Kategorisiz

Müslüman Kadın ve İş Hayatı

“Müslüman kadın çalışabilir mi?” sorusuna cevabımız başka bir soru olacaktır: çalışmayan, boş oturan, pasif Müslüman olur mu? Müslüman-kadın veya erkek farketmeksizin- elbette çalışacaktır. Çünkü biz Müslümanlar bu dünyaya gönderilen huzur işçileri olduğumuza inanıyor ve Rabbimizin rızası doğrultusunda, tüm insanlığın iyiliği için kendimizi vazifeli sayıyoruz. Böyle bir soru soruyor oluşumuzun sebebi ne yazık ki ev hanımlığı yapan kadının- sırf maaş almıyor diye- işsiz ve çalışmaz olduğunu varsayışımızdır. (Evde oturup akşama kadar dizi-film izleyen ve kalan vakitte de komşularla dedikodu yapan kadın değildir bahsettiğimiz elbete.) İlim ve sanat ile meşgul olan, okuyan, çocuklarının eğitimi için kendini adamış kadının ‘işsiz’ kadın olduğunun varsayılmasıdır. Sırf bir yerden maaş almıyor diye kendini ‘ezik’ hissetmeye zorlanıyor olmasıdır.  Allah; bizlere anlaşılması ve uygulanması zor hükümler göndermediği halde, şeytan bizleri birbirimize düşürdü. Ev hanımı olan kadın; bir diğerini haram işlemekle suçlarken, başka bir iş ile meşgul olan kadın da ev hanımı olanı boş oturmakla suçladı. Oysaki her birimizin yaşadığı şartlar farklı farklı ve Rabbimizin bizleri görmek isteyeceği yerler de başka başkaydı. Böylelikle kadının isterse ve uygun şartları da sağladıktan sonra elbette çalışabileceğini söylemiş olduk. (Burada belirtilen ‘uygun şartlar’ tamamen kadının daha kaliteli bir yaşam sürmesi içindir ve ne yazık ki kadınların çalıştırıldığı pek çok iş bu şartları sağlayamamakta.) Toplum tarafından kadına dayatılan ‘kadın illa da iş hayatına atılmalı ve kariyer yapmalıdır’ tezini yıkmak ve İslam tarafından kadına verilen özgürlüğü yani isterse prensesler gibi evinde oturabileceğini, geçiminin ise velisi tarafından sağlanmak zorunda olduğunu hatırlatmak için bir kaç hususu zikredeceğiz.

1. Kadın Vazoda Bir Çiçek Gibidir

Kadın; zarafeti, narinliği, güzelliği açısından vazoda çiçek gibidir. İslam fıkhına göre doğurduğu çocuğu emzirme zarureti bile anneye değil erkeğe verilmiştir. Kadın “Emzirmek istemiyorum.” derse, erkek çocuğun beslemesini sağlamak ve süt anne tutmak ile yükümlüdür. Kadın; evinde ilim, sanat ve hobileriyle meşgul olabilir. Çocuklarını nasıl daha iyi eğiteceğini araştırır, çünkü o bu ümmete fert yetiştirmektedir. Anne olacak ve çocuğuna şefkat merhamet gösterecek şekilde duygusal ve fiziksel anlamda da erkeğe göre daha narin yaratılmış kadının iş hayatının stresini kaldırmak, her gün bir çok namahremle ile muhatap olup bulunduğu ortamda kabul görebilmek için güzel olmak, manken gibi olmak, makyajlı olmak, marka ve modaya uygun pahalı kıyafetler giymek ve bunlara harcadığı vakit yüzünden ilimle meşgul olmayıp cahil kalmak ve yine de kabul görememek kadının kendi bileklerine geçirmiş olduğu bir zincirdir. Şeytanın ‘kariyer yapmak’ ambalajı içerisinde sunduğu iş hayatının yoruculuğu kadını soldurur, onda çocuklarına ve çevresine karşı merhamet gösterecek mecal bırakmaz.  Bizler Müslümanız. Yaratıcımız Allah’tır. Bir makineyi en iyi onu tasarlayan mühendis bileceği gibi bizim fıtratımızı da en iyi Rabbimiz bilir. Rabbimizin razı olduğunu haber verdiği sahabe efendilerimizin hanımları ve annelerimiz kadının bulunduğu en hayırlı yeri evi bilmiş ve buna göre hareket etmişlerdir.

