Kimdir?, Örnek Şahsiyetler

Sevdiklerinin Dilinden İz Bırakmış Bir Muallim: Mahir İz

Bu yazımızda kendisini anlamaya ve hayatını anlamlandırmaya çalışacağımız öncü isim ömrünü kitaba ve eğitime adayan mütefekkir, şair ve yazar Mahir İz. “Dünyaya yeniden gelecek olsam tekrar öğretmen olmak isterdim.” sözüyle bilinen, öğrencileri kendisine, “Hocam neredeyse ailenizden daha çok bizimle vakit geçiriyorsunuz, neden böyle yapıyorsunuz?” diye sorduklarında, “Sizler benim talebemsiniz evlâdım! Bir hoca için talebe, evlâttan daha evlâdır. En hayırlı vâris, talebedir. Evlât, idealini suistimal edebilir, ama talebe etmez! Senin amel-i salihini evlâttan ziyade talebe devam ettirir. Allah muhafaza buyursun, evlât hayırsız çıkabilir, ama talebenin hayırsız çıkma ihtimali daha azdır.” diyerek öğrencilerine ve mesleğine olan bakış açısını dile getiren, bu niyet ve yaklaşımla öğrencileri için yaptığı olağanüstü fedakârlıkların kapısını aralamış ve talebelerinin gönlünde taht kurmuş, onların zihin ve gönül dünyalarında kalıcı izler bırakmış bir muallimdi.

Hayatı

Maarif ve irfan dünyamızın güzel insanlarından, hayatını eğitime vakfetmiş hocalarımızın hocası Mahir İz Hoca hakkında kaynaklar şu bilgileri veriyor:

Seyyid Abdullah Mahir İZ 1895 İstanbul doğumlu. Babası Medine ve Ankara’da kadılıklar yapan ilmiye sınıfından Seyyid İsmail Abdülhalim Efendi’dir. Annesi de kadı ve şeyhülislâm yetiştirmiş bir aileden. Mahir İz tahsilini babasının görev icabı bulunduğu yerlerde yaptı. Midilli’de başladı, Balıkesir İdadisi ilk kısmında devam etti. Burada babasının yanında getirdiği Bosnalı müderris Mahmud Naci Efendi’den özel eğitim gördü. Medine’de Arapçasını ilerletti ve Rüşdiye’yi tamamladı. Sonrasında İstanbul’a döndüler ve iki yıl Vefa İdadisi’nde okudu. Ankara’ya tayin olunca orada Sultani’den mezun oldu. (1916) (İdadi-Sultani: Lise) Aynı okulun ilk kısmında Türkçe muallimliğine tayin edildi. Böylece Mahir İz’in 59 yıl sürecek öğretmenlik hayatı başladı.

Milli mücadele yıllarında Mehmet Akif ERSOY’un Ankara’ya gelmesiyle, onunla birlikte Farsça ve Fransızca metinler okuyup bu dillerde kendisini geliştirdi. TBMM’de dört yıl zabıt kâtipliği yaptı. Üniversite Tahsili: Eczacılık, Kimya ve Hukuk Fakültelerine birer süre devam etti. Sonunda Edebiyat Fakültesi’ni bitirdi. Bu arada Kadıköy Orta Mektebi, Fransız Saint Jan Darc Okulu, Halıcıoğlu ve Kuleli Askeri Lisesi, Üsküdar Paşa Kapısı ve Davut Paşa Orta Mektebi’nde hocalık yaptı. Haydarpaşa Lisesi Edebiyat öğretmenliği, İstanbul İmam Hatip müdürlüğü derken, Çamlıca Kız Lisesi Edebiyat öğretmenliğinden 1960’ta, 65 yaşında yaş haddinden emekli oldu. İstanbul Yüksek İslâm Enstitüsü İslâmi Edebiyat hocalığı, ardından Tasavvuf Tarihi hocalığı yaptı. (1960-70) Özel Fatih Koleji kurucu müdürlüğünü de ifa etti. (1965-68). 9 Temmuz 1974’te vefat eden Mahir İZ Hoca Sahra-yı Cedit mezarlığında medfundur.

Edep ve Ahlakı

Talebesi, Mehmet ÇAVUŞOĞLU’na göre Mahir İZ, “Asım’ın Nesli” tipinin son temsilcisidir. Müslüman Türk ahlâkı ve terbiyesini yaşayan fedakâr, feragatli, karşılıksız hizmeti zevk bilen bir yüksek karaktere sahiptir. Hafızası kuvvetli, edebi zevki yüksek, cömert ve hakşînas bir insandır. Hâfızasının kudretine hayranlık duyulan Mahir İZ, bunu dile getirenlere nükteli bir mukabelede bulunur ve şöyle dermiş:

Biz ilkokula başladık. İlk gün yolda nasıl yürünür, bunun kaidesini öğrettiler: ‘Nazar ber-kadem’ yani hep önümüze baktık. Siz ise ‘nazar ber-etraf’sınız. Sizde hafıza mı olur?”

