İslam, Liste, Ramazan

Ramazan Sonrası Kur’an’dan Kopmamak İçin 8 İpucu

Ramazan günleri sona erince bir boşluk hissederiz. Kimimiz bu ayda güzel işler başarmışken, kimimiz bu mübarek ayı layıkıyla değerlendirememenin burukluğu içindedir. Ramazan’ın bu denli hızlı geçivermesi tüm dünyada müslümanları üzer. Peki bizi gerçekten üzen nedir? İftar ziyafetlerinin bitmesi mi? Öğle vakti guruldayan midemiz mi? Belki de bundan çok daha önemli ve korkutucu bir şey: geçtiğimiz aydaki kadar ibadetle meşgul olamama, dine ağırlık verememe korkusu ve bayramın hemen akabinde bizi saran hayat koşturmacası.

Hal böyleyken, tüm savaşlarda olduğu gibi askerler kendilerini zafere hazırlamalılar. Bu noktada bizim savaşımız, Kur’an’la ilişkimizi devam ettirmek ve Ramazan’da edindiklerimizin üstüne yeni başarılar inşa etmek. Ramazan arzu ettiğimiz kadar verimli geçmediyse bile, hatalarımızdan ders alıp önümüzdeki aylarda Kur’an’la sağlam bir ilişki başlatmamız da aynı derecede önemlidir.

Abdullah ibn Mesud,

“İçinde Kur’an okunmayan ev, harabe gibidir.” [El Musannef]

der. Evinizin harabeye dönmesine izin vermeyin. Alacak nefesiniz olduğu sürece Kur’an’a ve öğretilerine sıkıca bağlı kalabilirsiniz. Bahaneniz olamaz. Hepimiz güzel görünmek, güzel kokmak, iyi yemek için yeterince vakit harcıyoruz. Öyleyse ruhunuzu da Kur’an’la beslemeyi ihmal etmeyerek ona ihtiyacı olan gıdayı verin. Bedenler fanidir; o halde beden güçten düştüğünde bizi ayakta tutacak ruha yatırım yapın. Kalbi uyanık tutacak ruhu besleyin.

Burada, Ramazan sonrasında da Allah’ın kelamıyla güçlü bir ilişki kurduracak, geliştirecek ve devam ettirecek 8 ipucu vereceğiz inşaallah:

1- Her ayı Ramazan bilin

Mübarek günler geçmiş de olsa, zihniyetimiz değişecek değil. Bu ayı özellikle değerlendiriyoruz, çünkü ibadetle geçirilen zamanın sevabından ve öneminden haberdarız. Halbuki bu, Ramazan dışında vakti boşa harcamamız demek olamaz.

“Bu, kendisinde şüphe olmayan kitaptır. Allah’a karşı gelmekten sakınanlar için yol göstericidir.” [Bakara 2/2]

Bu ayet her zaman için geçerlidir; Ramazan, Kur’an’la geçirilen özel bir zamandır ama bu ay dışında onu boşverebiliriz demek değil.

Her ayın Ramazan gibi olduğunu düşünün ve Kur’an’la ilişkinize o oranda coşku katmaya çalışın. İşin aslı, her gün bizim son günümüz olabilir; bu yüzden bize yol gösterici olarak gönderilmiş Kitabı okumak ve üzerine düşünmek için vaktimizi en üst düzeyde değerlendirmeliyiz.

2- Bahane yok!

Kur’an’ı düzenli okumama ve üzerinde düşünmeme hususunda bahaneler ileri sürerek ağırdan alırız.

“Vaktiniz dar” olabilir ama bunu okuduğunuza göre internette sörf için vaktiniz var demektir! Boş işleri azaltın veya sabah 15 dakika daha erken kalkın.

“Okuduğunuzu anlamıyorsunuz” diye kendinizi kötü hissediyorsunuz. Bir Kur’an hocası bulun, meal-tefsir okuyun veya Arapça öğrenmeye başlayın.

“Hafta sonu yaparım” diye düşünüyor olabilirsiniz. Hayatın gerçeklerini bir düşünün: yarınınız bile olmayabilir, öyleyse bugünün işini yarına bırakmayın!

Maalesef sırf “neden bilmiyorum ama bir türlü alışamıyorum” meselesi de olabilir. Alışmak için adım atmak gerekir. Dağa tırmanmak kolay iş değildir, ama yarı yolda durursanız zirveye asla ulaşamazsınız. Küçük adımlar, olduğu yerde saymaktan iyidir.

