İslam, Kur’an ve Sünnet, Yaşam

Bu Zor Günlerde Yapabileceğimiz 4 Şey

Rabbimiz’in bizi imtihana gönderdiği şu dünya hayatında bizi üzen, canımızı yakan işler oluyor. Ama çoğu kez unutuyoruz ki, Rabbimiz bizi hiç bırakmadı, bırakmıyor, bırakmayacak inşaAllah. İmtihanımız ne kadar büyük olursa olsun, O bizi biliyor, bizden haberdar, bizi çok seviyor ve bizi tek başımıza bırakmaz.

Gencecik evlatlar vatanımızın her yerinde geceleri nöbet tutuyor, kışın karda yatıyor, yazın kavruluyor, sevdiklerini özlüyor. Onu annesi seviyor, eşi seviyor, yavruları seviyor. Onu Allah seviyor, Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) seviyor. Şehit oluyor, yavruları yetim kalıyor, sevdiklerinin ise gözü yaşlı…

Hepimiz ülkemizin üstündeki şu kara bulutları dağıtmak istiyoruz. Ama ne yapacağız?

Kuşlara bile bir yol çizen Allah, insanı yolsuz mu bırakacaktı?

Yapacak çok önemli işler var.

1- Allah’ın merhametinden ve vefasından emin ol!

Bu zor günlerde yapabileceğimiz 4 şey-1

Şehitlerimize üzülmek yanlış olur. Onlar olabilecek en güzel şekilde dünya zindanlarından kurtulup cennet bahçelerine koştular.

“Allah yolunda öldürülenleri sakın ölüler sanma. Bilakis onlar diridirler, Rableri katında Allah’ın, lütfundan kendilerine verdiği nimetlerin sevincini yaşayarak rızıklandırılmaktadırlar.”

 Âl-i İmran Suresi 169﴿

Geride bıraktıklarına gelince, onların öyle bir Sığınağı, Dostu, Yardımcısı var ki; O, onlara herkesten daha fazla merhametli ve şefkatlidir. Onlar ne zaman üzülse onları teselli eder ve rahmetiyle sarıp sarmalar. O, onları hiç bırakmaz.

O, öyle bir Sahip, Sığınak, Dost, Sevgili, Yardımcı ki; O, ol dese bütün olmazlar oluverir.

O varsa her şey var.

O varsa korku yok, hüzün yok.

O varsa kuşlar filleri yener, deniz ikiye yarılır, ateş serin ve selametli olur, boğazına dayanan bıçak kesmez olur.

O varsa eğer, başka hiçbir şey olmasa da olur.

Bu ayrılıklar çok kısa. Belki birkaç yıl sonra sonsuza kadar ayrılmamak üzere kavuşmak var. Sonsuz bir ahiret hayatının yanında çoğu geçmiş 60-70 yıl ne kadar da az değil mi?

2- Zalimlerin Yaptıkları Yanına Kalır Sanma!

Bu zor günlerde yapabileceğimiz 4 şey-2

Allah zulmü yasaklamış ve zalimleri de sevmezken hiç kaybeden mazlumlar olur mu?

Ahirette öyle bir mahkeme kurulacak ki; insan elinden gelse bütün malını, mülkünü, sevdiklerini feda ederdi kurtulmak için.

“Ruh (Cebrail) ve melekler saf saf olup durduğu gün, Rahmân’ın izin verdiklerinden başkaları konuşmazlar; konuşan da doğruyu söyler. “

Nebe Suresi﴿

Öyle bir mahkeme ki zalim kendi aleyhine tanıklık eder. Dili susar, elleri ayakları konuşur.

Öyle bir mahkeme ki sonunda kesinlikle mazlumun yüzü güler ve zalim perişan olur.

O öyle bir mahkeme ki, o mahkemede Hâkim’in kendisi şahittir ve kimsenin hakkını kimsede bırakmaz.

3- Her kuvveti hazırlayın!



Bu zor günlerde yapabileceğimiz 4 şey-3

Sen boş durursan, canının sıkılmaya vakti kalırsa, zalimin seni perişan etmemesi için sebep kalır mı? Onlar bütün var gücüyle -haksız bir dava uğrunda bile olsa- canları dahil her şeylerini ortaya koyup çalışıyorlar. Sen nasıl boş durursun! Güzel mi yazıyorsun, al kalemi! Çok mu zenginsin, harca mülkünü! Öğrenci misin, çalış derslerine ve güzel yerlere gel! Sen gelmezsen zalimler gelir. Onlara izin verme ve güzel yerlere, Allah rızası için, sen gel!

