Liste, Sağlık, Yaşam

Stres ve Endişe ile Baş Etmenin 25 Yolu (Abdul Malik Mujahid)

Stres hayattır. Stres; zihinsel, fiziksel veya ruhsal gerilime sebep olan her şeydir. Ve ondan kaçış yolu yoktur. Bütün mesele stresle nasıl başa çıktığınızdır. Bu yazı; stres, kaygı ve depresyon faktörleriyle başa çıkmaz; klinik bir tavsiye de değildir. Eğer depresif hissediyorsanız, yalnız değilsiniz. Amerika’daki birincil basamak doktor ziyaretlerinin %75-90’ının stres kaynaklı problemlerden ötürü olduğu tespit edilmiştir. Bu da, eğer sizde stresin fiziksel semptomları varsa, bir doktora başvurmanın neden mantıklı olduğunu göstermektedir. Bunun yanında, işte size ruhsal bir pencereden yardımcı olabilecek bazı ipuçları.

Zulüm. Şiddet. Mal kaybı. Sevdiklerimizin ölümü. Bunlar, şiddetle kabileci ve çok ilahlı olan Mekke’de, 7. yy’da İslam’ı kabul etmelerinin ardından Mekkeli Müslümanların karşılaştığı devasa zorluklardan sadece birkaçı.

Alıkonma. Taciz. Şiddet. Ayrımcılık. İş kaybı. Fişlenme. Nefret suçları. Yoğun medya ilgisi. Gözaltı. Bunlar, 11 Eylül sonrasında, bugün Amerika’daki Müslümanların yüzleştiği zorluklardan yalnızca birkaçı. Mekke’ye köle olarak getirilen Müslümanların tahmin ettiğimizden daha kötüsüyle yüzleşmelerine rağmen, Mekke’deki atalarımız gibi biz de, bu kıtadaki yakın tarihimizden daha fazla büyük bir stres, endişe ve baskı ile yüzleşmeye başladık.

1. Ondan İsteyin. O Dinler: Dua

Her bir sıkıntıyı,korkuyu ve endişeyi duaya dönüştürün. Bunu, Allah’a Subhanehu ve Teala teslim olmak ve O’na en yakın olduğunuz secdede olmak için başka bir sebep olarak düşünün. Allah Subhanehu ve Teala dinler ve kalbinizde olanı zaten bilir, fakat istediğiniz şeyi O’ndan istemenizi ister. Peygamberimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: “Allah Teala kendisinden istemeyene gazap eder.” (Tirmizi, Da’avat 3, (3370); İbnu Mace, Dua 1, (3827))
Peygamberimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem bir defasında, namazında huzur ve ferahlama bulduğunu söylemiştir (Nesai). O, aynı zamanda sürekli olarak Allah’tan bağışlanma dilemiş ve namaz esnasında secdede kalarak Allah’a hamd etmiş ve Allah’tan bağışlanma dilemiştir (Buhari). Allah Subhanehu ve Teala sizden kesin ve apaçık olmanızı istiyor. Peygamberimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem, bize, belirsiz dualar yerine Allah’tan ne istiyorsak, apaçık olarak istememizi tavsiye ediyor. Dua kulluğun özüdür (Peygamberimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem‘in Tirmizi’de aktardığı gibi.)

“Rabbinize yalvara yalvara ve gizlice dua edin. Çünkü O, haddi aşanları sevmez. Yeryüzünde, düzeni kurulduktan sonra, bozgunculuk yapmayın ve O’na korku ve ümit ile kulluk edin! Şüphe yok ki, Allah’ın rahmeti, iyilik yapanlara yakındır.” (A’raf Suresi 55,56)

2. Devenizi Bağlayın: Kendi Görevinizi Yapın

Bir gün Peygamberimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem bir bedevinin devesini bağlamadan bıraktığını fark ediyor. Bedeviye soruyor: “Deveni neden bağlamadın?” Bedevi: “Allah’a emanet ettim.” diyor. Peygamberimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kendisine şu cevabı veriyor: “Evvela deveni bağla, daha sonra Allah’a emanet et.” (Tirmizi)

Müslümanlar asla kaderci olmamalıdırlar. Sadece Allah Subhanehu ve Teala’nın kontrolünde olduğunu ve her şeye O’nun hükmettiğini bilmemize rağmen, her birimiz, hayatlarımızdaki her durumda doğru seçimi yapmakla ve doğru şeyi yapmakla sorumluyuz. Gerekli adımları atmalıyız. Bizim, ailemizin ve toplumumuzun karşılaştığı zorlukları azaltmak için çalışmalıyız. Eğer dünyanın durumu hakkında endişeliyseniz, kendinize şu soruları sorun: barış hareketinin bir parçası mısınız? Mescidiniz barış hareketinin bir parçası mı? Barış ve adalet gündemiyle bir dinler arası grubun parçası mısınız? Ayrımcılıkla savaşan bir grupla çalışıyor musunuz? Eğer cevabınız hayır ise, oturup zamanı ve parayı, karşılaştığınız problemlere çözüm arayışlarında bölüştürmenizi planlamanızın zamanıdır. “…Şüphesiz ki bir kavim, kendini değiştirmedikçe; Allah da onları değiştirmez…” (Rad Suresi  11)

Her bir endişeyi duaya dönüştürün ve her duayı bir eylem planına… Bu sizin isteğinize olan kararlılığınızı gösterecek ve enerjinizi doğru yöne odaklayacaktır.

3. İnsan Sorumluluğunun Sınırlı Olduğunu Hatırlayın

Görevlerimizi elimizden gelenin en iyisiyle yapmamız gerektiğinde, olayların sonuçlarını kontrol edemeyeceğimizi her zaman hatırlamalıyız. Peygamberler bile sonuçları kontrol edememiştir. Bazıları başarılı olmuştur, diğerleri olamamıştır. İlk önce görevinizi yapın, sonuçları Allah Subhanehu ve Teala’ya bırakın. Çabalarınızın sonucu ne olursa olsun, siz yaptığınız kısım için mükâfatlandırılacaksınız. Bununla birlikte, kabiliyetlerinizi asla hafife almayın. Bereket kavramını anlayın ve eğer enerjinizi samimi bir şekilde doğru yolda harcarsanız, Allah Subhanehu ve Teala’nın yapabileceğini ve inşaAllah kabiliyetlerinizi genişleteceğini hatırlayın.

4. Günde Beş Defa Dünyayı Arkanızda Bırakın

Daha fazla ahiret odaklı olmak ve geçici dünyaya daha az tutunmak için araç olarak günlük beş vakit namazı kullanın. Ezanı, namaza çağrıyı, duyar duymaz kendinizden uzaklaşmaya başlayın. Abdestinizi alırken, su damlaları yüzünüzden, kolunuzdan, saçınızdan damlarken, kelime-i şehadeti, imanın beyanını, tekrarlamaya devam edin. Namaza hazır olarak durduğunuzda, zihinsel olarak kendinizi bu dünyadan ayrılmaya ve onun bütün endişelerini ve streslerini arkanızda bırakmaya hazırlayın. Elbette, şeytan namaz boyunca dikkatinizi dağıtmaya çalışacaktır. Fakat ne zaman bu gerçekleşirse, geriye gidin ve Allah Subhanehu ve Teala’yı hatırlayın. Ne kadar fazla geriye dönerseniz, Allah Subhanehu ve Teala bunun için sizi o kadar fazla mükâfatlandıracaktır. Ayrıca secdelerinizin, Allah Subhanehu ve Teala ile bağlantı kurduğunuz ve O’nun mağfiretini istediğiniz, O’na hamdettiğiniz ve O’ndan bağışlanma dilediğiniz; konuşan secdeler olduğuna emin olun.

