Hadis, İslam, Kur’an ve Sünnet, Örnek Şahsiyetler, Yaşam

Şehit Olarak Yaşayanlara 5 Örnek

Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki; “Yeryüzünde yaşayan bir şehit görmek isteyen, Talha b. Ubeydullh’a baksın.” (Tirmizi 3739; Hakim, el-Müstedrek, c. 3, s. 424) 

Talha b. Ubeydullah’ın pek kıymetli bir sahabe olduğu doğrudur ancak bizlere O’nun yaşayan şehit olduğunun bildirilmesinde başka hikmetler de var. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem adeta bizler için bir zirve gösterip “İşte bu zirveye tırmanmanız mümkündür’ diyor. Şehitliği yalnızca ölmekle kazanılan bir şey zanneden bizlere, yaşayan bir şehid olmanın da mümkün olduğunu söylüyor. Peki nasıl olacak?

Ahzab Suresi’nin 23. yetinde şöyle buyruluyor; “Müminlerden öyle erler, yiğitler vardır ki, Allah’ verdikleri ahdin üzerinde sabit kadem olarak dururlar. Onlardan kimi, sözünü ve ahdini yerine getirmiş ve hayatını imanına şahit kılarak Allah yolunda öldürülmüşlerdir. Kimi ise sırasını beklemektedir. Onlar verdikleri söze riayet ederek, her an bu sözün üzerindedirler.” İşte bu ayeti kerime şehadeti arzulayıp, Allah’a söz veren ve verdikleri sözlerinden dönmeyenleri anlatmaktadır. Yani şehadeti gençken isteyip çoluk çocuğa karıştıktan sonra vazgeçmemişlerdir, şehadeti öğrencilik yıllarında bazı sloganik söylemlerle isteyip iş, aş ve eş sahibi olunca bu sözlerini unutmamışlardır.  Şehadeti elinde herhangi bir imkan yok iken isteyip imkanlara kavuşunca bundan yüz çevirmemişlerdir. Yani her ne halde olursa olsun şehadet arzusuyla yaşamışlardır. (Muhammed Emin Yıldırım/ Yaşayan Bir Şehid Talha B. Ubeydullah) 

İnsan şehitlik arzusuyla yanıp tutuşuyorsa muhakkak ki bu en çok dualarında ortaya çıkacaktır. İşte ashabın şehitlik arzusu ve bunun için ettikleri dualara örnekler:

1. Ömer Radıyallahu Anh'ın Şehadeti Arzulaması

Hafsa radıyallahu anha şöyle rivayet etmektedir: Hz. Ömer’in Şöyle dediğini işittim: “Ey Allah’ım! Senin yolunda şehit olmayı ve Resulullah’ın şehrinde ölmeyi nasip kıl!” Hz. Hafsa, “Nasıl şehit olacaksın ki!” dedi. (Zira o sırada Ömer radıyallahu anh güçlü bir halifeydi ve halifenin şehit edilmesi çok büyük bir olay olacaktı. Üstelik bir de bunu Medine gibi sahabeden hala yaşayanların bulunduğu bir beldede istiyordu. Rivayetlere göre Hafsa validemiz bu duaya hayret ediyor.) Hz. Ömer, “Allah celle celaluhu, dilerse şehadeti nasip eder.” dedi.

Teberani’ye şöyle ek yapmaktadır: İbn Mesud radıyallahu anh şöyle dedi: Allah teala ona şehadeti, yaratılanların en şerlisi olan birinin eliyle nasip etti. O kimse Mugire’nin kölesidir. 

2. Abdullah b. Cahş'ın Şehadeti Arzulaması

Onun Uhud harbinde gösterdiği kahramanlık dillere destan olmuştu. O gün Sad Bin Ebi Vakkas (r.a.) ile aralarında şöyle bir konuşma geçmiştir. Sa’d (r.a.) bu konuşmayı şöyle nakleder” Uhud günü çarpışmaların çok şiddetlendiği bir andı Abdullah İbni Cahş yanıma sokuldu, elimden tuttu , beni bir kayanın dibine çekti ve “Şimdi burada sen dua et, ben amin diyeyim. Ben dua edeyim, sen amin de…’” dedi. Ben de peki dedim. Ben şöyle dua ettim: “Allah’ım! benim karşıma çok kuvvetli çetin birini çıkar. Onunla kıyasıya çarpışayım, onu öldüreyim ve gazi olarak geri döneyim.” dedim. O da amin dedi. Sonra kendisi dua etmeye başladı ve şöyle yalvardı: “Allah’ım! beni güçlü kuvvetli iyi vuruşan biriyle karşılaştır. Senin yolunda onunla kıyasıya vuruşayım ve onu öldüreyim. Sonra birisi beni şehit etsin, burnumu kulağımı kessin. Kanlar içinde senin huzuruna varayım. Sana kavuştuğumda. Sen bana “Abdullah! burnunu, kulaklarını ne yaptın” diye sorasın. Ben de Ya Rabbi ben onlarla çok kusur işledim. Senin huzuruna getirmeye utandım. Senin ve Peygamberinin yolunda onlar kesildi. Toza toprağa bulanarak huzuruna geldim, diyeyim” dedi… Şehadet şerbetini içti. Kafirler onun cesedine hücum etti. Burnunu ve kulağını kesti. O, isteğine kavuşmuştu. Sevgili Peygamberimiz onu gözyaşları arasında “Şehidlerin Efendisi” Hazreti Hamza radıyallahu anh ile birlikte aynı yere defnetti.

