Aile, Çocuk, Yaşam

Evladıyla Daha İyi Vakit Geçirmek İsteyen Babalara 13 Öneri

Araştırmalar, çalışan babaların günde ortalama yalnızca 3 dakika çocuklarıyla ilgilendiklerini gösteriyor. Boşanma dolayısıyla, yahut iş yoğunluğu sebebiyle çocuklarıyla bu 3 dakikadan daha da az vakit geçiren babalar da maalesef yaygın. Peki siz gün içerisinde çocuklarına kaç dakika ayıran bir babasınız ? 

Eğer yavrunuzla aranızdaki bağı kuvvetlendirmek istiyorsanız, bu yazımızı okumanın iyi başlangıç olduğunu söyleyebiliriz. 

1. Evladınız Sizin İçin 3 Dakika Değerinde Mi ?

Evet, araştırmalar, çalışan babaların günde ortalama  yalnızca 3 dakika çocuklarıyla ilgilendiklerini gösteriyor.

Günlük rutin içerisinde baba erkenden kalkar, büyük bir şehirde örneğin İstanbul’da yaşıyorsa uzun ve yorucu bir yolculuğun ardından işine ulaşır, çoğunlukla trafik yüzünden geç kalır, dönüş yolu da aynı şekilde yoğun ve yorucu geçer ve bu yolculuğun ardından yorgun bir şekilde eve varır…

Hâl böyle olunca tüm gün işte ve yolda yorulan babaların eve geldiklerinde yapmak istedikleri tek şey akşam yemeği yemek ve birazcık dinlenmek oluyor. Çünkü ertesi gün bu rutini tekrarlamak için bu dinlenmeye ihtiyaçları olduğunu düşünürler/ haklılar… Dolayısıyla baba, bu sırada tüm gün onun eve gelmesini bekleyen ve  paçasını çekiştiren çocuğunun dikkatini başka bir şey ile dağıtır ya da çoğunlukla annesini devreye sokarak çocuğuyla o an için ilgilenmekten kurtulur. İçinden sürekli ”Yarın onunla daha çok vakit geçireceğim..” diye kendini teselli eder…

Sizce ? Ne düşünüyorsunuz ? 

Çocuğunuzla ne kadar vakit geçiriyorsunuz, ona ne kadar vakit ayırıyorsunuz ? Onunla aynı odada oturduğunuz, sizin telefonunuzda sosyal medyada gezindiğiniz onun da oyuncakları ile oynadığı, tablette çizgi film izlediği, beraber yaptığınız tek şeyin aynı odada otumak olduğu zaman dilimlerini kastetmiyoruz. GERÇEKTEN ne kadar vakit geçiriyorsunuz ?

O meşhur hikayeyi hepimiz biliriz. Çocuk küçüklüğü boyunca babasıyla vakit geçirmek ister. Her ”Baba!” diye seslendiğinde, ”İşim var çocuğum…” cevabını alır. Aradan yıllar geçer. Çocuk büyür, genç olur. Babanın ise artık o kadar da yoğun bir hayatı yoktur. Çocuğuna seslenir, ”Oğlum/Kızım, gel biraz oturup konuşalım, seninle bir yerlere gidelim.” der. İşte o zaman da ”İşim var.” cevabını verecek olan çocuğudur… 

Baba ve evladın beraber zaman geçirmesi yalnızca çocuk için değil, her ikisi içinde vazgeçilmez bir öneme sahiptir. Çocukların, babaları tarafından sevildiklerini ve umursandıklarını hissetmeye ihtiyaçları vardır. Ve babaların da çocuklarıyla olan ilişkiyi ihmal etmeyerek aralarındaki duygusal bağın kopmasına engel olması gerekir.

2. Bahaneleri Bırakalım Mı?

Eğer gerçekten yavrularınızı, onlarla aranızda olan ilişkiyi önemseyen bir babaysanız biliyoruz ki ne yorgunluk , ne de  iş yoğunluğu ve stres sizi evladınızla geçireceğiniz saatlerden alıkoyamaz. Mutlaka bir yolunu bularak onlara hak ettiği değeri ve zamanı ayırırsınız. Evladının ahlakını önemseyen bir baba ne kadar meşgul olursa olsun hiç bir dünya meşgalesi ondan, yavrusunun manevi eğitimine ve duygusal gelişimine harcayacağı zamanı çalamaz.

