Evlilik, Kültür, Liste, Yaşam

Düğün Masraflarının 10 Bahanesi

Esselâmu Aleyküm ve Rahmetüllâhu ve Berekâtuhu. Evlenmeyi çok zor ve uzun bir süreç haline getiren, zengin-fakir herkesin şikayet ettiği düğün-evlilik prosedürleri yazılı kanunlardan daha çok yaptırım gücüne sahip. Düğünlerimizde, herkesin oturup ”biz ne yapıyoruz ve neden yapıyoruz” diye düşünmesi gereken masraflarımız, israflarımız var. Bu sorguyu kolaylaştırmak için biz 10 madde belirledik. Siz de neyi, neden yaptığımızı ya da gözden kaçırdığımız ma(i)sraflarımızı yorumlarda belirtebilirsiniz. 

1. Yarın Evlenince Başıma Kakarlar.

Bir de şunlar var: “Millet ‘dul gibi evlendirdi. Bir kusuru mu vardı böylece evlendiriverdiler?’ der”. Başlık parası verilmesini eleştiren, “Kadını para ile alınan bir malzemeye denk tutmamalısınız.” diyen büyük bir kitle var elhamdülillah. Gelin görün ki başlık parasını, gereksiz bir masrafı, mecburi kılan ve bu masraf yapılmazsa da gelinin değersiz görüldüğü, “ucuza geldi” denilerek bakıldığı bir anlayış da mevcut. Hâla kadının değerini düğünde yapılan masraf belirliyor! İşin kötüsü çoğu zaman gelinler-damatlar da bu fikri besliyor, suluyor, büyütüyor.

2. Aile Baskısı

“Yarın içinde kalır pişman olursun” diyerek yapılan masraflar ve düşürülen seviye yüzünden iç-miç kalmıyor. İnsanların, lüzumsuz bir kaosa mecbur bırakılması ile  hiçbir şeyin anlaşılmadığı ‘geldi-geçti’ diye tarif edilen anlar kalıyor geriye. İnsanlar o ‘an’ı  yaşayamadıkları için sonradan fotoğraflarına bakıp “Aaa burada bu varmış bak böyle çıkmışız” diyerek teselli bulmaya çalışıyorlar. Gelin görün ki iki taraf da biliyor o pozlar hep ‘mış gibi çek’ türünden…

3. Her Gencin Hayali Gelinlik-Damatlık Giymek!

Neden, niye, ne alaka? Herkesin hayali nasıl aynı olabilir? Birinin içinde kalmış, çok istemiş ya da biri çok sevmiş diye herkes aynı kalıba girmek zorunda mı? Belki hiçkimse, asla ve kat’a rahat olmayan o kıyafetlerin içine girmek istemiyor ama psikolojik dayatma ve elbiseye biçilen anlam yüzünden bunu kabullenmek zorunda hissediyor. Giydiği gelinlik yüzünden vücudu moraran, en hafifinden bir süre kas ağrısı çeken o kadar çok insan var ki… Yanında cefa getiren böyle bir kıyafet neden bu kadar hayal olsun?  Canlılık ve nefes alma ihtiyacını unutularak tasarlanmış gelinlik, nişanlık, kınalık, pahalı-gereksiz kabartılı, 10 camlık perde dikilecek kumaşlarla üretilmiş kıyafetler neden hayal olsun? Ki bu kıyafetler çoğu zaman, tesettür emrinin aksine bir biçimde giyeni  örtmek için değil ”Ben buradayım!” diye göstermek için üretilmişler.

4. Bir Kere Evleneceğiz!

Olmuşken tam olsun fikri, işin sonunda hiç olmamaya götürüyor! Çünkü hiçbir şey istediğiniz gibi olmuyor. Tiyatro değil ki bu; yazın, çizin, oynayın! Bir kere olacak diye o kadar abartılıyor ki, bu sürecin oluşturduğu stres maddi ve manevi zorluk sonucu geçimsizlikler meydana getiriyor. Haliyle boşanma ve tekrar evlenmeye kadar varabilecek sorunların kapısı aralanmış oluyor. Hem hayatta bir kez olan şey yalnızca evlilik değil ki? Yaşam da bir kez, hesap da bir kez, ölüm de bir kez!

