Kültür, Tarih

Hariciler Kimlerdi?

İslam Tarihindeki Hariciler                       

İslam tarihi boyunca din hakkında farklı ve aykırı düşünen  birçok radikal düşünce akımı ortaya çıkmıştır.  Bu akımların en şiddetli ve radikal olanlarından bir tanesi Hz. Ali’nin halifeliği dönemindeki(656-661) siyasi kargaşa sırasında oluştu.  Hariciler olarak bilinen bu grup ilk başta radikal bir siyaset çizgisiydi, daha sonra ise çoğu müslümanın hayretle karşıladığı aşırı inançlara sahip bir grup olarak yoluna devam etti. Müslümanlar arasında hiçbir zaman çok etkili siyasi veya dini güçlerden biri olmamalarına rağmen yaşadıkları döneme etkileri yüksek oldu. Bununla birlikte tarihten bu yana 1400 yıl içinde düşünceleri, ideolojileri defalarca farklı gruplar tarafından tekrar edildi, geliştirildi.

Arkaplan

656 yılının haziran ayında hicret sonrasında İslam Devleti’nin halifesi Osman bin Affan şehit edildi. Katiller Mısır hükümdarıyla Hz. Osman arasındaki bir olayın da içinde bulunan hallerinden hoşnutsuz bir grup müslüman Mısır askeriydi. Önceki iki halife kendilerinden sonra gelecek halifenin seçilmesine dair birtakım düzenlemelere gitmişlerdi. Hz. Ebubekir , kendisine halef olarak Hz. Ömer’i seçmişti, Hz. Ömer ise sonraki halifeyi seçmek üzere 6 kişilik bir kurul düzenlemişti. Hz. Osman ise buna dair herhangi bir şey yapmamıştı.

O sırada başkent Medine’de güçlü, etkili durumda olan katiller Hz. Ali’nin yeni halife olmasını talep ettiler. Hz. Ali katillerin tayiniyle böyle bir göreve gelmek istemediğinden dolayı direndi. Bunu kabul etmesi halinde insanların onun isyancıların bu hareketini onayladığını düşünebilirdi ki Hz. Osman’ın evini isyancılar kuşattığında oğullarını evi savunmak üzere yolladığı düşünülürse Hz. Ali’nin böyle birşeye onay vermeyeceğı kesindir.  Medine’nin ileri gelenleri Hz Ali’ye onun başa geçmesinin İslam Devletinin normale dönmesinin, huzura ve sukunete kavuşmasının tek yolu olduğunu söylediler.  Özellikle Peygamber efendimizin amcasının oğlu ve damadı olduğunu göz önünde bulundurdular. Hz. Ali isteksiz bir şekilde dördüncü halife olarak göreve başladı.

Hz. Ali döneminde İslam Devleti

Hz. Ali Dönemi İslam Dünyası

Hz. Ali (r.a) döneminde İslam dünyasının sınırları. Açık yeşil ile gösterilen topraklar Hz. Muaviye zamanında katılmıştır.

Muhalefetin oluşması çok uzun sürmedi.  Suriye valisi, Hz. Osman’ın amcasının oğlu olan Muaviye Hz. Ali’nin Hz. Osman’ın intikamını alması durumunda biat etmeye hazırdı. Fakat Hz. Ali bu hareketin İslam Devleti çıkarlarına hizmet etmeyeceğini düşündü.  Katl olayını onaylamamakla birlikte suçluları cezalandırmanın daha büyük bir isyana, daha fazla kan dökülmesine yol açabileceğini düşündü ve o bunlardan olabildiğince uzak durmaya çalıştı.

Muaviye’nin desteği olmaksızın Hz. Ali devletin en geniş ve gelişmiş zengin şehirlerine nüfuz edemiyordu.  Muaviye Suriye’de epey popülerdi. Hz. Ömer’in halifeliğinden itibaren görev başındaydı, başarılı birisiydi, yeni müslüman olan araplarla yerli hristiyanların ilişkileri sağlıklı yürümesini sağlıyordu. Buna karşılık olarak Hz. Ali’nin asıl destek bulduğu yer Irak bölgesiydi. Kufe şehrindeki birçok destekçisi Muaviye’nin biatı reddini olumsuz karşılıyordu.