3. Çok Büyük Harcamalara Da Etkinliklere De Gerek Yok

Bazı babalar çocuklarıyla  geçirmediklerini vakitlerin ve onlara göstermedikleri ilginin yerini, aldıkları bir yığın hediye ve oyuncağın dolduracağını zannediyor. Ama fena halde yanılıyorlar, hatta diyebiliriz ki bu bir anlamda kaş yaparken göz çıkartmak gibidir, çocuğunuzu mutlu ettiğinizi zannederken bu davranışınız olumsuz sonuçlar doğurabilir. Çocuğunuzun gerçekten ne o pahalı hediyelere ne de her türlü sesi çıkaran sözüm ona o çok eğitici oyuncaklara ihtiyacı var. Çocuklar basittirler. Basit olun.

Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem’in hayatı bu anlamda da bizlere örneklik ediyor. ”Nasıl iyi bir baba olunur?” sorusu da yine onun hayatında cevap buluyor. Peygamberimiz Hz. Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem, kızı Hz. Fâtıma radıyallahu anha O’nun yanına geldiğinde, ayağa kalkar, kızını öper, elini tutar, ”Hoşgeldin” derdi ve yerini oturması için kızına verirdi…

Evladınız, bir gün büyüyüp yetişkin olduğunda belki ona aldığınız ışıklı, uçan, şarkı söyleyip dans eden oyuncaklarını hatırlamayacak, ki muhtemelen hatırlamayacak ama ona bu şekilde gösterdiğiniz bir sevgiyi, onu böylesine önemsediğinizi, ona değer verdiğiniz bir anı Allah subhanehu ve teala ‘nın izniyle asla unutmayacaktır. Somut hediyelerdense bu şekilde kalbe işleyen bir sevgi hediyesi çok daha akılda kalıcı olacaktır bi’iznillâh.

4. Uyumadan Önce Yalnızca 15 dakika...

Çocuklar genelde uyumaya çok meraklı değillerdir. Enerjileri tükenmediği için bir çoğu gece olmasından, uyku vaktinin gelmesinden hiç hâz etmez. Gün boyu yorulan anne baba ise bir an evvel yatmalarını ister ki kendileri de dinlenebilsinler…Fakat süreç çoğu evde böyle işlemez, uyku saatleri sarkar, çocuklar geç uyuyunca anne baba da geç uyur, böyle olunca sabah işe gitmek için erkenden uyanan baba yorgun olur, daha da gergin ve huzursuz bir şekilde hayata devam eder.

Halbuki çözümümüz yıllardır çizgi filmlerde, dizilerde, filmlerde gördüğümüz gibi kolay olabilir. Denemekle ne kaybederiz ?

Çocuklar zaten çizgi filmlerde gördükleri şeylerin bir çoğunun hayatarında gerçekten var olmasını isterler. Elbette ki fantastik öğeleri hayatımızda uygulamak mümkün değil. Peki gerçek olabilecek hayallerini neden onlardan esirgeyelim ?

Çizgi filmlerin genelinde çocuk yatağına girer ve babası elinde bir masal kitabıyla onun yanı başına oturur. Masal daha yarıya gelmeden yavrucak zaten çoktan tatlı rüyalar alemine dalmıştır bile… Çizgi filmlerin her anından zevk alan çocukların bu sahneyi yaşadıklarında duyacağı mutluluğu biz belki de yetişkin zihinlerimizle hayal dahi edemeyiz…

Gün boyu işteydiniz, eve de zaten yorgun gelmiştiniz, yemek yediniz, telefonunuza baktınız, maç ya da haber izlediniz ve içinizi bir vicdan azabı kapladıysa yavrunuzla ilgilenmediğinize dair, yatmadan önce 15-20 dakika ona bir masal okuyarak ya da yaşına uygun olarak İslamın münevver isimlerinin hayatlarından kesintiler anlatarak, çocuk sahabelerin yaşantılarını anlatarak geceyi, tüm gün onunla ilgilenememiş olmayı telafi ederek bitirebilirsiniz.