5. Sabır Boyunca Yardımı Gözetin

“Sabır ve namaz ile Allah’tan yardım isteyin…” (Bakara Suresi 45) Allah’tan gelen bu yönerge; bize, endişelerimizi ve acılarımızı hafifletecek iki kritik araç sağlıyor. Sabır ve namaz, çoğu kez ihmal edilen iki stres uzaklaştırıcılarıdır. Sabır genellikle tahammül olarak algılansa da sadece bu değildir. Otokontrolü, direnmeyi, dayanmayı ve birinin amacına ulaşmak için odaklanmış çabayı içerir. Vazgeçmek anlamına gelen tahammülden farklı olarak sabır kavramı, bütün tuhaflıklara rağmen amacınıza ulaşmak için kararlı bir şekilde kalmak görevini içerir. Sabırlı olmak, kontrolümüzün çok az olduğunu veya hiç olmadığını hissettiğimiz durumlarda bize kontrol verir. “Bize olan şeyleri kontrol edemeyiz fakat durumlarımıza olan tepkilerimizi kontrol edebiliriz”, birçok modern zaman kişisel gelişim kitaplarının mantrasıdır*. Sabır, zorluklarımıza karşı aklımızı ve davranışlarımızıkontrol altında tutmak için bize yardım eder.

* özellikle motivasyon için veya hukukta genellikle tekrarlanan söz veya söz öbeği

6. Affedersiniz! Dünyayı Siz Yönetmiyorsunuz, O Yönetiyor.

Dünyadaki bütün değişkenleri bizim kontrol etmediğimizi kendimize hatırlatmamız oldukça önemlidir. Allah Subhanehu ve Teala kontrol ediyor. O Alim’dir, Hakim’dir. Bazen bizim sınırlı insani yetilerimiz, bize ve başkalarına olan şeylerin ardındaki O’nun hikmetini idrak edemeyebiliyor fakat biliyoruz ki O her şeyi tayin ediyor ve biz insanlar olarak insanlığımızı güçlendiren ve O’na karşı itaatimizi arttıran, O’nun iradesini kabul ediyoruz. Musa Aleyhisselâm’ın Allah’ın kararının arkasındaki gizemlerle karşılaşmasının kıssasını okuyun (Kehf Suresi 60-82). Allah’ın 99 ismi hakkında bilgi edinin. Bu, O’nu tanımanın etkili bir yoludur. “Allah’tan başka hiçbir ilâh yoktur. O daima diridir (Hayy’dır), bütün varlığın idaresini yürüten (Kayyum)dir. O’nu ne gaflet basar, ne de uyku. Göklerde ve yerde ne varsa hepsi O’nundur. İzni olmadan huzurunda şefaat edecek olan kimdir? O, kullarının önlerinde ve arkalarında ne varsa hepsini bilir. Onlar ise, O’nun dilediği kadarından başka ilminden hiç bir şey kavrayamazlar. O’nun kürsisi, bütün gökleri ve yeri kucaklamıştır. Onların her ikisini de görüp gözetmek O’na bir ağırlık vermez. O çok yücedir, çok büyüktür.” (Bakara Suresi 255). Peygamberimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem her namazın arkasından Ayet’el Kursi olarak bilinen bu ayetin okunulmasını önermiştir. Bir keresinde Hazreti Ali Radıyallâhu Anh, zor bir zamanda Peygamberimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem’e yaklaşmıştı ve O’nu secdede ve bu ayetin parçaları olan “Ya Hayy Ya Kayyum” kelimelerini tekrar ederken bulmuştu.

