Davet ve Tebliğ, Eğitim, Hadis, İslam

Herkesin Dilinde: Kadınların Namazdaki Yeri Meselesi

Bismillah.

Son zamanlarda kadınların namazdaki yeri epey konuşuldu, yazıldı ve çizildi…

Kadınlar namaz sırasında nerede durmalı? Camii içerisinde erkeklere göre konumları nasıl olmalı?

Evvela bu sorulara ancak İslami ilimlere vakıf kimseler doğru cevabı verebilirler ve bu bağlamda birikimi olmayan kimselerin, kendi kafalarına göre yorum yapmaları çok yanlış olacaktır. 

Keza İslam, kişilerin kendi yorumlarına göre değişen bir din değildir. Kıyamete kadar değişmeyecek kaidelere sahiptir. Bu kaideler, Kur’an’ımız ve Efendimizin (s.a.v) sünnetine göre belirlenen esaslardır. Bu noktada yukarıda belirtilen sorular, Kur’an’da Rabbimizin (azze ve celle) emirleri ve Efendimizin (s.a.v) yaşamında, kadınların namaz tatbiki esas alınarak cevaplandırılmalıdır.

Kadınların namazdaki yeri meselesini en güzel şekilde cevaplandıracak alimlerden biri de, Ömer Nasuhi Bilmen hocadır. Kendisi zamanın değerli alimlerindendir. Bu önemli soruların cevapları, kendisinin detaylı bir şekilde yazdığı Büyük İslam İlmihali’ne göre hazırlanmıştır. 

Konun kısa bir özetini yapmak gerekirse, kadınlar ve erkekler aynı hizada namaz kılamazlar. Erkekler önde; kadınlar ise arkada yerlerini alırlar. Bu düzen, şu an içinde bulunulan zamanın normlarına göre değil; Kur’an ve sünnet kaidelerine göre belirlenmektedir. Kadınların erkeklerin arkasında yer almaları, asla ve asla değersiz olduklarından değil; bilakis kadınlara duyulan saygıdan ötürüdür. Bize düşen, ancak ve ancak itaat ve ittibadır. Bu noktada, kişinin ilmi ve irfanı olmadan, sadece kendi kafasına göre yaptığı yorumlar yersiz olacak ve maazAllah, dinin değişmez kurallarını yıpratmaya sebebiyet verecektir…

Biz müslümanların düsturu ise Kur’an’ımızda şöyle belirtilmektedir:

Allah ve Resûlü bir iş hakkında hüküm verdikleri zaman, hiçbir mü’min erkek ve hiçbir mü’min kadın için kendi işleri konusunda tercih kullanma hakları yoktur. Kim Allah’a ve Resûlüne karşı gelirse, şüphesiz ki o apaçık bir şekilde sapmıştır” (Ahzab, 36).

Şimdi de, kadın ve erkeğin yan yana duruşunun namazı nasıl bozduğunu detaylandıralım:

Kadınların Muhazatı (Aynı Hizada Bulunması)

Cemaat içinde imamın arkasında evvela erkekler, sonra erkek çocuklar, sonra da kadınlar saf bağlamaktadırlar. Bu tertibe erkekler ile erkek çocukların riayetleri sünnet; erkekler ile kadınların riayetleri ise, farzdır. 

Buradan hareketle, bir kadın bir erkeğin önünde veya tam hizasında, aynı namazı cemaatle kılacak olsa, erkeğin namazı bozulur. Buna Muhazat-ı Nisa (Kadınların erkeklerle aynı hizada bulunması) meselesi adı verilmektedir. 

Bu muhazattan dolayı namazın bozulması için bazı şartlar vardır:

1. İmam

İmam, kadınlar için imamlığa niyet etmiş bulunmalıdır. Çünkü böyle bir niyet bulunmazsa, kadınların imama uymaları sahih olmaz ki, onların muhazatı erkeklerin namazını bozabilsin. 

2. Buluğ Çağı

Erkeğin önünde ya da yanında namaz kılan kadın, mahrem olsun ya da olmasın buluğ çağına ermiş ise, erkeğin namazı bozulur. Kadın eğer buluğ çağına ermemiş ve namazın ne olduğunu anlayacak yaşta değilse, namaz bozulmaz.

3. Bir Rükün Miktarı

Muhazat, kıyam ya da rukû gibi bir rükün miktarı devam etmelidir. Bu, İmam Muhammed’e göre bu şekildedir. İmam Ebu Yusuf’a göre böyle bir rükün bizzat eda edilmiş olmalıdır. Bu sebeple, hemen muhazat bulunmakla namaz bozulmamaktadır. 