5. Hiç Şakacıktan Çay İçtiniz Mi? Tadı Mükemmeldir !

🙂 Evet, lütfen bazen o kendi kendine oyuncaklarını dökmüş oynuyorken yanına çöküverin ve onunla oynayın. Elbette legoları birbirine takıp çıkartmak size onun aldığı kadar keyif vermeyecektir. Çok sıkılıyor olabilirsiniz, özellikle evladınız kızsa, ama eğer onu ne kadar mutlu ettiğinizi bilseydiniz hergün 5 demlik şakacıktan çay içer, boş kurabiye tabaklarını siler süpürürdünüz. Üstüne üstlük ”Daha kalmadı mı bundan, varsa bir tabak daha alayım…” derdiniz… 🙂

6. Size Yardım Etmesine İzin Verin

Diyelim ki gün boyu onunla vakit geçiremiyorsunuz. O zaman izin verin o sizinle vakit geçirsin. İşlerinizi bir miktar yavaşlatabilir ama olsun, siz ona angarya yaptırdığınızı zannedersiniz ama o bir yetişkinin yaptığı işleri yapabildiği için havalara uçuyordur.

Pazara ya da markete beraber gidin örneğin, ve dönüşte izin verin gücünün yetebileceği kadar olan poşetleri o taşısın. Evin annesine yardım ederken kızınızla iş bölümü yapabilirsiniz mesela. 

Eve getirmek zorunda kaldığınız bir işiniz mi oldu? Üşenmeyin tarif edin, ”Şu dosyaları şuraya, şunları da şuraya koyar mısın kızım/oğlum” deyin. Fakat bunu bir iş bölümü olarak yapın, sohbet edin onunla o sırada, onu minik bir işçi olarak kullanmayın 🙂

7. Pikniğe Gidin

Bahar da geldi… Havalar ısındı. Belki çok yorucu bir işiniz var, tüm hafta sonunu evden çıkmadan yatarak geçirmek istiyorsunuz. Fakat eşiniz ve çocuklarınızın da sizin üzerinizde hakları olduklarını lütfen unutmayın.

Bir sonraki baharda siz ya da çocuklarınız ahirete göçmüş olabilirsiniz. Geçen anlar ve yaşlar geri gelmiyor. Lütfen mümkünken tadını çıkarın babalığınızın. Bir kez olsun yeşilliklerde ip atlayın onlarla, uçurtma uçurun, top oynayın. Çocuğunuzun yoldan geçen herhangi bir adamla böyle anıları olmaz, olmayacaktır.

Çocuğunuz için yoldan geçen herhangi bir adamdan farklı olmalısınız!

8. Ödevlerine Yardım Edebilirsiniz

Çok iyi bir okul tahsiliniz olmayabilir. Üniversite mezunu da olmayabilirsiniz. Ama çocuğunuzun gözünde her şeyin en doğrusunu bilen insan sizsiniz. En azından şimdilik 🙂 Bunun tadını çıkarın. 

Okulda öğretmeninin bugün ona hangi soruları sorduğunu sorun; ondan o soruların aynısını size sormasını isteyin. Sorular hakkında fikir beyan edin, cevaplar verin. Siz de aynı soruları ona sorun. Çocuğunuzun zihin dünyası hakkında fikriniz oluşur, aynı şekilde o da babasının dünyaya bakışını görmüş olur. Çocuğunuz  ”Müslüman çağın gözüyle İslam’a bakmaz, İslam’ın gözü ile çağa bakar.” düsturunu belki de 17-18 yaşlarına gelinceye kadar idrak edemeyecektir. Ama babasının, öğretmeninin sorduğu sorulara dahi bir şekilde mutlaka İslam nazari ile baktığını görmek siz de yavrunuz da fark etmeksizin onun zihnine ve kalbine bu düsturu işleyecektir. Gördünüz mü ? Ufak bir ödev yardımıyla bi’iznillah elde ettiğimiz kazancın büyüklüğüne de bir bakın…

9. En Az İki Öğün Beraber Olmaya Çalışın

Eğer işe çok erken gidiyorsanız siz kahvaltı yaparken muhtemelen çocuklarınız uyuyor olacaklardır. 

