Video

Nefret Etme, Tartış! – [Hamza Tzortzis, Moazzam Begg, Abdullah Al-Andalusi]

Altyazı:

Yakın zamanda 10 gazetecinin talihsiz ölümüne sebep olan Paris’teki olayların ışığında, Bir kez daha Müslümanlar kendilerini “İfade Özgürlüğü” tartışmalarının veya “Peygamberimiz (s.a.v) (alaycı bir şekilde) eleştirilebilir mi?” konuşmalarının ortasında buldu İslâm’ın toplumun her seviyesinde açık diyaloğu nasıl savunduğuna ve desteklediğine bakmadan önce, Kısaca “İfade Özgürlüğü” kavramının kökenlerine bakalım “İfade Özgürlüğü” Kavramı “İfade Özgürlüğü” Avrupa’da keyfî hükümlere, Ve insan aklına, gelişimine, hakikatın peşine düşmeye karşı kısıtlamalara tepki olarak ortaya çıktı “İfade Özgürlüğü” başka bir şeyin yararına kullanılmıştı ve her zaman kendi adına kullanılmamıştı Ve doğru yanlışın ayrılması, adaletin sağlanması ve insanlığın gelişmesi için kullanılmıştı İlk ortaya atanlar tarafından,başka sebepler için kullanılacağı hiç öngörülmemişti Yani “İfade Özgürlüğü”nü hakaret için kullanmamışlardı Yahut toplumdaki dengeyi korumakta elzem olan sosyal değerleri aşağılamak için kullanılmamıştı Aslında birçokları her zaman, egemenliğin sosyal karışıklığın önlenmesinde sınırlayıcı rol oynaması için herkesi uyarmışlardı Yani “İfade Özgürlüğü” nün hiçbir zaman gereksizce kullanılması öngörülmemişti, Aksine bir amacı vardı ve o amaç hakikatın ve sorumluluğun peşinden gidilmesiydi Yani “İfade Özgürlüğü” nün ana hedefinin adalet, sorumluluk ve insanlığın ilerlemesini yerleştirmek olduğu açıktır. Peki bugün hala ana hedef bunlar mı, yoksa bir çifte standart mı var? Apaçık bir çifte standart mevcut! Mesela Nikola Sarkozy’nin olayında görebilirsiniz, Fransa’da kendisine karşı şarkı sözleri yazan rap yapanların davasına dahil oldu Danimarka’da görebilirsiniz,karikatürlerin yayımlanması engellenmişti çünkü Yahudi toplumuyla alakalıydı Yani apaçık bir şekilde çifte standartlar mevcut Şimdi mutlak “İfade Özgürlüğü” diye bir şey olmadığını anladık “İfade Özgürlüğü” kendi içinde bir toplumun baskın ahlâkî değerleri ile sınırlandırılmıştı Peki İslâm diyalog ve tartışmayı nasıl destekliyor? “İfade Özgürlüğü”nü onaylıyor mu ve onaylıyorsa günümüzde bu nasıl uygulanabilir? İslâm’ın “İfade Özgürlüğü”ne bakışı çok tutarlıdır Evet akıl yoluyla diyalog kurmanıza ve tartışmanıza izin verir Kur’ân en güzel yollarla tartışmamızı, kaliteli konuşmamızı söylüyor Allah kötü sözün açıkca söylenmesini sevmez Peygamberimiz Muhammed, salât ve selâm onun üzerine olsun, bize edepli olmamız gerektiğini söyledi ve “Ya hayır söyle yada sessiz kal.” dedi Ve şunu açıklığa kavuşturmak istiyorum, İslâmî ruhsal ve zihinsel gelenek neredeyse bizi bu açıdan diyalog ve tartışmaya ve entellektüel aktivitelere zorluyor Görüşlerinin bize çok ters olduğunu bildiğimiz kimselerle tartışıyor olsak bile Onları lanetleyemeyiz İnsan dilinin bir parçası olmalı çünkü “İfade