İslam, Kimdir?, Örnek Şahsiyetler

Şehadet Ayı Şubat’ın 5 Şahidi

Geçmişe bakınca kaybettiklerimiz geçiyor gözümüzün önünden. Oysa neden hep aynıydı. Neden; sessiz kalmak, boyun eğmek, korkmak ve Rabbimize itimadı kaybetmekti. Hâlbuki bunu ayakta tutanlar kazandı, oysa dünya kaybettiklerini sanıyordu. Ve onlar tekti. Zamanın şahitliğini tek başlarına üstlenmişlerdi. Onların ölüleri dirilerden daha büyük bir yankı oldu insanlığa. Öyle ya, onlar bir düşman öldürdüklerini zannederken bin doğuruyorlardı. Çünkü kanun buydu!

Şimdi mesele, o ölürken insanlığı diriltecek adamlar nerede?

1. Şapkanın Eğemediği Adam!

İskilipli Atıf Hoca – 4 Şubat 1926
Şimdi bir şapka der güleriz belki ama zamanında canlara kıyıldı. Hiç düşündünüz mü dedeleriniz köyde takke giyerken şehre neden fötrlü şapkalarla inerler? Dimdik duruş başkadır. İskilipli Atıf Hoca, zamanının cihadını her yönüyle yapmaya çalışmış bir isimdir. Gerek mecliste gerek yazarak gerek sürgünde… Düşmanı çalışan adam korkutur, sesi çıkmayan kişiye niye zarar versinler? O bunu bilmesine rağmen, İstiklal Mahkemeleri önünde işlemesine rağmen durmadı, yenilmedi ve dininin gözlerinin önünde tek tek yok olmasına seyirci kalmadı. Herkes şapka gösterisi yaparken o, meselenin şapka değil din olduğunu gördü ve öyle karşısında durdu. Ve bu yolda elinden gelen her şeyi yaptı, elinden en son canı geliyordu, onu da verdi ve şehit oldu! Rabbim şehadetini kabul etsin ve razı olsun.

2. Dünyayı Sevgiyle Titreten Adam

Hasan el- Benna – 12 Şubat 1949
Dünyayı yerinden oynatan bir örgüt kurdu. Ciddi, çalışan, hilafetin yerini tutmaya çalışan, azimli, Kur’an ve Sünnet odaklı, ayırmayan birleştiren, yıkmayan yapan, gönülleri sevgi ile fetheden, selefin yani Ashabın yolunu tutan, işi ihlas ile sürdüren bir adam. Yola 6 arkadaşı ile çıktı ve kendi ülkesinde bile düşman olmayı göze aldı ama o kimseye düşman olmadı. Kimse onu kötü anamadı. Herkes sevdi, etkilendi, eleştiren bile hayran kaldı. Çünkü metodu sevgi idi. Ancak dini esnetmede katı ve tavizsiz. Davasında şuurlu ve dimdik, onuru şahsiyetinin gölgesi olmuştu. Allah çalışana ve doğru yolu tutturana veriyordu ya, onu ve arkadaşlarını da kimse durduramadı. Mısır’dan dünyaya yayılan silkelenişin ismi oldu İhvan-ı Müslimin. Bugün hâlâ birçok ülkede terör listesinde yer alan en büyük çaplı İslami Örgüt! Sevgiyi merkeze almış, kendini tanımak isteyene Kur’an sunmuş bir topluluk! Hilafeti geri almak için engin bir sistem ile çalışmış insanlar. Ve Allah’ın bereketini üzerinde toplamış bir lider, Hasan el-Benna. Rabbim şehadetini kabul etsin ve razı olsun.

3. Gençliğe Bir Selam

Metin Yüksel – 23 Şubat 1979
Sağcılar ve solcular arasında çekiştirilen ülke içinde bu oyunu fark eden bir gençlik daha vardı. İslam’ın bunlara izin vermeyeceğini, sahnedeki oyunun bu olduğu ama arkada başka şeylerin döndüğünü düşünebilen, sorgulayabilen bir gençlik… İşte o gençlerden bir tanesi ismini nesillere, çağlara aktarmıştı. Metin Yüksel 70-80 döneminin kirli oyunlarına ışık tutan bir şehit olmuş ve kişileri bu dönemleri sorgulamaya götürmüştür. Rabbim şehadetini kabul etsin ve razı olsun.

4. Ele Geçirilmiş Kıtanın İman Öncüsü

Malcolm X – 21 Şubat 1965
Bataklıktan çiçek çıkar mı? Allah isterse yarılır o bataklıklar ve bir bir yeşilliğe dönüşür, hepsi bir çiçek içindir ama süreç zor olur. Allah en yukarı çıkarmak için bazen en dibe düşürür. İşte kanlarla ele geçirilmiş, Amerika’nın heva ve heveslerine oyuncak ettikleri köle ticareti ile gelmiş ve hayatı ırkçı insanlarca alt üst edilmiş bir genç. 20’li yaşlarında en ağır suçlardan hapishaneye girmiş ve imana yaklaşarak çıkmıştır. Ancak hakiki imanına ulaştığında Amerika’da yer yerinden oynadı ve sonu tüm şikayetleriyle birlikte şehadetle geldi. Oysa o dönemde yaşayan kimse Amerika’daki Müslümanları merak etmemişti, işte Malcolm X bunun şikayetiyle gitti. Kimse İslam’ı anlatmak için çabalamamıştı, Müslümanlar çevrelerine bakmıyorlardı, içine kapanmış ve dünyaya aldanmış hâldeydiler. Malcolm X bunları da yanına alarak şahit oldu. Yani Malcolm X’in şahitlikleri büyüktü. Ama bunları onu yıldırmadı, pes etmedi ve bugün bile tüm dünyanın imanını silkeleyecek bir hayat ile Rabbine kavuştu. Rabbim şehadetini kabul etsin ve razı olsun.

5. Rus Hayallerini Dize Getiren Adam

Şeyh Şamil – 4 Şubat 1871
Rusların Kafkasya’da İslam’ı bitirme üzerine giriştiği çetin savaşta, halkın önünde hem askeri hem tasavvuf lideri olarak duran ve bu savaşı cihada taşıyan Kafkasya Kartalı. Yıllarca süren çetin şartlar, sürgünler, hayat tarzı bile onu yıldıramadı. Bugün hala sürdürülen mücadelelerin tohumunu o günlerde ömrüyle ekmişti Şeyh Şamil. Rusya bile kendine hayranlık ve saygı besliyordu. İhlas ve samimiyet ile yol alındığında, günün süper gücü bile nasıl diz çöktürülür bunu gösteriyor hayatı Şeyhin. Halkı hem eğitip hem dik tutmada verdiği mücadele ile bugün Kafkasların onurlu lideri durumundadır. Zulme mü’min duruşun nasıl olcağını kanıtlayan bir insan olarak hakka yürümüştür. Rabbim şehadetini kabul etsin ve razı olsun.

6. Ya Biz?

Peki, bugün bizler duamıza şehadeti ne kadar alabiliyoruz, uğrunda şehadeti dilediğimiz bir imanımız, davamız var mı, amacımız ne bizim, ne için yaşıyoruz, çocuklarımızı ne için yetiştiriyoruz, hangi sevdayla? Bir söz var ya hani, her şehit ailesinin şehidin ardından muhakkak söylediği bir söz; “O, hayatını şehit gibi yaşamıştı zaten, şehitlik onun için şaşılacak bir şey değildi!”

Şehadet bir sonuçtur kardeş, süreci yaşarken hak edilen!

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır.

Bu HTML etiketlerini ve özniteliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>