7. Kuşlar Yiyeceklerini Taşımazlar

Allah Subhanehu ve Teala Rezzak’tır. “Nice hayvanlar var ki, rızkını (biriktirip yanında) taşımıyor. Çünkü onların da, sizin de rızkınızı Allah veriyor. O, her şeyi işitir ve bilir.” (Ankebut Suresi 60). Kendinize O’nun Rezzak olduğunu hatırlatarak, Müslümanların sıklıkla işe alınmada son ve kovulmada ilk oldukları politik ve ekonomik olarak zorlu zamanlarda, bir iş bulurken veya ailenizin geçimini sağlarken bunun Allah’ın elinde olduğunu sizin elinizde olmadığını hatırlayacaksınız. Allah Subhanehu ve Teala’nın da Kur’an’da buyurduğu gibi: “Onu beklemediği yerden rızıklandırır. Kim Allah’a tevekkül ederse, O kendisine yeter. Şüphesiz Allah, emrini yerine getirendir. Allah, her şeye bir ölçü koymuştur.” (Talak Suresi 3)

8. Allah, Hayatı Ve Ölümü Kontrol Eder

Eğer fiziksel emniyet ve güvenliğiniz için korkuyorsanız, sadece Allah Subhanehu ve Teala’nın hayatı verdiğini ve geri aldığını ve bunun için bir zaman tayin ettiğini hatırlayın. Allah Subhanehu ve Teala izin vermedikçe kimse size zarar veremez. Allah Subhanehu ve Teala’nın da Kur’an da buyurduğu gibi: “Her nerede olursanız, ölüm sizi bulur; yüksekçe yerlerde tahkim edilmiş kaleler içinde olsanız bile.” (Nisa Suresi 78)

9. Bu Hayatın Kısa Olduğunu Hatırlayın

Kendi stres ve endişemizin içinde kaybolmak çok kolaydır. Ancak hayatımızın kısa ve geçici olduğunu ve sonsuz hayatın ahirette olduğunu hatırlarsak bu, endişelerimizi bir perspektife yerleştirecektir. Bu dünyadaki hayatın geçici olduğuna dair bu inanç; bize, bu dünyada yaşadığımız zorluklar, imtihanlar, endişeler ve kederlerin, inşaAllah sadece kısa bir süre yaşayacağımız tecrübeler olduklarını hatırlatacaktır. Ve daha da önemlisi, eğer bu imtihanların sabırla üstesinden gelirsek, Allah Subhanehu ve Teala bizleri ödüllendirecektir.

10. Zikir Çekin, Allah, Allah!

“…Biliniz ki, kalpler ancak Allah’ı anmakla huzur bulur.” (Ra’d Suresi 28) Eğer ev ve iş arası gidip geliyorsanız, zamanınızı zikirle geçirin. Radyo dinlemek veya gazete okumak yerine herhangi bir zikir seçin ve bunu yapın. Belki bunu zikir ve planlama olarak ayırabilirsiniz. Şahsen ben araba sürerken 100 defa “Sübhânellâhi ve bihamidihî, Sübhânellâhil’azîm” zikrini çekiyorum. Söylemesi kolay fakat ahirette güzel amellerimizde terazide ağır gelecek olan bu iki kısa sözü Peygamberimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem bize öğretmiştir. Kalbiniz stres veya kederle çok ağırlaştığında, Allah Subhanehu ve Teala’yı hatırlayın ve etrafınızı onun zikriyle sarın. Zikir; namaz, Subhanallah, Elhamdülillah, La ilahe illallah tesbihleri, dua ve Kur’an okuma gibi Allah’ı hatırlamanın bütün formlarına yönlendirir. “Bana dua edin ki duanıza icabet edeyim…” (Mü’min Suresi 60) Allah Subhanehu ve Teala bize, O’nu bu şekilde hatırlayarak, zor zamanlarımızda dualarımızın kabulünü ve O’nun merhametini daha fazla kazanabileceğimizi öğretiyor. Biz, sadece her şeyi duyan ve bilen Birisiyle değil, durumumuzu değiştirebilen ve bize zorluklarla mücadele edebilmemiz için sabır verebilen Biriyle iletişim kuruyoruz. “O halde beni anın, ben de sizi anayım. Bana şükredin de nankörlük etmeyin.” (Bakara Suresi 152)

