Hadis, İslam, Kur’an ve Sünnet

İnsana Anında Tövbe Ettirecek Pırlanta Değerinde 8 Neden!

Bismillah..

Kusurlu olmak ve günah işlemek, kulluğumuzun bir parçası iken mü’min bir birey olarak hatalarımızın ve günahlarımızın silinip gitmesine vesile olacak tövbeyi (istiğfarı) de hayatımızın bir parçası yapmak bizlerin en önemli görevi ve hedefi olmalıdır. Kerim kitabımız Kur’an’a ve bizlere her alanda rehber olan Peygamber Efendimizin (sallallahu aleyhi ve sellem) hadis-i şeriflerine baktığımızda istiğfar etmenin öneminin, bereketinin ve her iki cihandaki getirilerinin pırlantalardan daha değerli olduğu anlaşılmaktadır. Bizler de bu yazımızda, Nureddin Yıldız hocaefendinin kitabını kaynak alarak, ayet-i kerime ve hadis-i şeriflerden derlenen istiğfar etmenin kazançlarından 8 tanesini listeledik. 

Haydi gelin kardeşlerim, henüz son nefesimizi vermemişken, gidilebilecek tek kapı olan Rabbimize yönelelim ve birgün mutlaka göçeceğimiz ahiret yurdunda yanımızda sadece amellerimizin olacağının bilincinde olarak, Rabbimizin mağfiret ettiği kullarının arasında olabilme duasıyla, ümitsizliğe kapılmadan, geçmişi ardımızda bırakıp, dilimizde ve kalbimizde sürekli istiğfar ile hayata yeniden başlayalım 😊

1. İstiğfar, İbadettir.

Allah Teâlâ, kullarına namaz kılmayı emrettiği gibi istiğfarı da emretmiştir. İstiğfarın, ibadetlerden bir ibadet olarak görülmesi ve ihmaline karşı gerekenlerin yapılması bir kulluk gereğidir.

Ancak tövbe edip de inanan ve salih amel işleyenler başka. Allah işte onların kötülüklerini iyiliklere çevirir. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.” (Furkân Suresi; 70. Ayeti Meali)

İstiğfar, günahlardan kurtarırken, ibadetlerden bir ibadet olduğu için hasenat defterimizin dolmasına da vesile olmaktadır.

2. İstiğfar, Günahlardan Kurtuluş Yoludur.

Günahlardan tamamen arındığımız bir hayat düşünemeyeceğimize göre,  günahlardan nasıl kurtulacağımıza dair bize bildirilen yolları kullanmamız şarttır. İstiğfar, günahlardan kurtulmak ve cennete giden yolda mesafe kat etmektir. 

Kötülükleri işleyip de sonra ardından tövbe edenler ile iman(larında sebat) edenlere gelince şüphe yok ki, Rabbin ondan (tövbeden) sonra elbette çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.(A’râf Suresi; 153. Ayeti Meali)

3. İstiğfar, Hayatın Lezzetini Tatmaktır.

Günahlar sadece kalbi karartmakla kalmıyor. Yaşanan hayatın çekilmez olmasının, evlerin huzursuzluğunun, aile geçimsizliklerinin de temelinde Allah Teâlâ’ya karşı işlenmiş bulunan günahlar yatmaktadır. Ahenkli bir aile ortamına sahip olmak ve nimetlerden lezzet almak için istiğfara süreklilik kazandırmak gerekmektedir. 

Rabbinizden bağışlanma dileyin, sonra da O’na tövbe edin ki sizi belirlenmiş bir süreye (ömrünüzün sonuna) kadar güzel bir şekilde yararlandırsın ve her fazilet sahibine faziletinin karşılığını versin. Eğer yüz çevirirseniz, ben sizin adınıza büyük bir günün azabından korkuyorum.” (Hûd Suresi; 3. Ayeti Meali)

4. Yağmur Bile İstiğfarın Bereketlerindendir.

İnsan hayatı için en elzem ihtiyaçlardan olan yağmurun inmesinin ayetle sabit şartlarından biri istiğfardır.

