İslam, Kültür, Liste

Cahit Zarifoğlu’nun ‘Zengin Hayaller Peşinde’ Kitabından Altın Değerinde 9 Alıntı

Çağa donanımlı bir Müslüman olarak yetişmemiz için elinden geleni yapan zarif şair, çalışmalarına “Zengin Hayaller Peşinde” adlı eseriyle devam ediyor. Duamız odur ki, bu kıymetli 9 alıntı bizlere ilham olsun da, bununla yetinmeyip eserin tamamını okuyarak iç dünyamızı zenginleştirelim.

1. Üstad Necip Fazıl Kısakürek

Tek başına bir okuldu Necip Fazıl. Beş on kişiyi değil, nesilleri okumuştu. Bugünkü anlamda İslâmî duyarlılığın temelini, tohumunu o attı. Kuruyan çeşmeler onunla yeniden gür sularını akıtmaya başladı. Fakat ona göre su hep bulanık aktı. Bir türlü durulmadı. Suların apaydınlık, berrak akacağı günlerin hasretiyle yandı durdu. O kavi, bilinçli nesillerin, ışıklı çehrelerin tariflerini veren eserleri, onların yokluğu ile öksüzler gibi durup bekledi. Ona hayrandık. Etrafında Anadolu’dan köylüler, işçiler de vardı, üniversiteden profesörler de, öğrenciler de, memurlar da, emekliler de, esnaf da. Öyle bir kaynaktı ki kim gidip ağzını dayasa içecek bir şey vardı. Bütün bu insanları birleştiren, onda kaynaştıran şey ise İslam’dı.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

2. Bir Terbiye Metodu: Musibetler

Anlamlı bir hayat, bütün sıkıntı ve neşelerden, dinî tertiplere dayalı bir birlik meydana getirebilmek demek. Bu çabalar kişisel olmakla beraber, başkalarına da sirayet ettiği için; arkadaşının iyisinin seçilmesi, alimlerle beraber olunması, mecbur olunsa bile şerli muhitlerde bulunulmaması öğütlenmiş. Ancak insanların kendi gidişatlarını sırf örgütlere bakarak düzenlemekten yoksun oluşları yüzündendir ki, ya bizzat kendilerine ya da yakınlarına veya benzerlerine geliş çatan elle tutulur musibetler, bir terbiye aracı olarak ortaya çıkmış.

3. Hiç düşündünüz mü?

Zamanımızın kültür yapısı insanlar için ne gibi ruhsal güçlükler taşıyor? Sevilmek ve sevgi göstermekle ilgili tavırlar sağlıklı mıdır? İnsanın kendi benliğini değerlendirmek konusundaki imkânları, acınacak kadar azalmış mıdır? Kendini göstermek ve başkalarına kabul ettirmek konusunda seçilen ve uygulanan yolların ahlâkî değeri nedir? Neden hoşgörü, düşünceye saygı gibi özelliklerin yerini saldırganlık, çılgınlık ve zorbalıklar almaktadır? Bunlar nasıl oluyor da bireysel planda da devletler planında da “haklılıkla” bağdaştırılabilmektedir? Ve nihayet cinsellikle ilgili telakkiler bu kadar serbestleşmekte, ama buna mukabil ortaya çıkan ruhsal problemlerin önemli bir yüzdesine cinsel tatminsizlikler sebep olmaktadır?

4. Maneviyattan Uzak Kişisel Gelişim (!) Kitapları

… diğer insanlara nasıl davranılacağını, onların nasıl tartılıp ölçüleceğini anlatan kılavuz kitaplar, kişileri, şahsiyet kazanmaktan önce, bir takım kalıpları, paletleri bellemeye, gerektiğinde onları ilişki adına ortaya mecbur tutmakta. Bütün bunlarda ön planda olan şey, hesaplar, çıkarlar, uyum ve mekanik alışveriş,kapitalist çarkın takırdamadan yol almasıdır. Ne uhrevî bir duygu, ne Allah’a karşı mevcut olan bir sorumluluğun yerine getirilmesi, ne öte dünya korkusu… Bütün bunlar görmezlikten gelinmiştir. Böyle olunca da, inkâr edilse bile doğuştan var olan manevi ihtiyaçların dikkate alınmamış olması, kişiyi başka tezahürleriyle bir hastalık gibi sarmakta, onu korkutmaktadır. Huzursuzluğuna gerçek teşhis konulmayan, yalnızlaşan insan, kaçacak delik arıyor ve onu da eğlenmede buluyor. Huzursuzluğunu kusacak maçlar, anarşik dalgalanmalar, festivaller, filmler ve meyhaneler buluyor ve oralara sığınıyor.

