Video

Hiçbir İyiliği Küçümseme! [Nouman Ali Khan]

Gece yarısına kadar nargile kafelerde kafirlere sövmek midir İslâm? Allah’ın, İslâm’ karşı yapılan nefret söylemlerine vermemizi istediği tepkinin yaptıklarımızdan ne kadar farklı olduğunu biliyor musunuz?

Altyazı:

Esselamu aleykum ve rahmetullahi ve berekatuhu Elhamdulillah Yokluktan var eden, karanlıktan nur, Acıdan sabır çıkaran, pişmanlıktan sonraki tövbeyi kabul eden Allah’a hamdolsun Nimetlerine hamd ettiğimiz gibi, musibetlerine de hamd ederiz Allah (s.v.t)’ın şerefli Rasulüne salat ve selam ederiz, yüksek bir şeref ve tüm nurların sahibi, Kendisine Kuran indirilen Nebilerin sonuncusu ve kemali, ademoğlullarının efendisi Meryem oğlu İsa (a.s)’nın müjdelediği, İbrahim (a.s)’in, mübarek Beytullah’ın kanunlarını yüceltirken, O’nun (s.a.v) peygamberliğine davet ettiği Ademoğullarının Efendisi, Allah’ım O’na salat ve selam eyle, Ona tabi olan en hayırlı imamlara da selam olsun Öyleki, Allah (s.v.t) onları mübarek kıldı, onlardan Arap olanları da olmayanları da Çocuk edinmeyen, mülkünde hiçbir ortağı olmayan, kötülerden de dost edinmeyen Allah(s.v.t)’a hamd olsun. İşte sen de onu büyükle-tazim et Kuluna Kitab’ı indiren ve onda hiçbir eğrilik bulundurmayan Rabb’e hamd olsun Övdüğümüz, yardım ve mağfiret dilediğimiz Rabb’e hamd olsun O’na inanır ve O’na tevekkül ederiz, nefislerimizin şerrinden ve kötü amellerimizden O’na sığınırız Allah (s.v.t)’ın hidayet ettiğini saptıracak yoktur, Allah (s.v.t)’ın saptırdığına da hidayet edecek yoktur Allah (s.v.t)’ın bir olduğuna, Muhammed (s.av)‘in O’nun kulu ve elçisi olduğuna şahitlik ederiz Allah (s.v.t), Resul’ünü hidayetler ve hak din ile bütün dinlere izhar etmesi için gönderdi ve şahit olarak Allah (s.v.t) yeter Efendimiz (s.a.v)’e çokça selam olsun En doğru söz, Allah (s.v.t)’ın kitabıdır\NYolların en doğrusu da şüphesiz Efendimiz (s.a.v)’in yoludur Allah-u Teala yüce Kitab’ında şöyle buyuruyor\NEuzu besmele çektikten sonra söyleyelim “Ehli kitaptan birçoğu arzu etmektedir ki, sizi imanınızdan sonra çevirip kâfir etsinler: Hak kendilerine iyice belirdikten sonra bile sırf nefsaniyetlerinden ve kıskançlıktan dolayı bunu yaparlar. Buna rağmen siz şimdi af ile, hoşgörüyle davranın, ta ki Allah emrini verinceye kadar. Şüphe yok ki Allah her şeye kâdirdir.” (Bakara/109) “Siz namazı hakkıyle kılmaya bakın ve zekatı verin! Kendi nefsiniz için her ne hayır yaparsanız, Allah katında onu bulursunuz. Muhakkak ki, Allah bütün yaptıklarınızı görmektedir.” (Bakara/110) “Rabbim göğsümü genişlet, işimi bana kolaylaştır, dilimdeki bağı çöz ki sözümü anlasınlar.” (Ta-Ha/25-28) Amin ya Rabbil Alemin Bugünkü hutbede inşeAllahu Teala sizinle Bakara Suresi’nden iki ayetle ilgili bazı düşünceler paylaşmak istiyorum 108. ve 109. ayetler Sondaki ayetle başlayacağım ve bir şeyi açıklamak için 108. ayete geri döneceğim Allah Azze ve Celle, وَأَقِيمُواْ الصَّلاَةَ وَآتُواْ الزَّكَاةَ buyuruyor. Sanırım buradaki herkes en az bir kere bu ifadeyi duymuştur ‘Namazı kılın ve zekatı verin.’ Çok yaygın kullanılıyor وَمَا تُقَدِّمُواْ لأَنفُسِكُم مِّنْ خَيْرٍ تَجِدُوهُ عِندَ اللّهِ Kendiniz için her ne tür bir hayır yaparsanız, ne yatırımda bulunursanız, Allah katında onu bulursunuz Hiçbir iyi ameliniz boşa gitmeyecek إِنَّ اللّهَ بِمَا تَعْمَلُونَ بَصِيرٌ  Muhakkak ki, Allah bütün yaptıklarınızı görmektedir Bu çok genel ve evrensel bir ifade gibi görünüyor Herhangi bir müslümana namaz kılıp zekat vermenin, iyi ameller işlemenin önemi ve Allah’ın bu amelleri anlamlı bir şey olarak saymasını umut etmek hakkında konuşabilirsiniz Dua ederiz ki Hesap Gününde Allah bunu büyük küçük bütün amellerimiz için hepimize yapar; büyük ya da küçük hatalarımızı görmezden gelir Ancak bu ayetin nerede geçtiği dikkate çekici Bu da Kur’an’ın güzelliğinin bir parçası, her şey belli bir yerde Eğer bu ayetin nerede geçtiğini ve Allah’ın o