İslam, Kimdir?, Liste, Örnek Şahsiyetler, Yaşam

Meryem Annemizden Kızlarına 10 Nasihat

“Cennet kadınlarının en faziletlileri; Huveylid’in kızı Hatice, Muhammed’in kızı Fatıma, İmran’ın kızı Meryem ve Muzahim’in kızı (Firavun’un karısı) Asiye’dir.” (Heysemî, Zevaid, 9/223)

İnsan; ciltler dolusu kitaplar okumuş olabilir, duyulunca dudak uçurtacak miktarlarda para infak etmiş olabilir, İslam hakkında dersler vermiş olabilir. Ancak insan; namazı kadar ‘iman’ sahibidir. Allah’a en çok farz namazlar ile yaklaşabiliriz. İşte bu derecede kıymetli olan namazımızda okuduğumuz Kur’anımız’da, kadınlardan sadece ‘Meryem’in ismi geçmektedir. Peki nedir bu ‘Meryem’ ismindeki mucize? Kimdir bu Meryem? Allah’ın gözünde bu derecede kıymetli olacak hangi işleri yapmıştır? Bizler de onun gibi kıymetli olabilir miyiz? ‘Meryem’ ismi, ‘Allah’ın hizmetçisi-kölesi’ anlamına gelmektedir. Eski zamanlarda Araplar yalnızca kölelerine-hizmetçilerine isimleriyle hitap ederlerdi. Kadınlara ise lakaplarıyla-sıfatlarıyla hitap etme adeti vardı. İşte Allah, Meryem annemizi Kur’anın’da ismiyle hitap ederek yüce bir seviyeyle şereflendirdi. Evet belki sıradan bir insana köle olmak ‘aşağı’ olarak algılanacak bir durumdu. Fakat alemlerin Rabbi olan Allah’a kul olmak bir şeref mevzusuydu, yaratılış gayesiydi. Çünkü ona kul olan asla ve kat’a başka hiçbir şeye kul olmamış ve tam bir teslimiyetle ile Efendisi ne söylediyse yapmış, onun emrinin dışına çıkmamış demekti. Kendi istek ve arzularını bir kenara bırakıp Allah’ın emirlerinde adeta erimiş demekti! Suyun bulunduğu kabın şeklini alması gibi Allah’ın verdiği şekil ile şekillenmiş demekti. İşte bu ancak Meryem annemize ve kıyamet günü;( insanların ancak başlarında iyi veya kötü liderlerle cennete veya cehenneme gideceği gün) Meryem anasıyla dirilecek olan ‘Meryem’leşmiş kızlara nasip olacak bir şerefti.

1. Bir Hanımın Gündemi...

“Allah bir kişinin göğüs boşluğunda iki kalp yaratmamıştır.” (Ahzab/4)

Meryemce yaşamaya niyet etmiş bir hanımın hayatının merkezinde Rabbi vardır. Gündemi Allah’dır, Allah’a kulluktur. Kalbi Allah ile doludur. Eşi hayatının merkezinde ve kaybederse dünyası başına yıkılacak bir kadın değildir mesela. Eşini ve çocuğunu Allah için gerektiği kadar sever fakat putlaştırmaz. Bu yüzden eşi özel bir günde hediye almadı diye, bir gün eve somurtarak geldi diye, bir gün bir kusurunu yüzüne vurdu diye, sosyal medyadaki kocalar gibi olamadı diye veya hiç evlenemedi ‘evde kaldı(?)’ diye karalar bağlamaz. Çocuğu okumadı, derslerinde başarılı olamadı, her gün ayrı bir saygısızlıkla kendisini yaraladı veya o çocuğa çok lüks şartlar sağlayamadı diye yaşam enerjisini yitirmez. Annesiyle kavga etti diye vazifelerini terk etmez. Çünkü o; gücünü eşinden, çocuğundan, annesinden-babasından ya da filanca kişiden veya kurumdan değil, tüm kudretin sahibi Allah’dan almaktadır. Sıkıntılar ona dokununca yöneleceği taraf bellidir. Nimetler ona erişince şükrünü kime eda edeceği bellidir. Bir gün her şeyi tersine çeviriverecek bir Rabbe kulluk ve itaat etmektedir. Bu yüzden doğurduğu çocuğun adı ‘İsa’ olmasada, kendisi Allah’ın sevgili kullarından olabilir. Diğer türlü yalnızca ismini ‘İsa’ koymakla hayırlı bir çocuk yetiştirilemeyeceğini bilir. Onun doğurduğu çocuğu ‘İsa’ yapan kulluğudur çünkü. Allah’a bağlı olan kadın, Kur’an’da anılmaya layık görülmüş kadındır.

