Video

‘Başarı İçin Dua’ Hutbesi [Nouman Ali Khan]

Altyazı:

Allah(s.v.t) ‘a hamdolsun, yokluktan var eden karanlıktan nur acıdan sabır çıkaran Pişmanlıktan sonraki tövbeyi kabul eden Allah’a hamdolsun Nimetlerine hamd ettiğimiz gibi, musibetlerine de hamd ederiz Allah(s.v.t)’ın şerefli Rasulüne salat ve selam ederiz Yüksek bir şeref ve tüm nurların sahibi, Kendisine Kuran indirilen Nebilerin sonuncusu ve kemali Ademoğlullarının efendisi, Meryem oğlu İsa(a.s)’nın müjdelediği İbrahim (a.s)’in, mübarek Beytullah’ın kanunlarını yüceltirken, O’nun (s.a.v) peygamberliğine davet ettiği Ademoğullarının Efendisi, Allah’ım O’na salat ve selam eyle Ona tabi olan en hayırlı imamlara da selam olsun Öyleki, Allah(s.v.t) onları mübarek kıldı onlardan Arap olanları da olmayanları da Çocuk edinmeyen, mülkünde hiçbir ortağı olmayan, kötülerden de dost edinmeyen Allah(s.v.t)’a hamd olsun. İşte sen de onu büyükle-tazim et Kuluna Kitab’ı indiren ve onda hiçbir eğrilik bulundurmayan Rabb’e hamd olsun Övdüğümüz,yardım ve mağfiret dilediğimiz Rabb’e hamd olsun O’na inanır ve O’na tevekkül ederiz Nefislerimizin şerrinden ve kötü amellerimizden O’na sığınırız Allah(s.v.t)’ın hidayet ettiğini saptıracak yoktur, Allah(s.v.t)’ın saptırdığına da hidayet edecek yoktur Allah(s.v.t)’ın bir olduğuna, Muhammed (s.av) ‘in O’nun kulu ve elçisi olduğuna şahitlik ederiz Allah(s.v.t), Resul’ünü hidayetler ve hak din ile bütün dinlere izhar etmesi için gönderdi ve şahit olarak Allah(s.v.t) yeter Efendimiz(s.a.v)’e çokça selam olsun En doğru söz, Allah(s.v.t)’ın kitabıdır Yolların en doğrusu da şüphesiz Efendimiz(s.a.v)’in yoludur İşlerin en kötüsü yeni olarak çıkarılanlardır. Ve dinde aslı olmayan bu yenilikler bid’attır Her bid’at dalalettir. Her dalalet de ateştedir Allah-u Teala yüce Kitab’ında şöyle buyuruyor Euzu besmele çektikten sonra söyleyelim قَالَ رَبِّ اشْرَحْ لِي صَدْرِي وَيَسِّرْ لِي أَمْرِي يَفْقَهُوا قَوْلِي, وَاحْلُلْ عُقْ\د\َةً مِّن لِّسَانِي Barakallahu ve lekum fil kuranil hakim Ve nafiina ve iyyakum bil ayaati ve zikril hakim Innehu teala cevvâdü’l-kerim, Melikul Berr, Rauf, Rahim Sizinle paylaşmak istediğim bugünün hutbesi Güçlü bir duanın 2 kısmı ile ilgili Musa(a.s) tarafından yapılan güçlü bir dua Muhtemelen çoğunuzun Musa(a.s) ile ilgili bildiği şey Kuran’da en çok bahsi geçen peygamber olmasıdır Allah(a.v.c) diğer peygamberlere nazaran ismiyle en çok ondan söz eder Musa(a.s)’ın Kuran’da bir yıldız niteliğinde olan ise; Kuran’da Musa(a.s)’dan kayda geçen birçok dua olmasıdır ve bu onlardan biri bu dua özellikle çok güçlüdür ve birkaç kısımdan oluşmaktadır Hutbe boyunca bu duanın içinde bulunan inceliklerin bir kısmından bahsedeceğim Fakat önbilgi olması açısından, küçük bir giriş yapalım Musa(a.s) ‘ın hikayesi Taha suresinde birçok yerde geçmektedir 22. sure ve bu surede Allah(a.v.c) hikayeye şöyle başlıyor Ailesini bıraktığında Gecenin yarısında dağın tepesinde bir ateş gördü ve ailesine beklemelerini söyleyip, ateşe bakmaya gitti ve tepeye vardığında, elbette Allah(a.v.c)’ın onu çağırdığını anladı Allah(s.v.t) onu hazırlıyordu, dehşete düşmüştü çünkü gecenin bir yarısı dağın tepesindeydi Neler olacağını bilmiyordu, biraz öğüt almayı umut ediyordu سَآتِيكُم مِّنْهَا بِخَبَرٍ بٍ قَبَسٍ Belki size haber getiririm, belki ateş getiririm belki bazı talimat getiririm Yukarı çıktığında birdenbire şok oldu ve dondu Oraya vardığında birden bire Musa diye çağrılmıştı Daha önce hiç bulunmadığın,hiç bilmediğin bir yere gidiyorsun ve birisi senin adını çoktan biliyor ve seni çağırıyor. Şok edici Elin ayağın titrer Yani yukarı vardığında ciddi anlamda şok olmuştu ve Allah(a.v.c) ile Musa (a.s) arasında bu güzel konuşma başlar Aslında Kuran’daki en güzel yerlerden biri Fakat bugünkü hutbe bu değil, duaya gelebilmek için küçük bir bilgi veriyorum Ateş aracılığı ile Allah(s.v.t)’ın ona verdiği rota Allah(a.v.c) ona asasını atmasını söyledi أَلْقِهَا يَا مُوسَى \N”At onu Musa” Musa(a.s) asayı attı ve asa hızla sürünen yılana dönüştü حَيَّةٌ denilen zehirli bir yılan oradaydı ve yılan hızla sürünüyordu قَالَ خُذْهَا وَلَا تَخَفْ Allah buyurdu: Al onu! Korkma! Normal bir insan olarak yılanı elle tutup korkmamak mümkün mü ? Söyleyin bana neredeyse imkansız Allah(a.v.c) ,Musa(a.s) görev üstlenmeyi öğretiyor Yılanı tut ve korkma ve bu noktada dikkat edin Musa (a.s) ‘Ey Rabbim’ demiyor bunu yapamam Ey Rabbim Ey Allah’ım bana yardım et diyerek dua etmiyor. Sadece yapıyor وَاضْمُمْ يَدَكَ إِلَى جَنَاحِكَ تَخْرُجْ بَيْضَاء مِنْ غَيْرِ سُوءٍ آيَةً أُخْرَى , ”Bir de elini koynuna sok ki, diğer bir mucize olarak kusursuz bembeyaz çıksın!” لِنُرِيَكَ مِنْ آيَاتِنَا الْكُبْرَى , اذْهَبْ إِلَى فِرْعَوْنَ إِنَّهُ طَغَى «Bunları sana en büyük mucizelerimizden (bir kısmını) gösterelim diye yaptık.» «Firavun’a git, çünkü o hakikaten azdı.» Buraya kadar Allah(s.v.t) oldukça şok edici şeyler istedi Yılanı tutmasını söyledi Elini cebine sokmasını istedi ve elinin rengi tamamen değişti Bu fiziksel birşey, sadece bir kıyafet değil , senin bir parçan bir parçanızın tamamen değiştiğini hayal edin bazen büyük bir şişlik farkedersin ne kadar büyük olduğunu ,ten renginizi tamamen değiştiğini Ne yapardın ? Anlık şoka girerdin, neler oluyor iyi miyim doktora gitmeli miyim hastaneye gidersin, birşeyler sıkıntılı fakat Musa(a.s) tepki vermedi Bütün bunlara tamamdı Allah(s.v.t) ona şunu dediğinde: اذْهَبْ إِلَى فِرْعَوْنَ إِنَّهُ طَغَى «Firavun’a git, çünkü o hakikaten azdı.» Bu noktada Musa(a.s) dua etti Bu Allah(a.v.c)’nin Musa(a.s) ‘ a verdiği ilk emirdi Sadece yapmadı, Ey Allah’ım yapmadan önce yardıma ihtiyacım var dedi Yani öğreniyoruz ki , Allah(s.v.t) birşeyler yapmamızı söylediğinde ve bu zor ise bazen zor olduğunuzu düşünürüz ama cesaretimiz varsa Allah(s.v.t) müsade eder fakat bütün cesaretine ve sana rağmen çok zor olduğunu düşündüğün noktada İşte o zaman Allah(s.v.t)’ya dönme vaktidir Allah’ım bunu yap demek yerine ihtiyacınız olanı isteyin ancak böyle yapabilirsin İhtiyacın olanı istedin ve böylelikle yapabildin Bu noktayı tekrar edeyim çünkü bu oldukça önemli Allah(s.v.t)’nın emirlerleriyle yüzyüze geldiğinde Allah(s.v.t)’ın birşey yapmanı beklediği yere geldiğinde tepkileri ‘Ey Allah’ım yapamam’ olan insanlar var Ey Allah’ım bunu yapamam ben acizim, yetersizim Bu benim kapasitemin üstünde Bu noktada duanın önerdiği başka insanlar da var Ey Allah’ım biliyorum ki yapamam ama bana ihtiyacım olanı ver ki yapabileyim Ne olursa olsun deneyeceğim ama zannediyorum başarısız olacağım fakat