Eğitim, Tefekkür, Yazılar

Medeniyet Aklı Kitabından 10 Alıntı

Medeniyet aklı kitabı, her medeniyetin bir kurucu aklı olduğunu, sanattan devlet idaresine, dinden orduya kadar her yerde görülen uygulama, politika ve geleneklerin aslında tek bir dünya görüşüne, bir kurucu akla, bir ”medeniyet aklı”na dayandığını göstermek için yazıldı.. 

1. Medeniyet

Kapalı toplumlar medeniyet olamazlar. Yabancı düşmanı toplumlar ne kadar zengin ve güçlü olurlarsa olsunlar medeniyet olamazlar. Açıklık bir medeniyetin olmazsa olmaz şartıdır. Mesela ‘yabancı’ anlamına gelen  foreign’ kelimesi İngilizce’de ilk kullanıldığında ‘kapı eşiği’ anlamındaydı. Yani ‘yabancı’ demek kapının eşiğinin dışında olana denir. Bizde ‘yabancı’ anlamına gelen ‘ecnebi’ kelimesi de, Arapça’da ‘cenub’dan, yani güney yönünden gelenler anlamındadır. Her iki kavram da alıcı, açık bir anlam taşır. 

2. Medeniyetin Merkezi: İnsan

İnsan kelimesi Arapça’da ”nisyan” veya ”ünsiyet” kelimeleriyle aynı köktendir. ”Nisyan” ‘unutmak’; ”ünsiyet” ise ‘yakınlık kurmak’ demektir. Bu iki kavram bizim insanı nasıl anlayacağımız konusunda da ipuçları veriyor. Yani kendimizi, ötekini ve dünyayı anlarken iki türlü davranabiliriz: İnsanı ‘nisyan’ anlamı ile ilişkilendirirsek, öteki her canlıyı ve cansızı gözardı ederiz. Ama eğer insanın ‘ünsiyet’ anlamını kabul edersek, kendimiz dışındaki bütün varlıklarla birleşiriz, yakınlaşırız. 

3. Medeniyet ve Mekan

Medeniyetin ikinci boyutu mekandır.”Mekan” kelimesi de Arapça kökenlidir ve ”imkan” ve ”temkin” kelimeleriyle ortak köke sahiptir. O halde hem medeniyetler ve hem de insanlarmekanaiki açıdanbakabilir: Ya dünya üzerinde diğer insanlarla ünsiyet kurarak, yani yakınlaşarak hareket etmemiz için bize verilen bir ”imkan” olarak.. Ya da bizden olmayanlara karşı nisyan nazarıyla bakarsak, mekan bir imkan olmaktan çıkar, kendimizi siper aldığımız bir ”temkin” alanı haline gelir.. Dolayısıyla bir medeniyetin, devletin veya kişinin insna tasavvuru neyse mekan tasavvuru da öyledir. 

4. Medeniyet ve Zaman

Medeniyetin üçüncü boyutu zamandır.Zaman kelimesi Arapça‘dan dilimize geçmiş. Farsça’dan gelen zemin kelimesine ses olarak benzer. Dolayısıyla; zamanı geçip giden bir şey olarak değil de, olumlu, yapıcı ve hayırlı eylemlerin temeli olan bir zemin olarak görmek gerekir. Böyle bakanlarla bakmayanların işleri, düşünceleri ve zevkleri arasında müthiş fark vardır. 

5. Mekan ve İsimler

Aşağılık kompleksi dünyanın çeşitli yerlerinde verdiğimiz mekan isimlerini bize unutturur. Mesela Makedonya’da Türkçe adı Kalkandelen olan şehre Tetova, Ohri olan şehreOhrid diyenler var. Bir de Türkçe mekan isimlerini yabancı telaffuzla okuyanlar var ki.. Mesela Kamışlı olan Suriye’deki şehre İngilizler Qamishli dediği için biz de öyle yazıyoruz. Emirli olan Irak’taki şehrin Amerle telaffuzunu kullanıyoruz. Bunun ne önemi var diye düşünmeyin. Yer isimlerine sahip çıkmayan kendi geçmişine sahip çıkmıyor demektir. 

