Davet ve Tebliğ, İslam, Örnek Şahsiyetler

Lokman Hekim’den Altın Değerinde 11 Öğüt

Lokman Hekim, Kur’an-ı Kerim’de ismi geçen büyük zatlardan olup öğütleri, ahlaki ve tıbbi sözleriyle tanınmıştır. Hz. Davut (aleyhisselam) zamanında yaşadığı rivayet edilir. Peygamber veya veli olduğu hususunda tartışmalar vardır. Oğluna verdiği altın değerinde öğütler tüm Müslümanlara miras kalmıştır.

1. Rabb'ine ortak koşma!

“Oğulcağızım, Allah’a ortak koşma. Çünkü şirk (Allah’a ortak koşma) elbette büyük bir zulümdür.”

– Şirki yalnızca putlara tapmaktan ibaret görmemeli, şirki uzakta aramamalıyız. Allah’ın rızasına hiçbir şeyi tercih etmemeli ve Allah’ın rızasından başka hiçbir şeyden medet ummamalıyız.

“Andolsun, sana ve senden önceki peygamberlere şöyle vahyedildi: ‘Eğer Allah’a ortak koşarsan elbette amelin boşa çıkar ve elbette ziyana uğrayanlardan olursun.’ Hayır, yalnız Allah’a ibadet et ve şükredenlerden ol.”

 (Zümer Suresi; 65-66. Ayetleri Meali)

2. Allah, her şeyi bilen ve görendir!

“Oğulcağızım! Gerçek (iyilik ve kötülük) bir hardal tanesi kadar olup da bir kaya içinde veya göklerde yahut yerin dibinde (gizlenmiş) bulunsa bile Allah onu getirir (ahirette karşısına kor ve hesabını görür). Çünkü Allah latiftir, hakkıyla haberdardır.”

“O gün birtakım yüzler aydındır. Rablerine bakarlar.” (Kıyamet Suresi; 22-23. Ayetleri Meali)

– Allah, hepimizi o gün Rabbine nâzır olanlardan eylesin.

3. Namazını dosdoğru, devamlı kıl!

“Oğulcağızım! Namazını dosdoğru, devamlı kıl. İyiliği emret, kötülükten vazgeçirmeye çalış. Sana (bu emir ve nehiy sebebiyle ) isabet eden her şeye katlan. Çünkü bu işlerin her birisi, kesin surette farz kılınan büyük işlerdendir.”

“Sabrederek ve namaz kılarak (Allah’tan) yardım dileyin. Şüphesiz namaz, Allah’a derinden saygı duyanlardan başkasına ağır gelir.” (Bakara Suresi; 45. Ayeti Meali)

“Gecenin bir kısmında da uyanarak sana mahsus fazla bir ibadet olmak üzere teheccüd namazı kıl ki, Rabbin seni Makam-ı Mahmud’a ulaştırsın.” (İsrâ Suresi; 79. Ayeti Meali)

4. Kibirlenme!

“Kibirlenip insanlara yüz çevirme. Yeryüzünde şımarık şımarık yürüme. Zira Allah kibirlenmeyi ve kendini beğenip övüneni sevmez.”

“Yeryüzünde böbürlenerek yürüme. Çünkü sen yeri asla yaramazsın, boyca da dağlara asla erişemezsin.” (İsrâ Suresi; 37. Ayeti Meali)

Unutmayalım ki dünyevi konumumuzun ve rütbemizin, sahip olduğumuz dünyevi zenginliklerin Allah katında hiçbir değeri yoktur. Allah katında üstünlük, takvadadır.

“Allah katında en değerli olanınız, O’na karşı gelmekten en çok sakınanınızdır. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, hakkıyla haberdar olandır.” (Hucurât Suresi; 13. Ayeti Meali)

5. Yalandan sakın!

“Oğulcağızım! Yalandan sakın. Yalan, dilini bozar. İnsanlar yanında mürüvvetin noksanlaşır. Bu takdirde utanma hissin azalır, küçük düşersin. Konuştuğun zaman seni kimse dinlemez. Bir şey söylediğinde seni tasdik etmez. Durum bu hale geldiği zaman artık yaşamakta hayır yoktur.”

İman sahibi, her hataya düşebilir. Fakat, hainlik yapamaz ve yalan söyleyemez. (İbni Ebi şeybe, Bezzar)

Ancak şunu da belirtelim. Üç yer hariç yalanın her çeşidi âdemoğluna haramdır. Bu üç yere gelince:

1. Erkeğin, rızasını sağlamak için eşine yalanı.

2. Harpte söylenecek yalan. Çünkü harp bir hileden ibarettir.

3. İki Müslümanın arasında sulhü sağlamak kasdıyla söylenen yalan.

6. Ahireti hatırla, ölümü düşün!

“Ey Oğulcağızım. Cenazede bulun. Çünkü cenazeler sana ölümü hatırlatır.”

