Motivasyonun Düştüğünde Yeniden Ayağa Kalk


0

Hepimizin hayatında inişli ve çıkışlı anları olur. İnsan bu, dünyada her şey insan içindir. Bazen fiziksel bazen ruhsal şartlar insanı düşürebilir. Böyle anlarda Sünnet insanın itidal üzere kalmasını öğütler. Kim İslam üzere kalırsa ve bu istikamet üzere çabalar ise o daha çabuk toparlar, der. Hayatımızın ana savaşı da budur hemen hemen. Düşmek, orada toparlanmak, yeniden ayağa kalmak, çabalamak ve yeniden düşmek, yeniden toparlanmak.

O hâlde bu döngüyü kabul ederek yola çıkmalıyız. Yani hep iyi olmayacağız. Hep kazanan olmayacağımız gibi hep kaybeden de değiliz. Allah Müslümanlar ile küfür arasında bile günleri pay etmiştir. Bazen biz önde, bazen onlar. Öyleyse bireysel olarak da şeytana kapıldığımız ya da gaflete düştüğümüz yerler olacaktır. Bunu kabul etmek mükemmel olmadığımızı da kabul etmek olacaktır. Aciziz, küçüğüz, güçlü değiliz ama insanız. Hem eşrefi mahluktanız hem de imtihandayız.

Tüm bunlar üzerinden bakacak olursak kendimizi böyle anlarda koruyacak şeylere ihtiyacımız vardır. Bu gibi düşüşlerde birkaç aşamadan söz edebiliriz;

1. Düştüğünü fark etmek

2. Orada sabit kalabilmek (Yani daha da salıp düşüşü arttırmamak)

3. Güç toplamak

4. Yeniden ayağa kalkmak

5. Tecrübe ile daha güçlü devam etmek

Peki, bunları nasıl yapabiliriz?

1. Düştüğünü Fark Etmek

İlk aşama budur. Neden? Çünkü insan ne yaşadığını anlamlandıramadığı ya da netleştiremediği durumda bocalar. Bir çekişme yaşar ve daha fazla yıpranır.- Evet, bu ara kendimi saldım.- Evet, bu olay beni etkilediği için işlerim aksadı.- Evet, düzenim kaydı.- Evet, rutinlerim aksadığı için sıkıntılıyım.- Evet, bu dönem zikirlerim, ibadetlerim bile hasar gördü.

Olay ne ise bunu tespit etmek sizi rahatlatacaktır. Çünkü bilinmezlik insanı çıldırtır. Ben neden böyle oldum, sorusu insanı daha da aşağı çeker. Aslında sorunun cevabını biliriz ama ya cevaptan korkarız ya da itiraf etmek ağır gelir.

Fakat ne kadar erken bunu kabullenirsek o kadar erken ve güçlü toparlarız inşallah.

2. Orada Sabit Kalabilmek

Burada mesele ise ‘Ben bunu nasıl yaparım, yine beceremedim, yine saldım, yine zikirlerim gitti, benden adam olmaz, böyle nereye kadar, durmadan aynı şey oluyor, bu hâle nasıl geldim?’ gibi sorularla hatta yaftalarla beyni ve kalbi meşgul etmektir. Böyle bir durumda kişi çözüme daha uzaktır. Bunu bir kez düşünmek şeytanın milyonlarca kez vesvese vermesi ve kulağımızda tekrar edip o düşünceyi kalbe sokması için yeterlidir. Bir düşüncenin kalbe girmesi onun kabul edilmesi demek olacaktır.

Oysa insanız bu gibi durumlar tabiidir. Burada yapmamız gereken durumu kabul edip tahlil ederek en az hasarla atlatmaktır. Bir de insan genelde bu durumları zaaf noktalarından yaşar. Bunları tanımak ve yaklaşan sinyalleri görmek, tedbir almak da işe yarar.