Hiçbir şeyin yok mu? Allah kuluna kâfi değil mi! Aç ellerini ve iste isteyebildiğin kadar. Sakın bıkma, bıkmayı unut! Dua et, et, et. Efendimiz’in (sallallahu aleyhi ve sellem) dualarından, Rabbimiz’in o güzel Kelâmı’nda bize öğrettiği dualardan… Ve unutma:

“Allah’a dayanıp, dua edip O’ndan istersen, senin için zorlar kolay olur, yokuşlar düzlük olur. Kuraklıktan bile bereket çıkar sana. Hiç yalnız kalmazsın, O’nu hep yanında hissedersin. O zaman bulutların seni gölgelediğini, birinin elini tutup seni kaldırdığını, böyle devam eden gün ve geceleri görürsün. Yeter ki O’nu bil, O’ndan bil.”

4- Allah'tan kork, imanını kurtar!

Bu zor günlerde yapabileceğimiz 4 şey-4

Bütün bunlar neden oluyor sanıyorsun? Birileri Allah’tan korkmuyor. Şu fâni hayatta sonsuz kalacakmış gibi yaşıyor ve ölümü unutuyor. Eğer Allah’tan korksalardı, karıncayı incitebilirler miydi?

Sen kork! Kork ki seni rahmetiyle sarıp sarmalasın. Bunun için önce imanını kurtar. İman varsa kazanacaksın. Yoksa sonsuza kadar kaybedeceksin. Sen imanını kurtar ve başkalarınınkini de kurtar.

Zalimler gencecik çocukları kandırıyor, tehdit ediyor, zorla alıkoyuyor. Sen o çocuklara Allah’ı anlat. O’nun tek ilah olduğunu ve her şeyin O’na kul olduğunu, her şeyin O’nun emriyle halledildiğini; bütün hazinelerin, kapıların anahtarının O’nun elinde olduğunu… O’nun asla yenilmeyeceğini ve O’nun merhametini, adaletini anlat. Efendimiz’i (sallallahu aleyhi ve sellem) anlat. O’nun merhamet yüklü yüreğini anlat.

O mahkemeyi ve bu davayı anlat: “Sonsuz bir mutluluk kazanmak ya da kaybetmek davasını.” Sen önce kendini kurtar. Sonra da can çekişen o gençleri… Kendini kurtarmadan onları kurtaramazsın, bu yüzden önce kendini kurtar. Bu dava cennete adam kazandırma davası. Bu dava Hz. Muhammed’in (sallallahu aleyhi ve sellem) ömrünü verdiği dava. O’nun gibi olursan, O’nun yolundan gidip insanları ateş çukurunun kenarından cennete çekmek için çırpınırsan Ebu Bekirler, Ömerler, Osmanlar,  Aliler yetişir. Kızlarını diri diri gömenler karıncayı incitemez hale gelir.

Öyleyse işe koyul ve hiç korkma. Yalnız Allah’tan kork.

Allah seni hiç bırakmaz. O öyle bir Rab ki kullarını çok sever ve onlara karşı çok şefkatlidir. O öyle vefakâr bir sevgili ki senin hiç beklemediğin anda yapar sürprizlerini ve seni mutluluk gözyaşlarına boğar.

“Allah yolunda öldürülenleri sakın ölüler sanma. Bilakis onlar diridirler,Rableri katında Allah’ın, lütfundan kendilerine verdiği nimetlerin sevincini yaşayarak rızıklandırılmaktadırlar. Arkalarından kendilerine ulaşamayan (henüz şehit olmamış) kimselere de hiçbir korku olmayacağına ve onların üzülmeyeceklerine sevinirler. 169-170﴿

(Şehitler) Allah’ın nimetine, keremine ve Allah’ın, mü’minlerin ecrini zayi etmeyeceğine sevinirler. 171﴿ 

Onlar yaralandıktan sonra Allah’ın ve Peygamberinin davetine uyan kimselerdir. Onlardan güzel davranıp iyilik edenlere ve Allah’a karşı gelmekten sakınanlara büyük bir mükafat vardır. 172﴿

Onlar öyle kimselerdir ki, halk kendilerine, “İnsanlar size karşı ordu toplamışlar, onlardan korkun” dediklerinde, bu söz onların imanını artırdı ve “Allah bize yeter, O ne güzel vekildir!” dediler. 173﴿

Bundan dolayı Allah’tan bir nimet ve lütufla kendilerine hiçbir fenalık dokunmadan geri döndüler ve Allah’ın rızasına uydular. Allah, büyük lütuf sahibidir. 174﴿

O şeytan sizi ancak kendi dostlarından korkutuyor. Onlardan korkmayın, eğer mü’min iseniz, benden korkun. 175﴿”

~Âl-i İmran Suresi~

 

“Kim Allah’a ve Peygambere itaat ederse, işte onlar, Allah’ın kendilerine nimet verdiği peygamberlerle, sıddıklarla, şehidlerle ve iyi kimselerle birliktedirler. Bunlar ne güzel arkadaştır. 69﴿

Bu lütuf Allah’tandır. Hakkıyla bilen olarak Allah yeter. 70﴿

~Nisa Suresi~

 

“Onlar, Rablerine kavuşacaklarını ve gerçekten ona döneceklerini çok iyi bilirler. 46﴿

~Bakara Suresi~

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır.

Bu HTML etiketlerini ve özniteliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>