2. Eğer Allah İsterse...

“Bir işe karar verdiği zaman ona sadece “ol!” der, hemen oluverir.” (Meryem/35)

Allah her şeyi sebeplerle yaratmıştır. Çiçeği, büyümesi için sulamak gerekir. Dünyanın dönmesi çekim kuvvetleriyle meydana gelir. Topu atarsak yere düşer. Yumurta yemek için tavuk yetiştirmek gerekir, süt içmek için inek. Ama eğer Allah ister ise ağaçsız da meyve yaratır. Babasız da çocuk dünyaya getirir. Mucize kelimesinin anlamı budur. Allah kendi koyduğu kuralları isterse yine kendi kaldırır. Meryem Anasının kızı olacak hanım nasıl bir Allah’a dua ettiğini bilir. ‘Olmaz’ diye bir şey yoktur onun lügatinde. Çünkü Rabbi ‘ol der ve olur’un Rabbidir. Olmuyor diye dua etmekten vazgeçmez, kulluğunu-ibadetini arttırır, nasıl Meryemce yaşayacağını araştırır ve Rabbine teslim olur. Ne istersen en büyüğünü ister. Küçük düşüncelerin, küçük dünyaların insanı değildir Meryemce kız. Bir dua ile kanunların iptal edilebileceğini bilerek ve fakat Rabbine teslim olarak yaşayan kızdır.

3. Ana-Baba Duası...

Bir zamanlar İmrân’ın karısı şöyle demişti; Rabbim! Karnımdakini kayıtsız şartsız sana adadım, benden kabul buyur; kuşkusuz sensin her şeyi işiten, her şeyi bilen.”(Ali İmran/35)

Meryemce kız-hanım; Hanne kadının duası olduğunu bilir. Annesini Hanne bilir. Anne-babasının duasını almak veya alamamak meselesini Rabbine kulluk edebilmenin veya edememenin eşdeğeri bilir. Allah’ isyanı emretmediği sürece anne-babasının her türlü emrini kıldığı namaz gibi Rabbinin emirlerinden bir emir olarak yerine getirir. 

4. Namaz..

“Ey Meryem! Rabbine ibadet et; secdeye kapan, huzurunda eğilenlerle beraber sen de eğil.”(Ali İmran/43)

Meryem annemiz ibadetiyle övülmüştür.  Kalpler namazla, rükû ve secde ile rikkate erer. Meryem’in kızı olmaya aday olanlarda, namazında, rükûunda, secdesinde tat aramaya bakmalıdır, bunun için dua etmelidir.

5. Yalnızlık...

“Bir de İmran’ın kızı Meryem’i (onlara misal olarak verdi). O, ırzını korumuştu. Biz de ona ruhumuzdan üfledik. O Rabbinin kelimelerini ve kitaplarını tasdik etti. O ibadete devam edenlerdendi.” (Tahrim, 66/12)

Yalnız kaldığımızda Allah’a dua ettiğimizde Allah’a daha yakınız. Yalnızken yaptığımız ibadetler riyasızdır.  Bu yüzden Meryemce yaşayacak bir hanım geceleri secdede gözyaşı dökmeyi fırsat bilir mesela…

6. Kalbi Allah'a Bağlılık...

“Rabbim! Ben sana ettiğim dualarda hiç eli boş dönmedim!” (Meryem/4)

Meryemce kız, yalnızca ve yalnızca Allah’tan bekler. Sebepler dairesinin hiç hükmünde olduğunu ve eğer Allah isterse tüm sebepleri yaratacağını bilir. Fakat çabalamayı asla unutmaz. Allah’ın; onun için sebepler dairesini harekete geçireceği bir kul olabilmek için çabalar. 