Diyelim ki, size yazları uzun süreli yatılı misafir geliyor ve sizin zikirler, Kur’an, kitap tüm dengeleriniz alt üst oluyor. Bu artık tanınabilir bir olaydır. O yüzden önlem alınabilirdir. Bunları tahlil etmek mühimdir.

3. Güç Toplamak

İnsan kendini en iyi tanıyandır. Nerede can bulur, nerede can verir aslen en iyi kendi bilir. Fakat bazılarımız bunu ayırt etmez. Yani defalarca tecrübe eder ama fark etmez. Fark etmek ve uyanık olmak için çaba harcamaz. Öylece yaşar yani. Oysa hayat öylece yaşanmayacak kadar kıymetli ve biriciktir. Hiçbir anın tekrarı olmayacaktır. O nedenle bu kısım mühimdir. Kendimizi tanıyıp test ederek şu sonuca ulaşırız;

  • Beni neler olumsuz etkiler
  • Hangi durumlarda modum düşer
  • Neler benim düzenimi, alışkanlıklarımı bozar
  • Bana ne iyi gelir
  • Ne yapınca heyecan ve umut dolarım
  • Neler beni iş yapmaya sevk eder
  • Nasıl motive olurum

Evet, en kritik nokta burası; nasıl motive olurum?

İnsanı etkileyen iki tip motivasyon vardır, iç ve dış motivasyon. İnsan kendi kendini motive edebilir, ki bu insanı daha diri tutar ve daha ulaşılabilirdir. Dışarıdan da enerji alır. Dış motivasyon da insanı güdüler. Fakat dış motivasyon bizim elimizde değildir. Buna rağmen de insanları çoğu dış motivasyon bekler. Birinin hadi demesini, övmesini, öncülük etmesini, işe koşmasını, yaparsın diye desteklemesini bekler. Ancak böyle kendini yüksek hisseder. Bu her zaman mümkün mü? Diyelim ki mümkün. Fakat bunu tersten okur isek bu kişi başkalarının ‘sen yapamazsın, sen beceremezsin’ demesi, onu desteklememesi, iş sunmaması, imkan açmaması durumunda düşecek ve yolunu bulamayacaktır. Bu başlarına bağımlı yaşamak değil midir?

Öyleyse asıl güç içimizde olmalıdır. Bizi destekleyen asıl his içeride. Onu bulup beslemek bizim görevimiz.

4. Yeniden Ayağa Kalkmak

İç motivasyonumuzu nasıl besleriz?

İşte yazımızın asıl amacı da bu idi. İnsan kendini tanımalı. Kendini bu zor ve zahmetli dünyada diri tutabilmek ve kulluğunu zirveye taşıma yarışında tüm engellere rağmen devam etmek için kendine takviyeler sunmalı. Bunların çoğu ve en güçlü olanları da birilerine bağlı olmamalı.

Peki, neler olabilir? Bu kişiye göre çok değişir ama genel bir çerçeve çizmeye çalışır isek;

