Bilim/Teknik, İslam, Liste, Tarih, Yaşam

Bilim Tarihi Sahtekarlıkları 3: Alan Sokal Vakası

Alan Sokal, New York Üniversitesi’nde matematik ve fizik profesörüydü. Onu tarihe geçiren olay ise 1996 yılında, Duke Üniversitesi tarafından yayınlanan alanında saygın bir dergiye göndermiş olduğu bir makaleydi. Transgressing the Boundaries: Towards a Transformative Hermeneutics of Quantum Gravity (Aşılan Sınırlar: Kuantum Kütle Çekiminin Dönüşümsel Bir Betimlemesine Doğru) başlığını taşıyan bu makale uzun yıllar bilimsel dergilerin güvenilirliğini de tartışma konusu yaptı. Çünkü Sokal’ın makalesi tamamen fabrikasyon, uydurulmuş ve anlamsız bilgilerle doluydu. Sokal, o dönem herkesi biraz güldüren, biraz kızdıran ama en çok da dergi editörü ve yayın kuruşunu utandıran bir deney yapmıştı.

1. Olay Nasıl Başladı?

Sokal, Makaleyi yayınlayan Social Text dergisinin postmodern perspektifine uygun bir bakış açısıyla makale kaleme almıştı. Ayrıca, derginin yayın kuruşunun hoşuna gidecek pek çok kaynağı da referans olarak göstermişti. Kaynakların ciddiyeti ve yazının perspektifinin derginin perspektifine uygun olması makalenin yayımlanması için yeterli olmuştu. Uluslararası saygın bir yere sahip olan Social Tex makaleyi okumaya gerek bile duymamıştı. Dahası Sokal, makaleyi dergiye gönderdiğinde yayınlanmadan önce makalenin okunmasını istemiş ve eleştiri beklediğini de eklemişti. 

2. Sokal'ın Olanlara Yorumu

Kerem Cankoçak Aydınlık Kitap’ta kendisiyle yapılan röportajda Sokal’ın şu ifadelerine yer veriyor:  “Bu metni kasten, makul derecede dikkatli herhangi bir editörü ya da hakemi bana sorularla, eleştirilerle ve itirazlarla geri dönmeyi kışkırtmak üzere yazdım. Özellikle makalenin son bölümünü, bilimsel bölümden hiçbir şey anlamayan birisinin bile boşluklarla dolu olduğunu düşüneceği şekilde yazdım. Editöryal süreç boyunca makaleyi inceleyenlerden defalarca yorumda bulunmalarını, eleştiri ve öneriler yapmalarını talep ettim; ancak hiç cevap almadım.” Makalede o kadar akıl dışı yargılar yer alıyordu ki, bunların gözden kaçması mümkün olamazdı. Örneğin Sokal, pi sayısının bir değişmez olmadığını, yer çekimin de kültürel bir olgu olduğunu yazmıştı.

3. Sonra Ne Oldu?

Sokal, yazı yayınlandıktan kısa bir süre sonra Lingua Franca dergisinde Social Text’te çıkan makalesinin şaka/parodi olduğunu söyleyerek yazının anlamsız ve saçma bilgilerle dolu olduğunu anlattı. Sonra tabiri caiz ise kızılca kıyamet koptu. Böylesine saçma bir yazıyı saygın bir derginin hiç okumaksızın yayınlaması nasıl açıklanabilirdi? Açıktır ki Sokal başarılı bir algı yönetimi süreci işletmişti. Makalesine seçtiği okkalı ve postmodern perspektifle uyumlu başlığıyla daha başlangıçta dergi editöryasının gönlünü çalmıştı. Ayrıca Sokal’ın CV’si de oldukça etkileyiciydi. Harvard ve Princenton gibi üniversitelerde eğitim almış, matematik ve fizik alanlarında uzmanlaşmıştı. 

Kaynaklar

Algı Yönetimi ve Manipülasyon-Mücahit GÜLTEKİN

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır.

Bu HTML etiketlerini ve özniteliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>