Video

Nasıl Hakiki Bir Müslüman Oldum? [Gerçek Hikâye]

Altyazı:

Sizlerden bazılarınız farkında olabilir… Ben kendim… Doğdum ve gençlik yıllarıma kadar müslüman bir ailede yetiştim… Gerçek anlamda Allah’a inanmayan bir müslümandım. Basitçe reddeden bir müslüman… İslamın temellerini dahi… Ama adıyla müslüman… Babamız nedeniyle mescide gitmek isterdik… Bizi mescide sürüklemek isterdi… Biz teravih namazında kaçmak isterdik… İmam bir saat namaz kılarken… Londra yolundan aşağı… Ve sonra vitr namazından önce dönerdik… Ve babam ”Neredeydiniz?” diye sorduğunda, ”Arka saftaydım, abdest almam gerekti, ve sonra ben…” Arka safa giderdim… Hiç ilgimiz olmadı yani bu yüzden… İslamla… Hiçbir biçimde ilgim, alakam olmadı. Bir zaman gelene kadar… Okuyordum. Bir gün okuldan eve geldiğim yerde… Ve yerde küçük bir broşür gördüm. Kapıyı açtım. ve yerde küçük bir broşür vardı. Ve broşür… Adı şuydu: ”Bu kitabı biliyor musun?” Şöyle düşüdüm: Bu yabancı, garip bir başlık. Onu önceden okumadan bu kitabı nasıl bilebilirim? Ve dinle ilgli bir şey olduğuna dair bir şey yapıldığına dair bir belirti yoktu… Kitabı aldım… Eğer bu kitabın din ile ilgili olduğunu bilseydim… Hemen onu görmezden gelirdim. Ama bu kitabı aldım… Ve bu kitap… Ve bunun daha önce de olduğunu hatırlıyorum… Peace TV ve… Zakir Naik’i ve tüm bunları bilirsiniz… Biz gerçekten, Kur’an’da ki bilim bilgisine sahip olmadığımızda… Bu kitabı okumaya başladım ve bu kitap Kur’an’da bahsedilen bilimsel gerçeklerden bahsediyordu. 1400 yıl önce. Dünyanın güneşin etrafında nasıl döndüğünden bahsediyordu. Embriyolojiden bahsediyordu. Bir fetüsün değişik evrelerinden… Su döngüsünden bahsediyordu… Dağların sabitleyici olmalarından bahsediyordu… Dünya kabuğunu bastırmasından, zapt etmesinden. Zaman geçtikçe evrenin genişlemesinden bahsediyordu. Yani bilimle ilgili olma… Buna tamamen şaşırmıştım… Düşündüm… Bu kitabı, Muhammed (sallallahu aleyhivesellem) açıklamıştı. Ne okuma ne de yazma biliyordu… Bu kitabı okuduktan 2 gün sonra… Okula geri döndüm… A seviyesindeydik. Ve bir fizik dersindeydim. Ve çok sıkıcı bir hocamız vardı… Muhtemelen bunu hayal edebiliyorsunuzdur. Çok zeki bir adamdı… Aşırı zeki… Birtakım araştırmalar yapıyordu. Ve…O keskin kenar araştırması yapıyordu… Yani, o bir şeyler biliyordu… Dünyada ondan başka kimse fizik hakkında bu kadar bilmiyordu… Çünkü o tekti… Bu gibi şeyleri keşfediyordu. Ve bu tabiki, onu biraz kendini beğenmiş yapıyordu. Ve ben bu özel günü hatırlıyorum… Aşağı yukarı yürüyordu… Hayal edebiliyorsunuzdur bu kısa tıknaz adamı… Ve onun yere kadar uzanan bir pantlonu vardı… Günün modasına tamamen ters… Ve o aşağı yukarı yürümek isterdi… İzleyicilere bakmayı asla istemezdi. Ve pantolununun askısıyla oynamak isterdi… Ve bu özel günde… O bir şeyden bahsediyordu, ve o söyleyene kadar gerçekten ilgilenmiyordum… Evrenin… genişlemesi. Ben de tabiki bunu 2 gün önce küçük bir broşürde okumuştum, Bu kitabı biliyor musun? Bunu elime aldım ve ”Bayım biz bunu ne kadar zaman önce keşfettik?” dedim. Ne kadar zaman önce bunu keşfettik? Ve onun tepkisini hatırlıyorum… Bu hayatımda belirleyici, tamamlayıcı bir andı. Göğsünü kabartmıştı… Kafasını kaldırdı ve ”Şu an yaklaşık 40 yıl oluyor.” dedi. 40 yıl… Ama bu, Kur’an’da 1400 yıl önce bahsedilmişti. Afallamıştım… Eve gittim ve bu küçük broşürün içinde… Başka bir kitap kastediliyordu… Şöyle diyordu… İncil, Kur’an ve bilim denilen bir kitaba bakınız… Dr. Morris Bukai tarafından… Çoğunuzda muhtemelen bu kitap vardır. Bu yüzden en yakınımdaki dindar kişiyi aradım… ”Bu kitabı nereden bulabilirim?” Ve annemi buldum… Anneme, ”Bu kitabı nereden bulabilirim?” dedim. İncil, Kur’an