Özgürlüğü” bir son değil aksine bir araçtır Hakka, adalete ve sorumluluğa götüren bir araçtır “İfade Özgürlüğü” her ne kadar batıda bize sınırsız ve limitsiz olduğu söylense de Aslında tüm toplumların, bizim toplumumuz dahil, sınırları vardır Nefretin tahriki ve bunun gibi… Ve birilerini karalamak, iftira atmak Bunların hepsi davalı olabileceğiniz suçlar yani aslında Aynı şekilde “İfade Özgürlüğü” hakaret etme özgürlüğü olamaz “İfade Özgürlüğü” nasıl olur da saldırma özgürlüğü yahut hakaret özgürlüğü olur Ve bunun insanlar arası temel ilişkilerde ne anlamı olabilir? Stephen Hawking’i düşünün, en meşhur bilim adamlarından birisi Fizik’te Sicim Teorisi üzerine bir sunum yapmak istedi Dönüm noktası bir sunumdu, şaşırtıcı bir projeydi, kuantum teorisi’ne ait şaşırtıcı keşifler vardı Ve sunumuna… Annelerimize lanet okuyarak başladı… Bu insanlığın ilerlemesindeki gerçekleri kolaylaştıracak mı? Misal olarak siyasî aktivistleri düşünün, diktatörlere hesap sormak istiyorlar Ve “Hey! Senin annen falan falan!” deyip diktatörün annesine lanet okuyarak başlıyorlar Acaba bu mesuliyetlerimizi kolaylaştıracak mı? Bir mahkeme düşünelim ki jüri ve hakim birbirlerini aşağılayarak ve birbirlerine söverek başlıyorlar Acaba bu adaleti kolaylaştırır mı? Burda bir şeyi görüyor musunuz? Hakaret etme özgürlüğü, aşağılama özgürlüğü, onursuzlaştırma özgürlüğü “İfade Özgürlüğü”nün temel hedeflerine ters Kastedilen de budur işte! Müslümanlar diyalogtan ve tartışmadan çekiniyor değil Kur’ân bize tartışmamızı söylüyor Kur’ân açık bir şekilde,\N”قُلْ يَا أَهْلَ الْكِتَابِ تَعَالَوْاْ إِلَى كَلَمَةٍ سَوَاء بَيْنَنَا وَبَيْنَكُمْ” [Âli İmrân 64] “De ki: ‘Ey ehl-i Kitâb! Bizimle sizin aranızda eşit olan bir kelimeye gelin!” Bu ifadeyi kullanmasından, diyaloğa, ortak bir söze, ortak bir zemine ve ortak bir paydaya açık bir davet olduğunu açıkca görebilirsiniz Hatta Profesör Roseline Grinn, “İslâm alimleri Kur’ân tarafından teşvik edildikleri için entelektüel uğraşlara girmişlerdir.” diyor Biz ise şöyle diyoruz, “Sadece insan olun!” Çünkü medenî bir toplum birbirini aşağılayan, karalayan, onursuzlaştıran ve birbirine barbar bir dil kullanan bir toplum değildir Bizler insanız, öyleyse gelin insan olalım Eğer İslâm’ın tarihsel süreçte akılcı tartışmalara ve açık diyaloğa yaklaşımı bu olduysa bugün niye farklı olsun ki Belki de Peygamberimiz Muhammed (s.a.v)’in sözde karikatürlerine karşı en iyi yaklaşım budur Şimdi İslâmî Eğitim ve Araştırmalar Akademisi olarak desteklememiz gereken bir kampanya ise “Nefret etme! Tartış!”, Müslüman olan olmayan, inançlı inançsız herkesi ortak bir platformda açık bir diyaloğu paylaşmaya davet ediyor


Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver



İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * olarak işaretlendi

Bu HTML etiketlerini ve özniteliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>