5. Düğüne Kimse Gelmez!

Düğüne gelin ve damat geliyorsa problem yoktur. Her şekilde o düğün olur. Hem Allah bereketini verir zaten. Savaşacak  insan sayısı az olunca meleklerin savaşına iştirak ettiği bir ümmet bu! Diğer bir fikir ise düğünün vazgeçilmez bir kısımlarından biri: ‘takı merasimi’. Tamam, düğününüz misafir ağırlayacağınız bir merasim olsun. Hatta mümkünse diğer masraflardan kısıp az da olsa et içeren bir yemek ikram edebileceğiniz bir merasim. Ama insanların gönüllerinden ve rızıklarından ayırarak getirdikleri hediyeleri kıyafetler, düğün salonu ve bir takım gereksiz düğün malzemesine vermeniz çok da mantıklı değil.

6. Koskoca Filan Mevkinin Sahibinin Yaptığı Düğüne Bak!

Dünyadaki mevki mi, ahiretteki mevki mi? Çok misafir çağırın, çok yemek verin, peki karşıdakinin yüzünü göremeyeceğiniz büyük şamdanlarla donanmış masaların amacı tam olarak nedir ? O kameramanın, o abartılı çiçeklerin amacı nedir ? O nişan masanının amacı ne?

7. Bunlar Lazım Ama Hep İhtiyaç!

İhtiyaç ne, isteme çikolatasını koyacağınız gemi kılıklı şey mi? Yere atılacak, hiç kullanılmayacak süslü kına paketleri mi? Çöpe giden nişan magnetleri mi? Sadece önünde fotoğraf çekilmek için tasarlanan kocaman pankartlar mı?

Zımbalar, iğneler, tel tokatlar, bir kutu dondurucu spreyler ile yapılmış gelin başları mı? Ki gerçekten yeni 2 kafa daha ihtiva eden baş yapıyorlar! En az 2-3 metrekare duvarı boyamaya yetecek boyanın ardından, bal mumu heykeline benzeyen, fotoğraflarda iyi çıkacak gelin makyajı mi?

Güzel, beyaz bir kıyafet giyin ya da her ne renk isterseniz o renk giyin. Süslenin de MÂKUL bir seviyede. Zaten para tutan kısım bu değil ki. Para, zaman ve din israfı olan kısım; abartı kısmı!

8. Çocuklarıma Gösterecek Anımız Olsun

O anın masrafı yüzünden bir kaç yıl boyu çocuk sahibi olmaktan korkacağınız gerçeğine rağmen mi? O absürt fotoğraflar nasıl olur da komik gelmez? Neden 2 insan manken gibi pozlar versin ve bunu gelen geçene göstersin ki? Neden güzel manzaralı yerlerde gezmek ve eşinle sohbet etmek varken kocaaa bir ekip peşinizde suni mutluluk pozları veresiniz ki? Neden elini, belini, sağa-sola nasıl koyacağını, kendini yönetmen sanan bir adam size söylesin ki? Allah aşkına NEDEN? 

9. Her Genç Kızın Çeyizi Olur.

Asla kullanmayacağımız sadece toz tutup başımıza bela olacak süsten ölen eşyalarımız olmasın mı? Devletlü misafirlerimiz gelince zengin imajı çizeceğimiz yemek setlerimiz olmasın mı? Misafir osu, busu, şusu, yedek o, bu, şu olmasın mı? 

Neden kullanmadığımız bu kadar kalabalık olsun ki? Ya da bu kadar saçma şeyi neden kullanalım ki? Önce bize dayatılan bir malzeme oluyor sonra biz onu kullanmak için bir alan oluşturuyoruz. Hayatın başka hiç bir alanında üretildikten sonra kullanım alanı oluşturulmaya çalışılan bir malzeme yok. Olması gereken sistemde önce bir ihtiyaç doğar sonra üretilir ve kullanılır. Neden bu kadar ters bu işler?

10. Filan Yaptı, Bizim de Yapmamız Lazım.

Geçen gün şunun düğününde, kınasında, nişanında, sözünde, tatlı yemesinde, fotoğraf çekiminde, nikahında, sandık götürmesinde, yüz açımında gördüğünüz şeyden sizde de olmasın mı? OLMASIN! Görüyorsunuz yıldık!