5. Suçlu sizsiniz!

Ve galiba kabahat sizin. Sesi bir duvar gibi alıyor ve yutuyorsunuz. Kulaklarınızı dikkatten yırtılacak ölçüde ayetlere çevirmiş olsaydınız hiçbirine gerek kalmayacaktı. Karşınızda şu yazılar gibi bir garip uyarıcı bulunmayacaktı. Tanınmayacak ölçüde değiştiğiniz için, maddi güçlere hizmetkârlık ettiğiniz için, hakikat peşinde değil bir düş peşinde seyirttiğiniz için, dünyanın kuvvet dengelerinde yerinizi boşalttığınız için, hakikat yakınlığından gelen akıllı bir merhamet yerine “hümanist” bir hoşgörü edindiğiniz için, katillerinizi tanıdığınız halde gizli gizli onlara hayran olduğunuz için… Ve nihayet mazlumluğu bir karakter gibi kuşanıp aksini düşünmezcesine beğenip benimsediğiniz için…

6. Bismillahirrahmanirrahim.

Bir bayan sinema artistine sormuşlar, batıl itikatların var mı diye, “Evet var” demiş, “bir işe başlarken bismillah” derim. Pes dedim. Aman Allah’ım bu ne hal! Her şey bismillah ile başlanacak. Mümin onun faziletiyle donanacak. Cimada bile bismillah bulunacak ki doğacak çocuğun içine şeytan dahil olmasın.… İnsan kendi kulluğunu, faniliğini, Allah’ın ebediliğini hissediyor. O’na sığınma iştiyakı duyuyor.O besmele ki, kılıçlar onunla çalınınca keskin, düşman zelil. O besmele ki kulu şerre gitmekte tutar. Kim hırsızlığa, işkenceye, katilliğe, kumara, zinaya besmele ile başlar?

7. Ümmetin Umudu Gençler!

Ve giderek bütün gençleri saran bir gırgır furyası, bir gevezelik, malayanilik, bir seviyesizlik. İnsanların imanlarının tekamül edip etmediğini “onların malayanilikten uzaklaşmalarına” göre tayin eden Peygamberî bakış açısından alabildiğine bir uzaklaşma. Malayanilikte etrafındakileri en fazla eğlendirenlerin “hoş sohbet” diye adlandırıldıkları, insanların güldürebildikleri oranda sevilip arandıkları içler acısı bir dünya.

8. Büyük Şehir Buhranı

Bize, yüksek binalar yer alan yerleşme yerlerine karşı uyarılar vardır: yüksek bina, büyük şehri, keşmekeşi, kalabalığı ve bireyin tehlikeye giren iç sağlığını simgeler. Orada insan, büyük ölçüde, manevi istekleri olmadığı sürece yeterli cevaplar bulur.

9. Batı-Doğu Sentezi

Bir Batı-Doğu sentezi var. Acaba, bizim taktığımız adla, Domapata’dan daha az mı zehirleyici? Domapata’da nasıl ne domatese ne de patatese benzeyen, ama onların birleşiminden meydana gelmiş bir zehir meydana çıkıyorsa, öyle sentezler var ki, içinde İslam bulunduğu halde İslam’a aykırı ve din olarak insanı cehennemin en derin çukurlarına çekici. Hümanizmle, Batı kültürünün diğer esneklikleriyle çorbaya çevrilmiş din ve İslam anlayışları.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır.

Bu HTML etiketlerini ve özniteliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>