Eğitim, Liste, Yaşam

Eşinize ve Evliliğinize Zarar Verdiğiniz 5 Durum

Eşinizle olan ilişkinizi mahvedebilecek bu 5 yıkıcı şeyi yapıyor olduğunuzu fark etmek sizin için bir sürpriz olabilir.

Evlendiğim zaman eşime gösterdiğim sevgi ve ilgi ile âni ve çok yoğun bir sorumluluk hissi sonucu şaşırıp kalmıştım. Bir başkasının iyiliği ve mutluluğu bir anda benim seçimlerim ve hareketlerim ile büyük oranda etkilenmeye başlamıştı.

Hanımlar, kocalarımız ve evliliğimizle nasıl ilgilendiğimize dikkat etmeliyiz. Hayatınıza büyük mutluluklar katacak şeyleri, küçük olayların bozmasına izin vermeyin.

İşte burada farkında olmadan kocanızı yıktığınız evliliğinizi öldürdüğünüz birkaç durumu sıraladım. (Bir uyarı olarak, bu yazının kadınlara atfen yazılmasına rağmen erkekleri de ilgilendirdiğini lütfen dikkate alınız):

1. Karşılayabileceğinden fazla harcamak

fazla harcamak

Önceden tanıdığım yaşlı bilge bir kadın ‘Bir eş olarak yapabileceğin en iyi şey kocanın imkânları içinde yaşamaktır’ demişti.

Hanımlar, bütçeye uygun hareket ederek ve sahip olduklarınızın tadını çıkararak kocanıza saygınızı ve içten takdirinizi gösterin. Maddi durumunuz hakkında ferasetli olun.

Savurgan isteklerinizi karşılamak ya da kredi kartınızın astronomik boyuttaki borçlarını ödemek için yeterince maddi duruma sahip olmadığınızdan şikâyet etmek, ailenin geçimini sağlayayım diye her gün sıkı bir şekilde çalışan vefalı eşinize teşekkür etmenin kötü bir yoludur.

Evet, aylardır gözünüzün üzerinde olduğu o marka çantayı alamamış olabilirsiniz, ama kocanız ona dürüst olduğunuz ve sağladıklarına minnettar olduğunuz gerçeğiyle sizi sevecek ve takdir edecektir.

2. Devamlı olumsuzluk

kim bu kadın

Saçlarınızdan, evdeki dağınıklıktan, komşularınızdan, iş arkadaşlarınızdan, eski bulaşık makinenizden ve bu aradaki her şeyden nefret edersiniz. Kocanız kapıdan girer girmez, harekete geçer ve gün boyunca aklınızdan geçen her türlü olumsuz ve hırslı düşünceyi ortaya dökersiniz.

Bu ağır yükü taşıdığınızı düşünebiliyor musunuz? Olumsuzluk güçten düşürücü bir durumdur. Erkekler bir şeyleri düzeltmeyi sever ve sürekli şikâyetlerle karşılaşmak çözüm bulmakta onlara zorluk çıkarır.

Evlilikten öğrendiğim bir şey varsa o da iyi bir adam sizi mutlu etmeyi ister ve eğer bunu yapamazsa kendisi de mutsuz olur. Ara sıra kötü zamanlarınızın olması normal ve anlaşılabilir bir durumdur; fakat bunu hayatınızın bir parçası haline getirmeyin.

3. İlk sıraya başka şeyleri koymak

Ekran Resmi 2015-01-03 22.01.19

Çocuklarınızı, annenizi, arkadaşlarınızı, yeteneklerinizi ya da kariyerinizi kocanızdan önde tuttuğunuz zaman ona açıkça önemsiz olduğunu belirten bir mesaj göndermiş olursunuz. Düşünün ki; yıllar boyu her gün böyle bir mesaj alıyorsunuz. Bu durum öz güveninizi ne hale getirir?

Kocanızı ilk sıraya koyun.

Bazen bu durum, zarar verici ve genel kanıya ters gibi görülmesine rağmen, evlilikte mutluluğun anahtarının bu olduğunu gördüğünüzde şaşıracağınızı düşünüyorum. Birbirlerini ilk sıraya koymadıklarından, sevgiyi ve ilgiyi ihmal ettiklerinden dolayı bu günlerde birçok çift boşanıyor.

Eğer önceliği birbirinize vermeyi seçerseniz, mutluluğu bulacaksınız.

4. Fiziksel yakınlıktan alıkoymak

fiziksel yakınlıktan alıkoymak

Erkekler eşleriyle fiziksel yakınlık ister ve buna ihtiyaç duyarlar. Bu yakınlığı sürekli reddettiğiniz zaman canları sıkılır.

Cinsel yaşam eşinizi kontrol ettiğiniz bir araç olmamalı; Yüce Yaratıcıya ve başka birine seni daha da yakınlaştıran kutsal bir araç olarak görülmelidir.

Çok güzel ve önemli şeyleri seninle sadece seninle paylaşmak isteyen, seven romantik bir eş tarafından istenmek ve aranmak büyük bir lütuftur. Her zaman bu ruh halinde olmasanız bile, kabul etmeye (mümkün olduğunca) ve bu bağa zaman ayırmaya değer.

5. Onun dilinden konuşmamak

onun dilinden konuşmamak

Kadınlar üstü kapalı konuşmayı severler ( Bence bu DNA’mızın bir parçası). Ama erkekler hemen anlamazlar (Bence bu da onların DNA’sının bir parçası).

Zamanınızı onun anlamayacağı ince ipuçları vererek boşa harcamayın. Onunla açık konuşun. Duygularınız hakkında dürüst olun ve patlayana kadar içinizde biriktirmeyin. Eğer size sorun ne diye sorarsa, ‘hiçbir şey’ diye yanıtlayıp aklınızı ve hislerinizi okumasını beklemeyin. Gerçekten ne hissettiğiniz hakkında açık olun.

 

Kaynak:  theidealmuslimah.com sitesinden alınarak Suffagâh ekibi tarafından suffagâh.com için Türkçeye çevrilmiştir.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır.

Bu HTML etiketlerini ve özniteliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>