7. İnsan...

“Sonra doğum sancısı onu bir hurma ağacının dibine yöneltti. Meryem; Keşke bundan önce ölseydim de unutulup gitseydim, dedi.” (Meryem/23)

İnsan tüm teslimiyet ve imanına rağmen insandır. Acizdir, zayıftır ve muhtaçtır. Meryem annemiz de insandı. Sürekli her şeyin onun için kolaylaştırıldığı, hiç sıkıntısız bir hayat yaşamadı. Bİlakis Allah’ın tüm sevgili kulları gibi bedel ödedi, en ağır imtihanlara maruz kaldı. Rabbi onu desteklediği halde duygusal anlamda çöküntüler yaşadı. İnsanların onu kınayacak olmasından korktu ve doğumunu yapmak için kavminden uzaklarda bir çöle kadar yürüdü. Bu yüzden kendisinden insan üstü bir faaliyet bekleyen hüsrana uğrar. Yeri gelir düşebilir ama bu düşüşünü bile Rabbine sığınış için vesile yapmasını bilmelidir.

8. Konuşmak veya Susmak...

“İnsanlardan birini görürsen de ki: Ben, çok esirgeyici olan rahmâna adakta bulundum; artık bugün hiçbir insanla konuşmayacağım. Sonra çocuğu kucağına alarak topluluğuna getirdi. Dediler ki: Ey Meryem! Gerçekten sen çirkin bir şey yaptın!”(Meryem/26-27)

Bazen öyle bir zaman gelir ki siz ne anlatırsanız anlatın, insanlar duymak istediklerini duyarlar. Meryem Annemiz için de bu böyleydi. Allah, O’nun koşmasının veya susmasının İsrailoğullarının atacağı iftiraları değiştirmeyeceğini bildi ve ona susmasını emretti. Sözlerin fayda vermeyeceği bir durum ile karşılaşan Meryemce kız susmasını bilir. Rabbine teslim olur, ona yalvarıp yakarır. Cahillerle yüz göz olmaz.

9. Anı Yaşamak...

“Ye iç, gözün aydın olsun!”(Meryem/26)

Meryem annemiz tertemizdi. Asla bir erkek eli ona değmediği gibi bizim algılamakta güçlük çekeceğimiz kadar ahlak ve haya sahibiydi. onun için olabilecek en büyük imtihan iffetine karşı yapılabilecek bir iftiraydı. ancak bununla kahrolmadı. Rabbinin “Ye iç, gözün aydın olsun” emrine muhatap oldu ve Allah’ın kölesi anlamına gelen isminin hakkını verdi, duygularını bile Allah’ın memnun olacağı şekilde kontrol etti, mutlu oldu, tasalanmadı. Dolayısıyla Meryemce kız anı yaşayan kızdır. Geçmişin ve geleceğin tasalarıyla kahrolmaz.

10. Allah'ın Yardımı...

“Kuşkusuz Allah dilediğine sayısız rızık verir.” (Ali İmran/37)

Allah’ın yardımının hangi vesile ile geleceği belli değildir. Kimi zaman rahattan sonra kimi zaman zorluktan sonra… Meryem annemiz Allah’ın yardımını gördü ama ibadetlerinden dolayı gördü. Meryemce yaşamak isteyen ve Meryem annesiyle dirilmek isteyen bir kızın da zor günler için ibadet biriktirmesi gerekir.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

10 yorum var.

  1. 1
  2. 3
  3. 5
  4. 6
  5. 7
  6. 8
  7. 9
  8. 10

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır.

Bu HTML etiketlerini ve özniteliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>