İlk resmi görevi olan Ankara Sultanisi ilk kısım Türkçe muallimliğine tayin teklifi karşısında gençliği sebebiyle tereddüt yaşar. Çünkü aynı mektepten henüz mezun olmuştur. Yaşı yirmi birdir. Kadı olan babası “Allah’tan gelen nimet reddedilmez.” deyince bu görevi kabul eder Mahir İz Hoca daha sonraları babasının bu sözü için “Bu cümle hiç hatırımdan çıkmadı.”  şeklinde söz eder. Ondan sonraki bütün görevlerinde “talib” değil “matlûb” olduğunu söyler ve buna şükreder. Der ki: “İlk maaşımı alınca babama götürdüm. Elini öpüp parayı yanına bıraktım. O da dua ederek iade etti. Pazara gidip bir tepsi Ankara balı alarak eve getirdim. Cenâb-ı Hak bundan dolayı memuriyet hayatımda hiç acı göstermedi.”

Cömertti

İstiklal Marşı’nı bir eğitim aracı olarak kullanan ve her fırsatta okuyan Mahir İz’in talebelerinden Prof. Dr. Mustafa Uzun, bir söyleşisinde İz’in cömertliğini, “Mahir Bey maddi olarak zengin değildi. Maaşıyla geçinir, maaşını alınca da hemen yüzde iki buçuğunu ayırıp zekât olarak dağıtırdı.” şeklinde anlatmıştır.

İnsanları Amel-i Salihe Teşvik Etti

İz, yaşadığı dönem itibariyle pek çok önemli hadiseye şahitlik etmiş fakat yılmadan verdiği mücadeleyi devam ettirmiştir. Bu durum talebelerinden Emin Çimen tarafından şu sözlerle anlatılmıştır, “Hoca, çok kritik bir devrin insanıydı. Onun akranı büyük çoğunlukla devrin icabı dine ya cephe almış veya İslâm’dan uzak durmuşken Mahir Hoca hocazadeliğinin gereğini yapmıştır. Her vesileyle insanları ihlas, ilim ve amel-i salihe teşvik etmiştir.”

Bir İnsanda Kabiliyet Gördüğünde Elinden Tutardı

Mahir İz’in sohbetlerine sekiz sene boyunca katılan Prof. Dr. Mahmut Kaya ondan öğrendiklerini şu sözlerle açıklamıştır; “Mahir İZ hoca, bir insanda kabiliyet, yetenek gördüğünde elinden tutar, onu yönlendirirdi. Biz eski hocalarımızdan bunları görmedik. Okuyoruz, kitapları deviriyoruz, aradan yıllar geçiyor. Geleceğimize ait, Türkiye’nin geleceğine ait, İslam dünyasının geleceğine ait bize hiçbir kelime söyleyen olmadı. ‘Çalışın oğlum çalışın’, iyi de bunu bize ninem de söylüyor. Nasıl bir yöntem kullanacak ve nasıl bir yol takip edeceğiz? İşte Mahir Bey bize bunu öğretti.” Talebelerinden M. Ertuğrul DÜZDAĞ’ın anlatımıyla “her seviyeden her çeşit insanla akranı gibi konuşan, onu kendisine çeken ve hissettirmeden irşat eden” biriydi. Ayrıca Prof. Dr. Yaşar Fersahoğlu da İz’in dil, ses tonu ve beden dilini oldukça iyi bir şekilde kullandığını belirtmiştir.

Mesleğine Aşık Bir Muallimdi

Mevlüt Çörtük Hoca Efendi’nin Mahir İz Hocayla ilgili paylaştığı bir hatırası:

