İslam, Liste, Örnek Şahsiyetler

İslam Büyükleri Serisi: Gümüşhanevi Hazretleri Kuddise Sirruh

Uluslararası bir şöhrete sahip tanınmış, abid, zahid ve cihadı hakkıyla yerine getirmiş bir İslam Alimi Ahmed b. Mustafa b. Abdurrahman el-Gümüşhânevî yani bilinen ismiyle Gümüşhanevi Hazretleri kuddise sirruh’u rahmetle anıyoruz. Salihlerin anıldığı yere rahmet iner. Bu sebeple İslam Büyüklerini andığımız bu seride sizlere her haliyle Efendimiz’in aleyhissalatu vesselam sünnetine sıkı sıkıya yapışmış örnek bir kul olarak Gümüşhanevi Hazretlerinden biraz bahsedeceğiz inşaAllah. Tabi ki bizim ismini andığımız büyüklerimiz’in fazileti okyanus gibi şahsiyetlerden ancak birer damladır. Bunu da tekrar hatırlatmak isteriz.

1-İlim Tahsili ve Yetişmesi

İlim Tahsili Rahle Kur'an

Çocukluğundan beri ilim tahsiline merak duymuştur.  Beş yaşında Kur’ân-ı Kerîm’i hatmeder, sekiz yaşına geldiğinde ise Kasâid, Delâil-i Hayrât ve Hizb-i A’zâm adlı eserleri hatmedip icazet alır. Babası O’nu Darul Ulum’a göndermeye söz verir. Bunun sevinciyle derslerine devam eder hıfzını tamamlar bir yandan da eliyle ördüğü para keselerini satarak para biriktirir. 18 yaşına geldiğinde Ticaret için amcasıyla geldiği İstanbul’da ilim tahsili için kalacağını ve geri dönmeyeceğini uygun bir dille söyleyer ihtiyacı için biriktirdiği bir miktar parayı da kendine pay babasına gönderir.

“Yardımcı ve dost olarak Allah bana yeter” diyerek İstanbulda tanıdığı olmadığı halde Rabbine tevekkül içinde Bayezid Medrese’sinde kalır. Burada bir Veli’nin manevi murakabesinde Hikmet, Ahbâr, Tasavvuf ve Fen gibi aklî-naklî ilimleri tahsil eder. Bu zâtın vefatının ardından Mahmudpaşa Medresesi’nde bir hücreye yerleşerek kendisini ilme verir. Çok muhterem hocalardan aldığı derslerle 13 yıllık tahsil hayatından sonra icazet almıştır. Şer’î ve zâhirî ilimleri, padişah ve saray hocalarının ders halkasında tamamlayan, icazet almadan önce ardadaşlarına ders verebilecek kadar başarılı olan Gümüşhânevî hazretleri, icazet aldıktan sonra Bayezid ve Mahmudpaşa medreselerinde müderrisliğe başlar. Bir yandan geceli gündüzlü 30 yıl sürecek olan ilmî eserler tertip ve telîfine çalışırken bir yandan da gittikçe ders halkasını genişletir.

2-Toplumsal Hayata Etkileri

kuran-medeniyeti

Gümüşhânevî Hazretleri’nin kuddise sirruh tarikat ve tasavvuf anlayışında ferdî planda kâmil insanlar yetiştirme hedefi gözetilirken, içtimâî hayatın da asla ihmal edilmediğini görüyoruz. Esasen onun tarikat faaliyeti ve tasavvufî eğitimle ulaşmak istediği asıl hedef fikriyle, imaniyle, ahlâkıyla kemâle ermiş, şuurlu müslümanların oluşturduğu ideal bir toplum ortaya çıkarmaktır. Onun Bâb-ı Âlî’nin tam karşısında yer alan, metruk bir camiyi ihyâ ederek, idare merkezine böyle yakın bir yeri tekke olarak seçmesi bu anlayışın bir tezahürüdür. Toplumun istikametini tayin etmek, büyük ölçüde idarenin insiyatifini ele geçirmeye bağlıdır. Gümüşhânevî hazretleri de ehemmiyetli bir mevkiyi tekke olarak seçmiş, devlet idaresine yön verici bir irşat siyaseti ile hareket etmiştir.

Kendi zamanında hem bir tekke hem de bir dârülhadis hüviyeti kazanan dergâhına Sultan Abdülmecid, Sultan Abdülaziz, Sultan II. Abdülhamid ve daha bir çok devlet adamının zaman zaman gelerek sohbet ve derslerine iştirak etmeleri, müridleri arasında Arap Mehmed Ağa, Erkân-ı Harb livalarından Münib Bey, saray doktorlarından Emin Paşa, Reîsülülemâ Tikveşli Yusuf Ziyâeddin Efendi gibi zâtların yer alması, onun ne derece etkili ve hürmet edilip sözü dinlenen bir şahsiyet olduğunu göstermektedir.

1. Abdülhamid ile hususi bir yakınlıklarının bulunduğu özel istişare ve toplantılarının olduğu da bilinmektedir.

Toplumun her türlü ihtiyacına cevap verme gayreti içinde olan Ahmed Ziyâüddin hazretleri, o devirde yeni kurulmaya başlanan ve faizle çalışan bankalara bir alternatif olarak, müntesiplerinin ellerinde bulunan menkul kıymetleri bir araya getirerek bir yardım ve borç sandığı kurdurmuştur. Atıl vaziyette bulunan bu birikimler toplanarak ortak yardımlaşma ve yatırım amacıyla kullanılacak bir sermaye olmuştur. Kapısında:

Nakşbendî Dergâhıdır bu makâm-ı dil-küşâ

İşte meydân-ı muhabbet gel azîzim merhaba!

yazılı olan, “Gümüşhâneli Dergâh-ı Şerîfi” diye şöhret bulan tekkesi, tekke ve zaviyelerin kapatılmasından sonra 1942’ye kadar mâbed olarak korundu. Anıtlar Yüksek Kurulu’nun, korunması gerekli eski eser kararına rağmen, 1957 senesinde yol yapımı gerekçesiyle yıktırıldı. Bugün sadece minaresinden tuğla enkazı ile; “Gümüşhâneli Ahmed Ziyâüddîn Sokağı” hatıra kaldı. Arsası üzerinde ise, İstanbul Defterdarlığı bulunmaktadır.

