Kendinizi Keşfedin! [Nouman Ali Khan]


0

وَإِذَآ أَنْعَمْنَا عَلَى الإِنسَانِ أَعْرَضَ وَنَأَى بِجَانِبِهِ
وَإِذَا مَسَّهُ الشَّرُّ كَانَ يَؤُوسًا
قُلْ كُلٌّ يَعْمَلُ عَلَى شَاكِلَتِهِ
فَرَبُّكُمْ أَعْلَمُ بِمَنْ هُوَ أَهْدَى سَبِيلاً
وَيَسْأَلُونَكَ عَنِ الرُّوحِ
قُلِ الرُّوحُ مِنْ أَمْرِ رَبِّي
وَمَا أُوتِيتُم مِّن الْعِلْمِ إِلاَّ قَلِيلاً
Ya Rabbi! Göğsümü ve gönlümü genişlet, işimi kolaylaştır. Dilimin bağını çöz, sözümü anlaşılır eyle.
İnşAllah bugün bu videoda İsra suresinden bir kaç ayetin bizlere aksettirdiklerini paylaşmak sizlerle istiyorum. İsra suresi 17. sure
Bunlarda 83, 84 ve 85. ayetleri
Allah (c.c) şöyle buyuruyor, وَإِذَآ أَنْعَمْنَا عَلَى الإِنسَانِ “Biz insana nimet verdiğimiz zaman,
أَعْرَضَ (a’rad) Allah’ı anmaktan yüz çevirip uzaklaşır.
Buradaki telkin şu, İnsanoğluna Allah tarafından çokca nimet verildiğinde
İnsanlar bir şekilde verilen nimeti hakettiklerini
Yaptıkları şeylerden, başarılarından ve kendi yeteneklerinden dolayı nimetler üzerinde yetkilerinin olduğunu düşünmeye başlıyorlar
Böylece tüm bu nimetlerin lütuf olduğu gerçeğini tamamen yoksayıyorlar
Aslında bir şekilde bu nimetleri hak ettiklerini ve nimetlerin kendilerinden dolayı olduğunu düşünmeye başlıyorlar
وَنَأَى بِجَانِبِهِ (wena abicâni bihi) “…aldırmaz, yan büker.”
Diğer bir değişle… Şey gibi… Size وَنَأَى بِجَانِبِهِ ‘nin (wena abicâni bihi) türkçe çevirisini yapayım:
Bu وَنَأَى بِجَانِبِهِ (na âbicâni bihi) tamam mı?
Biri bu kişiye “Allah sana bir sürü nimet vermiş.” deyince şöyle yapar:
Dilimizdeki tam karşılığı bu
O kişi böyle yapar
Allah’ın verdiği nimetlere hof-pof edip, bunun ilahi bir nimet olduğu fikrini reddeder
وَإِذَا مَسَّهُ الشَّرُّ (we iza messahu şer) .”..kendisine şer dokunduğu zaman…”
كَانَ يَؤُوسًا (kane yeûsa) “…umutsuzluğa kapılır.”
“Başıma gelen Allah tarafından.”
“Niye bu durumdayım? Bunu hak etmek için ne yaptım?” İyi şeyler olunca “Hak ettim.”
“Bu benim işimdi.” Kötü şeyler olunca “Bu benim işim değil Allah’ın işi. Allah yaptı bunu bana.”
كَانَ يَؤُوسًا (kane yeûsa) Kişinin çarpık aklı
Yan not olarak, bu ayetle ilgili gerçekten göze çarpan şey aslında bir edep dersi
Sadece Allah hakkındaki düşüncelerimiz ile ilgili değil aynı zamanda Allah ile nasıl konuşmamız gerektiği konusunda eğiten bir ders
Hepiniz kişinin konuşma şeklinin ne düşündüğünü açığa vurduğunu bilirsiniz
Bu yüzden lütüflardan bahsedilince Allah, وَإِذَآ أَنْعَمْنَا (we izâ an’amnâ) diyor. أَنْعَمْنَا (an’amnâ) geçmiş zaman
Özne kim? İşi yapan?
نحن (nahnu) Özne Allah. Yani “Biz insana nimet verdiğimiz zaman”
Ama sonra Allah nediyor? وَإِذَا مَسَّهُ الشَّرُّ (we iza messehu şerru) “…kendisine şer dokunduğu zaman”
Lütuftan bahsedilince işi yapan, özne, Allah.
