Doğa, Seyahat, Tefekkür

Dünyanın 7 Tuhaf Ormanı

Şimdi gözlerinizi kapatın ve hayatın karmaşıklığından, kalabalığından ve yoğunluğundan kaçmak için gidebileceğiniz en güzel yerde olduğunuzu hayal edin. İçinizden bazıları kendisini sahilde, kıyıya vuran dalgaların önünde bulurken; maviden ziyade yeşili sevenler kendilerini semaya uzanan yüzlerce ağacın arasında, bir ormanda bulmuştur muhtemelen.

Orman deyince aklımıza onlarca çeşitte ağaçların olduğu yeşil bir alan geliyor. Ancak size dünyada bir çok tuhaf ormanın olduğunu söylesem?

Bu yazımızla hep beraber uzun bir yolculuğa çıkacağız. Kıtaları aşıp ormanları gezeceğiz beraber. Bakalım bu ormanları önce hiç duymuş muydunuz?

1. Puzzle Wood Dean Ormanı - İngiltere

İngiltere’de ağaçlardan yapılmış bir labirent… Yosunlar, mantarlar, kayaların oluşturduğu dönemeçli patikalar ve mağaralarıyla insanı etkileyen bir orman. Yüzüklerin Efendisi filmlerine de ilham kaynağı olduğu söyleniyor.

2. Yili Kayısı Vadisi - Çin

Japonya için kiraz çiçekleri ne kadar önemliyse, Çin için de kayısı çiçekleri önemli. Kazakistan sınırı yakınındaki Xinyuan bölgesi Çin’in en geniş kayısı tarlalarının bulunduğu bir bölgedir. Bu bölgede her yaz kayısı çiçeklerinin açtığı ağaçlar muhteşem bir görüntü oluşuyor.

3. Ejderha Kanı Ormanı - Sokotra Adası

Yemen yakınlarındaki Sokotra Adası’nda bulunun bu ormanda ağaçlar havadaki neme ulaşmak için yapraklarını yukarıya doğru uzatıyor. Bu ormanla ilgili asıl ilginç olan ise ağaçların gövdelerinden akan kan. Gerçekten ejderha kanı barındırmıyor bu ağaçlar tabii ki! Ejder-Dragon Ağaçları, özsuları kırmızı-kan rengi olan ağaçlardır. Bu öz suyunda insan ve hayvanların kanında bulunan hemoglobin bulunmaktadır. Ağaçtan süzülen öz suyu ise bin bir derdin devası olarak görülüyor. Öyle ki bir damlası 3 tam elmadan daha fazla antioksidan içermesi ile biliniyor. Amazon ormanındaki yerliler, bu reçineyi yüzyıllardır kanamaları durdurma, yaraları dezenfekte etme ve her türlü cilt sorunlarını iyileştirmede kullanmaktadır. Bu yöredeki kabilelerce deri sıyrıkları, yara ve kesikler, yanıklar, ağız ülseri, böcek ısırıkları, egzama, sedef, akne, sivilce, dudak uçuklarına ve daha başka rahatsızlıklara karşı Ejderha Kanı, lokâl ve oral olarak kullanılmaktadır. (Yazımızın kapağında kullandığımız fotoğraf Ejderha Ağacının fotoğrafıdır.)

4. San Doong Mağara Ormanı - Vietnam

Şimdi ise Vietnam’da uçsuz bucaksız bir mağarayı ziyaret edeceğiz. 1991 yılında Vietnamlı bir köylü tarafından bulunan mağara sistemi 2009 yılına kadar dünyadan saklanmıştır. Yapılan ölçümlere göre ise 200 metre yüksekliğinde, 150 metre genişliğindedir. Toplamda 139 km uzunluğunda olduğu söylenmektedir. Ancak şimdilik sadece 9 km’lik kısmı keşfedilebilmiştir. Mağara sisteminin en güzelinin Ca Xai mağarası olduğu belirtiliyor. Bu mağaranın 2.5 milyon yıl önce oluştuğu tahmin ediliyor. Mağaranın tam adı “Hang Son Doong” ve bu yerel dilde “Dağ Nehri Mağarası” anlamına geliyor.

5. Zhangjiajie Milli Park ve Ormanı - Çin

Çoğunuz Avatar filmizi izlemişsinizdir. İzlemeyenler ya da hatırlamayanlar için Avatar filminde ince ve uzun sütünlar şeklindeki dağlar vardı. İşte bu dağların ilham kaynağı aslında Rabbimizin gerçekten de yarattığı ve görenleri hayrete düşüren Çin’deki Zhangjiajie Milli Park ve Ormanıdır. 2008 yılında bir Hollywood fotoğrafçısının görüntülediği Çin’in güneyindeki “Gökyüzü Sütunu Dağları” Avatar’ın yapımcılarına ilham kaynağı olmuş.

6. Batık Orman, Kaindy Gölü - Kazakistan

Kaindy Gölü Almatı şehrine 129 km uzaklıkta yer alan Tian Shan Dağları’nın Kazakistan kısmında 400 metre uzunluğundaki bir göldür. Büyük bir eyeletin tetiklediği 1911 yılında bir deprem sonrasında oluşmuştur. Kaindy Gölü Kazakistan’da  bulunan ve muhteşem doğasıyla büyüleyen turistik bir alandır. Kaindy Gölü’nü özel kılan şey ise suyun altında kalmış olan orman. Bu ormanı su yüzünden görmek elbette ki mümkün olmuyor. Sadece gölün üzerindeki ağaç parçalarını görebiliyorsunuz.

7. Eğri Orman - Polonya

400 eğri çam ağacından oluşan bu ormanın hikâyesi gizemini koruyor. İnsan eliyle bu hale getirilmiş olduğu düşünülse de ne zaman ve ne gibi teknikler kullanarak ağaçların bu biçime getirildiğini bilen yok. Bazıları bina yapımında kullanılacak kıvrımlı ahşap üretmek için müdahale edildiğini bazıları da kar yağışlarının bu duruma sebep olmuş olabileceğini söylüyor. Diğer ihtimaller de genetiği değiştirilmiş tohum kullanılmış, ağaçların fotosentez için güneşe yönelmek istemesi, sel gibi doğal bir afete maruz kalmış olması ya da Allah’ın bir mucizesi… Eğri ağaçlar hakkında araştırmalar yapan bilim adamlarının emin olabildiği tek konu ise ağaçların bu şekilde eğri olmasının sebebi kesinlikle insan ya da makine değil. Yazımızın sonunu da Peygamber Efendimiz’in (sallâllahu aleyhi ve sellem) bir hadisiyle bitirelim. Rasûlullah (sallâllahu aleyhi ve sellem) bir defasında şöyle buyurmuşlardı: “Kıyâmet kopuyor olsa ve birinizin elinde bir fide bulunsa, kıyâmet kopmadan onu dikebilirse bunu hemen yapsın!”

(Ahmed, III, 191, 183)

Selametle.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır.

Bu HTML etiketlerini ve özniteliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>