Yazılar

Kendisine Aslanın Zarar Vermediği Sahabi: Sefine Radıyallahu Anh

Bismillah. 

Rabbimize güvenip, her an O’nun yardımını yanımızda hissedersek O’nun yardımının gerçekleşeceğini, Allah’ın yardımını hissettikten sonra hiçbir derdin bizi çökertmeyeceğini, Allah’a teslim olmuş birisine aslanın dahi zarar veremeyeceğini anlatan bir olay vardır. Bu bir masal, hikaye değildir. Hadis-i şeriftir. (Hakim, Müstedrek, 4293. hadis-i şerif)  “Sefine Olayı” şeklinde geçmektedir. 

Sefine isimli bir sahabi vardır. Efendimiz sallallahu aleyhi vesellem’in eline esir olarak düşmüştür. Daha sona Efendimiz sallalahu aleyhi vesellem Sefine radıyallah anh’ı hürriyetine kavuşturmuş ve Sefine radıyallahu anh, Efendimiz sallallahu aleyhi vesellem’e hizmet etmiş. Yıllar sonra  Sefine bir gemi yolculuğu yapıyor. Gemi parçalanmış ve Sefine sağ kurtularak geminin tahtalarından birine tutunmuştur. Daha sonra ormanlık bir sahile çıkmıştır. Ormanın içinde kaybolmuş ve o sırada korkarken bir de karşısına aslan çıkmıştır. Sonra aslana demiş ki: “Ben Muhammed’in adamlarındanım.” Bunu dedikten sonra üzerine gelen aslan Sefine radıyallahu anhı bırakmış geriye dönmüş. Sefine, kurtuldum diye düşünürken aslan geri gelmiş. Bu sefer aslan dişlerini göstermiyormuş ve Sefine’ye sürtünerek O’nu bir yere götürmeye çalışmış ve Aslan Sefine’yi yol olan bir yere çıkarmıştır. Kendini parçalamak için gelen aslan, Sefine’ye klavuzluk etmiştir.  

Bu hadis- şeriften çıkarmamız gereken dersler:

-Sen Allah’a güvenince Aslan dahi sana zarar vermez. Ama Allah’a güvenmezsen pire bile seni helak edebilir.

– Yaratılış maksadını anlayan birisi dertsizlik peşinde koşmaz. Dertleriyle yaşamayı bilir.

– Allah benimle birlikte olunca dertler rahmettir benim için. Mesele itimat meselesi, iman meselesidir.

Sefine radıyallahu anh hakkında bazı rivayetler:

“Gemi” anlamındaki Sefîne, Resûl-i Ekrem tarafından ona verilmiş bir lakap olduğundan kendisi hep bu lakapla anılmak istemiş ve bu sebeple asıl adı unutulmuştur. Bizzat anlattığına göre bir sefer sırasında yorulan bazı sahâbîler Resûlullah’ın emri üzerine birtakım eşyalarını ona yüklemiş, çok miktarda eşyayı taşıyabildiğinden Hz. Peygamber kendisine “sefîne” diye takılmış, o günden sonra bu lakapla anılmıştır. Sefîne’nin bedevîler arasında bir köle olarak yetiştiği, Resûl-i Ekrem’in hanımı Ümmü Seleme’nin onu satın alıp ölünceye kadar Resûlullah’a hizmet etmesi şartıyla âzat ettiği belirtilmektedir. “Ümmü Seleme şart koşmasaydı bile Resûl-i Ekrem’e ölünceye kadar hizmet ederdim” diyen Sefîne’yi Ümmü Seleme’nin satın alıp Resûlullah’a hediye ettiği, onu Resûl-i Ekrem’in âzat ettiği rivayeti yanında Sefîne’yi Hz. Peygamber’in satın alıp âzat ettiği rivayeti de mevcuttur. (İslam Ansiklopedisi “Sefine” maddesi)

Musibetler karşısında beşer olarak neler yapacağız?

1) En büyük vazifemiz yapabileceğimizi yapmaktır.

2) Namazla ve sabırla Allah’tan yardım dileyeceğiz. Musibetlerimiz çoksa cemaatle namazı çoğaltacağız. Ve en az 950 sene sabredeceğiz. Nuh aleyhisselam 950 sene sabretti.

3) Musibetler arttıkça sadakayı çoğaltacağız.

4) Zulme bulaşmayacağız. Zulüm tüm belaları çeker. Zulüm: İnsanın ikinci bir insana haksızlık yapmasıdır. Velevki ikinci insan kafir olsun, eğer kafir birisi senden sıkıntı çekerse bu yine zulümdür.

Konuyla alakalı bir sohbet tavsiyesi: Allah’ın Yardımı Hayal Değil – Nureddin Yıldız – (Hayat Rehberi)

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır.

Bu HTML etiketlerini ve özniteliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>