“Biz insana nimet verdiğimiz zaman”
“…kendisine şer dokunduğu zaman” Allah مَسَّه (messeh) diyor. هو مَسَّهُ (huwe messe). Öznenin fiili الشَّرُّ (eşşerru)
“…kendisine şer dokunduğu zaman”
Başka bir deyişle Allah kendisini şer ile bağdaştırmıyor. Anladık mı?
Yani Allah “Biz ona şer verdiğimizde…” demiyor
“Ona şer ile acı çektirdiğimiz zaman…” demiyor
Kendisini şer ile bağdaştımıyor
Bu aslında bize bir şeyler öğretiyor. Dinimizin bu dünyada olan hayır ve şer hakkındaki çok derin bir tasavvuru
En nihayetinde inancımız nedir? Her şey Allah’tandır
Biri hasta olduğunda bu Allah’tandır iyileşince de Allah’tandır. Bu bizim inancımız
Hiç bir şey Allah’ın isteği dışında gerçekleşmez. Ama bu demek değildir ki hayır ve şer hakkında böyle konuşabiliriz
Bu gerçek olsa bile belli bir saygı seviyesi olmak zorunda
Neden böyle? Doğru doğrudur. Doğruyu söyleyebilmelisin. Niye formaliteyle üstünü örtüyoruz?
Bu da önemli bir ders. Allah bir bakıma bize böyle düşünmenin tüm insanoğluna uygun olduğunu öğretiyor. Olgun bir öğrenci görüyorsun
Olgun bir kul
Olgun kullar bilirler ki iyi şeyler olduğunda içinde hayır vardır. Kötü şeyler olunca da… Nedir?
İçinde hayır vardır. Ve bunların hepsi imtihandır. Bu olgun bir kuldur
Ama henüz olgunlaşmamış biri…
İnancında olgunlaşmamış biri…
Kötü bişey olduğunda ve sen “Bu Allah’tan” dediğinde nasıl düşünür?
Tam olarak Allah şer verdi ve bununla kötü bir şeyi îma ediyor diye düşünür
Sanki konunun üzerinde duramazlarmış gibi bundan daha olgun düşünemezler
Değil mi? Allah ayeti dibine kadar tefekkür edip anlayan biri için ifşa eder. Sadece yüzeysel bakan biri de anlar ama sonuca varamaz
“Ona şer dokunduğu zaman.” Allah ona şer dokundurduğumuzda demiyor
Allah bunu bu şekilde söylemedi. Çünkü toy biri bunu dinler ve berbat hisseder
Aslında Allah وَإِذَا مَسَّهُ الشَّر (We iza messehu şer) derken toyluğu doğruluyor
كَانَ يَؤُوسًا (Kane yeusâ) “Ona fenalık dokununca da ümitsizliğe kapılır.”
Kahrolur. يَؤُوس (yeûs) aslında فأول ‘dür. (feûl) يئس’den (yeis) den gelir
Bu mubağaladır. Aşırı derecede ümitsizliğe kapılır.
Bazı insanlar vardır, bilirsiniz. Başarıya alışmışlardır
100 almaya alışkındırlar, her yarışı, her oyunu almaya alışkındırlar
Her şeyde bir bumara olmaya alışkındırlar… Ailelerinin onların dedikleri her şeyi dinlemelerine alışkındırlar… vesaire… vesaire…
Sonra bir an gelir, bu böyle olmaz
O zaman bu tip insanlara ne olur?
Bu tip insanlar başarısızlıkla, kayıpla ve yarışla başa çıkmada en zor zaman geçiren insanlardır
Dördüncü, beşinci çocukları olmuş aileler vardır…
Çok iyi bir şeydir…
En küçükleri… Ben en küçük çocuğum için endişeleniyorum çünkü her şeyden kaçar
En küçük çocuksanız ailenizin kuralları, hareket tarzı nereye gider bilmem
Anne ve babama bize küçükken kız kardeşimize nazaran daha sert olduklarını söylerim. “O her şeyden sıyrılıyor. Anne, Neden?”
“Hayır davranışımızla alakası yok. O daha küçük.”
Küçük falan değil!
Yani insanlar şımartılınca ne olur?