4. Ruku ve Secde

Muhazat, rukû ve secde ile kılınır bir namazda bulunmalıdır. Bu sebeple cenaze namazında ve tilavet secdesindeki muhazat, bu namazların sahih olmasına mani değildir.

5. İftitah Tekbiri

Namaz, erkek ile onun hizasında bulunan kadın arasında iftitah tekbiri itibarıyla müşterek olmalı; yani kadın, ya hizasında bulunduğu erkeğin iftitah tekbirine, kendi iftitah tekbirini bağlayarak ona uymuş olmalı veya bu erkek ile beraber iftitah tekbirini üçüncü bir kişinin iftitah tekbirine bağlamış bulunmalıdır. Bu sebeple, kadın ile erkek aynı namazı, yan yana durarak tek başlarına kılsalar ya da yalnız biri imama uyup, diğeri tek başına kılacak olsa, namazları bozulmuş olmaz. 

6. Eda Edilen Namaz

Namaz, kadın ile erkek arasında eda itibarıyla müşterek olmalıdır. Şöyle ki kadın, ya hizasında bulunmuş olduğu erkeğe veya her ikisi diğer bir erkeğe uymuş, aynı namazı beraber kılıyor olmaları gerekmektedir.

Bu sebeple, erkek ile kadın, bir veya birkaç rekat kıldıktan sonra imama uyup da imamın selamından sonra kalkarak kaçırmış oldukları rekatları kılarken, aralarında muhazat meydana gelse, bununla namaz bozulmuş olmaz. Çünkü bu duruma Mesbuk denir. Mesbuk, kişinin kendi başına kıldığı rekatlarda tek başına sayılması anlamına gelmektedir. 

7. Kadın ve Erkeğin Yeri

Erkek ile kadının yerleri bir olmalıdır.

Buradan hareketle, erkek ya da kadından biri, mesela mescidin zemininde, diğeri de en az bir adam boyu yüksek bir mahfilde, tam birbiri hizasında bir vaziyette bulunarak cemaatle namaz kılsalar, bu muhazat namazı bozmaz.

8. Yön

Erkek ile kadının yönleri aynı olursa, namaz bozulur. Ancak, Kabe-i Mükerreme’nin içerisinde her biri başka bir yöne doğru, cemaatle namaz kılarken aynı hizada bulunsalar, bu durum namazı bozmamaktadır.

Muhazat-ı Nisa meselesi, nerede ve ne zaman olunursa olsun, çok elzem bir konudur. Son derece dikkatli davranmayı gerektirmektedir. Maalesef Ka’be’de bu hususa dikkat edilmediği görülmektedir. Bu durum, kendilerine hatırlatıldığında ise, ‘Burası Beytullah, burada bir şey olmaz’ gibi tepkiler görülmektedir. Ancak bu söylemler doğru değildir.

9. Araya Giren Herhangi Bir Şey

Kadın ile erkek arasında, aralarına giren herhangi bir şey bulunmamalıdır. Bu bağlamda, aralarında örneğin, direk gibi bir şey veya bir insan sığacak kadar açıklık bulunursa, muhazat namazı bozmaz. 

10. Kısacası...

Yukarıda belirtilen durumlar meydana gelirse yani muhazat gerçekleşirse, erkeklerin namazı bozulur.

İmama uyan kadınlar, erkeklerin safı önünde bir saf teşkil etseler, bütün bu erkeklerin namazları bozulmaktadır. Dolayısıyla erkeğin namazını bozan muhazat durumu, kadın günah işlemesi anlamına gelir ki, bu da büyük bir problem teşkil etmektedir. Zira namaz, birinci sırada gelen ve çok önemli bir ibadetimizdir. Azami derecede dikkat ve özen göstermek, her müslümanın görevidir. 

Tüm bu hususlar nedeniyle namazın bozulmasına sebebiyet vermekten kaçınmalı ve İslam terbiyesine riayet edilmelidir. Kadınlar camide bulundukları ve cemaatle namaz kılacakları zaman, kendilerine tahsis edilen yerleri korumaları ve bu bölgeden ileri geçmemeleri gerekmektedir. 

Elbette biz müslüman hanımlar, bu önemli kaideleri dikkate alarak hem kendimizi günahtan korumuş hem de diğer müslüman abilerimizin namazını korumuş olacağız, inşaAllah! 🙂 

Selametle  🙂

Kaynaklar

Büyük İslam İlmihali- Ömer Nasuhi Bilmen
Resimler: Pixabay

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

2 yorum var.

  1. 1

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır.

Bu HTML etiketlerini ve özniteliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>