ana kadar neyden bahsettiğini gereğince anlamazsan Bu esasen başka bir hutbenin ortasında, Allah bize bir dizi ders veriyor Ve bu derslerin bir bölümü de namazı kılmak ve zekat vermek Yani başka şekilde asla bilemeyeceğin yeni bir incelik, yeni bir boyut katıyor Eğer sadece tamamen tek başına ayete baksaydınız, bunun aslında size çok daha fazlasını öğrettiğini bilemezdiniz bile Peki Allah daha öncesinde neyden bahsediyordu? Aslında Medine şehrinde o zamanlarda müslüman için var olan çok büyük bir sorundan bahsediyor Allah buyuruyor ki وَدَّ كَثِيرٌ مِّنْ أَهْلِ الْكِتَابِ لَوْ يَرُدُّونَكُم مِّن بَعْدِ إِيمَانِكُمْ كُفَّاراً Kitap ehlinden büyük bir çocoğunluk, az bir sayı değil, çok yoğun bir şekilde isterlerdi, hoşlarına giderdi لَوْ يَرُدُّونَكُم مِّن بَعْدِ إِيمَانِكُمْ كُفَّاراً Keşke bir yol olsa da imanınızdan sonra, siz mümin olduktan sonra sizi kafirlere çevirebilseler Fazlasıyla hüsrana uğramış durumdalar, Medine şehrindeki Hristiyan ve Yahudi kabilelerini kast ediyor Bu Bakara Suresi olduğundan, Yahudi kabilelere daha fazla vurgu var Çünkü Bakara Suresi’nde önde gelen konu bu Allah, bu insanların içlerinde sahip oldukları bir duyguya vurgu yapıyor Çünkü kendi cemaatleri içindeki çok sayıda üye, şehadet getirip artık Rasulullah (s.a.v)’in sahabeleri oldular ve bağlılıkları yer değiştirdi Ve bu onların içini yakıyor, insanları bir şekilde geri getirmeyi arzu ediyorlar Çok uzun olmayan bir zaman önce gördüğüm bir belgeseli bana hatırlatıyor “Turning Muslim in Texas” – Teksas’ta Müslüman Olmak Neredeyse 10 yıllık bir belgesel, oğlu müslüman olan bir vaiz hakkında Onunla ve eşiyle ropörtaj yapıyorlar ve soruyorlar ‘Oğlunuzun Müslüman olmasıyla ilgili ne düşünüyorsunuz?’ ‘Ona her gün dua ediyorum, bir gün İsa Mesih’e geri dönecek’ ‘Ve geldiği zaman da inanılmaz, faal bir vaiz olacak’ Annesi böyle diyor. Ayrıca diyor ki ‘Bize gey olduğunu söyleseydi daha kolay olurdu.’ Bunu terich ediyorlar ki Hristiyanlar için ne kadar berbat olsa da, onlar için kabul edilebilir bir şey değil bu Yine de oğullarının müslüman olması çok daha büyük bir problem Yani çok çok büyük bir sorun var. Bu arada bu hissiyatın burasıyla sınırlı olmadığını, insanlar şehadet getirdiği zaman aileler içinde de olduğunu göreceksiniz Müslüman olan birçok arkadaşım var ve aileleri dindar değildi Hindular ama dindar Hindu değil, Budistler ama uygulayan Budistler değiller, Hristiyanlar ama dini yaşayan Hristiyan değiller Ama bu çocuk müslüman olur olmaz aniden evin her yerinde haçlar beliriyor Birdenbire Pazar günü kiliseye gitmek için erken kalkıyorlar Birdenbire dini hissiyatları alevleniyor çünkü ‘bununla savaşmalıyız’ oluyorlar Bu hissiyat özellikle kimler için geçerli? Kendi cemaatlerini Rasulullah (s.a.v)’e kaptırmakta olan Medine’nin Yahudi kabileleri için Şimdi biraz daha derine inelim, bu sadece herhangi Yahudiler ya da herhangi Hristiyanlar hakkında değil Bakara Suresi’ndeki argümanları takip ederseniz, aslında eleştiri onların liderleriyle ilgili Yahudilerin alimleriyle, hahamlarla ilgili, onlar içlerinde bilgili olanlar Ve içlerinde bilgili olanlar özellikle üzgün Cemaatleri küçülüyor, sayıları azalıyor diye Başka biri onların sayılarını ele geçiriyor Eğer bu insanlarla ilgili Kur’an’ın argümanlarını takip etmeye devam ederseniz, onlar dindardı Ve bu arada, Müslümanlardan önce, bizden önceki İslam, Musa (a.s)’a verilen İslam’dı, Musa (a.s)’a verilen şeriattı Yani Yahudi kabileler, yüzyıllar sonra İslam’dan arta kalanlar oluyorlar Biz onları sadece başka bir din olarak görmüyoruz, biz aslında onları İslam’ın bozulmuş bir versiyonu olarak görüyoruz Onları başka bir din diye düşünmeyin, aslına bakarsanız Rasulullah (s.a.v)’a onlarla aynı yönde namaz kılma emri verilmesinin bir sebebi var Ve onlarla aynı günlerde oruç tutma konusunda da, çünkü onları ayrı bir oluşum olarak düşünmememiz gerekiyor Aynı surede, Allah