Davet ve Tebliğ, Hadis, İslam, Kur’an ve Sünnet, Liste, Örnek Şahsiyetler, Tarih, Tefekkür, Yaşam

Mucizelerle Hayata Dön!

“Rabbini zikredenle etmeyenin farkı, diriyle ölünün farkı gibidir.” (Buhârî, Daavât 66.)

Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem; bu hadisiyle, yalnızca Allah’ı zikreden insanın gerçek anlamda yaşamı algılayabileceğini yani ‘diri’ olacağını bize bildiriyor. Yasin suresinde dünyadayken Allah’ın emirlerine itaat etmeyen kulların dirilişi anlatılıyor; “Şöyle derler: Vay başımıza gelene! Kim bizi diriltip mezarımızdan çıkardı? Bu, Rahman’ın vaad ettiği şeydir. Peygamberler doğru söylemişler.” (Yasin/52) Bu insanlar adeta bir uykudan uyanarak dünyadayken bildikleri gerçekleri hatırlıyorlar. Allah her insana iman etme fırsatı yaratmıştır fakat ne yazık ki her insan dünyadayken dirilip Allah’ı zikretmenin muazzam lezzetine varıp gerçek yaşamı algılayamaz. “Gafletin ilginç bir boyutu da, ne kadar derine batmış olursa olsun herkesin bu hastalıktan bir gün kurtulacak olmasıdır.  Asıl mesele henüz hayat imtihanı devam ederken ve amellerimizin bir kıymeti varken ondan kurtulmaktır. Zira bir insan öldüğünde onun gözündeki perdeler kalkar. Ölüm aslında aşırı bilinç halidir.” [1] Mü’minler bu bilince dünyadayken ulaşan kimselerdir. Abdülkadir Geylani şöyle diyor; “Uyanma vaktini ölümden sonraya bırakmayın. Çünkü o zaman uyanmak fayda etmez. Onun huzuruna gelmeden önce kendinize çeki düzen verin. Mecburi uyanış vakti gelmeden önce kendiliğinizden uyanın. Aksi halde pişmanlığın fayda vermeyeceği günde pişman olursunuz.“[2]

1. Hayat Nedir?

Muhammed El Ahmedi “Kur’an ve Hadiste Hayat Mefhumu” [3] eserinde hayatın derecelerini üç sınıfta anlatıyor: İslam’a girmek, Mü’min olmak ve Muhsinlik. Bu üç dereceye İman etmeyenleri almıyor çünkü yukarıda Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem‘in söylediği gibi Allah’ı zikretmeyen bir kalp aslında ölüdür. Dolayısıyla İslam’a girmeyen insan ancak bir çok meşgaleyle kendisini oyalayarak kısacık ömrünü boşa harcar. Bununla birlikte sadece İslam dairesine girmek yetmez, Mü’minlik seviyesine yükselmek gerekir. Ardından da tamamen bir bilinç halinde olunan ve her an Allah’ı görüyormuşcasına yaşayan, hayatın gerçek lezzetine varan Muhsinlik seviyesi gelir. Bir Alimin “Allah’ım! Eğer sen; mezarda birilerine bir şey vereceksen, bana da namaz kılmayı nasip et” sözü tefekkür edilecek olursa, namazdaki lezzetin dünyadaki her şeye tercih edilecek kadar fazla oluşu anlaşılabilir. Kitabın devamında, Ezanı Şerifimizdeki “Hayye ale’s-salâh” çağrısındaki “Hayye” kelimesinin hayat kökünden geldiğini çünkü onun namaza yani hayata bir çağrı olduğunu söyler. İşte bu seviyeye ulaşabilmek için Rabbimizin “Ey iman edenler, iman edin!” çağrısına uyarak sürekli imanı arttırmak gerekir. O yüzden sizlerle bazı mucizeleri paylaşacak ve hep beraber iman edip hayata dönmeyi niyet edinip bir başlangıç yapacağız inşAllah.

2. Adem Aleyhisselam

“Allah, Adem’e herşeyin ismini öğretti.” (Bakara/ 31) 

Allah, insanı iman edecek kabiliyetlerle donatarak yaratmıştır. Bu kabiliyetlerden biri ‘akıl’dır. Aklın vazifesi peygamberini bulmaktır. Dolayısıyla kullanım alanı buraya kadardır, cenneti tam olarak algılayamaz mesela. Peygamberini bulduktan sonra teslim olur, yani iman eder. Mucizeler imanımızı pekiştiren olaylardır. Mucize kelimesinin anlamı, aklın algılayabildiği fakat yapamadığı şey demektir. Her peygamber hem mucizeler göstermiş hem de kendisinden önceki kavimlerin helak edilmesi mucizesini anlatmıştır. Kendisinden önceki kavimlere gelen helak mucizesinden ibret almayan kavimler, inat ve kibirleriyle gözlerinin önündeki mucizelerden de ders çıkartamamış ve iman edememişlerdir. Bu yüzden Kur’anımızda bizden önceki kavimlere verilen mucizelerden bahsedilmekte, aynı zamanda Efendimiz aleyhisselam‘ın mucizeleri de devam etmekte ve bunlardan ibret almamız beklenmektedir. Fakat geçmiş kavimlerden ibret almayan, gözünün önünde gerçekleşen mucizelerden de ibret alamaz. Adem aleyhisselam‘a verilen mucize, ona tüm isimlerin öğretilmesiydi. Tüm isimler, yani kendisinden sonra çıkacak olan her şeyin de ismini bilmekteydi. 