  • Kulluk; insanın kul olması, hatadan beri olmaması, Erhamurrahimin bir Rabbinin olması ilk motivasyonumuz olmalı. ‘Ben kulum hata yapabilirim. Fakat yapmamak için çok uğraşmalıyım, haydi tekrar deneyelim ve devam edelim.’
  • Amaç; bu dünyada neden varız? Kısacık bir ömrü ne için yaşıyoruz? Allah’a hakkı ile kul olmak için. Aslında tek başımıza verdiğimiz bir savaşı beraber yaşıyoruz. O hâlde kimseye bağımlı olmadan fakat istifade ile hedefe kilitlenmeliyim. Çünkü bu bir yarış ve kaybedeceğim her dakika aleyhime işler. Allah’a en güzel işleri götürmek için koşmam lazım. Daha fazla iyi iş için sürekli çabalamam lazım. Ben sonuçla değil uğraştığım süreç ile mükellefim. Kimseye takılmadan yola devam etmem lazım. Yol kurallarını ise Rabbim belirler, bunları iyice bilip öylece yola düşmem lazım.
  • Dünya gayesi; insan ahireti kazanmak için dünyaya gelmiştir. Ama dünyada da görevleri vardır. Allah’ın halifesi konumundadır. Ve tüm evrene Hakk’ı yaymak ve İslam’ı hakim kılmak yegane görevidir. Bunun neresinde ne kadar olur, onun kaderidir. Fakat herkes her işi yapamasa da, herkesin yapacağı bir iş muhakkak vardır. Kimse boşuna ve hikmetsiz yaratılmamıştır. Taşı, ağacı, böceği sebepsiz yaratmayan Rabbin seni asla boşuna, öylesine yaratmadı. Kendini tanı, Rabbini bul ve sana verdikleri ile bu görevi icra et. Evet, sana hangi imkanlar verildi ise onunla. Senden sende olmayan bir şey istenmiyor. Demek ki, senden istenen aslında içinde mevcut. Onu çıkar.
  • Allah o kadar rahmetli ki, bu hayatı çekilebilir kılmak için bir sürü nimet sıralamış bizlere. Her birimizin farklı bir kişiliğinin, yeteneklerinin olması da bu nimetlerden bir nimet. Öyleyse kendini keşfetmek müthiş bir serüven aslında. Ve bu yeteneklerini Allah yolunda harcayabilmek. İşte bunu ele aldığın zaman zevkle, gelişerek yola devam edersin.

Biraz da kendimize özel olabilecek motivasyonlardan örnekler verelim;

  • Seni heyecanlandıran sözleri biriktirebilirsin. O sözleri duyduğun zaman sana hissettirdiklerini not alarak kendine içinden ‘haydi tekrar ayağa kalk’ diyebilirsin.
  • Yine seni etkileyen videoları, sohbetleri derleyebilirsin. Bazen bir andır o ayağa kalmak, bazen iyileşmek gibi adım adım deponun dolmasını bekler. İkisi için de yarar bu madde.
  • Bazı insanlar iyi gelir. Bir yazar, bir dava adamı, bir mücahid, bir Sahabe, bazen siyer, bazen dost… Bunu fark edip oraya başvurabilirsin. İnsana bir örneğin katkısı başka bir şeyde görülmeyen bir etki oluşturur.
  • Yeni bir işe bismillah demek de insanı ayağa kaldırır. Ya da yarıda kalmış bir işi toparlamak için adım atmak.
  • Bazen bir büyük ile istişare etmek, nasihat dinlemek ruha şifa olur.
  • Bazen modu düşürmek. Sadece kitap okumak ya da sadece dinlemek ya da sadece zikir ya da tefekkür. Olabilir, mesele burada ipin ucunu bir şey ile tutmak ve kaçırmamak. Ama bu tutunma film veya müzik ile olmaz. O zaman başka bir ipin ucunu tuttun demektir. Dikkat!
  • Bazen eski işleri karıştırmak iyi gelir. Ben bu gücü nereden bulmuşum yahu, demek. Bu nedenle toparladığımız zamanlarda ya da iyi zamanlarımızda bir şeyler yazmak böyle anlar için besleyici olur.
  • Yepyeni planlar da insana yeni bir hayat gibi hissettirir. Burada esas olan önceki planlar ve kararlar neden tutmadı, planı kendimizden çok mu uzakta yapıyoruz gibi incelemeleri yapmak ve daha mutedil kararlar ile plan yapmaktır.
  • Bazen de başlamak istersin yahu. Yani ‘ee hadi devam edelim, sıkıldım bu moddan’ dersin. Bir yürüyüş, bir spor, birkaç hareket ya da temizlik iyi gelir. ‘Evet, nerede kalmıştık’ bakışını görür ve kendine gelirsin. ‘haydi yaparız biz, ayaklanalım, çok oturduk’ deyip kendi kendini kaldırırsın. Evet, bazen de sebep aramamak lazım. İçindeki o his, o kıpırtı, aynadaki o bakış, zihnindeki o istek ya da hiçbiri yoksa bile mevcut halinden rahatsız olman, mutsuz olman yeter.