eğer sen yardım edersen, yardımınla başaracağım Yani yapamam ile başlamayın, öyle bir noktaya geldiğinizde Allah(s.v.t)’ya yönelin Bu bizim imanımızdır Allah(s.v.t)’ya yöneliriz ve ondan yardım isteriz, çünkü kendi başımıza aslında hiçbirşeyi yapamayız Bu Allah(s.v.t)’ın yardımıdır, gelen herşey onun kudretindendir fakat en azından bize düşeni yapalım Peki şimdi, Ne istiyor? Firavun’a gidecek ve onunla konuşacak birçok şey isteyebilir ama düşünün ne istiyor Birini yanlışlıkla öldürmüş ve Mısır’dan kaçmıştı Geri geldiği an ilk muhattab olacağı askerdi, polisdi Çünkü tutuklamak için onu arıyorlardı Cinayetten aranıyordu, öylece şehre giremezdi ve öylesine biri değildi, herkes onu tanıyacaktı Çünkü hayatı boyunca prens olarak yaşamıştı Kalede yaşamıştı , herkes yüzünü biliyordu İçeri girdiğince ‘ Bu Musa değil mi ?’ diyeceklerdi ve haber hemen yayılacaktı, haber yayıldığında polis onu bulacaktı Ve bulduklarında, aldıkları emir tutuklayın değildi, إِنَّ الْمَلَأَ يَأْتَمِرُونَ بِكَ لِيَقْتُلُوكَ Polislerin amiri çoktan plan yapmıştı Onu gördükleri anda , tutuklamayacaklar öldürecekler Polisin birini aradığını ve vurmak için emir aldığını düşünün Ölüm emri verilmişti ve Allah(s.v.t) Mısır’a gitmesini söylemiyordu Mısır’a gitmek daha kolay çünkü belki saklanabilir Firavun’a git. Firavun nerede? Köşede ki durakta mı oturuyor? Firavun kalede kalıyor. Mısır’ın en güvenlikli binasında yani saklanması mümkün değil. Bütün kapılardan geçmek zorunda Bugünkü Beyaz Saray gibi ve güvenliğin kapısını çalmasını istiyor

Ve güvenliğin kapısını çalmak zorunda Ve ”Firavn ile randevum var” demek zorunda Bütün bu polisler memurları ve güvenlik görevlilerinin talimatı neydi? Onu derhal öldürmek Onu derhal öldürmek Ve ben onun Allah’a dönüp ”Ya Rab…” ”…Gidip Firavn ile konuşmamı istiyorsun…” ”…Onun ordusuyla başa çıkabilir, hepsini uyutabilir misin? Böylece onunla konuşabileyim” demesini beklerdim Ya da ”Onu Mısır’ın dışına çıkarabilir misin? Böylece onunla orada konuşabilirim…” ”…Benim için daha güvenli olabilir” Ya da ”Beni sadece esrarengiz bir şekilde oraya uçurabilir misin? Böylece kaleyi boylayıp onunla konuşabilirim…” ”…Problemim çözülmüş olur, onunla bu şekilde konuşurum” ”…Çünkü ona varamadım bile…” ”…Ona nasıl varacağım?” Ama o bunların hiçbirini istemez Hiçbirini istemedi Gerçekten de bu duada istediği şey dikkate değer Öncelikle diyor ki,\Nرَبِّ اشْرَحْ لِي صَدْرِي [Tâhâ/25] ”Rabbim, göğsümü genişlet” Firavn’a gitmeyi düşünürken, bunca düşünce zihninde dönerken Ve gergin, korkmuş, endişeli hâle geliyor Bunu yapabilecek miyim, öldürülecek miyim derken ”Ya Allah, emrini yerine getirmek için ihtiyacım olan ilk şey, sakin olmamdır…” ”…Ve bazen gergin, korkmuş olduğumda veya duygu dolu olduğumda…” ”…Bunalmış hatta kederli olduğumda…” Zira biz bile bazen kendi duygularımızı kontrol edemiyoruz Allah bu ayette bize diyor ki, en iyilerimiz bile, Bazen biz bile kendi duygularımızı kontrol edemiyoruz Allah göğsümüzü ferahlatacaktır Allah kalbi yatıştıracaktır ”Ya Allah, yapmamı istediğin şeyi yapmadan önce, kalbimi yatıştırmalıyım” رَبِّ اشْرَحْ لِي صَدْرِي İhtiyacınız olan ilk şey kalp tatminliğidir Ve kalbiniz, -öğrendiklerinizden sonra çünkü Harun (a.s.) ile birlikte iken ikisi… …”Kalbimi