3- Cihadı

Savaş-Cihad

Kalemiyle mücadele veren Gümüşhanevi Hazretleri kuddise sirruh yeri gelince kılıca da sarılmış 93 harbinde Psmanlı Rus Savaşında cephede çarpışmıştır. Gönüllü gittiği bu savaşın kesintiye uğramasıyla Of’a gelerek irşat hizmeti yapmış savaş başlayınca cepheye geri dönmüştür.

4-İlmi Kişiliği

Gümüşhanevi Hazretleri kuddise sirruh ilmi şahsyeti

Kulluk ve yaratılış gayesinin Cenâb-ı Hakk’ın vahdâniyetine ermek olduğunu ifade eden Gümüşhânevî Hazretleri kuddise sirruh, kişiyi bu gayeye götüren sebeplerin başında ilmi görmektedir. Bütün eserlerini arapça yazmıştır. asiyetlerinde “Amelleriniz, tahsiliniz ve ahlâkınızla alim olup insanlara seviyelerine göre hitap ediniz. Alimlerin zalim ve inatçılarından olmayınız. Daima müzâkere, Hak ve hakikati izhar için ilminizi ve araştırmalarınızı artırınız.” diyen Gümüşhânevî Hazretleri kuddise sirruh, ömrünün 28 senesini kitap yazmaya vakfetmiştir. Tekkesinde kurduğu yardımlaşma ve yatırım sandığında biriken sermaye ile büyük bir matbaa satın almış ilim eserlerini ilim erbabına bedelsiz ve hediye olarak dağıtmıştır. Aynı sermayeden tahsis edilen beşyüzer altınlık vakıflarla İstanbul, Bayburt, Rize ve Of’ta 18 bin ciltlik dört ayrı kütüphane tesis edilerek ilmin Anadolu’da da yayılması temin edilmeye çalışılmıştır. Hadisi lmine çok ağırlık vermiş kendi kaleme aldığı Râmûzü’l-ehâdîs adlı hadis kitabından, haftanın iki günü, çoğu defa sorulu-cevaplı ders takrir ederek 70 defa bu usulle Râmûz’u hatmettirmiştir.

Hadis ilmine yaptığı hizmetlerden dolayı Muhaddisîn-i RûmHâtimetü’l-Muhaddisîn gibi unvanlarla da anılan Gümüşhânevî’nin bu gayretleri meyvesini vermiş ve Gümüşhâneli Dergâhı bir Dârülhadis hüviyetine bürünmüştür. Bu çalışmalar, Gümüşhâneli Dergâhı’nda icazet almış, yüzlerce hadis aliminin yetişmesine, bir çoğunun Huzur Dersleri mukarrir ve muhataplığına, bazılarının da Safranbolulu İsmail Necati Efendi ve Dağıstanlı Ömer Ziyâeddin Efendi hazretleri gibi Dârü’l-Hilâfeti’l-Aliyye Medresesi hadis ve hilâfiyyat dersleri müderrisliğine kadar yükselmelerine sebep olmuştur.

5-Sözlerinden Bazıları

Kur'an Sünnet

“Muhabbetin dört çeşidi vardır: Allah’ı sevmek, Allah’ın sevdiklerini sevmek, Allah için sevmek, Allah’la beraber sevebilmek.”

“Aşk, bütün his, irâde ve düşüncelerden sıyrılarak yalnız Allah’a büyük bir iştiyakla yönelmek, mal, evlat, dünya ve her türlü alakadan koparak, Hâlık’a hasret duymaktır.”

“Günahlardan kurtuluşun en süratli yolu, muhabbetullah ve cemalullah’a aşk ve şevk ile bağlanmadır. Bu ise çok ibadet etmek, istiğfar etmek, ölümü ve cehennem ateşini çok düşünmek, gecelerini ibadetle ihyâ etmek, mahlûkâta şefkat göstermek, hüsn-i zan beslemek, şehvet, kin ve kötü fikirlere karşı sabretmekle elde edilir.”

“Sağa-sola bakmak nasıl kalbin gücünü parçalayıp zayıflatıyorsa, gözleri kapamak da, aksine kuvvet ve ferahlık verir.”

“Kim ki gözünü haramdan sakınır, nefsini şehvetten korur, bâtınını murakabe ile mâmûr hâle getirir ve helal rızıkla beslenirse, firasetinde yanılmaz. Fakat firaset, bedende nefsin hakimiyeti ile değil, Cenâb-ı Hakk’ın nuru ile bakabilme hassasını kazanmakla elde edilen bir haslettir.”

Kabr-i Şerifleri, Süleymaniye Camii avlusunda Kânûnî Sultan Süleyman Türbesi’nin kıble tarafındadır. Allah O’na rahmet etsin. Gidenler bizden de Selamlar iletsin inşaAllah. Ruhuna Bir Fatiha-ı Şerife ve üç İhlas-ı Şerif okuyalım inşaAllah.


Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver



İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * olarak işaretlendi

Bu HTML etiketlerini ve özniteliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>