11. Allaha Güvenmek: Tevekkül

Sabah uyandığınızda Allah Subhanehu ve Teala’ya size uyku diye adlandırılan kısa ölümün ardından hayat verdiği için şükredin. Evden dışarı adım attığınızda “Ben Allah’a tevekkül ettim, güç ve kuvvet sadece Allah’ın lütuf ve ihsanıyladır. (Bismillahitevekkeltü al Allah la havle ve la guvvete illa billah.) deyin. Geceleri O’nu hamdederek Allah Subhanehu ve Teala’yı hatırlayın. Sonunu getirmeye niyetlendiğiniz hayatınızdaki özel bir durum veya problemle ilgili bir plan yapın ve Alim ve Hakim olana güvenin. “…Bir kere de azmettin mi artık Allah’a tevekkül et.” (Âl-i İmran Suresi 159) Gün boyunca sürekli Allah Subhanehu ve Teala’yı hatırlayarak O’na güvenin. Uyumak için uzandığınızda, uykunun ölüm olduğunu hatırlayın. Bu, uykuya gitmeden önce önerilen dualardan birinin “Allah’ın ismiyle ölür ve dirilirim.” olmasının sebebidir.

12. Diğer İnsanlarla İletişim Kurun

Yalnız değilsiniz. Müslümanlar yalnız değildirler. Sessizlik içerisinde acı çekmiyoruz. Müslüman olmayan, güzel kalp ve zihinlere sahip olan milyonlarca iyi insan var. 9 Eylül’den sonra teker teker ve toplu olarak bizi kontrol eden ve güvende olduğumuzdan emin olan, bizi destekleyen insanlar var. Bunlar, tacize ve ayrımcılığa katlanan biz Müslümanları savunarak açıkça konuşan, bireyler ve organizasyonlardır. Onları düşünmeli, onlarla konuşmalı, onlarla irtibat kurmalı ve onlar için dua etmeliyiz. İrtibatlarımız süresince, depresyon ve endişeye yol açan izolasyonun zincirlerini kıracağız.

13. Sofranızı Sizinki Kadarına Sahip Olamayanlarınki İle Karşılaştırın

Peygamberimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: “Sizden biriniz, yaratılış, mal ve evlât husûsunda kendisinden üstün kılınmış kimselere baktığı zaman(üzülmesin), hemen kendisinden aşağı (halli) kimselere baksın!” (Buhari, Rikaak77; Müslim, Zühd ve’r-Rekaaik.8, h. no: 2963) Yemek için oturduğunuz bir dahaki seferde sofraya dikkatlice bakın. Yiyecek seçimini, kaliteyi, lezzeti, miktarı kontrol edin ve daha sonra bunların yarısına bile sahip olamayan milyonları düşünün. Peygamberimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem‘in hadisi bize bunu hatırlatıyor, böylece bunların değerini bilebilir ve sahip olduğumuz her şey için Allah’a şükredebiliriz. Ayrıca şunu hatırlayalım, Peygamberimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem sadece şu iki şey için kendimizi başkalarıyla karşılaştırmamızı teşvik etmiştir: İslami bilgimiz ve dindeki seviyemiz. Bu iki alanda, kendimizi bizden daha fazlasına sahip olanlarla karşılaştırmalıyız.

14. Yüksek Sesle Söyleyin: Allahu Ekber, Allahu Ekber: Tekbir & Ezan

Bir göl kenarı bulun, doğada ıssız bir yere gidin veya evinizde çimlerin üzerinde durun ve kalbinizle ezan okuyun. Araba kullanırken, aynı haberleri tekrar tekrar dinlemek yerine modunuza göre yapabildiğiniz kadar yüksek sesle Allahu Ekber deyin veya istediğiniz ölçüde yumuşakça söyleyin. Bir yıl önce Chicago kıyısında, günbatımından sonra sular dizlerime çarparken Michigan Gölü’nde okuduğum ezanı hatırlıyorum. Kendim için okumuştum. Dalgalar ve onların oluşturduğu senfoni dışında kimse yoktu. Rahatlatıcı ve anlamlıydı. Allahu Ekber, Allahu Ekber.

