Aile, Çocuk, İslam, Liste

Çocuğun Oyuncak Bebekle Oynaması Caiz Midir?

Bismillahirrahmanirrahim… Balıkların yüzmesi ve kuşların uçması gibi çocuk için doğal ve vazgeçilmez olan oyun oynamaktır. Çocuk, gelişimin vazgeçilmez bir parçası olan oyun yoluyla kendini geliştirir. İslâm fıtratı üzere doğan çocukların bu safiyetini koruma vazifesi anne ve babaya tevdi edilmiştir. Çocuk ne kadar tabii büyürse, fıtratından uzaklaşmadan, doğal bir ortamda büyürse o çocuğun fıtri bir inanç olan İslam’a uyumlu yaşaması da o kadar kolay olur. Çocuğun en tabii, en fıtri ihtiyaçlarından biri oyundur, eğlencedir. Çocuklarımızın belli yaşa kadar oynamaları, eğlenmeleri dinimizin kesinlikle yasaklamadığı, bilakis teşvik ettiği teminat altına aldığı şeylerdendir. Nasıl oyun ve çocuğu biz ayrı ayrı şeyler düşünebiliriz ki, Rasulullah( sallallahu aleyhi ve sellem) Efendimiz’in mescidinde, O’nun gözleri önünde ashab-ı kiramın çocukları oyun oynadılar. Cebrail’in (aleyhisselam) geldiği, meleklerin hazır bulunduğu bir mescitte, vahyin indiği mescide oyun oynayan çocuk… Çocuk ve oyun tek şeydir, oyunsuz çocuk doğal büyümüş çocuk değildir. Bu nedenle dini bir hüküm olarak oyunla çocuklarımızın arasının açılmaması gerektiğini, çocuklarımızın oyuna doymaları gerektiğini, en azından belli bir yaşa kadar oyunla büyümeleri gerektiğini bilelim. Ama 5 yaşında bir çocuğun oyun ihtiyacıyla 14  yaşında 15 yaşında bir çocuğun oyun ihtiyacı elbette aynı değil. Yaşı ilerledikçe, yeni yeni eğitim sorumlulukların çocuğun omzuna bindirildikçe oyun kendiliğinden azalacaktır zaten. Ama reşit oluncaya kadar yani 15-16 yaşlarına gelinceye kadar çocuk ve oyun seviyeli, dengeli, ölçülü olsa da oyun vardır. Burada mü’min anneler, mü’min babalar ve mü’min mürebbiler olarak bir husus dikkatimizden kaçmamalıdır; oyun sadece vakit geçirmek için değildir çocukta. Oyun iyi bir eğitim aracıdır. Aynı zamanda oyunla eğitim görmektedir çocuk. Bunun için çocuğun akidesine zarar verecek oyunlar, ibadet düşüncesini kaldıracak oyunlar çocuklarımızın oynadığı oyunlar olmamalıdırlar. Çocuğumuzun eğlencelerinde buna televizyon, bilgisayar gibi nimet ve nikbet olabilecek yani iyi ve kötü yönü bulunabilecek bütün imkanları da dâhil ederek söylüyoruz. Çocuklarımızın oyun ve eğlencelerinde onların imanını zedeleyecek şeyler bulunmamalı, çocuklarımızı oyunperest haline getirip yani sınırsız ve ölçüsüz bir oyunla, eğlenceyle vakit geçirecek hallerde bırakmamak gerekir. En önemli husus erkek çocuklarımızı kızlaştıracak, kız çocuklarımızı da erkekleştirecek yani fıtrata ters düşmüş oyunlar, filmler, eğlenceler zararlıdır. 

Cenab-ı Hakk’ın bir güzel emaneti ve hediyesi olan çocukları öncelikli hedef olarak hem dünya hem de ahiret hayatlarını tehlikelerden korumak ve çocukların maddi ve manevi ihtiyaçlarını gidermek anne ve babaların en önemli vazifelerindendir. Bu vazifemiz doğrultusunda buyurun yazımıza…

1. Oyun Oynamak Çocukların En Doğal Hakkı

Cihad ümmetinin peygamberi Resûlullah ( sallallahu aleyhi ve sellem ) Efendimiz’in cihad ayetlerini tatbik ettiği Medine’sinde çocuklar oyun oynuyorlardı. Oyuncak bebekleri de vardı. Çelik çomak türü oyunlar da oynuyorlardı. Kılıç kalkan oyunu da oynuyorlardı. Kendi çaplarına göre o zamanki oyun kültüründeki oyunları da oynuyorlardı.

Peygamber Efendimiz ( sallallahu aleyhi ve sellem ) çocukların oyun oynamalarını tabiî bir ihtiyaç olarak görmüştür. Meselâ kendisine hizmet eden küçük yaştaki Enes’in, gönderdiği yere gitmeyip çocuklarla birlikte oyuna dalmasını müsamaha ile karşılamıştır. Söz konusu olayı Hz. Enes şöyle hikâye eder:

…Resûlullah bir gün beni bir yere göndermek istedi. Ben:

– Vallahi gitmem, dedim. Hâlbuki içimden gitmeye karar vermiştim. Çünkü emri veren Allah’ın Nebîsi idi. Yola çıktım, sokakta oynayan çocukların yanlarına vardım (ve orada oyalandım). Derken Allah Resûlü arkamdan gelerek ensemden tuttu. Dönüp baktığımda gülümsüyordu.