Yapılan iyilikler kişiyi şımartabilir. Sonra ellerinden birazı alınınca tamamen ümitsizliğe kapılırlar
Tamamen ümitsizliğe kapılırlar
Allah’ın iyilik ve şer dokunması hakkında bize verdiği ders şudur
Hepimiz bu dünyada belirli sayıda nimetle ödüllendirilmişiz
Aynı şekilde belirli bir sayıda şer ile de
Bir taraftan Allah rızkımızın ne olacağına karar veriyor
Rızık parayı kapsar
Aynı zamanda arkadaşlarımızı da kapsar. Ailemiz de bizim rızkımızdır
Bilincimiz rızkımızdır
Bize bir şeyler öğreten insanlar rızkımızdır
Bizden bir şeyler öğrenen insanlar bizim rızkımızdır. Çocuklarımız da rızkımızdır.
Hayatta sahip olduğun her iyi şey aslında senin rızkındır
Önünüzde bir sınırınız da vardır. Sınırsız nimeti nerde alırsınız?
Cennette alırsın. Burada alacağın şeylerin sınırı vardır. Sana yazılmıştır
Bunların da üstünde bu hayatta karşılaşacağın zorlukların sayısı sınırlıdır
Allah sana senin için yazdığından ne azını ne de daha fazlasını verecek. Bu çok açık. Hayattan alacağın budur
Bunu özümsemek gerekirse
Sizin imtihanlarınız ve fırsatlarınız benim imtihanlarım ve fırsatlarımla aynı değil
Bazen Allah fırsat kapısını açar ve sen oradan girmeyi reddedersin
Sanki kapıyı sen açmışsın gibi. O kapıdan bir sürü sevap koparabilirdin
Ama sen o kapıdan girmemeyi tercih ettin sonunda da ümitsizliğe düştün
Sonununda da Allah’ı suçluyorsun
Şimdi… Eğer durum buysa
Herkesin hayatında farklı nasipler var. Herkesin farklı bir takım imtihanları ve fırsatları var
Buradaki sorum şu, neden? Neden hepimiz aynı şeyleri yaşamıyoruz?
Neden hepimiz aynı çeşit imtihana tabi tutulmuyoruz? Tutumlu olsun
Sonraki ayet bu soruyu cevaplıyor
Allah diyor ki: قُلْ كُلٌّ يَعْمَلُ عَلَى شَاكِلَتِهِ (Gul kullun yağmelu ala şakiletihi)
“Deki: Herkes kendi uyarına göre hareket ediyor…” قُلْ كُلٌّ يَعْمَلُ (kullun yağmelu) aslında “herkes yapmaya çalışmalı” anlamına geliyor
Şimdiki zaman sıfata dönüşünce aslında “bir şeyi yapmaya çalışmak” anlamına geliyor
Herkes uyarına, şekline göre çalışmalı
Peki شَاكِلَتِهِ (şakile) ne demek? شَاكِل (Şekil) arapçada şekil demektir
شَاكِل (şekil) bir şeyin görünüşüdür. Bir şeyin kalıbıdır. Hatta biçimi de diyebiliriz
Mecazi anlamda şöyle söyleyebiliriz, pisikolojik terminoloji kullanacağım, şakile senin eğilimindir
Belli bir yoldaki ön programındır
Bilirsiniz bazı insanların iyi espiri anlayışı olur bazıları ciddi olur
Bazı insanlar bilime eğilimli olur
Bazıları edebiyata, bazıları resime
Bilirsiniz, bazıları da ne olduklarını bulmada zor zamanlar geçiriyorlardır ama iyi vakit geçirmeyi de biliyorlardır
Farklı kişilikte insanlar vardır. Farklı şakilati olan insanlar diyebiliriz
İlk önce Allah’ın size verdiği şeyin farkına varın. Allah’ın size ne tür bir kişilik verdiğinin farkına varın
Sonra da bu doğrultuda çalışın
Başka bi değişle, شَاكِلَتِهِ ‘nin sonundaki “te” yi görüyorsunuz değil mi?
