğin rezillikten sonra sen ancak cehennemliklerden olursun. Allah seni affetmeyecektir…” gibi sözler söyler. 

Haram içerikli sitelere girmişsinizdir (Allah muhafaza). Yanınızda yine şeytanı bulacaksınız. Size diyecek ki, “Ey filan! Sen bu kadar iğrenç yerlerde dolaştın, harama baktın, hem de bir kez de değil, sürekli yapıyorsun bunu! Tevbe edip bozuyorsun, bir daha yapmayacağım söz diyorsun, ancak yine bozuyorsun! Şaka mı zannediyorsun sen tevbeyi!” gibi sözler söyler. Sizin en hassas noktanızdan vurur. Sizin gibi düşünür ve ona göre hareket eder. 

Bu örnekleri çoğaltabiliriz. Sizin hatalarınızı yüzünüze vurur. “Utanmıyor musun sen? O kadar pisliğe bulaştın hâlâ tevbe mi edeceksin? Onlarca kez tevbe ettin de ne oldu yine günaha battın işte!” 

Evet, bunları söyleyecektir şeytan size. Ona asla kulak asmayın. Rabbinize kulak verin, bakın o ne diyor: 

“Allah, sizin tövbenizi kabul etmek istiyor. Şehvetlerine uyanlar ise sizin büyük bir sapıklığa düşmenizi istiyorlar.”
| Nisa 27

4. Tevbe ihtiyar işi değildir.

Evet, tevbe yaşlı işi değildir; genç işidir. Bu elbette yaşlılar tevbe edemez demek değildir. Ancak genç bir kul daha çok günah işleme potansiyeline sahiptir. Tevbe genç işidir. 

“Kadir gecesinde namaza başlayacağım.”, “Ramazan ayı hele bir gelsin, söz yeni bir sayfa açacağım!” ve benzeri sözler şeytanın telkinlerinden başka bir şey değildir. Kişi böylece kendisini kandırır. Kadir gecesi veya Ramazan ayı geldiğinde de tevbe eder, namaza başlar belki ancak bu parlayıp sönen kibrit gibi olacaktır, uzun süreli gitmez. Bir hafta kadar namazınızı kılar, sonra tekrar eski günlerine döner. 

Burada da önemli bir nokta var: Düşe kalka öğreneceğiz. Bir bebek nasıl doğar doğmaz yürüyemiyor, koşamıyorsa; bizde tevbe eder etmez muhteşem bir insan olamayabiliriz. Dediğimiz gibi düşe kalka öğreneceğiz. 1 hafta namaz kıldık, sonra nefsimize ağır geldi ve terk mi ettik? Tekrar başlayacağız. Tekrar, tekrar ve tekrar. Günah işledik diyelim, girmememiz gereken sitelere girdik; hemen tevbe etmeliyiz. Günaha batarsak, tekrar çıkmasını da bilmeliyiz.


Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver



İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

3 Comments

  1. 1
  2. 2

    Allah razı olsun.Böyle bir yazıya çok ihtiyacım vardı,Allah(c.c) tövbelerimizi kabul eder inşallah (amin).

  3. 3

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * olarak işaretlendi

Bu HTML etiketlerini ve özniteliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.