başka bir millete bunu yapmıyor Aynı surede, Allah ‘Ey iman edenler’ diyor, bunu demeden önce ‘Ey İsrailoğulları’ diyor Onlara doğrudan sesleniyor, bunu tekrar tekrar yapıyor Aslına bakarsanız, Kur’an’da doğrudan ‘Ey kafirler’ diye bir şey yok ‘De ki: Ey kafirler’ diye var Doğrudan seslenme aslında inananlara yönelik Ve bu aynı zamanda Kitap Ehli için var, ‘Ey İsrailoğulları’ Bir ayet var: “Ey kafirler, bugün özür dilemeyin” (Tahrim/7) Ama bağlamını çalışırsanız, bu bile ahiret hakkında Allah’ın, onlara bu dünyada seslenmesinden yine bahsetmiyor “Bugün özür dilemeyin. Siz ancak işlediklerinizin cezasını çekeceksiniz.” (Tahrim/7) Bu ahirette Gelmeye çalıştığım nokta, hahamlarla ilgili Müslüman bir topluma ne olacağını anlamanızı istiyorum, çünkü onlar da öyleydi Yozlaşan ve bozulan bir müslüman toplum Olan şu ki onların alimleri, esasen iş adamları oldular يَشْتَرُونَ بِآيَاتِ اللّهِ ثَمَنًا قَلِيلاً Az bir çıkar karşılığı Allah’ın ayetlerini satarlar Onlar hakkındaki eleştiri bu Ve bu insanlar, cemaatlerindeki insanları kendilerinin sorumlu olduğu takipçileri olarak görmüyorlar Onlar için en iyisini diledikleri, ailelerine yardım etmek, genç erkeklerini evlendirmek, evlilik sorunlarını çözmek istedikleri, vb. kimseler olarak görmüyor Onların derdi bu değil Onların derdi, bu insanlardan gelen bağış tabanı Bir problemleri olduğunda, fetva için bana gelecekler, ben de fetvamı vermek için onlardan ücret isteyeceğim Ve eğer benim bağış altyapım azalırsa, benim bakım masraflarım için kim bağış yapacak? Bu insanlar Peygamber (s.a.v)’e gittiğinde, bu çok miktarda paranın da ayrılması demek Çok sayıda haftalık bağışın da salondan ayrılması demek Bu büyük bir sorun. Böyle olmaz Bu kabul edilemez Böylece bunu ciddi bir sorun olarak gördüler, net kârlarına zarar verdi Aslında onlar için tamamen ticaret meselesiydi, tamamen ticaret حَسَدًا مِّنْ عِندِ أَنفُسِهِم İçlerinden gelen bir kıskançlık Bu insanların yozlaşmış dini psikolojileri hakkında anlamız gereken başka bir şey var burada Bunlar nitelikli hahamlardı. Oldukları şey haline gelmek için yıllarca çalıştılar Ve bu adam çıkageliyor, Muhammed, ibnu Abdullah sallAllahu aleyhi ve sellem, biz ona Rasulullah, Allah’ın Elçisi diyoruz, onlar demiyor Baktıkları ilk şeyde, şöyle oldular: “Bu adam mı? Okuyamıyor bile” Aslında onlar genelde okuma yazma bilmeyen diye çevrilen ummi kelimesini bir hakaret olarak gördüler Ve O’na böyle dediler. “O nasıl olacak? Bir cemaate liderlik etmek için Onun nitelikleri neler?” “Neden insanlar beni terk ediyor? Benim Tevrat ve Talmud üzerine bütün bu icazetlerim, belgelerim varken? Ben bir alimim. Bu fetvaları ben veririm. Ve onlar beni bırakıp Ona mı gidiyor? Bu gülünç. Bu nasıl olabilir?” Diğer bir deyişle, Allah’ın dinini çalıştığınızda, Musa (a.s)’ın şeriatı da aynı zamanda Allah’ın diniydi Samimi bir şekilde Allah’ın dinini çalıştığında, daha mütevazı olman gerekir İslam’ı daha çok çalıştıkça, bu size kul olmanın ne demek olduğunu ve Allah’ın Rabb olarak yerinin ne olduğunu daha çok hatırlatmalı Bunun farkına vardıkça, daha aşağı hale gelirsiniz, çünkü kulluktan daha aşağı bir iş yoktur Bizler daha çok bilgi sahibi oldukça, bu aslında bizi daha gerçekçi yapmalı Ama ne yazık ki, bu insanların Allah’ın dinini bilmeleri, onların kendilerini bir şekilde diğer herkesden daha üstün hissetmelerine neden oldu Hatta Allah’ın Elçisi’nden (s.a.v) bile Bu ciddi bir sorun Bu çok ciddi bir sorun İçlerinde kıskançlık var. ‘Nasıl olur da insanlar onu dinlemeye geliyor, artık beni dinlemeye gelmiyorlar?’ Hatta daha büyük bir sorun var Neden onlar Peygamber (s.a.v)’i kabul edemiyor? Aslında, Kur’an bize söylüyor. İçlerinde en bilgili olanlar, İlslam’ı ve Kur’an’ı biliyorlardı, Allah’ın Elçisini (s.a.v) kendi çocuklarını tanır gibi tanıyorlardı يَعْرِفُونَهُ كَمَا يَعْرِفُونَ أَبْنَاءهُمْ Onu, kendi çocuklarını tanır gibi tanırlar O halde neden kabul etmiyorlar? Neden kabul etmiyorlar? Hatta Kur’an bazı sahabelerin iyimserliğini sorgular Bakın, bu insanlar Tevrat’ı biliyor, bu insanlar İncil’i biliyor, şehadet getirmek için ilk sırada onlar olmalı Ama Allah bunu düzeltir ve der ki أَفَتَطْمَعُونَ أَن يُؤْمِنُواْ لَكُمْ Söylediklerinizi kabul edeceklerini mi umuyorsunuz gerçekten? Neden etmiyorlar? Çünkü dediği şeyi kabul edersek, yeterlilik belgeleriyle dolu tüm o yıllarım, bütüm derecelerim İnsanlar fetva istemek için bana gelirdi, şimdi ben Ona gidersem, kabul etmiş oluyorum ki biri bana geldiğinde ‘Allah ve Rasulu bilir. Ona gidin’ diyeceğim ‘Ben bilmiyorum. Artık bir şey diyemem. Bütün belgelerim gitti. Rasulullah (s.a.v)’in karşısınd bir anlam taşımıyorlar Ne yani? Şimdi ben sıradan biri miyim? Bunu mu yapacağım? Diğer insanların arasına mı oturacağım?’ Kendi içlerinden açığa çıkan hased duygusu var. Kurabildikleri her türlü planı kurarak insanları İslam’dan döndürmeye çalışıyorlar بَعْدِ إِيمَانِكُمْ كُفَّاراً İmanınızdan sonra, sizi inkara döndürmek isterler Devam etmeden önce, bu ayetin diliyle ile ilgili paylaşmak istediğim bir şey var Allah, إِيمَانِكُمْ (imanınız) kelimesinden bahsetti. بَعْدَ آمَنْتُمْ (iman ettikten sonra) demedi بَعْدِ إِيمَانِكُمْ (imanınızdan sonra) dedi. İsim yapısı kullanılıyor Bizim için basit bir dille bu, şu demek: Allah diyor ki sizin imanınız sağlam İmanınızı bozmak için hiçbir şey yapamazlar Bu yüzden aynı zamanda لَوْ (keşke) kelimesi kullanılıyor لَوْ aslında bir şeyin olmasını dilediğin ama olamayacağını bildiğin zaman kullanılır, imkansızdır Bir iş imkansız olduğunda, لَوْ kullanılır Bir şeyin gerçekleşmesi mümkün olmadığında, لَوْ kelimesini görürsün لَوْ يَرُدُّونَكُم مِّن بَعْدِ إِيمَانِكُمْ كُفَّاراً İmanınızı yok edip sizi tekrar kafirlerden yapmayı istedikleri kadar dilesinler, bunu yapamazlar Bundan ne öğreniyoruz? Öğreniyoruz ki bu insanlar ne tür bir propaganda yapmış olurlarsa olsunlar, bu, müslüman toplum içindeki hiçbir müslümanın imanını yok edemezdi Bir müminin imanına zarar verebilecek tek şey, kendil imanlarında eksik bir şeylere sahip olmalarıdır Bir kez imanları tamamlandığında, bir kez imanları düzgünce oturduğunda, bu temel bir kez yerleştiğinde, artık onu sarsamazsın Eğer imanlarında eksiklik varsa, evet sarsılabilir Yani, sorun hiçbir zaman dışarıdan olmayacak, birinin imanına zarar verebilmesi için Sorun, önce daima içeriden olacak Eğer temeli yoksa Bunu bitirmeden önce hızlıca günümüze gelelim. Neden bu ayeti sizinle paylaşıyorum? Bu ayeti sizinle paylaşıyorum çünkü çok sayıda genç günümüzde İslam’la ilgili olanlar hakkında gerçekten bunalmış durumda İslam aleyhinde propaganda var, İslam’dan nefret eden insanlar var, İslam’la ilgili videolar yapıyorlar Müslümanlar aleyhinde politik eylemleri var, Müslümanları hedef alıyorlar, Müslümanları kötü gösteriyorlar Onlar aleyhinde kitap yazıyorlar. Onların aleyhinde makaleler, videolar, bloglar, haber bültenleri… Aman Allahım, bizden ne çok nefret ediyorlar Sonra da Youtube’da şu tarz videolar yapıyorlar: Eğer 10 dakika bunu izlerseniz, artık Müslüman olmazsınız 17 yaşında biri de çıkıp “Öyle mi? Ben izleyeceğim. Sana göstereceğim” diyor 10 dakilka sonra da şöyle diyor, “Gerçekten mi? Bunu bilmiyordum.” Ve tamamen kafası karışıyor. Dünyanın her yerinden e-postalar aldığım için, şöylelerini alıyorum “Kardeşim, Hristiyanların, Yahudilerin ne yaptığını biliyor musun? Şu yaptıkları videoyu, web sitesini biliyor musun? Yaptıkları şu blogu biliyor musun? Aman Allahım, bizi mahvedecekler. Sahte Kur’an yapmışlar biliyor musun?” Bunu yapmışlar, şunu yapmışlar. Onların yaptıklarının sonu yok Yapmaya da devam ediyorlar. Çoğunuzun bildiği gibi ben A.B.D.’de yaşıyorum İncil kuşağında yaşıyorum. FM radyoyu açtığınızda, radyo kanallarının yüzde 90’ı Hristiyan sohbet kanalları Country müziği işliğinde. Ben