Oradaki “te” kelimeyi merra yapar. Merra bireysel bir şeyi anlık yapar
Yani iki insan aynı شَاكِلَتِهِ ‘ye (şakile) sahip değil
Allah kişilikleri çok çok farklı yaratır
Herkes yapabildiği ölçüde nasıl bir kişiliği olduğunun farkına varmalı
Sonra da bu farkındalığın doğrultusunda ve imkanlar dahilinde en fazla ne yapabileceğini bulmalı
En iyi yaptığınız şeyler neler? Kişiliğinizdeki sıkıntılar neler? Eksikleriniz neler, ve bununla nasıl başa çıkabilirsiniz?
Konu aslında birey seviyesinde çok güçlü bir tefekkür sebebi
Ama Allah, Kur’an’da başka bir yerde bu konuyu milletler üzerinde de açıklıyor
Kur’andaki milletller için Allah
وَجَعَلْنَاكُمْ شُعُوبًا وَقَبَائِلَ لِتَعَارَفُوا (…ve birbirinizle tanışasınız diye sizi milletlere, kabilelere ayırdık.) diyor
شُعُوبًا (şuûben) الشعب’dan (şeab) gelir.
Ya da şu’bah denir. Buda eski arapça da aslında duvardaki çatlak ya da göçük anlamına gelir
Kusur demektir şa’ab. Kusurdur
Her milletin bazı iyi nitelikleri var ama hataları da var, dermiş gibi
Yani milletler birbirlerini tanımalı ki birbirlerinin güçlü yanlarını öğrensinler
Çünkü bir milletin gücü öbür milletin zayıflığıdır ve bir milletin zayıflığı öbür milletin neyidir?
Gücüdür. Benim kültrümde çok kötü şeyler vardır
O zaman iyi şeyleri başka bir milletten öğrenmeliyim
Mesela ben Kuzey Asyalıyım ve bizim beslenme alışkanlıklarımız gerçekten çok kötü
O zaman belkide daha sağlıklı beslenenmeyi başka bir milletten öğrenmeliyim
70 yaşındaki birinin jogging yaptığı bir milleti
Değil mi, biz kırk yaşında baston taşıyoruz
Belki bizim kültürümüzde başka bir kültürden doğrusunu öğrenebileceğimiz yanlış birşeyler vardır
Bu konu milletlerin seviyesinde bir konu ama aynı zamnda bireysel bir konu da
Biri eğer kendi zayıflıklarını anlayabilirse başkalarıyla bağlantı kurabilir, arkadaş edinebilir
O zayıflığı örtmek için etraflarında insan barındırırlar
O zayıflığı tanımlıyor ve sonra da örtüyorlar
Eğer etrafınızı sizinle aynı zayıflığa sahip insanlarla çevirirseniz
Sizinle aynı sorunlara sahip insanlarla
Mesela çok kötü bir espiri anlayışınız olabilir
Espiri konusunda sınırları olmayan birisiniz ve espiride sınır tanımayan diğer insanlarla arkadaş olursunuz
Ama bu ilişkiden iyi şeyler ortaya çıkmaz
Belki bu ilişkide biri “Tamam çocuklar, bu kadar yeter. Duralım artık” anlayışına sahip olmalı. Demek istediğimi anlıyor musunuz?
Biri öyle olmalı. Bu arada herkes aşırı ciddi olursa, siz ve arkadaşlarınız hepiniz ciddi olursanız, çok iç karartıcı bir hayat olur
Bir şeyleri başlatacak birine ihtiyacınız var
“Deki: Herkes kendi uyarına göre hareket ediyor…”
Dinin şartlarına göre. Allah’ın yapmanı istediği şeylerin şarlarına göre
İyi şeyler olduğunda çok iyi olursunuz; kötü şeyler olunca da çok karamsar olursunuz
Gerçek şu ki her biriniz bu dünyada iyiden ve kötüden payınızı alacaksınız; bunun büyük bölümünü de size verilen kişilikle olacak
فَرَبُّكُمْ أَعْلَمُ بِمَنْ هُوَ أَهْدَى سَبِيلاً
“O halde kimin en doğru yolda olduğunu Rabbiniz daha iyi bilir.”
السبيل (essebile) demedi. سَبِيلاً (sebilen) dedi. Özel bir yol değil, herhangi bir yol, dedi
Hepimizin kişiliğimize göre bir gidişatı olacak
Madem öyle, farklı bir soru daha doğuyor. Bu farklı kişilikler nereden geliyor
Nasıl oluyor? Biliyosunuz psikoloji çalışmaları genetik ikizleri araştırıyor
Birinin sevdiği renk mavi diğerininki mor oluyor.