nasıl ferahlatacağım?” bile diyorlar- ”Nasıl da endişeli olmayayım?..” ”…Polis beni görüken, herkes beni görürken, insanlar ismimle çağırırken, beni gösterirken…” ”…Bunların hiçbirinden nasıl olur da endişelenmem?” Bunu hatta birlikte zikrediyorlar كَيْ نُسَبِّحَكَ كَثِيرًا وَنَذْكُرَكَ كَثِيرًا إِنَّكَ كُنتَ بِنَا بَصِيرًا [Tâhâ/33-34-35] Aynı surede biraz sonrasında geliyor ”Seni çok zikredebilmemiz, tesbih edebilmemiz için…” ”…Ve Seni çokça anmamız için çünkü Sen başından beri bizi koruyup gözlüyorsun” Diğer bir deyişle, ”Beni doğumumdan beri gözlüyorsun…” ”…Doğduğum gün ölmem gerekiyordu…” Çünkü askerler onu öldürmeye çalışmışlardı Annesi onu sepete koyduğunda ölebilirdi اقْذِفِيهِ فِي التَّابُوتِ\NOnu sandığın içine koy [Tâhâ/39] Sadece bebeği oraya koymak onu öldürebilir, değil mi? Çocuğu sepetle birlikte nehire bırakınca sepet ters dönebilir, orada da ölebilirdi فَلْيُلْقِهِ الْيَمُّ بِالسَّاحِلِ\NSu onu kıyaya atar [Tâhâ/39] Sepet sahile vurduğunda onu yine öldürebilirsin İçeri geldiğinde, asker onu görüdüğünde onu orada öldürebilir Ve o neredeyse kuruyordu, bebek hiç süt içmemişti Yine ölebilirdi O zamandan itaberen on defa ölmüş olabilirdi Yani diyor ki, ”Ya Rab, bunca süredir beni hayatta tuttun, beni Senin hayatta tuttuğunu biliyorum…” ”…Ama bunu hatırlamaya ihtiyacım var” Bazen söylemesi kolay, hatırlaması zor olur Ve o, kardeşiyle birlikte diyor ki, كَيْ نُسَبِّحَكَ كَثِيرًا وَنَذْكُرَكَ كَثِيرًا إِنَّكَ كُنتَ بِنَا بَصِيرًا ”Beni en başından beri gözlüyorsun ya Allah, beni şimdi nasıl bırakacaksın?” Yani, bize ne kalp dinginliği veriyor? Üzerimizde zor bir görev varken bize kalp dinginliğini, Allah’ı çokça zikretmek veriyor ki Allah bunu izliyor إِنَّ اللّهَ مَعَنَا [Tevbe/40]\Nإِنَّ اللَّهٌ بَصِيرٌ Allah neler olduğunu görüyor, Allah neler geçirdiğimi biliyor Allah burada, Allah’ın (s.v.t.) varlığı ve ilmi burada O bulunduğum durumun tüm görünümünün içerisinde Bunu göz ardı edemem Ve bu dua bize öğretiyor ki, eğer Allah’ın rasulü Musa (a.s.), وَنَذْكُرَكَ كَثِيرًا diyorsa Biz Seni çokça anmalıyız, bu bizde neyi uyandırıyor? Allah rızası için bir görevi yerine getireceğimizde Allah’ı çokça anmalıyız ki o da bize cesaret versin Şimdi, cesaret kendi başına yeterli değil, bu daha ilk adım Sakin olmalısın ve cesaretli olmalısın, göğüs ferahlığına sahip olmalısın Ben sadece رَبِّ اشْرَحْ لِي صَدْرِي ‘yi söyledim, diğer içerik ise Biraz ilerlediğinizde biliyoruz ki Musa (a.s.) adaletsizlik görüyor ve sinirleniyor Bu onu sinirlendiriyor Koyunları olan iki kızda olduğu gibi olaya el attı Bütün insanlık tarihinin en kötü suçlularından olan Firavn’ı gördüğünde Apaçık ki Firavn’ın söylediği şeyler herkesi sinirlendirir, sadece Musa’ya (a.s.) söylemiyor ki! Firavn, أَنَا رَبُّكُمُ الْأَعْلَى [Nâizât/24] dediğinde Allah’tan başka güç ve kuvvet yoktur Diyor ki, ”Ben sizin en yüce efendinizim, Ben Rabb’ım” لَّعَلِّي أَطَّلِعُ إِلَى إِلَهِ مُوسَى [Kasas/38]\Ndiyor ”Haydi bana bir kule yapında da Musa’nın Rabb’ı ile bizzat konuşayım” gibi şeyler söylüyor Bu onun dedikleri, Kur’an’da geçiyor Böyle şeyler söylediğinde bizi bile sinirlendiyor, Musa’yı (a.s.) düşünebiliyor musunuz? Bu arada, sinirlendiğiniz zaman tebliğ edemezsiniz Sinirlendiğiniz zaman tebliğ edemezsiniz