ve Bilim – Dr. Morris Bukai Ve annem ”O kitap senin kitaplığında!” dedi. Aslında o kitabı kitaplığıma annem koymuştu… Bir gün o kitabı okuyacağımı umuyordu. Doğruca bu kitaba gittim… Ve o Kur’an’dan bahsediyordu ve Kur’an’daki bazı bilimsel gerçeklerden bahsediyordu. Ve o İncil’den de bahsediyordu… Ve ben çeşitli kiliselere de gitmiştim… Onların bunlar hakkında ne söyleyeceklerini bulmak için… Cevap için… Dr. Bukai’inin iddiaları için… Ama sonunda bir halkaya gittim… Gitsem bile İslam’a çok isteksiz gittim… Aslında İslam’a geri dönmüştüm… Bu kitapçık aracılığıyla. Bu hikayede bilinmeyen bir şey vardı… Ve bu kişi, benim için bu hikayedeki en önemli kişiydi. Ve bu kişi… Bu broşürü kapıma postalayan kişiydi… Bu kişinin kim olduğunu bilmiyorum… Kaç yaşında, bay mı bayan mı bilmiyorum… Ya da zengin mi fakir mi… Hangi milletten… Eğitimini bilmiyorum… Bu kişi hakkında hiçbir şey bilmiyorum. Ama bu kişi Bir iş yaparak… Sadece bir kaç saniye alarak… Ya da birkaç dakika… Kapıma bir broşür postalayarak… BENİM TÜM YAŞAMIMI DEĞİŞTİRDİ! Benim tüm yaşamım değişti… Ve bu kişi benim için… Bunda hayret verici bulduğum ne… Yaptığım her kulluk ibadeti… Eğer o bir ibadetse… Eğer o hiç bir kulluk ibadetiyse… Oruç. Eğer o bir zekat verme olursa… Öğüt vermek… Yaptığım herhangi bir kulluk ibadeti… Bu kişi -inşaAllah- yaptığım işin aynısını o da yapıyor. Bu inanılmaz… Ve ben bu kişi hakkında hiçbir şey bilmiyorum… Doğrusu bu kişi benim kim olduğumu bile bilmiyor olabilir. Ama onlar bu broşürü benim kapıma bırakma ihtiyacı hissetmişler. Ve kaç tane başka insan… Ya da kaç tane başka insanın kapısına… Bu kişinin yaptığı gibi broşür postaladı… Ve bu kişinin Kıyamet Günü ortaya çıktığını düşünün. Çünkü bu insanlar yüzünden… Ya da birçok insan olabilir… Başarmışlardır… Allah’ın lütfunu… Hidayet yardımını… İslamı, Allah’ın lütfu ile… Bu kişilerin alacakları ecir ne kadardır? Bu benim için inanılmaz… Kıyamet Günü’nde… Ve bu buradaki önemli nokta… Allah’ın (subhanehu ve teala) Peygamberi (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: Ed-dellü alel hayri kefailihi Hayra vesile olan onu yapan gibidir. O, iyi işler yapan kişiyle aynı sevabı alıyor… Ve birinci kişi aslında iyi iş yapıyor… O kişinin defterinde amel yok, ecir silme yok… Bu tamamen kopyalamak. Yani hayal edebilirsiniz… Bir kişiye tebliğ yaparken… Dil ile olabilir… Eğer bir şeylerle finansal olarak destek olmakla olabilir… Bir CD, bir kitap, bir DVD, artık o her neyse… Bu ister fiziksel olarak göndermek olsun… Ya da el ilanı dağıtmak… Ya da kitaplar… Ya da bu tipte bir şey… Eğer bir kişi İslam’ı kabul ederse, bayan ve erkek kardeşlerim, bu sayede… Yepyeni bir fırsata sahip oldunuz… İyi amelli tamamen yeni bir hayat… Ve bu benim için ne inanılmaz bir şey… Bu sadece kişilerin namazı değil… Ya da onun orucu, onun bilgiyi araması… Ya da onun tebliği… Ya da onun yaptığı Hac… Ya da onun yaptığı bu türden bir şey… Bu ibadetler sadece onun kendi uzuvlarıyla yaptığı ibadetler değil… Aslında… Sen de ecir alacaksın. Eğer bir kişi İslam’ı kabul ederse… Bu sayede bir şeyler yapmış oldun… Ecir aldın… Bu kişilerin imanıyla… Onun imanıyla… Bunun anlamı ne? Bunun hakkında bir düşünelim. Dur ve iyice düşün… Bunun anlamı… Bir kişi uyuduğu zaman… O uyurken… Gece… Ama o bir müslüman olarak uyuyor. Sen de aynı zamanda ecir alıyorsun, sevap kazanıyorsun. Allah u Ekber! Çünkü o imanlı bir şekilde uyuyor. O bir müslüman olarak uyuyor. Bu, erkek ve bayan kardeşlerim, beni tebliğde tutan şeydir.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır.

Bu HTML etiketlerini ve özniteliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>