İslam, Kur’an ve Sünnet, Liste

İslam Büyükleri Serisi 4 Madde İle Rasulullah’ın Şairi Hz. Hassan Bin Sabit

Bismillahirrahmanirrahim. Velhamdulillahi rabbil alemin. Vesselatu vesselamu ala rasulina Muhammedin ve ala alihi ve sahbihi ecmain. Esselamu Aleykum! Rasulullah aleyhissalatu vesselam‘ın şairi, Rasulullah aleyhissalatu vesselam‘ın övdüğü cesur sahabi Hz. Hassan Bin Sabit radıyallahu anh’ın hayatına değineceğiz inşaAllah.

1- Müslüman Oluşu

kuran-sunnet

Hz. Hassan b. Sabit radıyallahu anh, müslüman olmadan önce şiirleriyle tanınan ve sevilen şâirlerden olup, bu durum daha sonra da devam etmiş, Müslüman olduk­tan sonra da İslâm hakkında şiirler yazıp söylemeye başlamıştır. O, bulun­duğu Gassânî sarayında Yahudi bir din adamından duyduğu yeni bir peygamberin geleceğine dair sözler üzerine onu beklemeye koyulmuş, sonuçta Hazrec kabilesinden Medine’de yeni bir Peygamber’in geldiği haberini duymasıyla müslüman olmuştur. O sırada Hassan b. Sâbit’in, yaklaşık altmış yaşlarında olduğu söylenmektedir.
(Ahmed Nedvî, Sâib Ensârî, Asr-ı Saadet, Türkçe çev. III, 367)

2- Cihadı

savas-cihad

Hz. Hassan b. Sabit radıyallahu anh Müslüman olduktan sonra peygamberimizin yanından ayrılmamış, ihtiyarlığına rağmen İbn Abbas’a göre bizzat Peygamberimizin aleyhissalatu vesselam gazvelerine katılmıştır. Bedir savaşında yaşlılık ve bedenen zayıflık sebebiyle bulunamamış, ancak yazdığı ve söylediği şiirleri ile müşrikler üzerinde büyük tesir yaparak müslümanları cihada teşvik etmiştir. Rasûlüllah, Hassan b. Sâbit’in müşriklere karşı söylediği şiirler hakkında “Hassan’ın beyitleri düşmana ok darbesinden daha etkilidir” buyurmuştur.

(İbnü’l-Esîr, Üsdü’l-Ğâbe, III, s. 26)
Hassan b. Sabit radıyallahu anh şiirleriyle; Rasûlüllahı aleyhissalatu vesselam, İslâmiyeti ve müslüman­ları över, İslâm’ın yücelmesini ve cihâdı teşvik edici beyitler söylerdi. Ayrıca Kureyş kâfirleri ve diğer müşriklerin İslâm’a saldırılarına karşı onların yüzkaralarını ortaya koyucu şiirlerle ağızlarını sustururdu. Hz. Hassan bütün şâirlerin en üstünlerinden biri kabul etmiştir.

3- Özel Minber

3-madde-ile-peygamber-sevgisi-mescidi-nebevi

Medine’de Peygamberimiz aleyhissalatu vesselam Mecsid-i Nebevide Hassan b. Sâbit’e ait bir minber yaptırmış, gerek ihtiyar olması ve gerekse o dönemin bir ge­leneği olan şiirin Arab insanının üzerindeki tesirini gözönüne aldığından İslâmî tebliğin yönünün sadece kılıçla değil aynı derecede söz ve yazıyla da gerçekleştirilmesinin önemine dikkat çekmiştir. Bu gün dahi bin dört yüz on yıldır yürütülen bu yolda; yazılı ve sözlü tebliğin önemi kat kat artarak devam edegelmiştir. “Ey Hassan, müşriklerin, kâfirlerin yüz karalarım ortaya koy! Cebrail seninledir. Ashabım silahla harbettikleri gibi sen de dilinle savaş.”

( Tehzibu’t-Teshib, II, 247, Asr-ı Saadet, III, 372)

4- Cesareti

3-madde-ile-peygamber-sevgisi-hz-muhammed

Şiirin en önemli simalarından olan Hz. Hassan bin Sabit radıyallahu anh müşriklere karşı korkmadan en güzel cevabı vermiştir. Bedir savaşından sonra yahudi şair lideri Ka’b b. Eşref savaşta ölen Mekkeli müşrikler için şiirler söylemişti. Çevrede tesir uyandıran bu şiirlere karşı Peygamberimiz (sav) de Hassan b. Sâbit’e şiirler yazmasını söylemiş, Hassan b. Sabit de Yahudi şaire karşı şiirler yazarak onun Mekkeli müşrikler arasında itibarının sarsılmasına neden olmuştur. Hicretin dokuzuncu yılında Temimoğullan kabilesinden bir heyet, esirlerini almak üzere Medine’ye gelmişti. Yanlarında en meşhur hatiblerinden de getirerek İslâm aleyhinde propaganda yapmayı düşünü­yorlardı. Ancak Peygamberimiz Hassan b. Sabit, Utarid adlı müşrik şâirin söylediği şiire karşı “Kalk bunun konuşmasına karşılık ver” emriyle, Hassan b. Sabit oradaki müşriklere güzel bir ders vermiş ve onların meclisten çıkıp gitmelerini sağlamıştır.