Yani, kendisini çok sinirlendiren birisine gittiğinde dahi Göğsünün yatışmasına ihtiyacı var Onu genişletmeye ihtiyacı var Rahatsız hâle gelemez Buradan öğreniyoruz ki, Allah’a isyan edenlere karşı konuşma görevi, Öfkesini kontrol etmeyi bilen insanlar tarafından taşınmak zorunda Ve eğer öfkelerini kontrol edemezlerse, eğer bir öfke problemleri varsa Allah’a dönüp رَبِّ اشْرَحْ لِي صَدْرِي demek durumundalar Rabbim, beni yatıştır, göğsümü sakinleştir Tebliğ ile uğraşan birçok genç Üniversiteye gidiyorlar Gayrimüslim arkadaşlar görüyorlar Ya da orada namazını bile kılmayan Müslüman kardeşi görüyorlar ve ona tebliğ ediyorlar Ama bu çocuk dini umursamıyor bile Ve sizi sinirlendiren bazı anlamsız şeyler söylüyor ”Kur’an’da birçok çelişki var” Ya da ”Bilmiyorum, ben hadislere bile inanmıyorum” gibi aptalca şeyler söylüyorlar Bunu duyuyorsun ve ”Ne?” diyorsun ”Bu küfr birader!” Ve onlara karşı çok sinirleniyorsunuz İşte o zaman, رَبِّ اشْرَحْ لِي صَدْرِي ‘yi hatırlama zamanıdır رَبِّ اشْرَحْ لِي صَدْرِي Eğer Musa (a.s.) Firavn ile فَقُولَا لَهُ قَوْلًا لَّيِّنًا şeklinde konuşmak zorundaysa قَوْلًا لَّيِّنًا لَّعَلَّهُ يَتَذَكَّرُ أَوْ يَخْشَى [Tâhâ/44] Bu sizde ne uyandırıyor? Restoranda yanınızda oturan kişi Firavn değil ama rahat olun Rahat olun, zorlamayın İnsanlar iğrenç şeyler söyleyebilirler Bu adam bizzat tanrı olduğunu söylemişti Ve Allah ”Ona karşı nazik ol” diyor ”Yanında ol” da diyor Yani biraz sakin olmalıyız İşte bu, duanın anlamıdır Eğer üzerinde düşünmeyeceksek bu duaların anlamı ne? Eğer Allah’ın (a.v.c.) kelamını anlamayacaksak? قَالَ رَبِّ اشْرَحْ لِي صَدْرِي Ya Allah, göğsümü ferahlat Güvene ve sakinliğe ihtiyacım var Aynı zamanda شرح الصدر ‘ın diğer bir anlamı da Rahatsızlık, korku, bunalım, endişe var Duygularda, bir dizi olumsuz duygular var Bir olumsuz duygular dizisi var Peki olumlu duygular nelerdir? Sakinlik, rahatlık, mutluluk, güven… Bunlar olumlu duygulardır Eski Arapça’da birisi olumlu duygular yaşadığında, انشرح الصدر derlerdi, yani göğsün açılması Duygusal anlamda rahatsız birisi Stresli, bunalımlı, korkmuş, sinirli… Buna صدر ضيق denir Dar göğüs Ya da حرج في الصدر له حرج في الصدر Bir darlığı, bir rahatsızlığı var Ya da göğsünde rahatsız edici hisler Ve Musa (a.s.) diyor ki, ”Ya Allah, bu çok zor bir iş…” ”…Korktuğum zamanlar oldu, sinirlendiğim zamanlar oldu…” ”…Hatta bunaldığım zamanlar bile oldu çünkü hiç sonuç göremiyordum…” ”…Bu adam değişmiyordu…” ”…Neredeyse olumsuz duyguların hesabını yapacaktım…” ”…Ya Allah, bana bana öyle bir şey vermelisin ki, duygusal olarak beni istikrarlı ve olumlu tutsun” Bir dai, Allah’ın görevini yerine getiren, insanları Allah’a çağıran kimse olumlu kalmak zorundadır Bunamlı, korkmuş, gergin ve sinirli insanlar Allah’ın işini taşıyamazlar Bu büyük bir iştir Sakin ve mutlu insanlara sahip olmak zorundasınız Bu olumluluğu yayar, etrafındaki insanlar olumlu olurlar Onun etrafında olmayı isterler, ondan kaçmayı değil İşte dua ehli böyle olmalıdır Şimdi hızlıca görevin kendisinden bahsedeyim رَبِّ اشْرَحْ لِي صَدْرِي diyor ve sonra, وَيَسِّرْ لِي أَمْرِي diyor ”Ya Allah! Görevimi bana kolaylaştır…” ”…İşimi bana kolaylaştır. Bu görevi bana veren sensin…” Ama, Musa’nın (a.s.) ustalığına bir bakın! Allah onu mükemmel seçmiş