İslam, Kur’an ve Sünnet, Liste, Tefekkür

Namazda Okuduğumuz 11 Dua ve Tesbihatın Tefekkür Etmemiz Gereken Anlamları

“Ancak Allah benim. Benden başka ilâh yoktur. Yalnız bana ibâdet et ve beni hatırlaman için namaz kıl!” (Tâhâ, 20/14) Namazımızın Allah’ı  hatırlatacak bir namaz olması için namazda ne söylediğimizi bilmemiz gerekir! Namazda, günlük hayatta tekrar ettiğimiz tesbihat ve dualar islamın naifliği ve müslümanlığın özü hakkında bize çok şey anlatır. Ne yazık ki bizler çoğu zaman bu kelamları ezbere ve dil alışkanlığı olarak tekrar ediyoruz. Hatırlamak ve namazda düşünerek dillendirmek adına bu tesbihat ve duaların anlamlarını gelin hep birlikte tekrarlayalım.

1. Sübhanallah

Allah noksanlardan uzaktır, kemal sıfatlarla muttasıf (sıfatlanmış) tır.

“Sübhanallah demek mizanın yarısıdır. Elhamdülillah ise onu doldurmuş olur. Allahuekber demek gök ile yeryüzü arasını doldurur..” (Müsned: 17571; Tirmizî, Daavat, 87)

2. Elhamdülillah

Hamd Allah’adır.

Hamd’ın iki anlamı vardır; es’sena(övgü) ve şükür. Bu iki ifadenin anlamı ve kullanıldıkları yerler farklıdır. Örneğin birinden, güzel bir meziyeti sebebiyle övgü ile bahsedebilirsiniz ama size faydası olmadığından ona şükran duymazsınız. Ya da birine yüzeysel olarak şükran duyabilirsiniz ama o kişinin övülecek meziyetleri olmayabilir. Kısaca ayrı ayrı kullanıldıklarında yüzeysel veya sahte olabilirler ama “Hamd” her iki anlamı da kapsadığından hamdettiğiniz kişi hem övgüye hem de şükrana layıktır.

3. Allahü Ekber

Allah en büyüktür.

Peygamberimize gelen ilk ilâhi emirlerden biri, “Ve rabbeke fe kebbir…” (Müddessir, 74/4)

Rabbini büyüklükle, Rabbini tekbirle an, anlamındaki bu ilâhi emri uygulamak için namaza tekbirle girilir. 13’ü farz olan “İftitah Tekbirleri” ve 201’i sünnet olan “İntikal Tekbirleri” olmak üzere bir günlük beş vakit namazda 214 defa “Allahü Ekber” diye tekbir alınır.

4. Sübhanerabbiyelazim

Büyük olan Rabbim her türlü kusurdan uzaktır.

Mevlânâ bu manevi hali şöyle anlatır: 

Kıyam esnasında kişi, Hakk’ın huzurunda kıyamette safların kurulduğu anı yaşar, münacat ve hesap vermek için insanların durduğu gibi divanda durur. Kıyam anında kişi; kıyamet korkusuyla şaşkın, Hakk’ın divanında gözyaşı döker. “Mahsulün nerede? Verdiğim mühlet içinde işlediklerin nedir?” gibi dertlendirici binlerce sual, Allah tarafından kendisine sorulur. Kıyama kalktıkça kul, bu gibi suallerden utanır; iki kat olup rükûya varır. Utancından ayakta durmaya mecali kalmayıp, rükûda Hakk’ı tesbih ederek, yalvarır.

Hakk’ı “Sübhane Rabbiye’l-Azim” diyerek tesbih eder. “Yüce olan (Azim) terbiye edicim ve sahibim (Rabbî) Seni kullara ve yaratılmışlara ait bütün eksik sıfatlardan tenzih ederim. (Sübhan) ‘Sen Vafisin, ben değilim. Sen Kerimsin, ben değilim, Sen Vedudsün, ben değilim. Sen Rahmansın, ben değilim…’ diyerek haddini bilir…

5. Semi'allahu limen hamideh-Rabbena lekelhamd

Allah kendine hamd edeni işitir. Rabbimiz, hamd sanadır.