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

5 yorum var.

  1. 1

    100 evlilikten 50’si boşanmış sebebi de burada yazılmış.En çok tuhafıma giden kendisini muhafazakar İslamı yaşayan olarak görenlerin içinde bulunduğu hal.

  2. 2

    selam merhba adim muhammed 23yaşındayım evet gelelım evlilik konusuna evlenmek çök zor olmuş kimi yerde başlık parasi var kimi yerde de yok ama ben yabancıyım mesala bizde başlik parasi var düğün masraf lari aklımıza gelen bi sürü masraf var şimdiki kızlar da istedikça her şey istiyor bu gençler nasil evlensin bir müslüman genç en geç 20 yaşında evlenmelidir adam zaten 25 yaşına kadar okuyor oda babasi zenigse yoksa çalışıyor nereye kadar bir genç çalıştığı anca kendisine yetiyor her şey de yılda iki katı zam geliyor delete bunları görmüyor bu evliliklere de çuzum bunmalı 2,3 kere evlenmeler adlanmalar ortadan kaldırılmalı kimileri avradını dövüyor sen dövmek için almayacaksın bu tür sıkıntıları önü alınmalı kıyamet yaklaşmış her şeye dikat etmeliyiz hocalarımızdan sorarak . hz .peygaber efendimizi buyurduklarını almel etmeliyiz allah hepimize tavfuk versin allah bizi doğru yoldan şaşırmasın inşallah âmin

  3. 3

    Ve aleykumselam ve rahmetullaji ve berakatuh. Hay allah razı olsun Esra kardeşim. Virgülüne kadar haklısın. Ah bi anlatabilsek…

  4. 4

    Bu devir çok farklı. Ama bambaşka bir devir. Yetinemiyoruz malesef. Eleştirecek olursam kız analarından başlamak istiyorum. Benimde başımdan geçti çünkü. Ev+mal mülk, toplasan 500 bin eder. Hani nerde yok. Kendi kendimizi zorlaştırıyoruz. Hiç oralı olmayan din kardeşlerime sesleniyorum. Ahirette hesap çetin olacak ve bu sorumluların hepsinden şikayetçi olacağım.. Selametle

    • 5

      Ve aleyküm selam ve rahmetullahu ve berakatuhu, kardeşim aklımdan geçenleri ve benim de çokça sitem ettiğim, çevreme anlatmaya çalıştığım konuları satırlara dökmüşsün Allah razı olsun. Her cümleni içimden “Çok doğru, çok haklısın ” diyerek okudum diyebilirim.
      İnsanlar evliliği zorlaştırdıkça, başkaları için düğün yapıp, misafir rahat etsin ve ondan bundan aşağı kalmayayım diye ev döşedikçe evlilik yaşı öteleniyor, evlenmek imkansızlaşıyor.
      Yaşın ilerlemesi ile o zamana kadar belki de gerçek bir sorumluluk altına girmemiş, birine haber verme, izin isteme gibi alışkanlıkları olmayan, babasının doldurduğu cüzdanla yaşayan ve karakteri de büyük ölçüde şekillenmiş insanların evlenince birbirlerini tolere etmeleri, eşinin eksiklerine karşı tamamlayıcı olmaları, bazı şeyleri de görmezden gelmeleri zorlaşıyor. Bu da huzursuz evler ve artan boşanmaları beraberinde getiriyor.
      İnsanlar toplumda akın akın yükselen ahlaksızlaştırma projelerine ise kör ve sağır kalıyor. Ailenin ve İslam ahlakının kuyusu kazılmaya çalışılıyor. Nesilde, sapkınlıkta, projelerde … bir sonraki bir öncekini aratır hale gelmişken insanlar evliliği bu kadar zorlaştırıp bâtıla hizmet ettiğinin farkında değil.
      Evliliğin yükünü omuzlayabilecek, belli olgunluğa gelmiş, bir hayale değil de acısıyla tatlısıyla bir imtihana başlayacaklarının farkında olan bireylerin evliliğinin, helal daire çerçevesinde ve sünnete uygun bir şekilde, geciktirilmeden yapılması gerektiğini düşünüyorum.
      Allah’a emanet olun, selametle

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır.

Bu HTML etiketlerini ve özniteliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>