“Biz Mahir Hocamızın sohbetlerine katılmaya gayret ederdik. Çeşitli yerlerden gelen genç kardeşler de bu sohbetlere dahil olurlardı. Hocamız; dini, milli, edebi ve tasavvufi konularda derin izahatlar yapardı. Özellikle Osmanlı’dan Cumhuriyete geçiş dönemini çok güzel anlatırdı. Sohbetleri farklı mekânlarda olduğu gibi kendi evinde de olurdu. Sohbetin Suadiye’de kendi evinde olduğu bir gün idi. Kalabalıktı. Herkes anlatılanları not almaya gayret ediyordu. Genelde notlar Osmanlıca tutulurdu. Bir ara salonun en arka kısmında bulunan ve notlarını Osmanlıca tutamayan bir delikanlı dikkatini çekmiş olacak ki, “Delikanlı sen yeni misin? Şöyle öne, yanıma gel” diyerek kim olduğunu sordu. O genç de yeni olduğunu, İstanbul tarafında (Avrupa Yakasında) bir kolejde okuduğunu söyledi. Hocamız, kendisine Osmanlıca öğretebileceğini söyleyerek, vapurla hangi saatlerde karşıya ,okula, geçtiğini sordu. O genç, “Efendim ben sabah saat sekizde geçiyorum” dedi. Hoca da “Ben sekiz buçukta geçiyorum ama ben kendimi sana göre ayarlayabilirim. Senin saatinde birlikte geçelim. Vapurun sintinesine (alt katına) inelim. Orada çalışırız. Ben sana bu yazıyı öğretirim inşallah.” Dedi. Tanıyanlarının “muallim” sıfatını en çok yakıştırdıkları isimlerden birinin, Mahir İz olmasının tesadüf olmadığını bir daha anladık.

Dostlukları

Mahir İz, Mustafa Özdamar’ın anlatımıyla: 

Aile çevresi, içinde yaşadığı olaylar ve elli yıl süren hocalık yaşamı nedeniyle, devrin ileri gelen din, siyaset ve edebiyatçılarıyla yakın ilişkide bulunmuş ve bunların kendi iman ve fikrine yakın olanlar ile dostluklar kurmuştur.

Cenzesine halkın her kesiminden kalabalık bir cemaatin iştirak ettiğini belirten İsmail Özdoğan izlenimlerini paylaşırken şunları söyler:

Cenazede dikkatimi çeken simalar arasında son derece üzgün fakir bir şoför, devrin önde gelen siyasilerinden Ferruh Bozbeyli ve sanayi kesiminden Vehbi Koç da vardı. Yani ekonomik ve sosyokültürel olarak bu kadar birbirine uzak mesafelerde olan bir cemaat herkesin cenazesinde bulunmaz. Bu bir insanın her sınıftan, her kademeden veya tahsil- kültür derecesinden insanlara ne verdiğini gösterir.”

Mahir İZ'in Kendi Sesinden İstiklal Marşı Dinletisi

“İlahi hükümlere, düsturlara inanıp ta doğruya ve fazilete boyun kesenler kendini yetiştiren nesle sevgi ve saygı hisleriyle çırpınır, çalışır ve borcunu öder.”  Mahir İZ

Mahir İZ Hoca; mesleğine aşkla bağlı, inancının ve samimiyetinin gereği üstün bir gayret ve çalışkanlık örneği bir entelektüel, şahsiyetli bir muallimdi. Rahmetle, hürmetle ve şükranla anıyoruz. Kabri nur, mekânı cennet olsun.

İstiklal Marşı’nın yazarı Mehmet Akif Ersoy’a ve şiirin kendisine hususi önem veren Mahir İz’in kendi sesiyle okumuş olduğu İstiklal Marşı dinlemek için aşağıdaki butona tıklayabilirsiniz.

İstiklal Marşı

Mahir İz Hocanın Bazı Eserleri

ARAŞTIRMA-İNCELEME: Tasavvuf Kitapevi Yayınları, Peygamber Efendimiz Kültür Bakanlığı Yayınları (Kısas-ı Enbiya eserinin Hz. Peygamber’in hayatına dair olan ilk bölümü, 1982), Din ve Cemiyet Med Kitap Yayınları (1972, 5. bas. 1998).

ANI: Yılların İzi Kitabevi Yayınları (1975).

MEAL-SADELEŞTİRME: Kur’an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları (Kural, Ankara 1961), Kısas-ı Enbiya ve Tevârih-i Hulefâ Kültür Bakanlığı Yayımlar Dairesi Başkanlığı (Cevdet Paşa’dan, 4 cilt, 1994).

M. Ertuğrul DÜZDAĞ’ın kaleme aldığı Üstadım Mehmed Akif – Muallim Mahir İZ’in Hatıraları da Med Kitap Yayınlarından bulabileceğiniz faydalı bir eserdir.

Kaynaklar

https://www.biyografya.com/biyografi/6326
https://www.dunyabizim.com/soylesi/mahir-iz-hoca-ogrencilerine-sevdali-bir-insandi-h21044.html
https://www.aa.com.tr/tr/kultur-sanat/iz-birakan-bir-muallim-mahir-iz/1525889
https://www.islamveihsan.com/mahir-iz-kimdir.html

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

3 yorum var.

  1. 1

    Böyle güzel ve kutsal bir mesleği nasip ettiği için şükrediyorum. Hocamızı rahmetle anıyorum.

  2. 2

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır.

Bu HTML etiketlerini ve özniteliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>