Mevlânâ’nın tabiriyle insan, Rabb’inin hesap anındaki sorularına cevap veremeyerek iki büklüm utancından rükûya eğilirken, Rabb’in lütfuyla tekrar ayakta huzura durma imkanıyla sevincini “Allah, kendisine hamd edenleri işitir (Semiallahu limen hamideh)”, “Hamd, Rabb’imiz içindir (Rabbena leke’l-hamd)” diyerek ifade eder.

Kul rukûdan kalkarken, Rabb’ine “Allah, kendisine hamd edenleri işitir. (Semi Allahu limen hamide)”, “Sen benim hamdımı ve şükrümü, övgü ve minnetimi işittin, bana tekrar huzurunda ayakta durma imkanı verdin; bana tekrar hamd etme lütfunu ikram ettin; beni övgü ve takdir ile anarak beni övülmüş kullarının arasına kattın; ama hakikatte hamd ve övgü, şükür ve takdir senin içindir; “Hamd Sana layıktır.” (Rabbena leke’l-hamd) demektedir.

6. Sübhanerabbiyel a'la

Yüce olan Rabbim her türlü kusurdan uzaktır.

7. Sübhaneke

“Sübhaanekellahümme Ve bihamdik. Ve tebâara kesmük ve teaalâaa ceddük Ve lâailahe gayrük 

Allah’ım seni tenzih ve hamdinle tesbih ederim. Senin şanın yücedir, ve senden gayri hiçbir ilâh yoktur.

Namaz duâlarının ilki olan Subhâneke duası, tekbirden sonra okuduğumuz ilk duâ. Peki her hayrın başı olan Besmeleden bile önce okunması ne demek bilir miyiz?

Namaz ağırdır…Onu taşıyabilmek için, Bizlerde namazımıza başlamadan önce okumuş olduğumuz Sübhaneke duasıyla; Nefis ve Şeytanın, üzerimize serpmiş olduğu ölü toprağını, bütün güç ve iradenin yalnızca kendisinde toplanmış olduğu o yüce makamdan, Bu duanın hürmetine kaldırmasını talep ediyoruz.

8. Ettehiyyatü

“Ettehıyyâatü lillahi vessalevâatü vettayibâatü esselâmüaleyke eyyühennebiyyü ve rahmetüllâhi ve berakâatühü esselâamü aleynâa ve alâ ıbâadillâhis salihıyn Eşhedü ellâa ilâahe illallâah ve eşhedü enne Muhammeden abdühüü ve rasülüh.”

Her türlü kavli, bedeni ve mali ibadetler Allah’a mahsustur. Ey şânı yüce Peygamber, selam ve Allah’ın rahmetiyle bereketleri senin üzerine olsun ve selam bizlere ve Allah’ın sâlih kulları üzerine olsun. Ben şehadet ederim ve yakinen bilirim ki, Allah’tan başka hiçbir ilâh yoktur. Ve şehadet ederim ki Hazret-i Muhammed Allah’ın kulu ve Resûlüdür.

Allah’a inanan, îman eden ve inancı doğrultusunda yaşayan gerçek Müslümanlar, kıldıkları her iki rekâtın sonunda ve günde 21 defa, Yüce Allah’ın lütuf ve rahmet kapısında oturup, “Ettehiyyâtü Lillâhi vessalâvâtü vettayyibât” söz ile beden ile ve mal ile yapılan bütün ibâdetler yalnızca Yüce Allah’adır diye Rabbül âlemin olan Allah’a tehiyyeler sunarlar.

“Esselâmü aleyke eyyühen nebiyyü ve rahmetullâhi ve berakâtühû’ diye çok sevgili Peygamberimize (asm) selam verirler ve yüce Allah’ın selâmını, rahmetini ve bereketlerini dilerler. “Esselâmu aleynâ ve alâ ibâdillâhis sâlihîn” diye, gelip geçmiş ve halen hayatta olan bütün sâlih (iyi) kullara ve kendilerine, Allah’tan selâmet dilerler.

Ve sonunda kelime-i şehâdeti getirerek, Allah’tan başka ilâh olmadığını ve Hazreti Muhammed (asm)’in, Allah’ın kulu ve peygamberi olduğunu tüm varlıklara ilân ederler.

9. Allahumme Salli-Allahumme Barik

“Allahümme salli alâa Muhammedin ve alâa âali Muhammedin kemâa salleyte alâa ibraahiyme ve alâa âali ibrahiyme inneke hamiydüm meciyd.”