Allah, Musa’yı (a.s.) Firavn’a meydan okuması için seçtiğinde, yeryüzünde bunu Musa (a.s.) gibi yapabilecek hiçbir nitelikli yoktu Allah ne yaptığını bilir O, görev için uygundu Buradan öğreniyoruz ki, bir işi yapmak için en yetkili kişi olsanız bile Sizin nitelikleriniz ne kadar iyi olursalar olsunlar, asla yeterli değiller Allah’ın, ona kolaylık vermesi gerekiyor Allah, ona kolaylık verecektir Ve bu iki şey bir araya geliyor: Musa (a.s.) çabasını göstermeli Ama sadece onun çabası zaferi vermeyecektir Zafer, Allah görevi kolaylaştırdığında gelecektir Bunun iki yanını da görebiliyor musunuz? Elimden geldiğince basit açıklamak istiyorum Benim ve hepinizin hatırlaması için inşaAllahu Teala Bu kitabımızın konseptidir Bu, Peygamberin (a.v.s.) birçok yolla anlattığının konseptidir Ve bu onların sadece bir örneği Bazı insanlar var ki, inanıyorlar ama hiçbir şeyde başarılı değiller Hiçbir şeyi başaramıyorlar Ve biliyorsunuz olumluluk seminerleri, kişisel gelişim programları, Motivasyon programları ve girişimcilik programları var

Girişimcilik programları Ve kızlar bu programa gitmek için binlerce dolar harcıyorlar Ve derler ki “Sen her şey yapabilirsin dostum” “1 Milyon dolar kazanabilirsin bu sene” Ve insanlar: “Evet yapabilirim” “Evet bunu yapabilirim” “Kendine inanmak zorundasın!” Ve insanlar şöyle: “Evet istediğim her şeyi elde edebilirim” Ve herkes firavun gibi yürür “Ben her şeyi yapabilirim” “Ben kendime inanıyorum” Aslında güzel olan kısmın bir parçası Kendine inanman güzel bir şey Kötü bir şey değil Fakat olay şu; Sen sadece kendine inanırsan, Ve kendine yanlış bir şekilde inanırsan, bu kibir olur, kalbin hastalığını gösterir Bunu nasıl dengelersin? Nasıl hem kendine güvenmen hem de alçakgönüllü olman beklenebilir? Diğer aşırıcılıkta ise şöyle diyen insanlar var; Ya Rab, her şeyi sen yaparsın, ben bir hiçim dolayısıyla hiçbir şey yapamam” Benim yaptığım şey bir hiç Çünkü her şeyi kontrol eden Sensin Ve bu insan bir iş için başvuru yapmaz üniversitede derece yapmaya uğraşmaz Bir eğitime devam etmez Ailesine bakmaz Ve siz “Niçin böyle yaptın?” dediğinizde, Allah verir, ben bir hiçim Nasıl bu düzeni anlayabilirim? 2 tür aşırıya kaçma Bir tanesi her şeyi yapabileceğini söylüyor Diğeri ise hiç bir şey yapamayacağını Bizim dinimiz bize ortada karar kılmamızı öğretir Allah’tır bize yeteneklerimizi veren Allah’ın sana verdiği ve bana verdiği bir emanettir Zekan, fiziksel gücün, yeteneklerin, çalışma ahlakın Bir işi bitirme kabiliyetin. Bunlar Allah’tan bir hediye ve emanet olarak verilmiştir Ve Allah bu hediyeyi verdikten sonra Senin tüm kabiliyetlerini çalıştırmaman, bir isyan, bir nimete nankörlük ve bir hoşnutsuzluktur Bu yüzden, Allah’ın elçisi (s.a.v) demiş ki: İnananlara söyleyin, bir şey yaptığınız zaman Onu mükemmelce yapın Allah seni ahsen-i takvimde (en güzel surette) yapmış Niçin daha azını yapasın? Müslüman üniversite öğrencilerden hiç biri olmamalı ki; Orta not almayı kabul etsin Bu olmamalı Siz iş adamıysanız, o işi şöyle böyle yapamazsınız, en iyisini yapmalısınız Siz “Eh idare eder” denilen Müslüman doktorlardan değil, en iyi doktorlardan olmalısınız Olabilirsiniz Bu Allah’ın size verdiği bir emanet Hatta bir taksi şoförü iseniz bile, en iyi taksi şoförü