Hadis, İslam, Kur’an ve Sünnet, Liste

Peygamber Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem-den 9 Tavsiye

Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem- “Ben dokuz şeyle emrolundum. Size de bu dokuz şeyi tavsiye ederim.” buyuruyor.

Şimdi sizlere peygamber efendimizin tavsiyede bulunduğu, kendisine emrolunan bu dokuz maddeyi açıklamaya çalışacağım. Kalbe yol alıp faide bulması duasıyla..

1. Konuşmanız Zikir Olsun

“Onlar ayaktayken, otururken, yanları üzerindeyken Allâh’ı zikrederler. Göklerin ve yerin yaratılışını derinden derine tefekkür ederler. Yâ Rabbi! Sen Sübhan’sın, boşuna yaratmadın, bizi Cehennem azâbından koru derler.” (Âl-i İmrân, 191) 

Demek ki “konuşmam zikirdir”. 

Bu hâli, ilâhî azametin, ilâhî kameranın altında olduğunu kul unutmayacak, Cenâb-ı Hakk’ı unutmayacak. Nereye bakarsa baksın, Cenâb-ı Hakk’ı hatırlayacak. Her şey kâinatta, zerreden küreye, Cenâb-ı Hakk’ın şâhidi. 

Konuşmalarımızdaki her söze dikkat edeceğiz, kainatın şahid olduğunu unutmayacağız!

2. Sükutum Tefekkür Olsun

Demek ki kul dâimâ tefekkür hâlinde olacak.Unutmayalım ki tefekkür en büyük ibadetlerdendir.

Cenâb-ı Hak:

“…Ey akıl sahipleri, Ben’den ittikā edin.” (el-Bakara, 197) buyuruyor.

 “Aklınızı kullanmıyor musunuz?” buyuruyor. (Bkz. Âl-i İmrân, 65; el-A‘râf, 169; el-Bakara, 44, 76; el-En‘âm, 32…)

Kâinat, ilâhî bir laboratuvar. Bu cihan, insan gelmeden hazırlandı. Sırlar ve hikmetler insana sergilendi.

“…Hiç tefekkür etmez misiniz, düşünmez misiniz.” (el-En‘âm, 50) buyuruyor.

“…İbret almıyor musunuz?” (el-En‘âm, 80; es-Secde, 4) buyuruyor.

Sükut anımızda ibadetimiz tefekkür olacak!

3. Nazarınız İbret Olsun

Ve kalp bir ibret nazarıyla bakacak tüm kainata… Yani nasıl Yunus Emre sarı çiçekle konuşuyor, kalp de öyle bir şey olacak ki, her şeyde kalp ilâhî vitrinleri seyredecek. İlâhî vitrinleri seyrettiği zaman her gördüğü şey de ona bir hâl lisanıyla konuşacak.

Sahâbe öyleydi. Bir fırından geçerken bayılacak hâle gelirdi. Cehennem’i düşünürdü. Bir çiçek bahçesinden geçerken Cennet’i düşlerdi. Her gördüğü şeyden ashâb-ı kirâm bir ibret ve bir ders alırdı.

İkram edilen her nimete ibret nazarıyla bakacağız!

4. Gizli ve Aşikar Haliniz, Haşyetullah Olsun

Kul, havf ve recâ, korku ve ümit arasında olacak. Hem Cenâb-ı Hakk’ı çok sevecek, hem de yaptıklarını eksik görerek, gaflet içinde olduğu için; Cenâb-ı Hakk’a ilticâ hâlinde olacak. Fânîliğini unutmayacak.

(“Yeryüzünde bulunan her canlı yok olacak.” [er-Rahmân, 26]) buyruluyor.

 Ölüme hazırlık hâlinde olacak.

“…Kulları içinden ancak âlimler Allah’tan korkar…” (Fâtır, 28)

Bu iki ilme, zâhirî ilme, bâtınî ilme sahipsen, ne oluyor; havf ve recâ arasında bir hayat tarzı meydana geliyor. 

Korku ile ümit arasında yaşayacağız!

5. Öfke Anında Doğruyu Söyleyin

Yamulmamak, eğrilmemek. Dâimâ bir hakkın temsilcisi olabilmek. Hakkı tevzî edebilmek gerekmektedir.

Cenâb-ı Hak:

“Onlar, bollukta ve darlıkta (bütün insanlar için, darlıkta olan da Allah için) infak eder, gayzlarını (öfkelerini) yutarlar…” (Âl-i İmrân, 134) buyuruyor.

Her halimizde hakkı gözeteceğiz!

6. Fakirlikte ve Zenginlikte İktisadınız Olsun

“Bu mal benim değil, bu mal Allâh’ın.” Bu idrak içinde olacak kul.

İktisâdımız kadar infak edebiliriz.

Mevlânâ’nın çok tekrarladığımız şeyi vardır:

“Şems, bana bir şey öğretti (onu da zihne değil, kalbe öğretiyor) dünyada bir tek üşüyen varsa sen (Celâleddîn) ısınma hakkına sahip değilsin dedi. (Bana bunu öğretti.) Ben de biliyorum ki yeryüzünde üşüyen kimseler var, artık ben ısınamıyorum.” buyuruyor.

Yağan yağmurlardan daha cömert olacağız! Güneş gibi her kuytuyu aydınlatacağız!

7. Zulmedeni affedebilin

Müslüman kardeşlerinden sana zulmedeni, kötülüğü dokunanı affedeceksin. Sana bir zararı dokundu: “İnsandır yahu, kasden yapmaz, Müslüman Müslüman’a zulmetmez, hata etmiştir,” diyeceksin. “Allah, benim sabahtan akşama kadar kaç tane hatamı affediyor!” diye düşüneceksin. 

Allah’ın ahlâkıyla, Resûlü’nün ahlâkıyla ahlâklanmak vardı ya, işte, sana zulmedeni böyle affedeceksin!

8. Vermeyene Verin

Sana vermeyene sen vereceksin ki Allah sana misliyle tahsis etsin. Her daim O’nun rızasını gözetesin.

Unutma ki vermeyene vermek güzel ahlaktandır!

9. Gelmeyene Gidin

Allahü teâlâ buyurur ki: ‘Benim için birbirini ziyaret eden benim sevgimi kazanmıştır. Benim için birbirini sevenler benim sevgime mazhar olmuştur. Benim için erenler, benim sevgimi hak etmiştir. Benim için birbirine yardım edenler, muhabbetimi kazanmıştır.’

Gelmeyene gitmek. Küsmek yok. Dâimâ fazîlet tevzî edecek.

“…Siz gerçek mü’minlerseniz Allah’tan korkun, aranızı düzeltin.” (el-Enfâl, 1) buyruluyor.

Bir mü’minin kalbinde diğer mü’mine karşı bir burûdet olmayacağız!

Cenâb-ı Hak -inşâAllah- burada bizi topladığı gibi, cem ettiği gibi  kıyâmet gününde cümlemizi -inşâAllah- Efendimiz’in, -sallâllâhu aleyhi ve sellem- civârında cem eylemesi duasıyla..

Kaynaklar

Kuran’ı Kerim
Riyaz’ûs Salihin

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

2 yorum var.

  1. 1
  2. 2

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır.

Bu HTML etiketlerini ve özniteliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>