işte buradan geliyorum Hristiyan sohbet radyosunda konuştukları zaman, çoğunlukla Hristiyanlıktan bahsetmiyorlar, şeriat kanunundan bahsediyorlar Ya da Peygamberimiz Muhammed (s.a.v)’den bahsediyorlar. Konuştukları bunlar Sürekli, sürükli durmadan saldırıyorlar. Bu şeyleri her sabah dinliyorum. Dinlediğim şey bu Bir de konuyla ilgili sözde uzmanları var. Basit bir saldırı değil. Saldırılarında oldukça ileri düzeydeler Endişelenmeye başlıyorsunuz biliyor musunuz? Onları arasam, söylediklerine biraz karşılık versem iyi olacak Bunun çaresine baksam iyi olacak çünkü dinimizi savunmalıyız, yatıp durarak bu tür şeyleri çekemeyiz حَسَدًا مِّنْ عِندِ أَنفُسِهِم مِّن بَعْدِ مَا تَبَيَّنَ لَهُمُ الْحَقُّ Hak açıkça belli olduktan sonra bile içlerindeki kıskançlıktan kaynaklanıyor Allah’ın bize ‘gerçek açıkça belli olduktan sonra bile’ demesinin yararı nedir? İslam’a karşı bu tür kör bir nefrete sahip olan insanlara, İslam’ın hakikatini açıklamak hiçbir şeyi değiştirmeyecek İslam konusunda net bilgileri olmadığı için bütün bunları yapıyorlar diye bir şey yok Çoğu İslam konusunda net bilgiye sahip olsalar da kıskançlıktan dolayı aslında bütün bunları yapıyorlar Sorun bu değil. Bizler için sorun, birçok gencin “Kafirlere karşılık vermeliyiz, bunun icabına bakmalıyız” demesi “Allah bunu büyük bir sorun olarak tanımlıyor. Tepki vermemiz gerek. Kardeşim, neden bu konuda bir şey yapmıyoruz?” Ben de tamam diyorum. Ne yapmamız gerektiğini Allah söylesin, çünkü bu sorunu da var eden O. Oldukça ağır bir sorun Sahabeler bu sorunun farkındaydı. Bu çok ciddi bir sorun. Bizim için onlar İslam’ın düşmanları O zamanlar onlar, Allah’ın yaşayan Elçisi (s.a.v)’in aralarındayken, ortalarındayken Onun düşmanlarıydılar Bu çok ama çok ciddi bir mesele. Bizim ne yapmamız gerek? Allah bize söylesin Aynı ayette bir sonraki kelimeler فَاعْفُواْ وَاصْفَحُواْ حَتَّى يَأْتِيَ اللّهُ بِأَمْرِهِ \N”Allah emrini verinceye kadar affedip hoşgörün” Unutun gitsin, affedin onları, bunu mazur görün, وَاصْفَحُواْ o sayfayı kapatın Pencapi dilinde nasıl derler? Sorun yok. Görmezden gel. Gözardı et. Değmez. Bunlar benim sözlerim değil. Allah’ın sözleri Bırak havlasınlar. Bırak ne isterlerse söylesinler. فَاعْفُواْ وَاصْفَحُواْ “Affedin, hoşgörün” Ne zamana kadar? “Kardeşim, onları sonsuza kadar böyle dinleyecek miyiz? Karşılık vermeliyiz.” حَتَّى يَأْتِيَ اللّهُ بِأَمْرِهِ Allah, Kendi kararını getirinceye kadar “Ama kardeşim, onların çok parası var. Çok harcıyorlar. Çok güçleri var Arkalarında politikacılar, medya araçları, milyonlarca, milyarlarca dolar var. Buna ne dersin?” Allah, Kendi karşılık veriyor ve diyor ki إِنَّ اللّهَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ \N”Şüphesiz Allah her şeye kadirdir.” Hiç şüphe yok ki her şey tamamen Allah’ın kontrolünde Neden onların medya, finansal ve politik gücü hakkında bu kadar endişeleniyorsun? Allah, entrikaların var olduğunu yok saymıyor Allah, onların bu tür bir nefrete sahip olmadıkları yönünde bizim gerçeği görmemizi engellemiyor Hiçbirine karşı bizi kör etmiyor Ama Allah aynı zamanda nasıl karşılık vermen gerektiğini öğretiyor Senin yüreklilik göstermen gerek, senin çok daha önemli bir şeye odanlanman gerek Bazı gençler var, Youtube’da, Facebook’ta çok zaman harcıyorlar, İslam için tabii ki de Bir video izliyor, birisi de altta siz müslümamalar şöylesiniz böylesiniz diye hatibi lanetliyor O da onlara karşılık verme gereği duyuyor, “Öyle mi kafir? Bir gün sizi ele geçireceğiz” Sonsuz sayıda ileri geri sayfaları oluşur, çocuğun biri İslam’ı savunduğunu düşünüyor diye Sadece bir ayet oku. ففَاعْفُواْ وَاصْفَحُواْ حَتَّى يَأْتِيَ اللّهُ بِأَمْرِهِ إِنَّ اللّهَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ \N”Allah emrini getirinceye kadar affedip hoşgörün. Şüphesiz Allah her şeye kadirdir.” “Kardeşim, ne yapmamız gerek? Affedelim, hiçbir şey yapmayalım mı?” Tamam, bir