“– Enescik! Söylediğim yere gittin mi?” diye sordu.

– Hemen gidiyorum Yâ Resûlallah, dedim. (Müslim, Fedâil, 54)

Bir keresinde de Efendimiz toprakla oynayan çocuklara rastlamış, sahâbeden biri onlara bunu yasaklamak isteyince Hz. Peygamber:

“– Bırak onları! Toprak çocukların ilkbaharıdır.” buyurmuştur. (Heysemî, VIII, 159)

Bunun yanında Resûlullah’ın torunları Hasan ve Hüseyin ile oynadığı, onları sırtına alarak gezdirdiği, ayrıca amcası Abbâs’ın çocukları arasında koşu yarışı düzenlediği olmuştur.

Abdullah bin Hâris diyor ki:

Resûlullah Abbas’ın çocukları Abdullah, Ubeydullah ve Kesîr’i yanyana getirir ve şöyle derdi:

“– Kim önce koşup bana gelirse ona şu kadar ödül var!” Çocuklar da koşarak gelirler, kimi Resûlullah’ın sırtına, kimi göğsüne çıkmaya çalışırdı. O da onları öper ve kucaklardı. (İbn-i Hanbel, I, 214)

Ancak ümmet olarak bizlerin bu konuda dikkat etmesi gereken bazı hususlar var.

2. Resim ve Heykeller

Şeriatımız resim ve heykele karşı müminleri kesinlikle ikaz etmiştir. Yani bilhassa heykel türü yani mücessem görüntüsü olan, ele alınabilen mesela bir maymun mesela bir bebek mesela bir at, köpek vs. benzeri canlı heykellerini menetmiştir. Bu kesin bir kaidedir. Resimde de canlı resminin, elle çizilen canlı insan ve hayvan resminin üzerinde kırmızı işaret vardır. Ona da izin vermemektedir. Sadece fotoğraf makinelerinin ve kameraların çektiği görüntülerin o men edilen şeyler olup olmadığı hâlâ fukahamız tarafından tartışılmaktadır ama bu asırda fotoğraf makineleri için Efendimiz’in (sallallahu aleyhi ve sellem) zamanında menedilen resim olduklarına dair bir ittifak yoktur. O yüzden fotoğrafın kendisinde şeriatça yasaklanacak müstehcenlik gibi putlaştırma gibi kötülüğe alet edilme gibi bir durum yoksa duvarlara asılıp da zihinleri meşgul edecek bir şeye neden olmuyorsa müsaade edildi denebilir ya da “O değil, bu yasak.” denebilir.

3. Dikkat Edilecek Husus

Biz, çocuklarımızın oyun hakları bulunduğunu, oyuncak hakları bulunduğunu kavrayıp, dinimizin fotoğraf veya resim veya heykel konusuna bakış açısını da anladıktan sonra “Çocuklarımızın, bilhassa kız çocuklarımızın bebek görüntüsü veren ya da bebek gibi olan neredeyse canlı bir bebek kadar canlılık veren bir oyuncakla oynamaları caiz midir?” diye sorduğumuz zaman bu tür oyuncaklar “Eğer filanca papazı, filanca şarkıcı türkücüyü, filanca futbolcuyu veya filanca Allah’ın yasak ettiği işle meşgul olan birisini simgelemiyor; o filanca futbol takımının büyüğünün heykeli, filanca şarkıcı türkücünün heykeli değilse, sadece çocuğumuzun oyun ihtiyacını karşılayan, küçük bebeğin; çocuk sevgisini geliştiren bir bebekle oynaması caizdir.” denebilir. Evet, bunu da caiz görmeyen “Çocuklarımızın; putçuluğa, heykelciliğe alışma riskinin bulunduğu bir zemindir.” diyen âlimlerimiz de var ama ilke olarak söz konusu heykel ve resim yasağına istisna getirilmiş bir durum olduğunu söyleyebiliriz.Erkek çocuklarımızın tabancalarla oynamaları, arabalarla oynamaları, kız çocuklarımızın onlardaki annelik ruhunu geliştirecek şeylerle meşgul olmaları, eğer biraz önce işaret ettiğimiz ayrıntılarda kaldığı zannedilen başka ‘yabancılara ait şeyleri simgeleme’ riski taşımıyorsa caizdir. Bu caizlik de ilke olarak çocukluk dönemindedir yani büluğ çağına kadar olan dönemdedir. Evlilik noktasına gelmiş kız çocuğunun bebekle oynaması söz konusu olmaz. Velhamdülillahirabbilalemin…

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır.

Bu HTML etiketlerini ve özniteliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>