2. Aile Bütçesine Katkı Yalanı

Çevresini gözlemleyerek basit bir matematik hesabı yapan herkes şu gerçeğin fakına varacaktır; kadınların aile bütçesine katkı sağladığı neredeyse tamamen yalan. Kadının evinde eşine güzel görünmek için giyeceği kıyafet masrafı, iş hayatına atılmasıyla kat kat artıyor. Çalışan kadın artık daha azıyla yetinmiyor ve iş arkadaşı olan kadınlar gibi daha çeşitli, modaya uygun ve lüks giyinmek istiyor. Sorun şuradaki lüksün sonu yok. Kişiye özel arabadan tutunda çocuğun özel okula gönderilmesi gibi mecburi olmayan bir çok lüks için kadın kadınlığından ve Rabbi ile olan ilişkisinden ödün veriyor. Bunun yanında çocukların kreşe bırakılması gibi masraflar zaten maaşının büyük bir kısmını alıp götürüyor. Geriye yalnızca aileye katkı sağlama yalanı ve bu yalan ile şımartılmış kadının eşini artık beğenmemesiyle yıkılan yahut iş stresini eşinden çıkaran kadınların oluşturduğu huzursuz yuvalar kalıyor.

3. Kariyer ve Ego

Üniversiteden mezun olanlar  herkesin ağzından ‘ne zaman işe başlayacaksın’ sözlerini duyar. Oysa maddi olarak her türlü ihtiyacı(mümkünse) aile karşılamalı ve kişi de zaruret ve lüks ayrımını yaparak çalışmaya ihtiyaç bırakmamalı . Bunun yerine hayatı daha anlamlı işler için harcamak, okumak öğrenmek, gönüllü faaliyetlerde bulunmak, insanlara faydalı olmak, yeni diller öğrenmek, alanı ile ilgili Müslüman hanımlara dersler yaparak bilinçlenmeyi sağlamak,  hobilerine vakit ayırmak için kullanmak dünya ve ahiret hayatı için daha faydalıdır. Fakat günümüz toplumunda bunu anlatmak kolay değildir. Maaş almayan bir hanım maaş alandan daha çok ve daha verimli işler yapsa bile ‘evde boş oturduğu’ farz edilir. Ne yazık ki kadının çalışması meselesi yalnızca  ‘para kazanmak’ ile ifade edilemez. Asıl amaç çoğunlukla-böyle olmadığı zannedilse dahi- kazanılan para ile sahip olunan egodur. Bu egoyla beraber kadının eşine-babasına duyduğu saygı yitirilir. Para kazanmak kadının da yapabildiği bir işse neden saygı duysun ki? Kadın, böylelikle ailede söz sahibi olmak ister. Bu ise fıtraten ‘kavvam’ olarak yaratılan erkeğin onurunu zedeler ve aile içi çatışmalar başlar. Şaşalı kıyafetler giyen fakat asıl ihtiyacı olan sevgi ve ilgiden mahrum kadınlarla, saygınlığını yitiren erkeklerin oluşturduğu ailelerin bütünlüğü pamuk ipliğine bağlı hale gelmiş olur.

4. Çocuklarımız

Tüm yukarıda bahsedilenlerin yanında kadının iş hayatına atılmasıyla, ümmetimizin çocukları en muhtaç oldukları şeyden yani annenin sıcaklık ve merhametinden uzak büyümekte ve mutsuz çocukların oluşturduğu mutsuz bir toplum yetişmektedir. Çocuğun masum dünyasında annesinden uzakta kalmak ileride tedavi edilemeyecek büyük yaralar açarken, onun ahlakı da kişiliğinin nasıl olduğunu tam olarak bilemediğimiz bakıcı ve öğretmenlere teslim edilmektedir.

