İslam, Liste

Kudüs İçin Ne Yapabiliriz?

Son günlerde birçoğumuzun aklını kurcalayan bu soruya tatmin edici bir cevap bulabilmek için bir çoğumuz çabalıyoruz. Gerçek şu ki çoğumuz herhangi sözügeçer bir siyasi-ideolojik makamlara sahip, bir sözüyle yüzlerce insanı yönlendirebilecek öncüler veya elçiler değiliz. Bizler çoğunlukla kendi halinde kendi yaşamlarını evirip çevirmekle mücadele eden, Kudüs için yalnızca derin bir kederle iç geçiren insanlarız. Sahiden yapabileceğimiz şeyler yok mu? Eğer az da olsa yapabileceklerimiz varsa, çok etkisiz şeyler mi? Peki, az sayıda ve belki etkisiz olmaları, onları yapmamaya bahane sayılıp bizi sorumluluktan kurtarır mı? Bu sorulara, selim bir vicdanın vereceği yanıt bellidir.

Bu çağda hala böyle zalim ve cani nasıl olunabilir diye soruyoruz. Hatırlayalım ki çok yakın bir tarihte Avrupa’nın orta yerinde, Birleşmiş Milletlere rağmen, Bosna’da sadece Müslüman oldukları için insanları katlettiler. Bu gibi durumlar gösteriyor ki teknoloji ve imkanlar, bilgi ve birikimler gelişse de; ahlak, insaf ve insani değerlerin gelişmesi için toplumlarda örnek ve önderlere ihtiyaç var. Aksi takdirde bulanık bir akılla menfaatlerinin kulu olan insanoğulları yaptıklarıyla çok alçaklara inmeye devam edeceklerdir.

Farkındalık oluşturmalıyız!

Ne yazık ki günümüzde Allah’tan, dünya kamuoyundan korktuğu kadar korkmayan yığınlar var. Kamuoyunda kümülatif bir bilinç oluşturmak herhangi bir insanın elinde olmayabilir, fakat kendi bilincini ayakta tutmak, çevresine de bu şuuru taşıyan bir duruş sergilemek her insanın kendi elindedir. 

Henüz yakın bir zamanda yüzlerce Yahudi’yi katleden zalim bir Nazi zulmü vuku buldu. Bu zulme ancak kamuoyunun vicdanına kulak verip dizginleri ele almasıyla müdahale edilebildi. Ardından yıllarca o zamanlarda yaşanan acıların dile getirildiği filmler, kitaplar, yayınlar yapıldı ve bu eziyet akıllarda hep taze kaldı. 

İşte bu yüzden Filistin’de bu zulmü yapanlar Allah’tan korkmayıp dünya kamuoyundan çekiniyorlar. Çünkü kendi ataları bu çeşit bir zulmün ve faşizmin kurbanı oldular, yerlerinden, yurtlarından, hayatlarından mahrum edildiler; Filistin’de yaptıkları aslında onları atalarına bu zulmü yapanlardan farksız kıldığı için; medyayı hep kendilerini masum ve medeni göstermek için kullanmaya devam ettiler -hala etmekteler-.

Ta en başında bir parazit gibi davranarak korkunç hile ve ihanetlerle kendilerine yardım eli uzatan Filistinlilerin vatanlarını gasp ederek kurulan bir topluluktan bahsediyoruz: onları en rahatsız edecek olan şey, dünyanın diğer yerlerinde zulme uğrayan din kardeşlerinin farkında olup farkındalık oluşturan Müslümanlar olacaktır.

Cesur olmalıyız!

Tarih boyunca öyle korkunç olaylar olmuştur ki, aslında daha en başında bir kıvılcımken hatta sonrasında bir miktar yakıp yıkmasına rağmen birkaç cesur insan tarafından önlenebilirdi.

Cesur olmak, çok büyük bir meseledir, çünkü çoğu zaman insanın kendi aleyhinedir. Oysa Allah subhanehu veteala buyuruyor ki: “Yalnız benden korkun.” (Bakara Suresi, 40)

Kudüs’te ve dünyanın diğer bütün yerlerinde yaşanan bu acı olaylar bütün Müslümanların cesur bir duruş sergilemesini gerektiriyor. Bu cesaret İslam’ın adaletine ve selametine yakışır bir cesaret olmalıdır. Belki duruşumuzla kitleleri etkileyecek kadar güçlü bireyler değiliz, fakat bir insan bir alemdir, en azından kendi alemimizi ve çevremizi bu etkiden mahrum bırakmamalıyız. 

“Onlar mü’minlere karşı alçak gönüllü, kâfirlere karşı güçlü ve onurludurlar. Allah yolunda cihad ederler. (Bu yolda) hiçbir kınayıcının kınamasından da korkmazlar.”

(Maide Suresi, 54)

Samimi olmalıyız!

İnsan her işte denge üzere davranmalıdır, ancak o zaman istikrarını ve istikametini koruyabilir. Bu acımızı yaşayışımızda da geçerlidir. Acımız bir gösterişten ibaret bir olmamalıdır. Zahirimize önem verdiğimiz kadar batınımızı ihmal edebiliyoruz. Halbuki zulme maruz kalan Müslüman kardeşlerimize en büyük yardımı ancak ihlaslı dualarımızla yapabiliriz. Dile getirdiğimiz düşünceler anlık iseler ve derin bir kederle beslenip önce içimizde demlenmediyseler; bir acı ve duyar gösterisine dönüşebilir. Bunun olmamasına dikkat ederek iç alemimizi yoklamalı ve acımızda samimi olmalıyız. Allah’ın tesellisi ancak samimi kalplere inecektir. 

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır.

Bu HTML etiketlerini ve özniteliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>