3. Nuh Aleyhisselam

Nuh aleyhiiselam da tıpkı diğer peygamberler gibi insanları imana davet etmek için görevlendirilmiştir. Onun kıssasını iyice bilmeyen kavmine neden beddua ettiğini anlayamaz. Oysaki onun sabrı örnek alınacak bir sabırdır. Zira o, kavminin kendisine yapmış olduğu bütün hakaretlere, baskılara rağmen bıkmadan usanmadan 950 sene boyunca onlara ilahi gerçekleri anlatmaya çalışmış, fakat onlar  kendisine zulmetmiş ve şöyle demişlerdir: “Ey Nuh! Bizimle mücadele ettin ve bize karşı olan bu mücadelede çok ileri gittin. Eğer doğrulardan isen, kendisiyle bizi tehdit ettiğin (azabı) bize getir!”(Hud/32) Allah’ın Nuh aleyhisselam‘a mucizesi gemi yapma mucizesidir. Yedi gün boyunca yağan yağmurlar sonrasında; halkın çoğu, kendilerine haber verilen helak mucizesinin adım adım gerçekleştiğini gördükleri halde hala inkar etmiş ve dağa çıkarak kurtulacaklarını zannetmişlerdir. Mucizeyi gördükleri halde inat ve kibirlerinden iman etmemişler ve Allah da sonraki kavimler ibret alabilsin diye onlar için helak mucizesini gerçekleştirmiştir.

4. Hud Aleyhisselam

Nuh aleyhisselam‘ın kavmine gelen helak mucizesinden sonra, insanlar yeniden çoğaldılar; yeni yeni topluluklar meydana getirdiler. Fakat Nuh tufanı yaşamış olan bu insanlar; geçen süreç sonunda hem Allah’a karşı isyanlarından dolayı kendilerine gelmiş olan felaketi unuttular; hem de felakete uğramış olan ataları gibi putlara tapmaya başladılar. Hud aleyhisselam onları defaatle uyardı, Nuh’un kavinin başına gelen helak mucizesinden ibret almaları gerektiğini anlattı. İnsanlık henüz çok yeniydi ve Hud aleyhiselam‘ın kavmi Nuh aleyhisselam’ın kavminin başına gelenlerden haberdardı. Buna rağmen kibir ve inatları onların iman etmelerine engel oldu. “Hadi, doğru söyleyenlerden isen, tehdit ettiğin şeyi başımıza getir.”(Ahkaf/22) dediler. Hud aleyhisselam onlara helak olacaklarını bildirdi. Yağmur yüklü helak bulutlarının gelmekte olduğunu gördüler. Ancak gözlerinin önündeki bu mucizeyi göremediler. Zire eski kavimlerden ibret almayan gözlerinin önündeki mucizelerden de ibret alamazdı. Hud’un uyarılarını hiçe sayarak bulutları, yağmur yağacak sevinci içerisinde karşıladılar. “O azabı vadilerine doğru yayılan bir bulut olarak gördüklerinde, “Bu, bize yağmur getiren bir buluttur” dediler. Hûd, “Hayır, o sizin acele gelmesini istediğiniz şeydir. İçinde elem dolu azabın bulunduğu bir rüzgârdır” dedi. “O, Rabbimin emriyle her şeyi yerle bir eder.” Derken evlerinden başka hiçbir şeyleri görünmez hâle geldiler. İşte biz, suç işleyen toplumu böyle cezalandırırız. Andolsun, size vermediğimiz imkân ve iktidarı onlara vermiştik. Kendilerine kulaklar, gözler ve kalpler vermiştik. Fakat kulakları, gözleri ve kalpleri kendilerine bir yarar sağlamadı. Çünkü Allah’ın âyetlerini inkâr ediyorlardı. Alaya aldıkları şey onları kuşattı.” (Ahkaf/24-26)