5. Çalışma Ortamlarının Yetersizliği

Hepimiz vicdanen zaten bildiğimiz şeyi kendimize itiraf edelim. Kadınların çalıştıkları ortamlar İslami açıdan tamamen uygundur diyebilir miyiz? Her gün bir çok erkekle konuşup gülen, iltifatlar alan, beğenilen kadın bir eşe neden saygı duysun? Parasını kazanıyor, iltifat ve övgüleri yabancı erkeklerden de alıyor, onlarla eğlenceli(!) konular konuşabiliyor, çocuk zaten yuvaya bırakılıp kurtulunması gereken bir yük, hiç olmadı yetim ve öksüz bir çocuk evlat alınır veyahut evcil bir hayvan da yeterli olabilir. Kadının aileye olan ihtiyacı sıfıra indirilmiştir. Peki bu kadına ‘mutludur’ diyebilir miyiz? Bu kadınlardan bembeyaz başörtülü, pembe yanaklı, tatlı dilli nineler çıkmayacağı kesindir.

6. Ev hanımlığı...?

Sabah kalkar kalkmaz televizyonun kumandasına sarılan veya laptopunun başına geçen, her fırsatta bol dedikodulu toplantılar düzenleyen, çocuğu büyümüş mü ne olmuş bihaber yaşayan, kaynana ve görümce dedikodusundan başka işlere vakit ayıramayan, kendini geliştirmeyen, sağlığına dikkat etmeyen, eşlik vazifefesini yerine getirmeyen, ümmet için çalışmayan bir kadının ev hanımlığıyla övünmesi abestir. Kaliteli bir Müslüman hanımın;  Allah’ın kendisine verdiği ‘maaişeti için çalışmak zorunda olmamak’ ruhsatını bu şekilde kullanması mümkün değildir. Allah; verdiği her nimetten hesap soracağı gibi bundan da hesap soracaktır. Kadın veya erkek, pasif, üretmeyen, cahil insanlar ümmetin yüküdür. Çalışan kadınları haram ortamlarda bulunmakla suçlayan fakat kendisi de yukarıda bahsedilen kısır döngüden kurtulamayan kadının başkalarının kusurlarını sayıp dökmeye hakkı olamaz.

7. Kadının Çalışmasının Zaruret Hali

Kadının, hastane gibi pek çok alanda çalışması gerektiği doğrudur. Ne yazık ki şu anda ümmet olarak bu alanda çalışan kadınlara yeterli imkanları tam olarak sağlayamıyoruz. Bu halimizden utanmalı ve bunun düzeltilmesi için çalışmalıyız. Bu düzelme sağlanana kadar kadının bu alanlardaki zorluklara sabretmesi cihattır.  Ayrıca babası, eşi, abisi gibi velisi olabilecek konumdaki insanlar vefat eden yahut üzerindeki vazifeleri yerine getirmeyen veliye sahip olan kadınlar ne yapacaklar? Ne yazık ki ümmet olarak birlik olamadığımız için bu kadınları da koruyup gözetemiyoruz. (burada bahsedilen lüks içinde yaşmak isteyen kadınlar değil zaruri ihtiyacı karşılanmayan kadınlardır.) Bu kadınların da ellerinden geldiğince kendilerini korumaya çalışmaları cihattır Allah’ın izniyle. İnşAllah ümmet olarak dirileceğimiz ve bu sorunları halledeceğimiz günler yakındır. 

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

6 yorum var.

  1. 1

    Esi yoksa veya baska kadinla evlenip eve pek ugramiyorsa cocuklar buyuduyse okulda din ogretmeni olarak calismak sizce uygunmudur

    • 2

      Bizim hüküm vermeye kalkmamız doğru olmaz güzel kardeşim. Rabbim hepimizin yardımcısı olsun 🌸

  2. 3
  3. 4

    Ellerinize sağlık, emek vermişsiniz. İnternette kısa, hayatın içinden durumlardan bahseden Türkçe islami içerik bulmak pek kolay değil. Bu açıdan bu sitedeki her yazı çok değerli.

    Ben 23 yaşında bir kadınım, üniversiteden yeni mezun oldum. Mesleğim bir kadın için kolay değil, sağlık çalışanıyım ve Allah’ın izniyle işe başladığımda nöbet tutmam da gerekecek.

    Çalışma hayatının kadınları zorladığı ve ev hanımlığının bu açıdan daha avantajlı olduğu bir gerçek. Üstelik bu yazıda da belirtildiği gibi iş ortamları her zaman dini açıdan içinde bulunulması en ideal yerler değil. Madde 5’te bahsedilenler kısmen doğru. Çalışan bir kadın aileye muhtaç değildir. Aile kurmaya mecbur da değildir.