olun Ne yaptığınız önemli değil, yaptığınızın en iyisini yapın, hiç kimse sizin kadar iyi yapamaz Bu bir Müslüman davranışı fakat Bu davranışı dengeleyen ve onun kibre dönüşmesini engelleyen şey Şunu durmaksızın kendinize hatırlatmanız; bir taraftan benim yeteneklerim bana ait değil Bana bu yeteneği veren Allah Musa aleyhisselam’a söylendi; “‘Ve seni kendim için (peygamber olarak) seçtim!'” Seni olduğun hale getirdim Senin tüm yeteneklerin aslında benim tarafımdan sana verildi Bunu hatırlayın ve sonra hangi sınava girerseniz girin Bu bana kolay, yüzlerce kez yaptım, tekrar yapabilirim Çocuklar matematikte iyi değildir, siz onlara problem sorarsınız; o size kolaydır Hiçbir şey Bazı çocuklara dersiniz; bu işi başarmalıydım, yaptım ve benim için kolaydı Aslında sizin için kolay olsa bile, İmanın gereği olarak, kendimize hatırlatmalıyız ki; Siz mükemmel olduğunuz için o size kolay değil, O sizin için kolay, çünkü Allah onu sizin için kolay kılıyor İnsanlara ne oluyor biliyor musunuz? Bu sizinle paylaşacağım son şey inşaallahu teala Allah’ın birçok şeyi kendilerine kolaylaştırdığı insanlar var, lütfen bunu dikkatle dinleyin Allah onlara bir çok şeyi kolay kılmıştır, mesala bazılarınız için Allah parayı kolaylaştırmıştır Bu sizin için kolaydır Bazılarınız için ise, güveni kolaylaştırmıştır Bu bir sorun değildir, diğer insanlar tedirgin olurken, siz olmazsınız Benim bazı öğrencilerim için ders çalışmak gayet kolay Benim Arapça öğretmem gibi Bazı öğrencilerim için ise, vallahi Allah onlara Arapça’yı kolaylaştırsın Diğerleri ise… Arapça’yı asla yapamıyor, kendi alanında gayet zeki bir çocuk Fizikte doktora yapabilir ama muzaf ve muzafun ileyh’leri yapamaz O bunun için değil, o bunun için zirve Herkes aynı değildir Peki insanlar başarıya alıştıklarında ne oluyor? Allah bir şeyi kolaylaştırıyor, ondan sonra diğerini, sonra diğerini ve sonra diğerini Peki her şey kolay mı devam edecek? Hayır bazen düşeceksiniz 100 almaya alışmış bir öğrenci var, bir kez, iki kez, üç kez, dört kez ve beşincisinde 50 alır Aniden Peki o ne almaya alışmıştı? 100 Ve şöyle der; herşeyi unut, ben bir hiçim Allah artık benimle değil Şimdi ne olacak? Çünkü siz çok yüksekten uçmaya alışmıştınız Yalnız bir düşüş, bir aksama ve siz yıkılırsınız Tamamen yıkılırsınız, şimdi ne olacak? okulu bırakıyorum, artık devam etmek istemiyorum, nefret ediyorum bundan İşte bu kendinize şunu hatırlatmadığınızda oluyor; Her bir başarı iki şeyin birleşmesine bağlıdır Sizin çabanız ve Allah’ın yardımı Daha önce adığınız her 100, kolay olduğu için değil, Siz çabaladığınız ve Allah bereket verdiği içindir Ve olmadığı zaman ise 2 şeyde yanlışlık var; Birincisi, belki yeterince çabalamadınız ve siz çabalamadığınızda Allah size bereketini vermez Ve belki çabaladınız ve Allah bereketini vermemeyi seçti, bu sizin için daha hayırlı olabilir Benim hayattaki en iyi arkadaşım önceden Hindu’ydu Ve o bir matematik okuluna gitmek istiyordu Ve çok başarılıydı, tüm yaşamı boyunca notları çok iyiydi SAT sınavlarında yüksek notları vardı Matematik okuluna başvurdu ve full burs bekliyordu Reddedildi Mahvolmuştu, başka bir üniversitye gitti ve Onun yerine bilgisayar mühendisliği okumaya karar verdi Hala Hindu. Tamamen yıkılmıştı Ancak okulunda yeni