6. Mekan ve Güç İlişkisi

Ortadoğu.. Yaşadığımız bölgenin isimlendirilişi. Şimdi bizde öyle diyoruz. Fakat şu Ortadoğu denilen mekan da neresi oluyor? Haritaya bakalım. Evet, Türkiye ve güneyindeki Arap ülkelerini Libya’ya, bazen Fas’a kadar içeren bölge burası. Ortadoğu. Yani doğunun ortası. Peki, en doğu neresi ki, bu bölge onun ortası oluyor? Ve kime göre böyle? Elbette İngiliz’e göre… Kendini dünyanın merkezi sayan İngiltere için en doğuda Çin var. Oraya zaten ”Far East” yani ”Uzakdoğu”derler. Biz bile öyle diyoruz. Kendimizi İngiliz’in yerine koyup mekanlara öyle ad koyuyoruz. Ortadoğu demeyip ne demeliyiz peki? Osmanlı Bölgesi. Çünkü bu bölgenin tutarlı tek bir ortak paydası ”Osmanlı” kavramıdır. 

7. Zaman Algısı

Batılı için ”Vakit, nakittir” Yani ”time is money” Kapitalist mantığa göre bu söz doğru olabilir. Ama bizim için vakit nakit değil, bir değerdir. Çünkü her nakit, değer değildir, her değer de para değildir. Yani Batıdan dilimize dolaşan ”zamanın ruhu” kavramı da bize ait değildir. Bizim anlayışımıza göre zamanın değil, insanın ruhu  vardır. Zamanı yüceltmek modern bir hastalıktır. Bizdeki zaman kavramı Batı’dan farklıdır. İnanan kişinin, her şeyi gibi zaman algısı da Mevla merkezlidir. Bütün İslam dünyasında zaman ezan ile şekillenen bir olgudur. 

8. İsimler

Amerika’da garip soyadları var ama bunlar genellikle köle kökenli zencilere ait. Bunlar ya köle efendilerinin soyadlarını almışlar, ya Brown gibi esmer anlamına gelen, ya da Freeman gibi özgür anlamına gelen soyadlarını… Meşhur aktör Morgan Freeman‘in soyadı da buradan geliyor. Meşhur zenci basketbolcu Shaquille O’Neal‘in soyadı bir İrlanda soyadıdır. Anlaşılan Shaq’in ABD’ye köle olarak getirilen atalarının efendisi veya onları satan köle taciri İrlandalı idi ve bu soyadını taşıyordu. Malcolm X‘in soyadını ”bilinmeyen” anlamındaki X harfi ile ifade etmesi bu yüzden gerçek zenci dirilişinin bir ifadesidir. 

9. İnsan ve Özgürlük!

”Özgürlükler ülkesi” olarak bilinen ABD’nin 1776’da ilan ettiği Bağımsızlık Bildirgesi’nin başlangıcında ne denir? Şöyle: ”We hold these truhts to be self-evident, that all men are created equal, that they are endowed by theirCreator with certainunalienable Rigths that among these are Life, Liberty and the pursuit of Happiness” Yani ”Biz insanların eşit yaratıldığını, yaratanın insanlara kimsenin ellerinden alamayacağı haklar verdiğini, bunların arasında hayat, özgürlük ve mutluluğu arama haklarıın olduğunu apaçık gerçekler olarak savunuyoruz.” Bu hoş ve özgürlüğü yücelten cümlelerin altına elli kişi imza atmıştı. Bunların üçte iri köle sahibiydi. Hatta bu metni kaleme alan Thomas Jefferson’ın bile yüzlerce kölesi vardı. İlk ABD başkanı olacak George Washington ve James Madison’ın da köleleri vardı. Bu bildirge imzalandığında ABD’de yarım milyon köle mevcuttu, yoğun olarak yaşadıkları Güney’de nüfusun % 40’ını oluşturuyorlardı. 

10. Medeniyetimiz

Bizim medeniyetimiz ”insani” bir medeniyettir. İnsanı severiz. Yerli yabancı, Müslüman kafir fark etmez. Misafirperverliğimiz imanımızdan gelir. İnsan sevgimiz o derecededir ki bir insanla ortak bağ kurmak için sürekli fırsat ararız. Hemşehrilik, asker arkadaşlığı, hatta adaşlık bile bizim için bir dostluk vesilesidir. Bu kavramların hiç biri Batı’da yoktur. Çünkü bu yalnızlar toplumunda ”arka-daş”, ”ad-daş”, ”yol-daş” gibi birlik bildiren bir durum yoktur. Bu kadar ”-daş” ile biten kelimeler Batılı dillerde bulunmaz. Ayrıca muhabbet, aşk, sevda, gönül, sohbet, dost kelimelerinin ne İngilizce ne de diğer Batı dillerinde tam bir tercümesi vardır. Kendisi olmayanın kelimesi nasıl olsun ki? Cismi olmayanın ismi olur mu? 

Kaynaklar

Medeniyet Aklı – Savaş Barkçin

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır.

Bu HTML etiketlerini ve özniteliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>