sonraki ayeti okuyalım وَأَقِيمُواْ الصَّلاَةَ وَآتُواْ الزَّكَاةَ “Namazı kılın, zekâtı verin” Hayır hayır, bir şey yapman lazım. Nedir o? Namazı kılmak Gece 3’e kadar bir nargilecide oturup kafirlerin neler yaptığını tartışmak yerine, sonra sabah namazı için sabah 11’de kalkmak Ve Cuma’ya hutbenin ortasında çıkagelmek yerine, bunun yerine, أَقِيمُواْ الصَّلاَةَ (namazı kılın) üzerinde uğraşmaya ne dersin? Bunun üzerinde biraz çalışsan nasıl olur? وَآتُواْ الزَّكَاةَ (Zekatı verin). Nasıl para kazandığınla ilgilensen nasıl olur? Çünkü zekat sadece para vermek değildir. Paran yoksa, para veremezsin ve temiz paran yoksa, temiz para veremezsin Eğer paranı şüpheli yollardan kazanıyorsan, o halde sen zekat vermiyorsun Sadece آتُواْ الزَّكَاةَ (zekatı verin) ifadesi, müslüman ekonomisini temizlemek içindir Bütün müslüman ekonomisini. Cebine giren her kuruş, her lira aslında helal olmalı Eğer zekat vermekten bahsedeceksen. Neden bunun üzerinde çalışmıyorsun? وَأَقِيمُواْ الصَّلاَةَ وَآتُواْ الزَّكَاةَ \N “Namazı kılın, zekâtı verin” Bu arada bu başlangıç noktası “Sadece namaz ve zekat yani. Namaz ve zekat üzerine bir hutbe daha mı?” Başka ne yapmamız gerek? Şimdi şunu anlayın Kafirlerin İslam’ı yok etmek için çok ayrıntılı planları var diyen insanlar var. “Onlara karşılık vermek için büyük şeyler yapmalıyız” Biri de diyor ki, “Çocuklara Kur’an okumayı öğretsek nasıl olur? Gençlerimize Peygamberimiz (s.a.v)’in siyerini öğretsek nasıl olur? Komşularımızla ilgilensek nasıl olur? İnsanlara İslam’ın mesajını nezaketle tanıtsak nasıl olur?” “Yok kardeşim, bu ne işe yarayacak? Kafirler çok büyük bir sorun. Büyük sorunu halletmelisin. Bu küçük şeyler bir fark yaratmayacak. Ne yani sadece mescid mi inşa edeceksiniz? Okul mu idare edeceksiniz? Çocuk mu eğiteceksiniz? Bu neyi çözecek?” Peki insanlar ne yapıyor? Sorunun çok büyük olduğunu ve büyük şeyler yapmayı düşünmemiz gerektiğini söylüyorlar Ve eğer sen bundan daha az bir şey yapıyorsan, küçük bir çevredeysen, genç insanlara öğretmenlik yapıyorsan falan Ya da bazı çocukları sokaklardan kurtarıp “Dışarı çıkıp sinemaya gitmek yerine neden mescidde buluşmuyoruz? Biraz konuşuruz, sonra belki kahve içmeye gideriz” diyorsan Sadece bunu yapıyorsan, yaptığın iş değersiz çünkü kafirler hala orada Ve onların milyarlarca doları da hala orada bu yüzden bir anlamı yok. Allah, bu yaklaşıma nasıl karşılık veriyor? Bu arada büyük planlarımız olmalı diyen insanlarla ilgili size bir şey söyleyeyim çünkü önceki yıllarımda ben bu evrelerden geçtim Bu insanlar büyük şeylerden hiç durmadan bahseder ve faaliyete gelince hiçbir şey yapmazlar İş faaliyete gelince hiçbir şey yapmazlar Oturup kafirlerin şunu bunu nasıl yaptığından, bizim nasıl şöyle böyle yapmamız gerektiğinden bahsederler Orada oturarak gerçekte hiçbir şey değişmez, 10-15 yıl geçer Sonra da sinirleri bozulur, “Bu kadar zamandır bunu konuşuyoruz, hiçbir şey değişmiyor” “Daha sıkı önlemler almalıyız.” Sonra da akıl dışı şeyler yaparlar Sonra da “Ne tür bir insan bunu yapabilir?” diyeceğiniz aklınıza gelmeyecek şeyler yaparlar Allah’ın verdiği karşılık ne? Allah senin ne yapmanı istiyor? Allah benim ne yapmamı istiyor? Allah bu topluluktaki her genç erkek ve kadının ne yapmasını istiyor? Diyor ki ووَمَا تُقَدِّمُواْ لأَنفُسِكُم مِّنْ خَيْرٍ “Her ne yatırımda bulunursanız” Yatırım kelimesini bilerek kullanıyorum, ‘takdim’i eski İngilizce çevirilerde ‘kendiniz için ileriye ne gönderirseniz’ olarak çevirirler Buradaki kimsenin bunu anladığını sanmıyorum “Kendin için ileriye göndermek” esasen yatırım yapmak demek Bir işe para koyduğunda, parayı hemen geri almazsın, daha sonra alırsın Yani ileriye göndermişsindir. Birkaç sene sonra sana geri gelir Allah, aslında kendimize yatırım yapmamızı bize buyuruyor Sadece ahiret açısından değil, ki bu açıkça belli, ama dünyevi açıdan da Kendinizle ilgili geliştirmeniz