Genetik olarak aynı olduklarından nasıl ayrı görüşte olduklarını anlayamıyorlar
Kişiliğiniz çevrenizin öngörüsüdür, derler
Yapı ve yetişme şekli
Ama bazen bu durumları karıştırıyorsun. Yapıları aynı
Genetik olarak aynılar ve nasıl büyümüşler?
Aynı evde. Aynı yapıdalar ve aynı ortamda büyümüşler ama bu çocuk bisikleti, diğeri de botu seviyor
Ya da neyse. Biri sporcu diğeri satranç oynuyor. Anlayamıyorsun
Genetik ikizler nasıl böyle olabilirler?
Allah (azze ve cel) aslında bu soruyu cevaplıyor
Ve diyor ki içindeki olaylarda gizemli durumlar var
Sonraki ayet “وَيَسْأَلُونَكَ عَنِ الرُّوحِ قُلِ الرُّوحُ مِنْ أَمْرِ رَبِّي”
“Bir de sana ruhtan soruyorlar.”
Bu arada ruh…
Ruh… Arapçada ilginç bir kelime
Ra’uh kelimesinden gelir
فرهن و رهين (fe ruhun ve reyhan) gibi
Sevinç, zevk, memnuniyet
Tatmin olma… İçimizde mutluluğumuzun kaynağı olan bir şey var
Memnuiyetimizin kaynağı. Hepimzde de ayrı. Hakkında çok az şey biliyoruz
Bir de sana ruhtan soruyorlar. De ki: «Ruh Rabbimin emrindendir. مِنْ أَمْرِ رَبِّي (Min emri Rabbii)
Şah Veliyyullah-ı Dehlevi, Allah’ın rahmeti üzerine olsun, Allah’ın yarattığı iki dünya olduğunu savunurdu
Alemu’l halk ve Alemu’l emr
Alemu’l halk; yaratılış alemi, Alemu’l emr; emir alemi
Bununla şunu kastediyor. Allah kâinatı belirli kurallarla yarattı.
Zamanla sınırlı öğreniğin.
Toprağa bir fidan ektiğinizde hemen ağaç olmuyor
Değil mi? Ağaca dönüşme süreci var. Bir bebek bir gecede adama ya da kadına dönüşmüyor. Bir süreci var, zamanı var
Bu da yaratılış dünyasıdır. Allah yaratılış dünyasındaki şeyleri derecelerle yaratmıştır. Zaman ve süre gerekiyor
Ama emir dünyası da var
Allah bir şeye emir veriyor ve o da mükemmel bir şekilde oluşuyor. Ne zaman?
Hemen
Mesela melekler hangi dünyadalar?
Emir dünyasında
Ruh nereden?
Emir dünyasından. Kur’an… Emir dünyasından
Öncelikle onların zamanı bizim düşündüğümüz zaman gibi sınırlı değil
Bizim düşündüğümüz gibi mesafeleri yok
Bizim sandığımız gibi süreçleri yok
Emir dünyasında bunların kendi özleri var
Mesela emr’den şöyle bahsedilir
…إِنَّمَا أَمْرُهُ إِذَا أَرَادَ شَيْئًا أَنْ يَقُولَ لَهُ كُنْ
فَيَكُونُ . O’nun emri, ona sâdece ‘Ol!’ demektir, (o da)hemen oluverir.
Bu Allah’ın emir dünyasıdır. Bu iki kelime genelde ayrı görünür
Bizde, insanoğlunda olan fiziksel gelişim, yaratılış aleminden
Ruhsal varlığımız ise emir alemindendir.
Peygamberler, aleyhimüsselatu vesselam, insanlara bir şeyler öğretiyor. Peki öğrettikleri nereden geliyor?
Emir aleminden. Peki onlara verilen mucizeler?
Mucizeler yaratılış alemini çiğner. Çünkü emir aleminden geliyorlar
İbrahim’in, aleyhisselam, olayında ateş yakmıyor. Bu emir aleminden
Allah içimizdeki bir şeyin, ruhun, emir aleminden olduğunu söylüyor
قُلِ الرُّوحُ مِنْ أَمْرِ رَبِّي .