3. Bera b. Malik Radıyallahu Anh'ın Şehadeti Arzulaması

Gözünü budaktan sakınmayan bir kahraman. Zayıf, nahif, kemikleri görünürcesine hafif bedenli… Savaş meydanlarında ise son derece cesur ve bahadır. Bütün hayatını şehitlik özlemiyle geçiren bir sahabî… Resûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimizin hizmetinde bulunan Enes İbni Malik -radıyallahu anh-‘ ın üvey kardeşi. Onun bu atılganlığından dolayı Hz. Ömer radıyallahu anh valilerine şu talimatı göndermişti:“Bera’yı ordunun başına getirmeyiniz. Onu komutan yapmayınız. Çünkü onun atılganlığı ve cesareti yüzünden askerleri helak etmesinden korkuyorum.”

Enes radıyallahu anh Resulullah’ın şöyle dediğini rivayet etmektedir: “Nice elbiseleri yırtık olan vardır ki kimse ona önem vermez. Fakat o Allah üzerine kasem ederse Allah onun kasemini yerine getirir.” Onlardan biri de Bera b. Malik’tir. Tüster savaş’nda Müslümanlar yenilip dağılınca, “Ey Bera Rabbine kasem et” dediler. Bera da, “Ey Rabbim! Bizi düşmana galip kıl, beni de Hz. Peygamber’e kavuştur” dedi. Akabinde de şehid oldu.

4. Hümame Radıyallahu Anh'ın Şehadeti Arzulaması

Abdurrahman El-Himyeri Şöyle rivayet etmektedir: Hümame adında bir sahabi, Hz. Ömer döneminde İsafan’a savaşa çıktı ve şöyle dua etti: “Ey Allah’ım! Hümame sana kavuşmayı arzuluyor. Ey Allah’ım! Eğer sözünde sadıksa onun sözünü yerine getir, yok eğer yalancıysa da istemese de sözünü yerine getir…” Sonra şehit oldu. Ebu Musa “O şehiddir” dedi.

5. Nu'man b. Mukarrin Radıyallahu Anh'ın Şehadeti Arzulaması

Ömer radıyallahu anh tarafından komutan tayin edildiği bir savaşta orduya şöyle emir verdi: “Üç defa sancağı sallayacağım, ilk salladığımda herkes ihtiyacını gidersin, abdestini alsın. İkinci sallayışımda herkes silahını ve ayak bağını kontrol etsin. Üçüncü sallayışımda saldırın, hiç kimse bir başkası için geri kalmasın, Nu’man dahi ölse kimse geriye dönmesin, ben Allah’a bir duada bulunacağım, amin demenizi istiyorum: “Ey Allahım! Bu gün Müslümanlara zafer, Nu’Man’a da şehadeti nasip kıl!” dedi. Sancağını birinci kez salladı sonra ikinci kez salladı. Ardından zırhını giyip saldırıya geçti ve ilk yere düşen o oldu. 

Ma’kıl anlatıyor: Yanına gittim fakat onun, “Nu’man da ölse geri dönmeyin!” sözü aklıma geldi, üzerine bir işaret koyup gittim. Biz düşman askerinden birini öldürdüğümüzde arkadaşları onunla meşgul olurdu. İranlı komutan Zülhacibeyn, katırından düştü ve karnı patladı, Allah da onları hezimete uğrattı. Sonra Hz. Nu’man’a geldim, yanımda su kırbam vardı. Hz Nu’man’ın yüzündeki toprağı yıkadım. Bana “Sen kimsin?” diye sordu. “Ma’kıl b. Yesar” dedim. “İnsanlar ne yaptı?” dedi. Ben de, “Allah Müslümanlara fetih nasip etti” dedim. “Allah’a şükürler olsun! Bunu Hz. Ömer’e yazın” dedi ve ruhunu teslim etti.

Kaynaklar

Hayatü’s Sahabe (M. Yusuf Kandehlevi)- 1. Cilt

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır.

Bu HTML etiketlerini ve özniteliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>