gereken şeyler var, bunun kazanımlarını ileride hayatınızda göreceksiniz “Kardeşim nereden başlayayım? Kur’an öğrenmek istiyorum. Tefsir öğrenmek istiyorum.” Neden Kur’an ezberlemeye başlamıyorsun? “Hayır bana Arapçayla ilgili her şeyi nasıl öğrenirim, onu söyle.” Neden birazcık Kur’an ezberlemekle başlamıyorsun? “Hayır, bana daha ayrıntılı bir şey ver.” “Benim daha ilginç bir şeye ihtiyacım var.” Kendine yatırım yapmalısın. Kendin için vakit ayırmalısın. Bunu yaptığında, Allah diyor ki لأَنفُسِكُم مِّنْ خَيْرٍ Bu ‘min’ tenevvü/çeşitlilik belirtir. Yani ‘her türlü iyilik’ demektir Bir topluluktaki insanların yaptığı iyiliği küçümsemeyin Elinizden gelen iyiliği azımsamayın Bu ‘min’ kelimesi, Allah’ın büyük bir merhameti Çünkü senin gücünün yettiği iyiliğe, benim gücüm yetmez Benim gücümün yettiği iyiliğe de senin gücün yetmez Allah sana verdiği olanakları bana vermedi Allah bana verdiği olanakları da sana vermedi Her birimizin farklı türden olanakları ve mücadeleleri var Allah’ın bize verdiği hayattan en iyi biçimde yararlanmak ve bir tür iyilik yapmanın bir yolunu bulmak zorundayız Kendimiz için ve diğer insanlar için Kendinizi iyi bir şey yapmaya odaklarsanız, bunu Allah katında bulacaksınız تَجِدُوهُ عِندَ اللّهِ إِنَّ اللّهَ بِمَا تَعْمَلُونَ بَصِيرٌ \N”Allah yaptıklarınızı şüphesiz görür.” Ne kadar etkileyici bir son Hiç şüphesiz Allah, özellikle sizin yaptıklarınızı tamamen görmektedir بِمَا تَعْمَلُونَ (Yaptıklarınızı) mukaddemdir, ihtisastır, ona özel olma durumu belirtir Diğer bir deyişle, özellikle siz insanların yaptığı şeyler, Allah dikkatli bir şekilde izliyor Allah, özellikle siz müslümanların ne yaptığını tamamen izliyor Siz müslümanlar kafirlerin ve Kitap Ehlinin ne yaptığına takılıp kalmışsınız Onların propagandalarının ve saldırılarının neler olduğuna öyle takılıp kalmışsınız ki Kendinizin ne yaptığını hiç düşünmüyorsunuz Allah diyor ki, “Ben onların ne yaptığıyla ilgilenmiyorum, Ben sizin ne yaptığınızla ilgileniyorum.” اللّهَ بِمَا تَعْمَلُونَ بَصِيرٌ \N”Allah yaptıklarınızı şüphesiz görür.” Hiç şüphe yok ki Allah, sizin yaptıklarınızı tamamen görmektedir Bu hutbenin özü şu ki bir yandan Kur’an çevremizdeki dünyada neler olup bittiğine dair bizi açıklığa kavuşturuyor Ama diğer yandan Allah Azze ve Celle, bize engin çözümler veriyor Esaslı ve güçlü çözümler. Basit çözümler değil İnsanlar kendilerini, ailelerini, içinde bulundukları topluluğu daha iyi hale getirmeyi dert edindiklerinde ve ailelerini daha güçlü hale getirmeyi ki bu noktayı özellikle Batı’daki müslüman toplulukları için vurgulamak istiyorum Birleşik Devletler’de, Avrupa’da, herhangi bir yerde Bizim mescid kurumlarımız var ve mescidler çoğunlukla erkeklerın gittiği yerler Günümüzde mescid konusunda gerçek bu. Çoğunlukla erkekler gidiyor Ama dışarıdaki dünyaya bakarsanız, dışarıdaki dünya aslında aile kurumunun kendisine saldırıyor Aileler mahvediliyor. Evlilik mahvediliyor. Anna babalar artık çocuk yetiştirmeyi bilmiyor, Anne babalar çocuklarıyla nasıl konuşacaklarını bile bilmiyor Çocuk ergenliğe girip biraz yaramazlık yapmaya başladığında, anne babaların bu çocukla nasıl başa çıkacaklarıyla ilgili bir fikirleri yok “Ne yapacağız? Kimle konuşacağız? Nereden yardım alacağız?” Arkadaşları kim bilmiyorlar. Karı ve kocanın sorunları var. Kimseyle konuşamıyorlar Sorun giderek kötüleşiyor. Koca işe gidiyor ve sekreter daha da güzel görünmeye başlıyor Böyle oluyor. Büyüyen fitne bu. Ama bizim namaz için dolan mescidlerimiz var Mescidin, ailelerin sığınabileceği bir yer olması gerekir Bütün ailenin. Kadınlar destek alır. Çocuklar destek alır. Erkekler destek alır Mescidin ailenin daha güçlü bir kurum haline geldiği bir yer olması gerekir Mescidi daha iyi hale getiren ailedir; aileyi daha iyi hale getiren de mesciddir Bu iki oluşum aslında birlikte çalışmalı, birbirlerine ihtiyaçları var Çünkü ailelerin