Akaid ve Fıkh, İslam, Kur’an ve Sünnet, Liste

Ebubekir Sifil Hoca’nın Mutlaka Okunması Gereken 5 Eseri

Esselâmü aleyküm ve rahmetullàhi ve berekâtühû. Modern zamanlarda Din algımız değişmeye, itikâdî hassasiyetlerimiz aşınmaya başladı. Sünneti değersizleştiren ve hadisleri inkar edenler çoğaldı. 

Sözlerin en güzeli Allah’ın ve Rasulü’nün sözleri iken bu kelamların değersizleştirilmesi, dinin değersizleştirilmesi ile eşdeğerdir. Hadisleri inkar edip yerine kendi sözlerini pazarlayanlarla mücadele eden, Ehl-i Sünnet itikâdını yıllardır bıkmadan, usanmadan müdadaa ve muhafaza gayreti içerisinde olan hocalarımızdan biri olan Ebubekir Sifil’in bu alanda yazdığı 5 kıymetli eseri sizler için listeledik.

Listemizi ne kadar kısa tutsak da Ebubekir Sifil Hoca’nın tüm kitapları okunması gerekenler listesinde olmalıdır.

1. Ehl-i Sünnet Akaidi Muhtasar Tahavi Akidesi Şerhi

el-Akîdetu’t-Tahâviyye, Hanefî mezhebinin büyük Hadis, Fıkıh ve Akâid âlimi İmam Ebû Caʻfer et-Tahâvî’nin, mezhebin üç imamı: İmam Ebû Hanîfe, İmam Ebû Yusuf ve İmam Muhammed (rh.a)’in ortaklaşa benimsediği Ehl-i Sünnet akâid ilkelerini ihtiva eden temel metinlerden biridir. Üzerine tarih boyunca muhtelif dönemlerde şerhler yazılmış olan bu kurucu metin, yazık ki son dönemlerde ülkemizde neredeyse unutulmaya terk edilmiş bulunmaktadır. Elinizdeki çalışma, RUZEM’deki Akâid dersinde takip ettiğimiz el-Akîdetu’t-Tahâviyye metni üzerine yaptığımız kısa açıklamalardan oluşmaktadır. Mevcut boşluğu bir nebze de olsa doldurmak amacıyla neşredilen bu çalışmada fazla detaya girilmemiş, ağırlıklı olarak orta seviye okuyucu hedeflenmiştir.  

2. Sana Din'den Sorarlar

Fıkh’ı, “Müslümanların önünü açmakla görevli bir mekanizma” olarak görme eğiliminin giderek ısrara dönüşmekte olduğu bir ortamda, “ahiretimiz için neyin zararlı olduğu” değil, “dünyamız için neyin faydalı olduğu” sorusu ve endişesi ön plandadır. Seküler dünyanın talepleri, dayatmaları, kuşatmaları karşısında -“direnmek” şöyle dursun-, “uyum sağlama”yı hayat ilkesi edinmiş Müslümanların, Fıkh’a “durumu meşrûlaştırıcı” bir misyon yüklemesi kaçınılmaz olmaktadır.  Fıkıh’la ilişkimizdeki tâyin edici faktör, dünya merkezli/seküler tercihlerimiz olunca Fıkıh da dünyayı ahirete yönelik olarak tanzim etmenin vahiy merkezli zemini olmaktan çıkıp, dünyayı dünya için tanzim eden “hukuk”a dönüşmektedir. Üstelik de pek çok boyutu tırpalanmış olarak. Elinizdeki kitap, esas itibariyle bu kırılmanın İslâmî ilimlerin hemen tamamına taalluk eden tezâhürlerini mercek altına almaktadır. Sorulan sorular, hükmü merak edilen fer’î-fıkhî meselelerle sınırlı olmayıp, bütünüyle din telakkimizi ilgilendiren alanları ihâta etmektedir. Akaid/Kelâm başta olmak üzere bütün İslâmî ilimlerle ve Kur’ân-Sünnet başta olmak üzere edille-i şer‘iyyenin hemen tamamıyla ilgili soru ve cevapları ihtivâ eden bir kitabın özet/muhtasar olması mümkün değildi. Bu sebeple sorulara “el-Cevap: Caizdir/değildir” demekle yetinilmemiş, kimi zaman soruların arka planına da inilerek detaylı cevaplar verilmeye çalışılmıştır.  