“Ruh, Rabbımın emrindedir.” Peki melekleri ne kadar tanıyoruz?
Emir dünyasını ne kadar biliyoruz? Çok değil
Allah’ın bize bunlar hakkında söyledikleri bilebileceğimizin tümüdür.
Bunun dışında geri kalan hepsi bizim için bilinmeyendir
O zaman aslında bizim öğrendiğimiz şu: İçimizde, senin içinde ve benim içimde
Kişiliğimin özü olan bir şey var.
Ancak ben onun hakkında çok az şey biliyorum
وَمَا أُوتِيتُم مِّن الْعِلْمِ إِلاَّ قَلِيلاً
“Ve size bilgiden ancak, çok azı verilmiştir.”
İçimizde bizim bile bilmediğimiz çok güçlü bir şey var
“Geçmişi düşünme” olayına bakın. İnsan beyni, fiziksel beyin
Bu ruh değil sadece önemli bir şey
Bazı elektirikli sinyaller buradaki mikroskobik hücrelerin arasına gider…
Bir sinir uzmanı bu şey hakkında, beyin hakkında ne kadar çok şey bilebilir?
Tüm araştırmalar bizi nerdeyse hiç bir şey bilemeyeceği sonucuna itti
Bilgilerimizin çok başta olduğuna itti… Peki bu hangi alemdedir?
Yaratılış, halk aleminde.
Emir alemi ve ruh hakkında nasıl bir şeyler öğreneceğiz?
O zaman Allah’ın bize öğtettiği şey, bu seferden vazgeçmek zorunda olduğumuzdur
Eğilimli olduğun şey için çalışırsan kendin hakkında daha çok şey keşfedeceksin
İşe koyulana kadar kim olduğunuzu keşfedemeyeceksiniz. Size bırakmak istediğim ders bu
Bu günlerde gençler, özellikle gençler; ne yapmam gerektiğini bilmiyorum, diyor
“Ustad söyle bana ne yapmalıyım?”
“Ne konuda kendimi geliştirmeliyim?”
“Ne tür bir iş yapmalıyım?”
Böyle diyorlar ve hiçbir şey pamıyorlar
Sonra birilerinden 30 tane tavsiye alıyorlar
Sonra başka birine gidip 40 tavsiye alıyorlar
Daha sonra başka birine gidip 50 tane daha tavsiye alıyorlar
Tüm bu insanlardan tüm bu tavsiyeleri alıyorlar ve “Yüz insana sordum ve şimdi yüz farklı nasihatim var”
Evet, var; çünkü yüz tane insana sordun
Ve yüz farklı çeşit tavsiyen oldu
Çünkü insanlar bireydir
Sana bireysel cevaplar verecekler
İşi koyulmadan kim olduğunu anlayamayacaksın
Güçlü ve zayıf yanlarını öğrenemeyeceksin. İş yapmaktan korkmayı bırak
İşe atlamaktan korkmayın
Bir şeyleri denemekten, başarısız olmaktan korkmayın. Başarısızlık sizin için iyi bir şey
Başarısızlık duvardaki delikleri ortaya çıkarır
Neyin üzerinde çalışmanız gerektiğini ortaya çıkarır
Aynı zamanda iyi olduğunuz birkaç konuyu meydana çıkarır. Belki de o konuları daha çok ortaya çıkarmalısınızdır
Ama siz çabalamadıkca bu gerçekleşmeyecek
Kendizi ortaya atmadıkca olmayacak
Biliyorsunuz; ruh, emir aleminden. Ama Allah’ın burada bizi verdiği hayat
Kendimizi işe koyduğumuz, kendimizi keşfettiğimiz hayat; limitli, değil mi?
Yani belirli bir yaşa gelmenin, uyumanın, sonra da bunama yaşına gelmenin arasında
Kendimizi keşfetmek için, işe koyulmak için çok fazla zamanımız yok
Bu yüzden bir şeyleri denemekten korkmayın
Allah dünyada bize inanılmaz bir macera verdi
Bir şeyleri denemekten korkma
Mesela arapça öğrenmeyi deneme fırsatınızın olması çok güzel
Ama bu sadece bir başlangıç!