tanıştığı Müslümanlar dışında Onunla takılmaya başlamışlar ve 2 yıl sonra şehadet getirmişti Ve şimdi geriye bakıp şöyle diyor; Allah’a şükürler olsun beni matematik okuluna almadığı için Matematik okuluna kabul almadığım zaman hayatımda yaşayabileceğim en kötü şeyi yaşadığımı düşünmüştüm Şimdi geriye dönüp diyorum ki, matematik okuluna alınmamış olmam hayatımda yaşadığım en iyi şeydi Çocukları Kur’an’ı ezberliyorlar. İnanabiliyor musunuz? Çocukları Kur’an ezberliyorlar, O müslüman olduğunda ise, onu sürüklediler, babası şok oldu Hindistan’a geri götürüp Hinduizmi tekrar yerleştirmeye çalıştı ama o kaçtı ve geri geldi Şimdi çocukları Kur’an ezberliyorlar. Subhanaallah Biz Allah’a güvenmeliyiz, bazen yukarı kadar çıkıyoruz sonra düşünce Allah’a güvenimizi kaybediyoruz Ve bazıları da var ki, Allah onlara bir zorluk veriyor sonra başka bir zorluk, sonra bir başka zorluk Ve siz ben hiç bir şeyi başaramam diye düşünmeye başlıyorsunuz Benim hayatım hep zor dostum, her şey benim için çok zor Sürekli kovuluyorum, sınavlarımdan kalıyorum vs. depresyona girersiniz Ve şunu da hatırlamamız gerek Başarı, ve dünyadaki her şey, 2 şeyin birleşimiyle olur; Ben çabalamalıyım Ve Allah onu bana kolaylaştıracak Biliyorum son demiştim ama bir dakikam daha var, bir şey için kullanacağım Sizinle son şeyi paylaşıyorum, bu duanın 2 kısmı var T üm dua değil, yalnızca 2 cümlesini paylaşacağım sizinle “Rabbiş rahli ve sadri ve yesirli emri” Çok güzel, edebi 2 cümle Allah bize öğretiyor ki, Eğer iyi bir kalbe ve olumlu davranışlara sahipseniz, ve eğer Allah’a tevekkül ediyorsanız, Ve kendiniz de çabalıyorsanız Allah istediğinizi kolaylaştıracaktır Fakat şunu söylemekle başlarsanız; Biliyorum hiç bir şekilde olmayacak, fakat denerim Siz çoktan yenilmiş bir yargıyla başlıyorsunuz, Allah size o işi kolaylaştırmaz Yüreğinizle gelmelisiniz, olumlu davranışlara kendinizi açmalısınız İnanın, Allah yaptığınız işte size başarıyı verecektir Eğer O size hiçbir şey vermese de, hala Elhamdulillah demelisiniz Fakat siz çabalamıyorsunuz, herhangi bir projeye ya da işe bile başlamıyorsunuz ve başlasınız bile başaramayacağınıza inanarak başlıyorsunuz Böyle bir davranışla başlamayın Allah o işi sizin için kolaylaştırmaz Eğer biz Allah’ın (a.v.c) karşısında iyi bir kalp sahibi olursak, Allah (svt) işimizi kolaylaştıracaktır Bununla Allah (avc)’ye bize büyük peygamber (sav)’in erdeminden yararlanabilmek için kabiliyet versin Bunlar dualarda yakalanacak sadece birkaç kelime Ama inanan bir insan olarak nasıl daha iyi bir hayata sahip olacağımız konusunda Ve Allah’ın dini için ve dünyamız için nasıl daha başarılı bir hayat süreceğimiz konusunda çok şey söylüyorlar Allah (avc), istediği gibi dünya ve dinimiz arasında denge kurabilmeyi nasip etsin Ve Allah hepimizi bu güzel dine hizmetkar kılsın


Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver



İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

One comment

  1. 1

    Girişte yapılan duanın arapçası var mı ? Dinlediğim kadarıyla tam yazamadım hata yapmak da istemiyorum yardımcı olursanız sevinirim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * olarak işaretlendi

Bu HTML etiketlerini ve özniteliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.