15. Cemaatle Namaz

Yalnız kılmak yerine başka insanlarla namaz kılın. Eğer beş vakti cemaatle kılamıyorsanız, en azından bir veya iki vakti cemaatle birlikte kılın. Eğer uzaktaysanız, kendi ailenizde bir cemaat oluşturun. Peygamberimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem zamanında, Müslümanlar fiziksel şiddeti de içeren büyük zulümler görmelerine rağmen, bazı zamanlar bir dağın eteğinde veya bir vadide buluşup birlikte namaz kılmaya çalışmışlar. Bu, inanılmaz bir moral arttırıcıdır.

16. İmamınızın Duası Nasıl?

Mahalle camiinizin imamı duayı sessiz mi yapıyor yoksa yüksek sesle mi yapıyor? Ondan bütün cemaatle birlikte dua etmesini isteyin. Etmesi için ona dualar önerin. Başka insanlar için dua etmesini isteyin.

17. Müslümanların Birliği İçin Çalışın

Müslümanları bir araya getirmek sadece Müslümanlara yardım etmeyecek, aynı zamanda mücadele ettiğiniz zorluklarla sürekli içten içe kendinizi yemeniz ve sıfırlamaya karşı geliştirici bir şey için enerjinizi odaklamanıza sizi teşvik edecektir. Toplantılarınıza farklı etnik gruplardan Müslümanları davet edin. Şehrinizdeki diğer mescitleri ziyaret edin. Müslüman bir liderle karşılaştığınızda, çabaları için ona teşekkür ettikten sonra Müslümanların birliği için neler yaptığını sorun. İmamdan bunun için dua etmesini isteyin. Bunlar kendinize ve Müslüman toplumuna yardım edebilmeniz için sadece küçük yollardır.

18. Peygamberimiz'in Uyuduğu Gibi Uyuyun

Gününüzü pozitif bir şekilde bitirin. Abdestinizi alın, daha sonra gününüzü düşünün. Zikir ve namaz gibi tamamladığınız bütün iyi şeyler için Allah Subhanehu ve Teala’ya şükredin. Kendinize, insanlığı bir araya getirmek için ve Müslümanların insanlığın hizmetlileri olmalarına yardım etmek için neler yaptığınızı sorun. Her pozitif şey için Elhamdülillah (Allah’a hamdolsun) deyin. Her negatif şey için Estağfirullâh Ve Etûbu İleyk (Allah’tan bağışlanma dilerim ve Sana (Allah’a) Yönelirim) deyin. Peygamberimiz’in (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) uyuyacakken yaptığı gibi sağ tarafınıza dönüp, ellerinizi sağ yanağınızın altına koyup, düşünerek ve dua ederek Kur’an’ın son iki suresini okuyun. Ardından gününüzü dilinizde Allah’ın ismiyle sonlandırın. İnşâAllah güzel ve dinlendirici bir geceniz olacaktır.

19. Güne Pozitif Bir Şekilde Başlayın

Erken kalkın. Allah’ın size başka bir gün daha nasip ettiğine şükrederek uyanın. Elhamdülillahillezi ehyana bade ma ematena ve ileyhin nuşur (Bizi öldürdükten sona dirilten Allah’ahamd olsun. Ölümden sonra dirilmek haşr ü neşr olmak da yine Allah’ın huzurunda olacaktır.). İstediğiniz sesi çalabileceğiniz bir alarmlı saat satın alın, böylece Kur’an’ın melodisiyle uyanabilirsiniz. Veya Dawud Wharnsby’nin eğlenceli notalarının sizi iyi bir moda sokmasına izin verin. İsterseniz eşlik edin. Eğer bir önceki geceden hazırlamadıysanız, o gün için yapılacaklar listenizi hazırlayın. Allah’ın ismiyle başlayın ki O’nun ismiyle kainattaki hiçbir şey sizi incitemez. O, en büyüktür ve en yücedir. “Bismillâhillezi lâ yezurru ma’ismihi şey’ünfil erzi ve lâ fissemâi ve hüves-semi’ul alim. (Allah’ın yüce ismine sığınana yerde ve gökte hiçbir şey zarar veremez! O, her şeyi işitir ve her şeyi bilir.) Peygamberimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem sabah ve akşam namazlarının ardından bu duayı okurdu.