İş hayatınızda bir şeyler deneyin, eğitiminizde, farklı mesleklerde bir şeyler deneyin
Dene bir şeyler! Eğer hayatınızı korkmuş bir şekilde yaşarsanız,
“İşe yarar mı bilmiyorum; başarılı olur muyum, emin değilim.” derseniz
Hayatları boyunca kenarda oturan ve hiçbir şey yapmayan insanlardan olursunuz
Başarısızlıktan korkmaktan vazgeçin! Şekliniz üzerine çalışmalısınız
Sadece bu engelden kurtulmak zorundasınız
Kurtulduğunuz anda hayatınızda inanılmaz şeyler olacak
Başarısızlıklar yüzünden bunalıma girmeyi bıraktığınızda
Benim en sevdiğim öğrencim, sanırım şuan Dream programı yaklaşık 5. yılında, bu çocuk 5. yıldan. Harika bir şey!
Sizler de 5. yıldansınız
Hepsinin içinden en sevdiğim öğrencim, ismini vermeyeceğim,
Sorunu neydi biliyor musunuz? Allah onu arapça öğrenmemesi için yaratmış
Onun hakkında bunu derim. En sevdiğim öğrencim
Onu ölümüne seviyorum
Bu çocuk,
Tanıdığım herkesden daha çok ders çalışır
Gün içinde, gün dışında, tenefüste, herkes dışarıda masa tenisi oynarken, birbirini tokatlarken, o sınıfta oturup ders çalışıyor
İnsanlar öğlen yemeğine çıkıyor. O ders çalışıyor. Notlarına gömülmüş bir şekilde
Tekrara gömülmüş. Hep soru soruyor. Çalışıyor, çalışıyor, çalışıyor.
Notlarıyla doldurduğu kat kat defterleri var. Sürekli yeni notlar alıyor
Elleri yazı yazmaktan acıyor.
“Hayır laptop kullanmayacağım çünkü o tembel insanlar için. Ben çalışacağım” diyor
Kendisi aynı zamanda benim yakın arkadaşlarımdan biri
Önceden çok takılırdık. “Ne zaman arapça öğrenmeye geleceksin?” deyince ” Evet, geleceğim.” diyordu
Sonra da atladı.
Yıl boyunca ona “Takılmak ister misin, gidip biraz pizza falan yeriz.” dedim “Hayır, kardeşim. Ders çalışmam lazım.” dedi
Gün içinde onun öğretmeniyim
Bu yüzden akşam “Biraz takılmak ister misin?” diyorum, “Hayır kardeşim. Ders çalışmam lazım.” diyor
“Çok sağol”
Kendisi bir çok sınavda perişan bir şekilde başarısız da oldu
Perişan bir şekilde başarısız oldu. Ama ben onun için hiç kötü hissetmedim
Onun çabası, çabaya değerdi
Aynı zamanda çalışmaya tenezzül etmeyen ve kolayca 100 alan insanlar da var
Hepsinden önce o kişilerin bu olayı harcadıkları zamana değmez
Aldıkları eğitime değmez
Ayrıca bu yaptıklarına saygı duymuyorum
Ben o öğrencinin yaptığına saygı duyuyorum
Bir şey deneyeceğim ve onun için elimden gelenin en iyisini yapacağım
Başarısızlığın ilk işaretini gördüğümde kaçmayacağım
Gidip başka bir şeyle uğraşmayacağım
Yapacağın işinde, kariyerinde, uğraşında, çabanda, bu böyle
Bu işleri zevkli bulduğun sürece yapıp sıkılana kadar mı ilgilenmelisin? “Ya şimdi başka bir şeyler yapayım.” mı demelisin?
“Başka bir şeyle uğraşmak istiyorum.” Gerçekten mi?
Gerçekten mi? Burası cennet değil. İyi-kötü günleriniz olacak!
Bu hayat böyle
Lütuf yağdırıldığında her şey çok iyi. “Mükemmelim!”
“Böyle olmalıyım!” İşler istediğin gibi gitmediğinde… كَانَ يَؤُوسًا
“….ümitsiz olur.” “Bu iş benim için doğru mu bilmiyorum…”
“Bu işle uğraşmalı mıyım onu bile bilmiyorum.”
Bu öğrencilere oluyor. Bir sınavda başarısız oluyorlar
A pardon, pardon başarısız olmak değil. Biraz 95 alma olayı.
“Estagfirullah el aziym. Ailenin yüzüne nasıl bakacaksın, kim seninle evlenir şimdi? 95 aldın.”