Daha sonra Temim heyetinden Akra b. Habis, kendinden geçerek “Allah’a yemin olsun ki bu Zat’a (Rasûlüllah’a), bizim bilmediğimiz bir yardım gelmektedir. O muhakkak muvaffak olur, onun hatibi ve şâiri bizim şâirimizden üstündür” diyerek hayranlık ve İslâm’ın gücünü itiraf etmiştir. Sonra Akra b. Habis Peygamberimize gelerek müslüman olmuş ve orada bulunan Temimoğulları da İslâm’ı seçmişti. Bu olaya sebep olan Hassan b. Sâbit’in, şu mealde bir şiir söylediği kaydedilmektedir: “Fihr ve kardeşlerimin önde gelen kişileri, insanlara uyacakları bir adeti açıkladılar. Kalbinde Allah’a karşı tavka duygusu bulunanlar ve her türlü hayrı işleyenler bu adeti memnuniyetle kabul ederler. Çok iffetlidirler. Onların iffeti hakkında vahy nazil oldu. Hiç bir pisliğe bulaşmayan müslümanlardır. Dünyaya düşkünlükleri de onları kirletmez  Arzular ve taraftarlar farklılık gösterdikleri zaman sen Rasûlullah’ın kendilerine taraftar olduğu kavme ikramda bulun onlar bütün kabilelerin en faziletlisidirler; ister ciddi olarak konuşsunlar isterse alay etsinler bu hüküm değişmez.(İbn Kayyim el-Cevziyye, Zâdü’l Meâd, çev. Vecdi Akyüz, Ali Vasfikurt, Salim Öğüt, İstanbul 1990, IV, 68-69) Aynı dönemde Abdullah b. Revâha ve Ka’b b. Mâlik de İslâm’ın yüceliği için şiirler söylüyorlardı. Rıdvanallahu teala aleyhim ecmain.
Hz. Hassan b. Sabit radıyallahu anh, Peygamberimizin aleyhissalatu vesselam vefatıyla ruhî bir çöküntü içerisine girmiş ve üzüntüsünden gözleri görmez olmuştur. Uzun mer­siyeler söyleyerek Peygamberimizin arkasından aleyhissalatu vesselam çok üzülmüştür. Şiirlerinin birinde “Rasûlüllah’ın pak alnı karanlık içinde göründüğü zaman ortalığa nur saçan, karanlığı aydınlatan çerağ gibi görünür” demişti. Daha sonraları böyle bir hal .içinde uzun bir hayat yaşayan Hassan b. Sabit, M. 862 yılında vefat etmiştir. Peygamberimizin aleyhissalatu vesselam “Muhakkak ki Allahû Teâla, Rasûlünü övmek ve müdafaa etmek hususunda Hassân’ı Cebrail (a.s)’la takviye etmektedir.” hadisi onun tek tesellisi olmuştur.( Buhâri, Bedu’l-Halk 6; Meğâzî, 30; Müslim, Fadailü’s-Sahabe,153-157)
Hz. Hassan b. Sâbit’in radıyallahu anh Peygamberimiz aleyhissalatu vesselam  hakkında “Sizden iyisini gözlerim görmedi asla, sizden güzelini doğurmadı hiçbir ana, her ayıp ve kusurdan pak yaratıldınız, sanki dilediğimiz gibi yaratıldı mı?”

(Müslim, Fedâilü’s-Sahâbe,151) sözleri de “şâirlere sapıklar uyar. Onların her sahaya dalıp çıktıklarını ve yapmadıkları şeyleri söylediklerini görmez misin? Ancak imân edip sâlih amel işleyenler Allah’ı çok zikredenler ve haksızlığa uğratıldıktan sonra haklarını alanlar böyle değildir. O zâlimler, yakında nasıl bir inkılapla yıkılacaklarını bile­ceklerdir“( eş-Şuarâ: 26/224-227) âyetlerinde geçen “Sâlih amel işleyen” şair kullar arasında olduğunu göstermektedir. Geçmişte ki olayları günümüz bakış açısıyla incelememek gerekli. Rasulullah aleyhissalatu vesselam tarafından izinli olan ve övülen Sahabi’ye radıyallahu anh karşı kimsenin edepsizlik etme hakkı yoktur. Rasulullah aleyhissalatu vesselam buyuruyorlar:

Ashabıma sebbetmeyin (dil uzatmayın). Nefsim elinde olan Zât-ı Zülcelâl’e yemin olsun (sizden) biri, Uhud dağı kadar altın infak etse, onlardan birinin infak ettiği bir müdd’e hatta yarım müdd’e bedel olmaz.”

[Müslim, Fedailu’s-Sahabe 221, (2540).]Velhamdulillahi rabbil alemin. Vesselatu vesselamu ala rasulina Muhammedin ve ala alihi ve sahbihi ecmain. Esselamu Aleykum.

 

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır.

Bu HTML etiketlerini ve özniteliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>