5. Salih Aleyhisselam

Salih aleyhisselam‘ın kavmi ‘Semud’ kavminin de ataları iman edenlerdendi. Kendilerinden önceki kavimlerin helak oluş mucizelerini onlar da haber almışlardı. Lakin buna rağmen Ad kavmi gibi puta tapmaya başladılar. Salih aleyhisselam Allah’ın emrettiği gibi onlara tebliğ etti. Bunun üzerine bir mucize olarak kayadan gözleri sürmeli bir deve çıkmasını istediler. Allah Kudretiyle kayadan bir deve çıkardı. Mucizeyi görünce iman edeceklerine söz verdikleri halde iman etmediler. Çünkü kendilerinden önceki kavimlerin hallerinden ibret almayan gözleriyle gördükleri mucizelerden de ibret almazdı. Allah onlara mucizeler vermeye devam ettiği halde bu onların gerçeği görmelerini sağlamadı. Kendilerine hakkı tebliğ eden Salih aleyhisselam‘a suikast düzenlediler. Zira akıl ve mantıkla cevap veremeyen bir topluluğun şiddet ile karşılık vermesi psikolojik bir gerçektir. Akılları onları imana çağırıyor fakat inat ve kibirleri buna engel oluyordu. Nihayetinde Salih aleyhisselam onlara birinci gün sararacaklarını, ikinci gün kızaracaklarını, üçüncü gün simsiyah olacaklarını ve dördüncü gün ısrarla istedikleri helak mucizesinin gerçekleşeceğini haber verdi. Tüm bunları aşama aşama Allah onlara gösterdi. Tövbe etmiş olsalardı af kapısı açıktı ancak onlarda mucizelerden ibret almasını bilemeyip helak oldular.

6. Lut Aleyhisselam

Lut aleyhisselam İbrahim aleyhisselam‘ın yeğeni olup, ona ilk iman eden ve onunla zalimlerin elinden kurtarılan bir peygamberdir. Allah, onu salihlerden kabul edip rahmetinin içine alarak kavmine İslam’ı tebliğ etmek ve onları eş cinsellik hayasızlığından vazgeçirmek için gönderildi. Lut aleyhisselam‘ın kavmi de daha önceki peygamberlerin kavmi gibi onu yalanlayıp, karşı çıktılar. Cebrail aleyhisselam Lut kavminin bulunduğu araziyi kanadıyla ters çevirdi ve yerin dibine geçirildiler. Eski kavimlerin hallerinden ibret almayan bu kavim ancak helak mucizesine layık görüldü.

7. Yunus Aleyhisselam

Yunus aleyhisselam Ninova halkına gönderilmiş bir peygamberdi.  O da kendisinden önceki peygamberler gibi insanları İslam’ davet etti. Ayrıca onlara iman etmemeleri halinde helak geleceğini haber verdi. Henüz helak gerçekleşmemişken ve Allah ona oradan ayrılmasını emretmemişken şehri terk etti. Bindiği gemi fırtınaya maruz kalınca gemidekiler doğaya bir şeyler vermeleri gerektiğine inandıkları için Yunus aleyhisselam‘ın ayağına taş bağlayarak denize attılar. Bu sırada balık Yunus’u karnına aldı ve hem gecenin hem denizin hem balığın karnının karanlığı içerisinde, Allah tövbesini kabul ederek onu karaya çıkardı. Bu sırada kavmi Yunus aleyhisselam‘ın ayrıldığını görünce korkmuş ve helak bulutları tam da tepelerindeyken tövbe ederek iman etmişlerdi. Yunus aleyhisselam, ayrıldığından beri secde halinde beklemekteydiler. Allah onların tövbesini kabul etti ve ibret alabilen tek kavim oldular.

8. Musa Aleyhisselam

Musa aleyhisselam Kur’an-ı Kerimde adı en çok geçen peygamberdir. Ona ve kavmine verilen mucizeleri burada saymakla bitiremeyiz. Allah’ın onunla konuşması, asasının yılana dönüşmesi, elinin ışık gibi parlaması, Firavun’nun  kavmine uyarı olarak çekirgelerin, pirelerin, açlık ve susuzluğun musallat edilmesi ve içtikleri suların kana dönüşmesi… Tüm bunlara rağmen Firavun’un kavmi olan Kıptilerin ibret almayışı… Zira onların da dedeleri iman ehliydi ve helak edilen kavimlerden haberdardılar. Lakin kendisinden önceki mucizelerden ibret almayan gözünün önündeki mucizelerden de ibret alamıyordu. Daha sonra Musa aleyhisselam’ın Yahudileri alarak Mısır’ı terk etmesi ve denizi ortadan ikiye yarması, Firavun’un sularda helak edilmeside mucizelerdendi. Çölde Yahudilere Allah’ın yıllarca bıldırcın eti ve kudret helvası indirerek nimetlendirmesi. Bütün bu mucizeleri gören Yahudilerin yine de azgınlaşmaları ve soğan, sarımsak, mercimek getirilmesini edepsizce emretmeleri! Tapacak bir buzağı yapmaları ve daha neler neler… Yahudilerin hali bellidir. Onlarda gözlerinin önünde gerçekleşen mucizelerden ibret almayı bilemediler zaten kendilerine daha önce anlatılan helak olan kavimlerin mucizelerinden de ibret alamamışlardı. Allah’ın onları helak etmemiş gibi görünüyor olmasına aldanmayalım idraklerinin kapatılması ve kalplerinin karartılmasından, asla iman etmemelerinden daha büyük helak düşünülebilir mi?