“Okulu bırakmalı mıyım bilmiyorum. Çünkü artık devam etmenin bir önemi yok.”
Ciddi misin sen!
Bir filiz çıkarın topraktan. Dayanıklı olun
Yaptığınız işte kendinizi uygulamaya koyun
Ve bu olay Dream programındaki derslerinizle ilgili değil. Bu onunda ötesinde.
Hayatınıza tutumu yerleştirin. Neye atlarsanız atlayın, dibine kadar dalın. Sonuna kadar dalın.
Evet öneri alın. Ama aşırıya kaçmayın.
Sürekli tavsiye alıp durmayın. Böyle bir şey yapamazsınız
Hayatta güvendiğiniz bir kaç insan vardır
Bazı insanlar bu alışkanlığın içine girmiştir. Tavsiye istediklerinde iki farklı tavsiye alacaklarını bilirler
Çünkü böyle insanlar kafa karışıklığıyla yaşamayı presip edinmişlerdir
Onunla beslenirler. Bu kafa karışıklığını hiçbir şey yapmamak için kaçış olarak görürler.
“Sen böyle diyorsun, o böyle diyor.”
Senin de “Ama o da böyle diyor.” demeni beklerler. Sana bir şey söylemeden önce bana bu durumu bildirmen gerekirdi.
Ne yapın biliyor musunuz? Tavsiye alın. Alın ama alırken amacınız olsun
Ve güvenilir tavsiye alın. Rastgele insanlardan tavsiye almayın. Bu arada eğer birilerinden karşıt tavsiyeler istiyorsanız
Bu ne anlama gelir biliyor musunuz?
Öncelikle sizin kendinize güveniniz yok, demektir. Bu birincisi
Ikincisi de, siz insanlara da güvenmiyorsunuz
Güvenmiyorsunuz
Başka bir fikriniz varsa neden onlardan tavsiye istiyorsunuz
Herkesin fikrini almak zorunda değilsiniz
Benim, Şeyh Omar Suleiman’ın, Şeyh Abdul Nasir’in ya ada başka birinin fikrini almak zorunda değilsiniz
Onların fikirlerini göz önünde bulundurursunuz, kararı kendiniz verirsiniz
Ama kararınızı verdiğinizde فَإِذَا عَزَمْتَ, Bir kerre de azmettin mi, فَتَوَكَّلْ عَلَى اللّهِ, artık Allah’a tevekkül et. (3:159)
Allah’a güven. Kendini böyle keşfedersin.
Bu aslında müslümanların özümsemesi gereken önemli bir ders
Eğer özümserseniz inşaAllah sizin hayatınızda ve sizden yararlananların hayatında çok güzel şeyler olacak


Beğendiniz mi? Arkadaşlarınızla Paylaşın!

0

Sizin Tepkiniz Nedir?

İLGİNÇ İLGİNÇ
0
İLGİNÇ
ÜZDÜ ÜZDÜ
0
ÜZDÜ
HARİKA HARİKA
0
HARİKA
HAHA HAHA
0
HAHA
AMAN ALLAH'IM AMAN ALLAH'IM
0
AMAN ALLAH'IM
BAŞARILI BAŞARILI
0
BAŞARILI

0 Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Yazı Formatı Seçiniz
Kişisel Test
Kişiliğe dair bir şey ortaya çıkarmayı amaçlayan sorular dizisi
Basit Test
Bilgiyi kontrol etmek isteyen doğru ve yanlış cevaplı sorular dizisi
Anket
Karar vermek veya görüş belirlemek için oylama yapmak
Serbest Yazı
Yazılarınıza Görseller Bağlantılar Ekleyebilirsiniz
Liste
Klasik İnternet Listeleri
Geri Sayım Listesi
Klasik İnternet Geri Sayım Listeleri
Açık Liste
Kendi öğenizi gönderin ve en iyi sunum için oy verin
Oylanabilir Liste
En iyi liste öğesine karar vermek için yukarı veya aşağı basın
Fotoyla Anlatım
Kendi resimlerinizi yükleyin ve birşeyler anlatın
Video
Youtube and Vimeo Embeds
Ses
Soundcloud veya Mixcloud İçerikleri
Görsel
Fotoğraf veya GIF
GIF
GIF Formatı