Aile, İslam, Tefekkür

Hazret-i Lokman(as)’dan 8 Tavsiye

Lokman (as) dedi ki:

Dört Bin Nebiyi tetkik ettim. Onlardan sekiz kelimeyi seçtim :

1. Namaz da isen Kalbini Muhafaza Et

Huşu; Allah’ın huzurunda bulunmanın, yalnızca O’nu düşünmenin, biz O’nu görmesek de O’nun bizi gördüğünü hissetmenin verdiği vecd halidir.  Hz. Ali: Huşu’ kalptedir. Ve müslüman kişiye karşı yumuşak davranmandır. Namazında sağına soluna iltifat etmemektir. İmam Kurtubi , el Camiu li Ahkamil Kur’an, (Cilt:2, Syf;65)                    İbn-i Abbas : Namazda huşûlu olan kişi Allah’tan korkan kişidir. Namaz kılarken de hareketsiz duran kişidir.       İbn-i Abbas’tan rivayetle Peygamber Efendimiz (s.a.v) : 

Manasını düşünerek huzur ve huşu ile kılınan, iki rekat namaz gafil kalple akşamdan sabaha kadar kılınan namazdan hayırlıdır.” buyurmuştur. 

Namazda Huşuyu Nasıl Sağlayabiliriz ?

1.Namaz Kılarken Allah’ın huzurunda olduğunu düşünerek                                                                                                               2.Kur’an’ı Hüzünlenerek, Ağlayarak ve Korkarak Okumak                                                                                                                   3.Namazın mü’minlerin miracı olduğunu düşünmek                                                                                                                             4.Namaz kılarken o namazın son namazımız olduğunu düşünmek                                                                                               5.Namazda okuduğumuz ayet ve duaların anlamlarını düşünmek                                                                                                 6.Namazda yapılan hareketlerin manasını düşünmek

2. Başkasının Evinde isen Gözünü Muhafaza Et

Hz. Ebu Ümame’nin aktardığına göre Peygamberimiz (s.a.v) şöyle buyurdu:

“Benim Allah’ın resulü olduğuma şahadet eden kimse, tanışıp / izin alıp selam vermeden bir ev halkının yanına (bir eve) girmesin. (Dışarıdan) evin içine bakan kimse oraya girmiş sayılır.” Diğer bir rivayette şu ifadeler vardır: “Hane halkının iznini almadan gözlerini evin içine diken kimse (onları) yok etmiş gibidir.” (bk. Macmazu’-zevaid,8/43)

Allahu Teala Hucurat Suresi’nin 12. ayetinde “Birbirinizin gizli hallerini araştırmayın.” buyurur.

3. İnsanların arasında isen Dilini Muhafaza Et

“Rahmanın has kulları onlardır ki, yeryüzünde tevazu ile yürürler ve kendini bilmez kimseler laf attığında incitmeksizin “selam” derler geçerler.” (Furkan: 63)

– “O Allah’ın has kulları yalan söylemezler, boş sözlerle karşılaştıklarında vakar ile oradan geçip giderler.” (Furkan: 72)

– “O has kullar ki, boş söz işittikleri zaman ondan yüz çevirirler ve bizim işlerimiz bize, sizin işleriniz size. Size selam olsun. Biz kendini bilmezleri arkadaş edinmek istemeyiz” derler. (Kasas: 55) buyurur.

Bakın bu ayetlere göre Müslüman nasıl davranacak, nasıl konuşacak bunun mesajı vardır.

Lokman (as) oğluna şöyle öğüt vermiştir:

“Oğulcuğum! Konuşmamam, bana hiçbir zaman pişmanlık vermedi, hiç nedamet duymadım. Zira; söz gümüş ise sükut altındır.”

Hz. Ali’nin güzel bir sözü var: “Mızrakların açtığı yara iyi olur, fakat dil yarası iyi olmaz” diye. Atalarımız da: Bıçak yarası geçer, dil yarası geçmez, demiştir.

Kullanılışa göre dil iki kapıdan birini açar. Ya cennetin kapısını açar ya da cehennemin kapısını açar.

Dili yüzünden insan vezir de olur, rezil de olur.

4. Sofrada isen Boğazını Muhafaza Et

Hadis-i şerifte, “İyiliklerin başı açlıktır. Kötülüklerin başı tokluktur” buyuruldu. Yemeğin tadı, açlığın çokluğu kadar artar. Tokluk, unutkanlık yapar. Kalbi kör eder, alkollü içkiler gibi, kanı bozar. Açlık, aklı temizler, kalbi parlatır.