Eğer bir sağlık problemleri yoksa eşinizden çocukları uyandırmasını isteyin. Beraberce kahvaltı sofrasına oturun. Gerekirse sizinle kahvaltı yaptıktan sonra yine gidip uykusuna devam etsin yavrucak. Ve akşamları siz gelmeden sofraya oturulmamasını rica edin eşinizden. Çocuklar açlığa belki dayanamayabilir ama sofrada oturup yemek yiyecek büyüklükte ise, bir miktar geç yemek yemeye dayanıklıdır muhtemelen. Akşam sofrasına da beraber oturmaya gayret edin.

İleride çocuğunuz okula başladığında, üniversite için başka bir şehre gittiğinde özlediği şeylerden birinin sizinle sofraya oturmak olmasını istemez miydiniz? Ayrıca sofraya baba gelmeden yemeğe başlamamak, oturmamak da eskiden beri kültürümüzde olan bir olgudur. Sebebi yine tüm ailenin bir araya gelebildiği tek zamanın akşam yemekleri olmasından kaynaklanıyor. Babaya saygı göstermenin onu önemsemenin de aynı şekilde bir göstergesi.

10. Araba Yolculukları Sessizce Bitmesin

Arabaya biner binmez radyoyu açıp sizin de çocuğunuzun da zihnine bir yığın anlamsız sözler işleyen şarkılar açmayın lütfen. Onu okuldan aldınız ve eve mi gidiyorsunuz. İşte akşam ayaklarınızı uzatıp rahatça oturmak için yavrunuza ayırmanız gereken vakti şimdi değerlendirebilirsiniz. Konuşun onunla. Arabada yalnızmışsınız gibi davranmayın.

Bir gün oturup 30 dakikanızı ayırarak onunla sevdiğiniz İslami ezgilerden, marşlardan bir oynatma listesi oluşturabilir sonra bu listeyi arabanızın radyosunda çalabilecek hale getirerek, fazladan vakit bile harcamadan , arabayla bir yere gitmeniz gerektiği bir zaman o listeyi oynatıp, beraberce o ezgileri söyleyerek ikinize özel bir etkinlik yapmış olursunuz. Çok güzel fikir değil mi ? 

11. Kişisel Bakımıyla İlgilenin

Bununla genelde anneler meşgul olurlar, ama niye? Böyle olmak zorunda değil. Özellikle çocuğunuz erkekse onu siz banyo ettirebilirsiniz örneğin. Ya da hadi banyosunu annesi yaptırıyor farz edelim ki, banyodan çıktıktan sonra saçlarını kurutup tarayabilirsiniz. Tırnaklarını kesebilirsiniz…

Özellikle banyo yaptırmanız muhtemelen çok hoşuna gidecektir, anneler bu işlemi bir an evvel bitirip onu bekleyen daha bir yığın işe koşmak zorunda oldukları için fazladan vakit geçirmeye pek izin vermezler. Ama eğer siz yıkarsanız, su savaşı, köpükten sakal- bıyık yapma, baloncuk uçurma vakaaları görülmesi çok muhtemelen 🙂

12. Bilal-i Habeş-i Mutlu Olsun İstemez Misiniz ?

Evinizde cemaatle namaz kılmaya özen gösterin. Hiç olmazsa yatsıdan sonra çocuğunuzu yanınıza çağırın ve beraberce dua edin. 

