İslam, Liste, Yaşam

Ne Olacak Bu Ülkenin Hali?

Bismillah.

Sınırlarda şehitlerimiz, gazetelerde birbirine laf yetiştirmekten yorulmayan siyasetçiler, sosyal medyada bitmek bilmeyen tartışmalar, başımıza gelen kötü olaylar, bu olayları kendi amaçları için kullanmaktan çekinmeyen taraflar, üç tanesini zar zor bir arada gördüğümüz ‘hocalar’, camilerde boş saflar, metrolarda artan ahlaksızlıklar, tesettürlü annelerin açık saçıklıkta sınır tanımayan kızları, ailesine para yetiştiremediği için çocuklarının yüzlerini göremeyen, oturup iki sayfa Kuran-ı Kerim okuyamayan babalar, dedikoduların ve zenginlik yarışlarının konu edildiği kadın toplantıları, televizyonlarda bir defa bile dönüp bakmaya değmeyecek kadar boş diziler, insanları uyuşturan ve mutlu olduklarını zannettiren eğlence programları, asıl davamızın yerini alan futbol maçları, kariyere kurban giden aileler, tıklım tıklım alışveriş merkezleri… Sahi, ne olacak bu ülkenin hali?

1. Bir Toplum İçinde Bulunduğu Durumu Değiştirmedikçe...

“Bir toplum; içinde bulunduğu durumu değiştirmedikçe, Allah, onların durumunu değiştirmez.” (Ra’d Suresi; 11. Ayeti Meali)

Hepimiz sorumluluğu üzerimize almalıyız. Biz iyileşmedikçe toplum da iyileşmeyecek, bu ayet ile sabit bir durumdur. Biz değişmedikçe, kimse görmemiş olsa bile, tenhada yapmış olsak bile, önemsiz olarak görsek bile günahlarımızdan vazgeçmedikçe toplum da değişmeyecek. Ufak bir dedikodusunu bile feda edemeyen insanın toplumdan şikayet etmeye hakkı yoktur. Bir Mü’min eğer İslam’ı ahlakıyla yaşarsa bir ümmettir. Biz Mus’ab olursak Allah da Yesrib’i Medine yapar. Allah bildiriyor, biz değişmedikçe çevremiz de düzelmeyecek. Güzel namaz kılmamamız tüm toplumu etkiler. Rabbine karşı ahlakı beceremeyen, insanlara karşı ahlakı da beceremez. Zihinlerimizde problemlerimizi büyütüp büyütüp kendimizi heba etmemiz bir problemdir. Kendimize karşı ahlakımıza aykırıdır. Toplumun iyileşmesine engeldir. Ya biz değişeceğiz ya da hiç kimse, çünkü toplum bizden oluşuyor. Önce iradenin bizde olduğuna söz vermeliyiz. Otokontrolün bizde olduğuna söz vermeliyiz. Değişime şimdi başlamak zorundayız. Yardım isteyebilmek için önce yardım isteyecek yüzümüzün olması gerekiyor. Ne olacak bu ülkenin hali sorusunun cevabı bizim durumumuzda saklıdır.

2. Siz Allah'a Yardım Ederseniz...

“Siz Allah’a yardım ederseniz, O da size yardım eder ve dayanma gücü verir.” (Muhammed Suresi; 7. Ayeti Meali)

Herkes bir şeyleri konuşuyor, eleştiriyor. Fiil üreten çok az. Eğer Allah’ın yardımını görmek istiyorsak, olmak istediğimiz noktayı, Allah’a ve O’nun davasına nasıl yardım edeceğimizi belirlemek zorundayız. Filanca kişinin yardım ediyor olması ve birilerinin de bunun edebiyatını yapıyor olması yetmez. ‘Ben’ nasıl yardım edeceğim? Filanca hoca gelip benim aile bireylerime, benim komşuma Allah’ı anlatamaz. Benim yapmam lazım. Tabi ki önce yaşamam lazım. Yaşamak için ise öğrenmem lazım. Üslup, edep öğrenmem lazım. Hakikatte her insan belli vazifeleri yerine getirmek için doğar. Bir kimsenin doldurması gereken boşluğu bir başkası onun yerine dolduramaz. Ben kendi dolduracağım boşluğu bilip, buna göre yaşamam lazım. Eğer Allah’ın yardımını görmek istiyorsak harekete geçmek, fiil üretmek zorundayız.