9. İsa Aleyhisselam

İsa aleyhisselam‘a peygamberliğinden önce bebekken konuşması, babasız dünyaya gelmesi mucizeleri verildi. Peygamberliğinden sonra bu gün bile çaresi bilinmeyen abraşları iyileştirmesi, ölüleri diriltmesi, topraktan yaptığı kuşun Allah’ın izniyle canlanması, Yahudilerin evlerinde olan gizli şeyleri haber vermesi gibi pek çok mucize verildi. Her peygambere kendi yaşadığı dönemde revaçta olan ilim ile ilgili mucizeler verilmiştir. Musa aleyhisselam‘ın zamanında sihir halkı cezbeden şey olduğu için mucizeler de sihirden üstün şeylerdir. İsa aleyhisselam zamanında tıp zirvedeydi ve O’na sağlıkla ilgili tıbbın yapamayacağı mucizeler verilmiştir. Efendimiz aleyhisselam zamanında ise Kureyş’te Arap belagati ve şiir en önemli öge olduğundan şiirlerden daha mucizevi Kur’an-ı Kerim mucizesi indirilmiştir. Velhasılıkelam bütün bunlara rağmen kavmi İsa aleyhisselam‘ı öldürmeye çalıştı fakat Allah O’nu göğe yükseltti.

10. Muhammed Sallahu Alaeyhi ve Sellem

Efendimiz aleyhisselam‘a verilen mucizeleri saymakla bitiremeyiz. Peygamberliğinden önce göğsünün yarılması, güvenilir ve dosdoğru olması, günahlara bulaştırılmayışı, Rahip Bahira’nın ve pek çok  bilginin peygamberliğinin işaretlerini görmeleri, bir bulutla gölgeleniyor olması… Peygamberliğinden sonra hala yaşadığı dönemde zehirli eti haber vermesi, görmediği olayları bildirmesi, ayın yarılması, ağacı çağırması ve onunda gelmesi, üzerinde hutbe verdiği kütüğün ağlaması, yiyeceklerin ve içeceklerin yüzlerce kişiye yetecek kadar bereketlenmesi… Vefat ettikten sonra Romanın (İstanbul’un) fethini haber vermesi, halifeleri ve kendisinden sonra gerçekleşecek pek çok hadiseyi (Cemal vb) haber vermesi ve tüm bunların gerçekleşmesi… Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem‘in haber verdiği mucizeler doğrulanmaya devam etmektedir ancak Kur’anımızın zikrettiği geçmişteki mucizelerden ibret almayan insanlar bunlardan da ibret alamamakta ve inat ve kibirleri yüzünden iman edememektedir. Bunlardan bazılar: deve hörgücü gibi topuz yapan kadınların türemesi, koltuğuna yaslanmış (lakayt bir şekilde) kendisinin sünnetlerini reddeden ve bize Kur’an yeter diyenlerin türemesi, uzun binaların çoğalması, helak edilen tüm kavimlerde ki azgınlıkların görülmesi, giyinik çıplakların çıkması… Ali radıyallahu anh‘ın dediği gibi “Gökler açılsa, cennet ve cehennem bana gösterilse imanım ne eksilirdi ne de azalırdı.” Geçmişindekini görüp ibret alamayan insan gözünün önündekinden de ibret alamaz ve iman edemez. İman etmiş olan gökleri görse imanı eksilmez, azalmaz. Henüz üzerimize azabın inmemiş olması, evlerimizde oturuyor olmamız bizi yanılmasın. Kalplerimizden basiretin kaldırılması, Kur’an’dan gözümüzün yaşarmayışı, kıssalara hayret edemeyişimiz de bizim helakimiz olabilir. Allah bizleri ölmeden önce ibret alanlardan ve hayata dönenlerden eylesin. Vakit tövbe ve ibret alabilmek için dua vaktidir.

Kaynaklar

[1] Kalbin Simyası/ Hamza Yusuf
[2] Abdülkadir Geylani/ Geylani Külliyatı
[3] Kur’an ve Hadiste Hayat Mefhumu/ Muhammed El Ahmedi (Darusselam yayınlarından çıkan Arapça bir eser)
Tarihi olaylar için bakınız: İhsan Süreyya Sırma/MüslümanlarınTarihi

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

2 yorum var.

  1. 1

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır.

Bu HTML etiketlerini ve özniteliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>