3- Aylık hedefleriniz olsun

Her ayın başında kendinize bir hedef belirleyin. Tam bir hatim mi yapmak istiyorsunuz, belli surelere mi odaklanacaksınız? Güzelce ezberlemek istediğiniz bir bölüm var mı? Veya belli bir miktar olmaksızın okuyuşunuzu mu güzelleştirmeye çalışacaksınız? Her halukarda, neyi hedeflediğinize dair bir fikrinizin olması odaklanmayı ve başarmayı kolaylaştırır. Bu, yeteneklerinize ve imanınızı artırmak için ihtiyaç duyduğunuz şeye göre size has bir hedef olmalı. Günlüğünüze, telefonunuza veya bir duvar notuna bunu yazın. Gözünüzün önünde olsun ki hedefiniz neymiş daima hatırlayın.

4- Kur'an için bir zaman dilimi belirleyin

İstediğimiz kadar hedef belirleyebiliriz, ama menzile ulaştıracak bir hazırlığımız veya güzergah planımız yoksa işimiz çok zordur. Haftalık olarak, Kur’an okumayı veya odaklanmak istediğiniz benzer diğer çalışmaları ne zaman yapacağınızı belirleyin. Belli bir zaman dilimi bulabilir misiniz? Bunu yapabilirseniz müthiş olur. Yapamazsanız da paniğe gerek yok; elinizden geldiğince sahip olduğunuz zamanı değerlendirin.

5- Kaçırdıklarınızı telafi edin

Bazı günler normalden daha yoğun olur ve planladığınız kadar okuyamayabilirsiniz. Bu durumda sorumluluğu elden bırakmayın ve ertesi gün, günlük programınıza ilaveten kaçırdığınız kısmı mutlaka telafi edin. Bu, o ayki hedefinize ulaşmada düzenli bir yol tuttuğunuzu sağlamak bakımından önemlidir. Daha da iyisi, arkadaşlarınızla bir Ramazan-sonrası Kur’an grubu oluşturun, böylece motivasyonunuz artar ve heyecanınızın düşmeye başladığını hissettiğiniz anda bile Kur’an’a bağlanmanız kolaylaşır.

6- Anlamaya odaklanın

Kur’an okumanın yanı sıra, meal ve tefsir okumaya da zaman ayırın. Bunu kendiniz yapabileceğiniz gibi bir camiye, kursa veya kurum-kuruluşa giderek de yapabilirsiniz. Bu, Kur’an’ı tam olarak kavramak için çok önemlidir, zira çoğumuz Kur’an okurken yeterince anlamadığımızdan bir süre sonra okuma alışkanlığını yitiriyoruz.

Allah -subhanehu ve teala- Kur’an’ın “insanlar için bir hidayet rehberi, doğru yolun ve hak ile batılı birbirinden ayırmanın apaçık delilleri” [Bakara 2/185] olduğunu söylüyor.

Dili anlamıyoruz diye bu rehberlikten mahrum olamayız. Arapça öğrenmek de amacınız olsun, ama bu esnada Kur’an’ı anlamanız, özümsemeniz ve günlük yaşamınıza uygulamanız için tercüme eserlerden de faydalanın.

7- Öğrendiğinizi uygulayın

Kur’an kıssaları alınacak ibretlerle doludur. Üzerlerine düşünerek kendinize öğrendiğinizi nasıl hayatınıza yansıtabileceğinizi sorun. Kur’an, sahip olduğumuz eksiklikleri göstererek nasıl daha iyi olunur’un fikrini vermektedir. Kur’an’ı dinlemek de rahatlatıcı, huzur verici olabilir, fakat ayetlerin asıl iniş gayesi kişiyi doğru yola iletmektir. Neresini okusanız, kendinize ona göre hayatınızı nasıl değiştirebileceğinizi sorun. Öğrendiğiniz hususları yazdığınız bir defter tutabilir, Kur’an’la uyumlu bir kişilik inşa etmede hangi adımları atacağınızı not alabilirsiniz. Hz. Aişe’nin rivayet ettiği şu hadisi unutmayın:

“Onun -sallallahu aleyhi vesellem- ahlâkı Kur’an’dı.” [Ebu Davud]

Son olarak -hiç de önemsiz değil-, Allah’a Kelamını anlamada yardımcınız olması için;

8- Sürekli dua edin

Elbette Allah’ın bize lütfu olmaksızın hiçbir şey elde etmeye muktedir değiliz. İşin güzel tarafı, herkesin yapamayacağımızı düşündüğü bir şeyi bile başarmaya Allah bizi muvaffak kılar.

Başkalarının sözleri ve davranışları sizi asla umutsuzluğa düşürmesin. Kur’an’a ve onu anlamaya dair hedefiniz her ne ise, Allah’ın onu mümkün kılacağına tevekkül edin. Yolunuza dağlar, taşlar da çıksa asla unutmayın ki Allah taşıyamayacağınız yükü yüklemez. Her daim Allah’a yönelerek, Kur’an’ı hayatınıza ve kalbinize ışık/nur etmesi için dua ederek, Kur’an’ı anlamanız önündeki engelleri parçalayın.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır.

Bu HTML etiketlerini ve özniteliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>