Neden yeniden ayağa kalkmayalım ki, öldük mü? 

Ölmeden önce bir kez daha…

5. Tecrübe İle Daha Güçlü Devam Etmek

Son durağımız olan bu madde de çok kıymetli. Çünkü ne düşmelerin ne de kalkmaların sonu yok. Hatta şöyle diyelim, düşmelerin sonu yok da, kalkmalar ile çokça dua etmek lazım. Bu nedenle düştüğümüz anda yaşadıklarımız ve yeniden başlama evremiz kişisel tecrübemiz için çok mühim. O anları kaydetmek, ders çıkarmak, kişisel gardını almak ve birikim haline getirmek önemli. Bir dahaki yaşanacak olan düşmede temkinli olmayı, tanıdık hisleri ve dahası çıkış labirentine aşina olmayı getirir. Şu dünyada ne kadar vaktimiz var ki, çıkmak için günlerimizi verelim her seferinde.

O yüzden dışa dönük gözlerimizi biraz daha içimize odaklar isek daha iyi bir yolculuk yaparız. Bu yolculuk sonunun kıymeti kadar zahmetli. İnsanların anlık duruşlarına odaklanmayacak kadar değerli. Hazineniniz elinizden kayıp giderken diğer insanı izler ve dediklerini dinler misiniz?

Bir gün bir adam pazarda buz satıyormuş ve şöyle diyormuş;

“Sermayesi hızla eriyen bu adama merhamet edin.”

Büyükler buradan şöyle bir pay çıkarmışlar;

İnsanın ömür sermayesi de güneşin altında bir buz gibi eriyip gitmekte!

……………………………………………………………………

Sermayesi an be an eriyen kendinize merhamet edin!

Haydi yeniden ayağa kalkın ve Rabbimizden yardım isteyin!

Ömür Cenneti kazanabilmek için çok kısa.


Beğendiniz mi? Arkadaşlarınızla Paylaşın!

0

Sizin Tepkiniz Nedir?

İLGİNÇ İLGİNÇ
0
İLGİNÇ
ÜZDÜ ÜZDÜ
0
ÜZDÜ
HARİKA HARİKA
4
HARİKA
HAHA HAHA
0
HAHA
AMAN ALLAH'IM AMAN ALLAH'IM
0
AMAN ALLAH'IM
BAŞARILI BAŞARILI
4
BAŞARILI

3 Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

  1. Allah razı olsun, memnun olsun. Sana istediklerinden bile en hayırlı olanını versin. İstikamet üzere kalasın bintikalem. Seni seviyoruz.

Yazı Formatı Seçiniz
Kişisel Test
Kişiliğe dair bir şey ortaya çıkarmayı amaçlayan sorular dizisi
Basit Test
Bilgiyi kontrol etmek isteyen doğru ve yanlış cevaplı sorular dizisi
Anket
Karar vermek veya görüş belirlemek için oylama yapmak
Serbest Yazı
Yazılarınıza Görseller Bağlantılar Ekleyebilirsiniz
Liste
Klasik İnternet Listeleri
Geri Sayım Listesi
Klasik İnternet Geri Sayım Listeleri
Açık Liste
Kendi öğenizi gönderin ve en iyi sunum için oy verin
Oylanabilir Liste
En iyi liste öğesine karar vermek için yukarı veya aşağı basın
Fotoyla Anlatım
Kendi resimlerinizi yükleyin ve birşeyler anlatın
Video
Youtube and Vimeo Embeds
Ses
Soundcloud veya Mixcloud İçerikleri
Görsel
Fotoğraf veya GIF
GIF
GIF Formatı