    Ancak çalışmayan bir kadın, aile kurmaya mecbur mu ki? Kur’an’da, erkeklerin kadınlar için kavvam olduğundan bahsediliyor. Yani çalışmayan bir kadın, evli olmayan bir kadın, babasının korumasındadır. İstemediği sürece evlenmeye mecbur değildir, ondan babası sorumludur. Yani evliliğe, Aişe kurmaya mecburiyet olarak bakmak yönünden, çalışan ya da çalışmayan bir kadının İslam’da farkı yok.

    Yine çalışma ortamının nasıl uygunsuz olduğuna gelelim. Kur’an’da Hz Musa ile alakalı bir kısımda, Hz Musa’nın nasıl su kenarında iki kadına rastladığı anlatılıyor. Bu kadınların babaları yaşlı olduğu için hayvanlarını sulamaya onlar götürüyor. Gittikleri yerde başka insanlar yok değil. Ancak babaları bu görevi onlara vermiş ve evden ayrılıp bunu yapmaları gerekiyor. Onlar da sınırlarına dikkat ederek yapmaları gerekeni yapıyorlar.

    Müslüman kadın olmak kolay değil. Çalışan bir Müslüman kadın olmak daha da zor. Ancak biz kurallara dikkat ettiğimiz ve işimizi Allah’ın rızasını kazanmak için yaptığımız sürece zorluklar sadece mükafatı arttıracaktır inşallah. Bir kadının kendi parasını helal yollardan kazanmasında yanlış bir şey yoktur. İslam dünyasının kadın bilim insanlarına, kadın mühendislere, kadın doktorlara ihtiyacı var. Kadınların öne çıkmasına ihtiyacımız var.

    Hassas konularda görüş paylaşırken de kırıcı, kınayıcı olmamakta, dikkatli olmakta fayda var.

  4. 5

    Plazalarda sekreter gibi çalışan bir kadın mühendise İslam dünyasının ihtiyacı mı var? Hayır.
    Kapitalist düzene fayda sağlayan, sahibi müslüman olmayan, derdi daha çok ciro ve pazar payı olan şirketlerde çalışarak mı İslam dünyasına fayda sağlıyor bir kadın mühendis? Böyle olmayan kaç iç yeri var? Ya da mühendislik yapan?
    Yoksa sağladığı fayda dünyalık mı?

    Bir kadın mühendis yerine bir erkek mühendis yetişse, İslam dünyasına daha fazla hayır sağlanmış olmaz mı? Erkeğin kadına nazaran ekonomik sorumlulukları düşünülürse.

    Kadının tıp ve benzeri alanlar dışında kendine yer bulması aslında kendini harcamasıdır. İslam dünyası yani biz müslümanlar onlardan böyle bir şey beklemiyoruz zaten. Bunun aksini kimse de onlara yükleyemez.
    Şu var ki; bir İslam beldesinde mesela uzman kadın doktor yoksa, orada onu yetiştirmek (helal şartlarda) ümmete vacib olabilir.

    • 6

      Kafınların sağlık dışında alanlara koyamamnızın sebebi kadın biri hadtaneye gittiğinde yine ona kadın biri baksın arzunuzdan kaynaklanıyor. Oda olmasa hiç okumasın diyeceksinniz. Müslümanların kendi müslümanlıklatına dikkat ettikçe her yerde olamlıdır. Kadında erkekte. Sadece sınrşarı korumaya dikkat etmelilerdir. Bir kadın neden gıda mühendisi olup doğal içerikli ürünler üretmesin? Nedrn kimya mühendisi olup ürtilen (hangi alanda çalışıyorsa) leyleri kontrol etmesin yada kendi üretmesin? Neden tekstil nühendisi olup giyimle uğraşmasın? Neden sadece sağlık alanları okusun? Neden ilahiyat, arapça, islami ilimler, çocuk gelişimi, okul öncesi öğretmenliği, ingilizce, almanca, öğretmenlik, ekonomi, mühendislik vb. Okumasın? Neden onları okuyunca krndini harcamış olsun? İlim öğrenmenin nersi hangi bölğmü gereksizdir? Hz selemede terzilik yapardı mesela. Yada Hz Haticede ticerettle uğraşırmış. İlim gereksiz değildir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır.

Bu HTML etiketlerini ve özniteliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>