Nitekim Resûlullah (sallâllahü aleyhi ve sellem):

“Akıllı şu kimsedir ki nefsini emre uydu­rur ve ölümden sonrası için amel işler, hazırlık yapar”, buyurdu. Ölü­mü hatırlayan bir kimse, bunun için azık toplamakla elbette meşgul olur. Kabrini Cennet bahçelerinden bir bahçe bulur. Ölümü unutup bütün mak­sadı dünyâ olan, âhiret azığını aklına bile getirmeyenin mezarı Cehennem çukurlarından bir çukur olur. Bunun için ölümü hatırlamak büyük fazi­lettir. 

7. Bolca istiğfar et!

”Ey Oğul! Tövbeni geciktirme. Çünkü ölüm, insana ansızın geliverir.”

-Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) Hz. Peygamber’den (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle rivayet eder: 

Mü’min bir kimse, bir günah işlediği zaman kalbinde simsiyah bir nokta belirir. Eğer tevbe eder, o günahtan el çekerse ve günâhının affını Allah’tan talep ederse, kalbi o siyah noktadan temizlenir. Eğer günâhı gittikçe fazlalaşırsa o nisbette siyahlık da fazlalaşır. Öyle ki, sonunda o siyahlıkla kalp tamamen kaplanmış olur”. 

İşte o siyahlık Allah Teâlâ’nın Kur’an’da beyan buyurduğu Ran’dır: 

‘Hayır, doğrusu onların kazandıkları günahlar kalplerini kaplamıştır’. (Mutaffifin Suresi; 14. Ayeti Meali)

8. Allah'tan gelene razı ol, sabret!

”Ey Oğul. Altın ateşle, salih kişi de bela ile denenir. Allah bir insan topluluğunu sevdiğinde belalandırır. Allah’tan gelene razı olanlar için Allah’ın rızası vardır. Allah’tan gelen belaya kızanlar için de Allah’ın gazabı vardır. ”

Dünyanın ömrü, ahiretin uzunluğu yanında bir salise kadar bile değildir. Allah, dostlarına merhamet ederek sonsuz nimetlere kavuşmaları için dünyada sıkıntı verir. Düşmanlarına ise lezzet verip çok elemlere sürükler. Dünya zevk yeri değildir. Ahiret bunun için yaratılmıştır. Dünyanın imtihan yeri olduğunu unutmamalıyız, başımıza bir musibet geldiğinde isyan etmemeli, sabır ve dua ile zor zamanların üstesinden gelmeye çalışmalıyız.

9. Allah rızası için ilim öğren!

“Oğulcağızım, ilim adamlarıyla düş kalk. Hikmet sahibi kimselerin sözlerine kulak ver, iyice dinle. Çünkü Allah, bol yağmurla ölü toğrağı dirilttiği gibi hikmet ışığıyla da ölü kalbi diriltir.”

”Oğulcağızım, ilmi ulemaya karşı iftihar vesilesi olmak için öğrenme. İlmi, budalalarla mücadele ve münazara etmek için öğrenme. Meclislerde mersiyeler söylemek için de olmasın. Zahitliğe (dünyadan el etek çekme) özenerek ve cahilliğe rağbet ederek ilmi bırakma.”

10. Üç gerçek ancak üç şey ile bilinir!

“Oğulcağızım, üç gerçek ancak üç şeyle bilinir:

– Yumuşak huylu kişi, ancak öfkelendiği zaman,

– Kahraman kimse, ancak savaş meydanında,

– Hakiki kardeş ve gerçek dost da ancak kendisine ihtiyaç hasıl olduğunda bilinir.”

“Eğer bir kimseyi kendine kardeş edinmek istersen kardeş olmadan önce bir bahane ile öfkelendir. Nasıl davranacak bak. Eğer o öfkeli olduğu halde sana insaflı davranırsa onu kardeşliğe kabul et. Aksi takdirde de onu bırak, ondan sakın.”

“Ey Oğlum! Hasetçi için üç alamet vardır. Arkadaşını arkasından çekiştirendir, yüz yüze gelince yaltaklanandır ve arkadaşının başına bir felaket geldiğinde sevincinden şenlik yapanlardır.”

11. Dünya azdır, ömür azdan da azdır!

”Oğlum, dünya azdır. Senin ömrün dünyadan da azdır. Şu hale göre, ömründen kalanı, azdan da azdır.”

Hiç ölmeyecekmiş gibi dünya için, yarın ölecekmiş gibi de ahiret için çalışalım.

Kaynaklar

Abdullah Pamuk; Lokman Hekim’den Öğütler, Pamuk Yayıncılık, İstanbul.
Ziya Demirel; Bilgelerden Öğütler, Akçağ Yayıncılık, Ankara.


Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver



İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * olarak işaretlendi

Bu HTML etiketlerini ve özniteliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>