20. Medyaya Aşırı Maruz Kalmaktan Kaçının: Haberleri Kitaplarla Değiştirin

Radyoda, televizyonda veya internette sürekli haberleri kontrol ederek çok fazla zaman harcamayın. Güzel kitaplar ve dergiler okuyarak daha fazla zaman harcayın. Sürekli kötü haberler silsilesini dinlediğiniz zaman, özellikle de şu günlerde Müslümanlarla alakalı olanları, sadece depresif değil aynı zamanda güçsüz hissedersiniz. Neler olduğunu bilmek önemlidir fakat gününüzü ve ruh halinizi berbat edecek derecede değil. (Benzer olarak üzgün ruh halinde olduğunuzda neşelenmekten kaçınmanız ve hüzünlü şarkılar dinlemeniz gibi.)

21. Kendinizi İyileştirmek İçin Başkalarına Dua Edin

Peygamberimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem her zaman Müslüman olan ve olmayan diğer insanlarla ilgilenmiş ve devamlı olarak onlara dua etmiştir. Başkaları için dua etmek, onlarla sizin aranızda bir bağ kurar ve onların acılarını anlamanızda size yardımcı olur. Bunun kendisi şifa bileşenini barındırır. Peygamberimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem birinin gıyabında dua etmenin sevgiyi arttıracağını söylemiştir.

22. Kuranı Yoldaşınız Yapın

Kur’an’ı okumak ve dinlemek, kalplerimizi ve zihinlerimizi tazelemeye yardımcı olacaktır. Yüksek veya kısık sesle okuyun. Arabada dinleyin. Nafile namazlarınızda veya ekstra namazlarınızda okumak için Kur’an’dan çok aşina olmadığınız bir bölümü seçin ve okuyun. Kur’an ile bağ kurmak, Allah ile bağ kurmak demektir. Endişe ve stresle dolu kalbinizi iyileştirmesine izin verin. Farklı Kur’an kayıtları ve onların çevirilerini edinin. “Ey insanlar, Rabbinizden size bir öğüt, sinelerde olana bir şifa ve mü’minler için bir hidayet ve rahmet geldi.” (Yunus Suresi 57)

23. Allaha Müteşekkir Olun

“…Eğer şükrederseniz, elbette size (nimetimi) artıracağım…” (İbrahim Suresi 7) Nimetlerimizi saymamız, sadece sahip olduklarımız için minnettar olmamızda yardımcı olmaz; aynı zamanda sağlık, aile, finansal durum ve diğer yönlerden hayatımızın milyonlarca insandan daha iyi olduğunu bize hatırlatır. Ve sahip olduğumuz her şey için minnettar olmamız, endişelere ve neredeyse günlük karşılaştığımız zorluklar karşısında pozitif bir tutumda kalmamıza yardımcı olur.

24. İdealler: Her Seferinde Bir Adım

İdealler, takip etmek için inanılmaz şeylerdir. Fakat bunları aşama aşama yapın. Düşünün, öncelik sırasına koyun, planlayın ve ilerleyin. Her seferinde bir adım.

25. Allah Katında Sonuçlar Değil Çabalar Sayılır

Başarımız, kabiliyetlerimizin en iyisini kullandığımız samimi çabalarımıza bağlıdır. Allah’ın sonuçları talep etmemesi O’nun merhametindendir, Elhamdülillah. Eğeren samimi çabamızla uğraştığımızı görürse, mutlu olur. Teşekkür ederiz Allah’ım!

Kaynak: soundvision.com sitesinden alınarak Suffagâh ekibi tarafından suffagâh.com için Türkçeye çevrilmiştir.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır.

Bu HTML etiketlerini ve özniteliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>