İki bölge arasındaki destekçilerinin iç savaşı engellemek adına Hz. Ali ile Hz. Muaviye bir arabulucuya danışmaya karar verdiler. İki grup harici 3. bir tarafın çözüm bulabileceğini düşündüler.

Fakat Hz. Ali’nin destekçileri arasında bir hakem tayin etmeyi yanlış bulanlar vardı. Hz. Ali’nin halifeliğini hak olduğunu, Hz. Osman’ın katillerini takip etmemenin yerinde olduğunu söylüyorlardı. Onlara göre Hz. Ali bir hakeme başvurarak büyük bir günah işlemişti. Desteklerini kestiler, dışarıda kalanlar anlamına gelen Hariciler grubunu oluşturdular.

Harici Düşünceleri

Hariciliğin gelişmesi siyasi bir duruşun daha sonra dini olarak farklı bir konuma dönmesine bir örnektir, bu haliyle ilginç bir tecrübe ( Şia’nin gelişim sürecine oldukça benzer).  Haricilerin Hz. Alinin yanlış yaptığını düşünen siyasi duruşları daha sonra herhangi bir günahı işleyen birisinin yönetici olamayacağı ilkesini ortaya çıkardı. Tek başına bu bile aşırı/ekstrem olmaya yeterdi fakat devamı da var.

Harici inancı asıl islami teolojiye dayanmaz. Tekfir etme ana akım islami düşünce esasen çok özel ve ender yapılan bir iştir. Çoğunluk, al-Tahavi’nin İmam Akidesi kitabında belirtildiği üzere, bir kişinin müslümanlığı geçersiz hale getiren tek durum Allah’ın birliğini ve Hz. Muhammad (sav)’in peygambeliğini reddetmektir. Haricilerin çoğu eğitimsiz insanlardı, çöldeki yağmacı bedevilerden oluşuyorlardı, bu yüzden düzgün bir islami anlayıştan yoksun Hariciliğe sıkıca bağlanmışlardı.

Genel kitle harici düşüncelerini hiçbir zaman benimsemedi.  Peygamber öğretisinden sapmanın yanında çoğu insanın yapabileceğinin ötesindeydi. Fakat bu durum hariciliğin etkisini durduramadı.

İnanışlarına uygun olarak arabuluculuk olayına karışan siyasi liderleri öldürmeye çalıştılar. Muaviye’yi ve Amr ibn Al-as’ı suikast girişimi başarısız oldu. Fakat 661’de Halife Hz. Ali’yi Kufe’de şehit edebilmeyi başarabildiler. Bu cinayet halife-i raşidin döneminin de sonunu getirdi, ardından Emevi Halifeliği Muaviye’nin öncülüğünde başlamış oldu.

Hariciler Emevi ve Abbasi Halifeliği dönemlerinde yüzyıllarca sorun teşkil etmeye devam ettiler. Bulundukları şehirlerde büyük isyanlar çıkardılar, hiçbirisinde şehrin kontrolünü ele geçirmeyi başaramadılar fakat çöllerde rahat hareket edebilmeleri sayesinde düşüncelerini kabul etmeyen müslümanları rahatsız edip terörist faaliyetlere giriştiler.

En sonunda Harici hareketi çoğu müslüman tarafından kabul görmesini engelleyen kendi radikalliğinin aşırılığının kurbanı olarak yavaşça sona erecektir. Hariciliğinin bir kolu olan İbadilik bir şekilde yumuşayarak orta halli olmayı başardı, Umman’ın çoğunluğunda aktifler. Hariciliği bugün canlı bir şekilde göremesek de tekfir kavramları zaman zaman aşırı gruplar veya siyasi hareketler tarafından kullanılıyor.

Bibliyografya
Hodgson, Marshall G. S. The Venture of Islam: Conscience and History in a World Civilization. Chicago: U of Chicago, 1974.
Ibn Khaldūn. The Muqaddimah, An Introduction To History. Bollingen, 1969. 230.
Saunders, John J. A History of Medieval Islam. London: Routledge & Kegan Paul, 1980.

 

lostislamichistory.com’dan alınarak tarafımızdan Türkçe’ye çevrilmiştir.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver



İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * olarak işaretlendi

Bu HTML etiketlerini ve özniteliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.