Hadis-i şerifte buyuruldu ki, “insan kalbi, tarladaki ekin gibidir. Yemek, yağmur gibidir. Fazla su, ekini kuruttuğu gibi, fazla gıda kalbi öldürür.” Bir hadis-i şerifte, “Çok yiyeni, çok içeni Allahü teâlâ sevmez” buyuruldu. Çok yemek, hastalıkların başı, az yemek [yani perhiz etmek] ilaçların başıdır.“Karnınız iyice acıkmadan yemeğe oturmayın; tam doymadan da kalkın”

Tıpçıların üstadı İbni Sinâ, tıp ilmini iki satırla toplayarak bu hadîsi şöyle açar: “Sözün güzelliği kısalığındadır. Yediğin vakit az ye. Yedikten sonra dört beş saat kadar daha yeme. Şifa hazımdadır. Yani, kolayca hazmedeceğin miktarı ye. Nefse ve mideye en ağır ve yorucu hal, yemek üstüne yemek yemektir. Yani, vücuda en muzır, dört beş saat ara vermeden yemek yemek, veyahut lezzet için çeşitli yemekleri birbiri üstüne mideye doldurmaktır.” 

5-6. İki şeyi Hatırla : Allah ve Ölüm

“Ey inananlar! Allah’ı çok zikredin (anın) ve O’nu sabah akşam tesbih edin.” (Ahzab, 33/41, 42).Bu ayette Yüce Allah, imân sahibi olan insanlardan hem Allah’ı zikretmelerini ve hem de tesbihte bulunmalarını taleb etmiştir.

Yine Kur’an’da, yerde ve gökte bulunan her şeyin Allah’ı tesbih ettiği haber verilmiştir:

“Göklerde ve yerde bulunan her şey Allah’ı tesbih etmiştir. O, Aziz’dir, Hakîm’dir.” (Hadîd, 57/1)

.”Her tesbih sadakadır.”(Müslim, Musâfirûn, 84, ) 

– “Allah’ ı zikredenle zikretmeyen diri ile ölü gibidir.”   (Buhari, Deavat: 67)

– “Size amellerin en hayırlısını haber vereyim mi? En hayırlı amel, Allah’ ı zikretmektir.”   (Age: 6)

– “Zikrin en faziletlisi “Lâilâhe illallah” demektir.”   (İbn-i Mace, Edep: 55) 

– “Bir kimse bir yerde oturur da Allah’ ı zikretmeden kalkarsa, Allah’ a karşı eksik iş yapmış olur. ”   (Riyaz üs-Salihın: 822)Her müslüman, Cennet ve Cehenneme inanır. Cehennemden kurtulmak, Cennete girmek isteyen akıllı kimsenin ölüme hazır beklemesi gerekir. Çünkü Peygamber efendimiz, “Akıllı kimse, kendisini hesaba çekip ölüm için hazırlanan kimsedir” buyuruyor. Bir şey için hazırlanmak, onu sık sık hatırlamakla olur.

“Ölümü anmak, günahlardan korur.” [İbni Ebiddünya]

“Ölümü çok hatırlayanın kalbi ihya olur, ölümü de kolaylaşır.”[Deylemi]

“En akıllınız, ölümü çok hatırlayan, ahiret için azık toplamakta acele edendir. Ölümü çok hatırlayan dünya ve ahiret saadetine kavuşur.” [Taberani]

“Demir paslandığı gibi, kalbler de günahla paslanır. Kalblerin cilası ölümü çok hatırlamak ve Kur’an-ı kerim okumaktır.”[Beyheki]

7-8. İki Şeyi Unut İki Şeyi Unutma

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:”İki şeyi unut, iki şeyi unutma. Yaptığın iyilikleri unut, sakın bir daha bahsetme. Çünkü her anlatışta, bir miktar daha sevabı gidiyor. O yazılmış bir sevap, onu unut. Sana yapılan kötülükleri de unut. Neden, çünkü sabrettin Allahü teâlâ sana bir ecir verdi, her söylediğinde kaybediyorsun. İki şeyi de unutma. Allahü teâlâyı unutma bir de ölümü unutma.”

İyiliği Allah için yapmak lazım, iyilik ticaret değildir, yani tüccarlık değildir. Ben bunu yaptım, sen ne yaptın veya ne yapacaksın denmez. Sen yap unut, hiç ummadığın yerde karşına çıkar. 

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

1 yorum var.

  1. 1

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır.

Bu HTML etiketlerini ve özniteliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>