Allah’ım, Hz.Muhammed ve âline, Hz.İbrahim’e ve âline rahmet ettiğin gibi rahmet eyle.

“Allahümme barik alâa Muhammedin ve alâa âali Muhammedin kemâa barekte alâa ibraahiyme ve alâa âali ibrahiyme inneke hamiydüm meciyd.”

Allah’ım, Hz.Muhammed ve âline, Hz.İbrahim’e ve âline mübarek kıldığın gibi mübarek kıl.

Yüce Allah buyuruyor:

“Kuşkusuz Allah ve melekleri, o nebîye (Hazreti Muhammed’e) salât ederler. Ey îmân edenler, siz de ona salât edin ve tam teslimiyet ile selâm verin.” (Ahzâb, 33/56)

Peygamberimiz buyuruyor:

“Kim bana bir salât-ı şerîfe getirirse, Allah ona on salât (rahmet) eder.” (Müslim, Salât, 70)

10. Rabben'a Âatina-Rabben'ağfirli

“Rabbenâa âatina fiddünyâa hasenetev ve fil âahirati hasenetev ve kınâa azâabennâar.”

Ey Rabbimiz, bize dünyada ve ahirette iyi hal ver ve bizi o ateş azabından koru.

“Rabbenağfirlii ve livâa lideyye ve lil mü’miniyne yevme yekuumül hisâab.”

Ey Rabbimiz, hesab günü geldiği zaman bizi mağfiret et. Anne ve babamı ve müminleri de mağfiret et.

Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in en çok okuduğu duaların başında Rabbena Atina duası gelirdi. Bir hadis-i şerifte; “Duanın efdali, dünya ve ahirette Rabbinden af ve afiyet istemektir. Affa ve afiyete kavuşan, dünya ve ahirette kurtuluşa ermiştir” (Tirmizi) buyurulmaktadır.  Rabbenağfirli, İbrahim Suresi’nin 41. ayet-i kerimesidir. Her zaman okunması gereken Rabbenağfirli duası ile kişi kendisi, annesi, babası ve tüm inananların hesap gününde bağışlanmasını istemektedir.

11. Kunut Duaları

“Allahümme innâ nesteînüke ve nestagfirüke ve nestehdîke ve nü’minü bike ve netûbü ileyk. Ve netevekkelü aleyke ve nüsnî aleykel-hayra küllehü neşküruke ve lâ nekfüruke ve nahleu ve netrukü men yefcüruk.”

Allah’ım! Senden yardım isteriz, günahlarımızı bağışlamanı isteriz, razı olduğun şeylere hidayet etmeni isteriz. Sana inanırız, sana tövbe ederiz. Sana güveniriz. Bize verdiğin bütün nimetleri bilerek seni hayır ile öğeriz. Sana şükrederiz. Hiçbir nimetini inkâr etmez ve onları başkasından bilmeyiz. Nimetlerini inkâr eden ve sana karşı geleni bırakırız.

“Allahümme iyyâke na’büdü ve leke nüsallî ve nescüdü ve ileyke nes’â ve nahfidü nercû rahmeteke ve nahşâ azâbeke inne azâbeke bilküffâri mülhık.”

Allah’ım! Biz yalnız sana kulluk ederiz. Namazı yalnız senin için kılarız, ancak sana secde ederiz. Yalnız sana koşar ve sana yaklaştıracak şeyleri kazanmaya çalışırız. İbadetlerini sevinçle yaparız. Rahmetinin devamını ve çoğalmasını dileriz. Azabından korkarız, şüphesiz senin azabın kâfirlere ve inançsızlara ulaşır.

Kunut, kelime olarak “İbadet, taat, huşû, kıyam, sükût, dua” anlamlarına gelirken fıkhî bir terim olarak “taatte bulunmak, dua etmek ve herhangi bir şerden kurtulmak ya da hayrı elde etmek için namazda Allah’a sığınmak” manasındadır. Kunut tekbirinden önce okunanlar, Kuran-ı Kerim’den birer sûre ve âyettir. Kunut duaları ise Hz.Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve sellem) Efendimizden rivayet edilen birer duadır. İşte âyetle dua arasını ayırmak ve dua hâline intikal etmek (geçmek) için tekbir alınmaktadır.

Kaynaklar

sorularlaislamiyet.com
subhaneke.gen.tr
esmaulhusnasirlari.com

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır.

Bu HTML etiketlerini ve özniteliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>