Sonra, onlarla hem açıktan açığa, hem de gizli gizli konuştum. Dedim ki: Rabbinizden bağışlama dileyin; çünkü O, çok bağışlayıcıdır. (Bağışlama dileyin ki,) üzerinize gökten bol bol yağmur indirsin. Sizi mallarla, oğullarla desteklesin ve sizin için bahçeler var etsin, sizin için ırmaklar var etsin.(Nûh Suresi; 9-12. Ayetleri Meali)

Ey kavmim! Rabbinizden bağışlanma dileyin, sonra O’na tövbe edin ki, üzerinize bol bol yağmur göndersin ve gücünüze güç katsın. Günahkârlar olarak yüz çevirmeyin. (Hûd Suresi; 52. Ayeti Meali)

5. İstiğfar, Duaların Kabulüne Sebeptir.

Allah’tan istekte bulunurken, halimizi arz ederken, günahlardan arınmışlığımızın, yaptığımız duaların kabulüne etkisi önemlidir. 

Semûd kavmine de kardeşleri Salih’i peygamber gönderdik. Dedi ki: Ey kavmim! Allah’a kulluk edin. Sizin O’ndan başka hiçbir ilâhınız yok. O, sizi yeryüzünden (topraktan) yarattı ve sizi oranın imarında görevli (ve buna donanımlı) kıldı. Öyle ise O’ndan bağışlanma dileyin; sonra da O’na tövbe edin. Şüphesiz Rabbim yakındır ve dualara cevap verendir.” (Hûd Suresi; 61. Ayeti Meali)

Ey Muhammed! Sabret. Allah’ın va’di şüphesiz gerçektir. Günahının bağışlanmasını iste. Akşam-sabah Rabbini hamd ederek tespih et.” (Mü’min Suresi; 55. Ayeti Meali)

6. İstiğfar, Musibetlere Karşı Güvencedir.

İstiğfar sayesinde Allah Teâlâ, kullarına dünya azabı indirmemektedir. Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) bir hadis-i şerifinde buyurmuşlardır ki; 

Allah bana ümmetim için iki güvence verdi:

Oysa sen onların içinde iken, Allah onlara azap edecek değildi. Bağışlanma dilerlerken de Allah onlara azap edecek değildir.’ (Enfal Suresi; 33. Ayeti Meali)

Ben gittikten sonra da, kıyamete kadar istiğfarı ümmetime güvence olarak bıraktım.” (Tirmizi, Tefsir, 8/3008)

7. İstiğfar, Huzur Kaynağıdır.

Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) bile huzur için istiğfara devam ettiğini şu şekilde haber vermiştir:

Bazen kalbime gaflet çöküyor. Ben günde yüz defa Allah’a istiğfar ediyorum.” (Müslim, Daavat, 12)

8. İstiğfar, Güzel Ahlakın Kaynağıdır.

Huzeyfe (radıyallahu anh) diyor ki; 

Dilimde bir miktar kabalık vardı. Ailemden başkasına da zararım yoktu. Durumu Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’e ilettim. Bana şöyle buyurdu: 

Huzeyfe! Nerede senin istiğfarın? Ben, günde yüz defa istiğfar ediyorum.” (Ahmed, 23729; el-Feth, 10165)

9. Bitirirken..

Şeddad bin Evs’in (radıyallahu anh) rivayet ettiğine göre Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) buyurdular ki;

Seyyidülistiğfar şöyle demendir: 

Allah’ım! Sen Rabbimsin. Senden başka hiçbir ilah yoktur. Sen beni yarattın. Ben senin kulunum. Ben gücüm yettikçe, senin sözün ve vaadin üzerineyim. Yaptığımın kötülüğünden sana sığınırım. Üzerimdeki nimetini itiraf ediyorum. Günahımı itiraf ediyorum. Beni bağışla. Senden başka günahları bağışlayan yoktur.

Kim bunu iyice inanarak gün başında söyler de o gün, akşama kavuşmadan vefat ederse, o cennet ehlindendir. Kim bunu iyice inanarak gece söyler de sabahlamadan vefat ederse, o cennet ehlindendir.” (Buhari, Daavat, 2, [6306], Ebu Davud, Edeb, 110 [5070], Tirmizi, Daavat, 15 [3393])

Hâlâ mı Allah’a tövbe etmezler ve O’ndan bağışlanma istemezler? Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.” (Mâide Suresi; 74. Ayeti Meali)

Kaynaklar

| Nureddin Yıldız, Nübüvvet Pınarından Baldan Tatlı Sözler, Tahlil Yayınları, 2014, s.64-69.
| kuran-ikerim.org

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

1 yorum var.

  1. 1

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır.

Bu HTML etiketlerini ve özniteliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>