diğer ailelerin desteğine ihtiyacı var. İyi aileler birbirleriyle nerede karşılaşacaklar sanıyorsunuz? Allah’ın evinde buluşacaklar. İnsanları iyi niyetler için biraraya getiren doğal ve ilahi bir kurum bu Bu Allah’ın planı. Mescidler terk edildiğinde ya da çocuklar mescidde hoş karşılanmadığında Ya da bir mescidde bayanlar için olanaklar yoksa, onlar sadece sonradan akla geliniyorsa Ki onlar ümmetimizin yarısından fazlası, “onlara bir bölme falan bulun” deniyorsa Bu olduğu zaman, bedeli mescidde ödenmiyor, bedeli evde ödeniyor Çünkü bu kadınlar hiç düzgün bir dini eğitim almadılar, bu yüzden İslam’da anne olmak nedir bilmiyorlar Bu çocuklar hiç iyi müslüman arkadaşlar edinmediler çünkü iyi müslüman arkadaşlar edinecekleri yer, mescid olurdu, biraz takılırlardı Günde beş vakit namaz için buraya gelin demiyorum, bu sizin için mümkün olmayabilir Ama en azından çocuklarınızı yatsıya getirin Tamam, her gün getiremiyorsun, haftada 2-3 kere getirin Çocuğunuzun anılarının bir kısmını sizin mescide geliyor olduğunuz oluştursun Bu aslında küçük bir şey değil, çok büyük İçinizde çalışan kişiler, sizler bunun az bir çaba olmadığını bilirsiniz Bunu yapmak çaba gerektirir, ama bunu Allah’tan bulacaksınız Bu kendiniz ve aileniz için yaptığınız bir yatırım Bunun bereketini görürsünüz ama bunlar gözden kaçırdığımız şeyler Çünkü kafirlerin saldırılarından bahsetmekle çok meşgulüz Bizi ve ailelerimizi mahveden şuan ilgilenmemiz gereken şeylere değinmiyoruz bile Sonuç olarak benim mesajım bu Günlük olarak yapabileceğin iyilikleri küçümseme Allah katında onun değeri büyük Bize bir şey değilmiş gibi geliyor ama o Allah katında büyük Allah katında çok büyük bir şey Bunu içselleştirebilirsek inşaAllahu Teala, toplumumuzda iyi etkilerini göreceğiz Gençliğimizde iyi etkilerini göreceğiz. Özellikle ne göreceğiz biliyor musunuz? Radikalleşmiş genç müslümanlar şöyle böyle oldu gibi haberler yapıyorlar Düzgün bir toplum yapısı olduğu zaman, bir gencin yoldan çıktığını görünce Diğer arkadaşı ‘Kardeşim, nereye gidiyorsun?’ der, ‘Hadi konuşalım’ Onu geri çekerler çünkü artık bir gençlik topluluğu vardır İmamlara bağlıdırlar, alimlere bağlıdırlar Böylece aslında toplumumuzu kendimiz denetleyebiliriz. Şu an öyle bağlantımız kopuk ki Bir gencin aklında neler var bilmiyoruz, neler geçiriyorlar bilmiyoruz Hangi videoları izliyorlar, kafalarında ne var, çünkü çoğu konuşmaları gerçek insanlarla değil, internet üzerinde Dua ediyorum ki Allah (a.c) bu tavsiyeyi daha ciddiye almamızda bizlere yardım etsin Bizi gerçekten önemli olan şeylerle meşgul etsin İslam’a zarar vermeye çalışanların saldırıları, planları, düzenleriyle bizi kendimizden geçirmesin Onlar bizim sorunumuz değil. حَتَّى يَأْتِيَ اللّهُ بِأَمْرِهِ “Allah kararıyla gelene dek” Allah onlarla ilgilenecek. Biz kendi sorunlarımızla ilgilenmeliyiz Allah (a.c), bizleri kendimiz ve toplumumuz için tamamen sorumluluk sahibi kılsın Allah (a.c) bu toplumu ve bu toplumdaki her bir aileyi güçlendirsin Allah, bu toplumdaki evlilikleri, anne babaları mübarek kılsın Onlara İslam’ın temsilcileri olacak iyi, erdemli çocuklar yetiştirme yeteneği versin Allah (a.c), sizleri çevrenizdeki insanlara İslam için iyi bir örnek kılsın Sizi gördükleri zaman, sizin üzerinizden Allah’ın Elçisi’nin (s.a.v) bütün insanlık için sahip olduğu sevgiyi görsünler O’nun alemlere rahmet olduğunu sizin üzerinizden görsünler Çünkü Rasulullah sallAllahu aleyhi ve sellem’den geriye kalan tek iz, bu ümmetin içinde Geriye kalan sadece bu. Biziz. Onlar Rasulullah’ı (s.a.v) artık göremezler. Sizi görürler Allah (a.c) bu ağır sorumluluğu taşıyabilmemiz için bizlere güç versin Berâkallahu li ve lekum fil Kuranil hakim ve nefa’ni ve iyyakum bil ayâti ve zikril hakim

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır.

Bu HTML etiketlerini ve özniteliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>