İslam, Tefekkür

Endülüs’ün Esintisi: Kurtubi Tefsiri

                                                                                                                                 “Yeryüzündeki alimler gökyüzündeki yıldızlar gibidir…”

Endülüs… 

Bizlere pek çok duyguyu aynı anda yaşatan coğrafya; özlem, muhabbet, gurur ve elbette hüzün…

Belki o güzel Endülüs’ü yaşayamıyor ve ona dokunamıyoruz… Ancak Endülüs’ün esintisini bizlere ulaştıran bir kaynağımız elimizin altında: Endülüslü Müfessir İmam Kurtubi’nin yazdığı tefsir.

Gelin, müfessir Kurtubi’nin hayatına ve tefsiri: el-Câmi’ li Ahkâmi’l-Kur’an ve’l-Mubeyyin Limâ Tazammana mi-ne’s-Sünneti ve Âyi’l-Furkan‘a daha yakından bakalım. 🙂

1. İmam Kurtubi ve Hayatı

Ebu Abdillâh Muhammed b. Ahmed b. Ebî Bekr b. Ferh el-Kurtubî, 

Hadis, tefsir ve fıkıh alimidir. 

Tam olarak bilinememekle birlikte, İmam Kurtubi Hicri 590; Miladi 1195’li yıllarda, çiftçi bir ailede dünyaya geldiği düşünülmektedir. Doğum yeri, Kurtuba (Cordoba)’dır.

İmam Kurtubî, tahsil hayatını Kurtuba’da geçirmiştir. Oradaki âlimlerden Arapça, Kıraat, Hadis ve Fıkıh dersleri almıştır. Daha sonra Kurtubî, Kurtuba’nın 633/1236 tarihinde düşmesi üzerine, hicret etmek zorunda kalmış ve Mısır’a gitmeye karar vermiştir. Bir müddet İskenderiye’ de kalmış, Medresetu’l-İskenderiye’de kendi hemşehrisi ve Sahihi Müslim’in şarihi Ebu’l- Abbas el Kurtubî’den hadis dersleri almıştır.

Hayatının ikinci kısmını Mısır’da geçiren Kurtubî, 37 yıl gibi uzun bir müddet orada yaşamıştır. Hayatının son dönemlerini, Mısır’ın güneyindeki Minye’de geçirmiş ve 671/1273 yılında orada vefat etmiştir.

Ailesiyle ilgili olarak  kaynaklarda, çok fazla bilgi yer almamaktadır. Yalnızca oğlu Şihabuddin Ebu’l-Abbas Ahmed’in adı bilinmektedir.

Tefsir, hadis, kıraat, fıkıh gibi alanlarda çok iyi yetişmiş olduğunu eserleriyle ortaya koyan Kurtubî’yi, İmam Zehebî “ilimde derya” olarak nitelendirmiş, diğer müellifler de hakkında benzer ifadeler kullanmıştır. 

Kendi döneminde pek tanınmayan İmam Kurtubî, yaklaşık 2.5 asır sonra şöhret bulmuş ve hemen bütün tabakat ve tarih kitaplarında kendisine yer verilmeye başlanmıştır. Bunun sebebi onun tefsirinin çok beğenilmesi ve şöhret bulmasıdır.

2. Allah'ın (azze ve celle) İmam Kurtubi'ye Yardımı

İmam Kurtubi, İsra Suresi 45. ayetin tefsirini yaparken, başından geçen bir olayı da nakletmiştir. Kurtuba’nın işgali sırasında Allah’ın yardımıyla  düşman askerlerinden şöyle kurtulmuştur:

“Ben derim ki: Buna benzer bir olay (“Sen Kur’an okurken iman etmeyenler ile senin arana gizli bir perde çekeriz” ayetini; İsrâ,45 kastediyor.) memleketimiz Endülüs’te Kurtuba’ya bağlı yerlerden biri olan Mensur adındaki kalemizde benim başıma gelmiştir. Şöyle ki; düşmanın önünde kaçıyordum. Nihayet bir yere çöktüm kaldım. Çok geçmedi, beni aramak için kaleden iki atlı çıktı. Ben ise etrafı açık bir yerde oturuyordum. Beni onlardan saklayacak herhangi bir engel yoktu. Ben Yasin Sûresinin baş taraflarını ve Kur’an’dan diğer bazı ayetleri okuyordum. Yanımdan öylece geçip gittiler. Biraz sonra geldikleri yerden geri döndüler. Biri diğerine şöyle diyordu. Bu bir ‘diyable’dir. “Şeytandır” demek istiyordu. Allah (c.c) onların gözlerini kör etti de beni göremediler. Bundan dolayı Allah Teâlâ’ya pek çok hamdü senâlar olsun.”

3. Tefsiri: el-Cami' li Ahkami'l-Kur'an

Tefsirin tam ismi; el-Câmi’ li Ahkâmi’l-Kur’an ve’l-Mubeyyin Limâ Tazammana mine’s-Sünneti ve Âyi’l-Furkan

İmam, bu büyük eseri Minye’ de yazmıştır. el-Câmi’ li Ahkâmi’l-Kur’an tefsiri, bu alanda yazılmış kaynaklar arasında seçkin bir yere sahiptir.

Oldukça titiz ve özenle hazırlanan bu güzel tefsir sayesinde, Safedi, İbn Ferhun ve Davudi gibi alimler kendisinden övgü ile söz etmişlerdir. İmam Kurtubi’nin tefsiri, büyük hacmine rağmen ilim çevrelerinde ve özellikle Doğu’da büyük ilgi görmüş, muhtelif baskıları yapılmıştır.

Kurtubi, müderrislik veya kadılık gibi hizmetlerden ziyade kitap yazmak ile meşgul olmuştur. Zamanının devlet adamlarına yakın durmayı tercih etmemiştir. Zengin bir hayatı değil, bilakis tek elbisesiyle ve başındaki takkesiyle zahidâne bir hayat yaşamıştır. Zaten, İmam Kurtubi hakkında kaynakların ittifakla belirttiği hususlardan biri de şudur: “O, ibadete çok düşkün, dünyaya karşı zahid ve verâ sahibi, dünyevî külfetleri kenara atmış, tek elbisesi ve bir takkesiyle yaşayan, kendisini eser te’lifine adamış bir alim idi.”

Mütevazi kişiliği ve sade yaşayışıyla tanınan, zühd hayatına önem veren Kurtubî 9 Şevval 671’de (29 Nisan 1273) Münyetü Benî Hasîb’de vefat etmiş ve burada defnedilmiştir. Kabri, 1971 yılında onun adına inşa edilen camideki türbesine nakledilmiş olup, ziyarete açık bulunmaktadır. 

Allah Teala rahmet eylesin ve Allah kendisinden ebeden razı olsun. Amin.

Kaynaklar

Dr. Arif Gezer- Endülüs’lü Müfessir Kurtubi ve Şçhret Bulma Süreci (Makale)
http://www.literatur.gen.tr/tefsir/48-ahkam-tefsirleri/38-kurtubi-tefsir.html
https://sorularlaislamiyet.com/kurtubi-ve-tefsiri-guvenilir-mi
Resimler: Pixabay

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

2 yorum var.

  1. 1

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır.

Bu HTML etiketlerini ve özniteliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>