Çocukların bir çoğu ezanı çok severler. Özellikle oğlan çocukları… Ailenize namaz kılmak için imam olduğunuzda onun müezzin olmasını isteyin. Evin içinde ezandan sonra, ya da ezanla birlikte onun da ezan okumasını isteyin. Kâmet getirmesini isteyin.  Bilal-i Habeş-i radıyallahu anha‘ya her akşam birlikte bir fatiha okumayı alışkanlık edinin. Ona bu münevver sahabenin hayatından kesitleri bölüm bölün anlatabilirsiniz örneğin. Müezzin oluş hikayesini anlatabilirsiniz. Ona namazın esaslarını, cemaatle namaz kılmanın kurallarını daha güzel nasıl öğretebilirsiniz ki? Kızınız varsa ondan güzel bir kaç evrad-ı ezkar ezberlemesini, namazdan sonra tesbihatı onun yapmasını isteyebilirsiniz. Böyle anların yaşandığı bir eve Allah’ın nuru ve bereketi bi’iznillah sağanak sağanak boşanacaktır. 

13. ''Her Zaman Yanındayım''ı Zihinlerine İşleyin

Çocuğunuz sizin her zaman onun yanında olduğunu hissetmeli. Elbette ki 7/24 birlikte vakit geçirmeyi kast etmiyoruz. Çocuğunuz için ulaşılabilir olmanızı kastediyoruz.

Ne zaman bir sıkıntısı ya da derdi olsa gelip size anlatabileceğini bilmeli, size anlatmaya niyetlendiğinde çekinmemeli. Eğer siz, o size bir şeyler anlatmak istediğinde vakit ayırmazsanız, yahut da ona, ”Bana güvenebilirsin, her şeyini korkmadan anlatabilirsin” güvenini veremezseniz muhakkak dinleyecek başka birileri olacaktır. Ve bu başka birileri her zaman iyi niyetli insanlar olmayabilir…

Çocuğunuza ”Benimle herşeyi paylaşabilirsin” güvenini vermenin yolu da onunla beraber vakit geçirmekten geçiyor. Ki zaten onunla düzenli olarak vakit geçirirseniz duygusal değişimlerinin farkında olursunuz. Yolunda gitmeyen birşeyler olduğunu anlar, o anlatmasa bile sorabilir, ondaki ruhsal değişimin farkında olduğunu ona hissettirebilirsiniz. Ama zaten yalnızca okulda yaptığı resmi size gösterdiğinden yarım ağız bir ”Çok güzel olmuş yavrum, şimdi biraz çekil şu televizyonun önünden” diyecek kadar vakit ayırıyorsanız çocuğunuza, ondaki duygusal değişimleri fark edemeyeceksiniz. Ve yavrunuz yaptığı o resmi gösterecek, yaparken neler hissettiğini ne hayal ettiğini anlatacak birilerini mutlaka bulacaktır.  Öz babası dururken bambaşka insanlara derd ve sıkıntılarını anlatması da üzgünüz ama, sizin için büyük bir bedbahtlık olacaktır.

Şu ayrıntıyı da atlamamalıyız ki eğer birden fazla çocuğunuz varsa haftanın en azından bir günü, 2-3 dakika da olsa her biri ile ayrı ayrı vakit geçirin, konuşma seansları ayarlayın örneğin, çünkü bütün çocukların bambaşka bir dünyası vardır, fıtratları farklı farklıdır. Sizden beklentileri de farklı farklıdır. Oğlunuz sizden arabalarıyla beraberce oynamanızı isterken, kızınız bir köşede sizinle oturup yalnızca sohbet etmek, hayal kurmak isteyebilir. Unutmamalıyız ki Efendimiz Hz. Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem her insana o insanın ihtiyacını ve yaşını gözeterek davranırdı. Karşıdaki insanın fıtratını göz önünde bulundururdu, bunu yapmak da bir sünnet-i seniyyedir…

Elbette her zaman esas olan babaların çocuklarından râzı olması olmuştur, ama unutmayın ki yavrunuzun da sizden râzı olması gerekir, ve bu rızâsını yalnızca onun maddi iaşesini sağlayarak kazanamayabilirsiniz.

Allah tüm evlatları babalarının onlardan râzı olduğu evlatlar, tüm babaları da evlatlarının kendisinden razı olduğu babalar eylesin… 

Amin.

Kaynaklar

muslimvillage.com

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır.

Bu HTML etiketlerini ve özniteliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>