3. Müslümanca Bir Hayat İçin

Müslümanlar uzun tarihleri boyunca, bugün yaşadıkları “yabancılaşma” durumunu hiçbir zaman yaşamadılar. Din’le ilişkimiz noktasında içinde bulunduğumuz süreci “farklı” kılan en önemli özellik bu olsa gerek. Efendimiz (s.a.v)’in pek çok hadislerinde dikkat çektiği “ahir zaman durumu”dur bu ve biz, bu külli savrulma sürecinde istikamet üzere kalabilmek için öncelikle bilinçaltı seviyesinde maruz kaldığımız zihin operasyonlarını fark etmek durumundayız. Bunun için ayağımızı nereye basmamız gerektiğini bilmek, olaylar ve olgular hakkında konuşurken bize ait kavram ve hükümleri esas alma dirayetini göstermek kaçınılmaz zorunluluktur. Bu kitapta yer alan yazılar bunu sağlamaya dönük mütevazi bir çabanın ürünü olarak okunmalıdır. Maruz kaldığımız durumun hakikatine ilişkin olarak zihinlerde bir kıvılcım çakmasına vesile olabilirsek amacımıza ulaşmış olacağız.

4. İhya ve İnşa

Modern zamanlarda Ümmet olarak maruz kaldığımız işgal ve istila, yerine göre toprağı, yerine göre yeraltı ve yerüstü kaynaklarını hedefliyor. Bu durumun yol açtığı yıkımın telafisi hiç şüphesiz kolay olmayacak. Ancak Ümmet’in maruz kaldığı “zihnî kuşatma”nın yol açtığı tahribatın sebep olduğu yıkım diğerlerine kıyasla çok daha derin ve kalıcı… Bu işgale direnmek, diğer işgal türlerine mukavemetle kıyaslandığında çok daha zor. Zira her şeyden önce onu “fark etmek” başlı başına bir çaba istiyor.

“Pirincimizin içindeki beyaz taş”ı, yani İslâm’ı “içeriden” bir dil kullanarak tahribe azmetmiş çevrelerin faaliyetlerini de bu gerçeğin üstüne eklediğimizde, sorumluluğumuzun ne denli ağır olduğunu uzun uzadıya anlatmaya gerek kalmıyor.

Bu kitap, maruz kaldığımız “zihnî işgal”in kodlarını çözmeyi hedefleyen makalelerden oluşuyor.

5. İslam ve Modern Çağ

İnsanlarla birlikte “çevre”nin de Müslüman olduğu zaman dilimlerinde İslâm’ı samimi olarak “öğrenmek”, “yaşamak” ve “aktarmak” isteyen için kapılar açık, imkânlar mevcut iken, bizler, 21. yüzyıl Müslümanları bu süreçler dizisinin her birinde bin bir sorunla yüz yüze bulunuyoruz. O kadar ki, bu süreçlerin her biri bizler için ayrı bir “handikap” teşkil ediyor. “Niçin” öğrenmeliyiz, “neyi” öğrenmeliyiz, “ne kadar” öğrenmeliyiz, “nasıl” öğrenmeliyiz ve nihayet öğrendiklerimizle ne yapmalıyız? Geçmişe oranla daha bir cesamet ve kesafet kazanmış bulunan tuzaklar tarafından içimizden ve dışımızdan kuşatıldığımız Modern Çağ’da İslâm’ın vadettiği zihin, kalp ve ruh berraklığına, “hakikat”i yaşayan insana, zamana ve mekâna nasıl ulaşabiliriz? İçimizi ve dışımızı önce tamir, sonra imar sorumluluğunu yerine getirmede, bu soruların gerçek ve açık cevaplara kavuşturulması hayatî önem arz ediyor. Bu kitap, bu temel gerçeği “mesele” edinenlere ve “hakikat” diye bir derdi olanlara hitaben kaleme alınmış yazılardan oluşuyor.

Kaynaklar

https://www.rihlekitap.com/

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır.

Bu HTML etiketlerini ve özniteliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>