İslam kardeşliği insanların ve toplumun sürur ve sükutudur. Zamanında yanında bulunup, nefsine ağır gelen şeyleri din kardeşi uğruna yapabilmektir islam kardeşiliği.
Nitekim Rasûlullah –sallâllahu aleyhi ve sellem– şöyle buyurmuştur:
“Allâh’ın kullarından birtakım insanlar vardır ki, nebî değildirler, şehîd de değildirler, fakat kıyâmet gününde Allah katındaki makamlarından dolayı onlara nebîler ve şehîdler imrenerek bakacaklardır.”
Ashâb-ı kirâm:
“Bunlar kimlerdir ve ne gibi hayırlı ameller yapmışlardır? Bize bildir de, biz de onlara sevgi ve yakınlık gösterelim yâ Rasûlallâh!” dediler.
Rasûlullah –sallâllahu aleyhi ve sellem-:
“Bunlar öyle bir kavimdir ki, aralarında ne akrabâlık ne de ticâret ve iş münâsebeti olmaksızın, sırf Allah rızâsı için birbirlerini severler. Vallâhi yüzleri bir nûrdur ve kendileri de nûrdan birer minber üzerindedirler. İnsanlar (kıyâmet günü) korktukları zaman bunlar korkmazlar, insanlar mahzûn oldukları zaman bunlar hüzünlenmezler.” buyurdu.
Din kardeşini Allah için sevmek Allah’ın rızasını kazanmaktır.
Din kardeşinin duasını istemek, ondan ülfet nasip etmek Allah’ın rızasını kazanmak içindir.
Bir Allah dostu ‘Ben kardeş olduğum kimseden gece gündüz ayrılmak istemem’ buyurmuştur.
İslam kardeşliği ile kurulan bağ, anne-baba vasıtasıyla kurulan kardeş bağının çok daha ötesindedir. Kan bağıyla bağlı olduğumuz kardeşimizi seçemeyiz ama dünyada, ahiret kardeşimizi bulabiliriz. Dünyadakiler bizi dünyada arar. Din kardeşlerimiz ise bizi ahirette arar. Bu yüzdendir ki din kardeşlerimizi iyi seçmeli ve onlar üzerinde olan haklarımızı unutmamalıyız.
“Müslümanın müslüman üzerindeki hakkı altıdır: Karşılaştığın zaman selâm ver, seni dâvet ederse icâbet et, senden nasihat isterse nasihat et, aksırınca Allâh’a hamdederse «yerhamukellâh» de, hastalandığında onu ziyâret et, öldüğü zaman cenazesinin ardından git.” (Müslim, Selâm, 5)
6 maddeyle din kardeşlerimizin üzerindeki haklarımızı inceleyelim ve hayata geçirelim inşaAllah. Okuyan tüm din kardeşlerimin kalplerinin şifa bulması duasıyla.
1. Karşılaştığın Zaman Selam Ver
Selam, emniyet, huzur, selamet, sağlık, barış, rahatlık, iyi netice, kurtuluş gibi manalara gelir. Selam, (Ben müslümanım, benden sana zarar gelmez, selamettesin) manasına, selamet üzere ol, müslüman olarak öl manalarına da gelir. Bir nevi müslüman kardeşine ettiğin güzel bir duadır. Bir ayeti kerimede Allah
“Size bir selâm verildiği zaman, ondan daha iyisiyle selam verin veya aynıyla karşılık verin…” (en-Nisa, 4/86). buyuruyor.
Bu ayet doğrultusunda müslüman kardeşimize selam vermeli, ondan gelen selama karşılık vermeliyiz.
2. Davete İcabet Et
Müslüman kardeşinin davetine icabet etmen onun üzerindeki bir hakkındır. Davete zengin, yoksul ayrımı yapmadan, mesafeleri hesaba katmadan Allah’ın rızasını kazanma ümidiyle yola çıktığın sürece hem kardeşini hemde Allah’ı memnun edeceksindir. Lakin davete icabet o dâvetin meşru olması halinde gerekir. Haramların işlendiği bir toplantıya gitmek caiz değildir.
3. Nasihat İsterse Nasihat Et
Nasihat” kelimesi, Türkçede öğüt vermek, hayırlı olanı tavsiye etmek anlamında kullanılır. Terim olarak ise kalpte hiçbir kötülük bulunmamak kaydıyla karşıda bulunan kimse için hayr dileğinde bulunmak veya onun hayrına olan işi bizzat yapmaktır.
Yani karşıdaki insan için samimi olarak iyilik ve hayr düşünüp onun hayrına çalışmaktır.
“Nasihat” sözle olduğu gibi, iş ile de olur, gönül ile de olur. Nasihat eden, nasihat bulan din kardeşlerimiz olsun inşaAllah.
4. Aksırınca Allah'a Hamdederse 'Yerhamukellah' De
Hapşırma esnasında vücutta birikmiş bazı zararlı toksinlerin dışarıya çıkması ve vücudun rahatlaması söz konusu olduğu için, bu nimete karşılık Allah’a hamdetmek gerekir. Böylece Allah’a şükür edilmiş olur. Şükreden kişiye karşıda bir duayla karşılık vermek gerekir. Aksıran kişi ‘elhamdülillah’ der. Yanındaki ‘yerhamükallah’ diyerek duada bulunur. Aksıran kişi tekrar duayla karşılık verir. ‘yehdina ve yehdikumullah’
Yerhamukelah: Allah sana rahmet etsin manasındadır.
Yehdina ve yehdikumullah: Allah bize ve size hidayet versin manasındadır.
Duaları bu şekilde yapılması Efendimizin bir sünneti seniyyesidir.
5. Hastalandığında Onu Ziyaret Et
Hasta kardeşimizi ziyaret etmek hem bize hemde hastaya manevi güç verir. Hasta, kendini yalnız hissetmez, ölüm karşısında kendini biçare görerek bedbaht ve ümitsizliğe düşmez, acıları hafifler.
Sırf Allah rızası için, arkadaşını veya bir hastayı ziyaret eden kişiye, Allahü teâlâ buyurur ki: Ne güzel ettin. Cennette kendine bir köşk hazırlamış oldun. [Buhari]
6. Öldüğü Zaman Cenazesinin Ardından Git
Peygamber efendimiz –sallâllahu aleyhi ve sellem– bir hadisi şerifinde ‘Hastaları ziyaret ediniz, cenazelerin ardından gidiniz! onlar size ahireti hatırlatır.’ buyurmuştur. Din kardeşimize olan son görevimiz onun cenazesinde bulunmaktır. Ölüm ahiret hayatına atacağımız ilk adımdır. Bu ilk adımda dünya hayatında ‘ahiretlik kardeşim’ diye nitelendirdiğimiz insanları son vazifemiz olarak yalnız bırakmamak gerekir.
Kaynaklar
Kuran-ı Kerim
Riyazüs Salihin
0 Yorum