3. Allah'ın İpine Sımsıkı Sarılın...

“Hep birlikte Allah’ın ipine sımsıkı sarılın, ayrılığa düşmeyin.” (Â-li İmran Suresi; 103. Ayeti Meali)

“Kötülük ve düşmanlıkta birbirinize destek vermeyin.” (Mâide Suresi; 2. Ayeti Meali)

“Filanca cemaat mi? Onların da şu huyu var. Diğerlerinin de hocası pek… ” dediğimiz zaman kendi aramızda bir şey konuştuk zannediyoruz. Ümmetin böğrüne hançer saplıyoruz oysa. Hocaların, cemaatlerin kusurlarını saya saya bitiremedik. Merhamet edip düzeltmektense eleştirip aşağılamayı adet edindik. Kendi milletimizden olmayan insanları dışladık. Ayrılığa düştük. Ekmeğin tümden yutulamayacağı fakat parça parça çiğnenerek yutulacağı gibi bizler de parçalanarak düşmana yem olduk. Sonra da tüm suçu siyonistlere yükleyip bir kenara çekildik. Oysa Allah böyle emretmemişti. Dikkat edin, parçalanmayın demişti. Hep beraber, sımsıkı sarılın demişti. Öyle sıkı sarılın ki sanki uçurumdan düşmek üzere olan bir adamın bir dala yapışıp, sımsıkı tutması gibi sarılın demişti. Din’in filanca kısmını aldık, istifade ettik, beğenmediğimiz kısmını (!) bıraktık. Ne sımsıkı sarılabildik tamamına ne de birlik olabildik. Filanca hoca şöyle kötü dedik, televizyondaki tartışma programlarını izledik, kendimizden olmayanı hor gördük, sonra ellerimizi açıp Allah’ım Müslümanları kurtar dedik. Ve duamızın kabul olmasını bekledik.

4. Ve Yalan Sözden Kaçının...

“Eğer bir fasık size haber getirecek olursa, onu iyice araştırın.” (Hucurât Suresi; 6. Ayeti Meali)

“Ve yalan sözden kaçının.” (Hac Suresi; 30. Ayeti Meali)

Hepimiz büyük oranda Yahudi Meydasının tesiri altındayız. Yalan haberler öyle bir türedi ki, bir de onların yalan mı doğru mu olduğunu tespit etmek için çalışan medya kuruluşları ortaya çıkmaya başladı. Medya; yalan söylemekten, doğruları çarpıtmaktan, dünyanın filanca yerinde-filanca zamanda olmuş bir olayı bambaşka şekilde servis etmekten, olayların üzerini örtmekten asla çekinmedi. Çamur at izi kalır mantığıyla çalıştı. Çamur haber oldu, olayın aslı gizli kaldı. Müslümanların gündemi haber değeri bile olmayacak olaylarla dolduruldu. Uyutulduk, kandırıldık. Hepsi Rabbimizin ikazını unuttuğumuz için oldu.

5. Başa Gelen Her Musibet...

“Başa gelen her musibet, yalnız Allah’ın rızasıyladır.” (Teğâbûn Suresi; 11. Ayeti Meali)

“Hakkari’den acı haber!”, “Şırnak’ta teröristlerle çatışma: 3 şehit!”, “Yürek burkan paylaşım!”, “Terhisine 5 gün kala şehit düştü!”, “Hain tuzak, 8 şehit!”

Sürekli şehit haberlerine şahit oluyoruz. Bu haberlerin bizde oluşturduğu izlenim; bir milletin şehit vermesinin kötü bir şey, olmaması gereken ve engellenmesi gereken bir şey olduğu şeklindedir. Dünyada en basit, insan üretimi ideolojilerin bile kurbanları varken, Rabbimiz celle celaluhu’nun bize gönderdiği, kendisiyle nimetlendirildiğimiz İslam’ın fedailer olmadan dünyada devam edebilmesi mümkün olabilir mi? Elbette şehit ailelerine üzülüyoruz, sabrı tavsiye ediyoruz ancak Rabbimizin bize; içimizden her zaman cihad etmesi gereken bir topluluğun bulunmasını emrettiğinin de farkındayız. Müslümanca yaşamak isteyen topluluğun şehit vermeden varlığını devam ettirmesi mümkün değildir. Bu bilinci edinerek haberleri değerlendirmemiz en güzeli olur.

6. Başarım Yalnız Allah'ın Yardımını Bağlıdır..

“Başarım yalnız Allah’ın yardımını bağlıdır.” (Hûd Suresi; 88. Ayeti Meali)

“Birbirinize erdemli davranmayı ihmal etmeyin.” (Bakara Suresi; 237. Ayeti Meali)

“İyilik ve takvada yardımlaşın.” (Mâide Suresi; 2. Ayeti Meali)

Ümmetin kurtulacağı kesindir. Zafer Allah’ın ve Mü’minlerin olacaktır. Önümüz aydınlık ve alimlerin müjdelediği gibi İslam’ın tüm dünyaya yayılması yakındır. Eğer değişime kendimizden başlarsak, Allah’ın yardımını görebilmek için O’nun davasına yardım edersek, kardeşliği kuvvetlendirecek fiiller üretirsek, kurtulan ümmet ile birlikte biz de kurtulmuş oluruz.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

2 yorum var.

  1. 1

    5. Maddede Teğabün Suresi/ 11. Ayeti Kerime) yazım yanlışı hatası var düzeltilirse iyi olur 👍🏻

  2. 2

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır.

Bu HTML etiketlerini ve özniteliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>