Video

Ateistlerin En Çok Sorduğu Sorulara Cevaplar [Hamza Tzortzis – Smile2Jannah]

Altyazı:

Eğer adınız Hamza Tzortzis değilse, bir adamın sakalına asla dokunmayın Esselamu Aleykum Esselamu Aleykum dedim Aleykum Selam ve Rahmetullahı ve Berakatuhu SubhanAllah… Nasılsın Hamza Tzortzis kardeşim? Ne var ne yok, hanımlar nasıl? İyi İyiler ha? Vay be. Formun zirvede o zaman Maşallah, Tebarekallah Sıcak oldu Kardeşe bir meyve suyu (juice) gönderin! Jews (yahudiler) demedim. Yahudi aleyhtarlığı için kiralanmadım Bugün yakışıklı, zeki ve çok tanınan biriyle beraberiz Benim hakkımda konuştuğumuz yeter. Biraz da Hamza’dan bahsedelim,değil mi? Şu çocuklar… Toplumumuzda hala Allah’a inanmayan insanlar var Ateist olarak bilinirler Hiç duymadınız mı? Önemli değil Başlıca beş iddiaları bulunur Bu ne anlama gelir bilmiyor musunuz? Açın sözlüğe bakın. Gördüğünüz gibi ara sıra okumak iyidir Bu insanların başlıca beş sorunu var Ya da belki bu konularda kafası karışmış bazı Müslümanların. İğneleme yapmıyorum Biz bu sorunların bir kaçı ile ilgilenmeye çalışacağız Çak bir beşlik! Mahvetti… Biz böyle atışırız Benim naçiz kanaatimce Hamza kardeş ateizm alanında önde gelen şahsiyetlerden Benden birkaç tane daha mı görüyorsun? İlginç. *Gramer yanlışını düzeltiyor.* Doğru. Lütfen sözümü kesme Devam edelim… Ben bu yakışıklı kardeşi çok uzun zamandır takip ediyorum Pardon? Yok yok, öyle garip bir şekilde değil. Senin ürpertici ânlarını mesela Yakın bir zamanda telefon hattını BT’ye taşıdığını biliyorum… …ya da IKEA’dan kenarında sıyrık olan bir kahve sehpası aldığını Ya da uyumadan önce mavi pijamalarını giydiği Ben pijama giymem Ha… Lütfen giydiğin başka bir şey söyle Soru bir, eğer her şeyi Allah yarattıysa Allah’ı kim yarattı? Bu sorunun iki basit cevabı var Birincisi, tanrı kelimesinin anlamı asla yaratılamayan varlıkdır. Başka bir deyişle O’nu hiçkimse yaratmamıştır. Başlangıçı yoktur Eğer O’nu hiçkimse yaratmadıysa, başlangıçı yoksa, o zaman O hep vardı “Allah’ı kim yarattı” diye soramazsın Çünkü O hep vardı Yani bir şey hep var olduysa o zaman “nasıl yaratıldı?” sorusu sorulmaz çünkü zaten hep vardı. Kafan mı karıştı? kafamkarıştı.com Güzel. Diğercevap ise şöyle Şöyle düşünelim. Kainatın yaratıldığı herkesçe malumdur Bu yüzden bir nedeni ya da yaratıcısı olması gerekir Şimdi sorun şu, o yaratıcıyı yaratan bir şey mi var? Eğer bu soruyu sormaya devam ederseniz biri “O zaman kainatı yaratan yaratanın yaratanını yaratan kimdir?” diye sorar O zaman… İyisin değil mi? -Evet iyiyim de… O zaman yine kainatın yaratıcısının yaratanının yaratıcısının yaratanının yaratıcısının kim olduğunu sorabilirsin Eğer bu soruyu sormaya devam edersen artık bir kainat bulamazsın. Bu yüzden yaratılmayan bir şeyin olması gerekir Bir örnek vereyim. Mesela sana şöyle diyorum “şu sevimli ve kıllı elini öpmek istiyorum.” tamam mı? Ancak elini öpmeden önce annenden izin almak zorundayım X Teyze, oğlunun elini öpebilir miyim? “Bilmiyorum. Annemden izin almam lazım” der Kendi annesinden izin alması gerekir. Eğer bu böyle sonsuza kadar giderse senin elini hiçbir zaman öpemem Mantıklı mı? -Aynen. -Bu demektir ki ortada “sebeplerin nihayetsiz gerilemesi” var Bu şekilde asla sonuca varamazsın Sonsuza dayanan yaratıcı zincirleri, nihayetsiz gerilemeler olamaz Aksi taktirde yaratık olmaz Rasyonel ve mantıklı olarak beynimizi kullanıyoruz O halde yaratılmamış bir yaratıcı olmak zorundadır Mantıklı mı? -Öyle sahiden Elimi öpmek ister misin? Hayır İkinci soru Eğer Allah varsa neden dünyada bu kadar çok kötülük var? Kötülük problemi bir problem değildir Dünyada kötülük ve çok fazla ezanın bulunması Allah’ın olmadığı anlamına gelmez Neden? Çünkü Allah aynı zamanda el-Hakim’dir. İslam’da dininde Allah diyor ki “Ben Hakim’im” diyor. Her işi yerli yerinde yapan, hikmetli olan Yani bu kadar çok cefaya birinin nasıl izin verebileceğini açıklayamadığımız, Ya da kötü olduğunu düşündüğümüz şeylerin ardında hikmet vardır Ama Allah’ın elinde fotoğraf var, bizim elimizde onun pikseli (küçücük beneği) Bizdeki bilgi parça halinde. Allah bilginin tümüne sahip Yani eğer bir şeyin ardında hikmet varsa bu demektir ki bir sebebi var “Ama ben küçücük bebeğin kanserden ölmesinde bir hikmet göremiyorum.” diye düşünebilirsin Bu, bilgisizlerden gelen gayet makul bir görüş Latince’de Argumentum ad Ignorantiam olarak da bilinir. Yani bilmediğini tartışıyorsun Senin göremiyor olman bir hikmetin olmadığı anlamına gelmiyor Bir örnek vereyim, ateistlerin buna karşı çıkması yeni yürümeye başlayan bebeğin tipik zihniyetidir Yeni yürümeye başlayan bebek masaya koşar ve bardağın içindeki o mükemmel sıvıdan içmek istiyordur Babası “hayır” der Bebek de der ki “kötü babasın sen” Ancak bu bebek bilmez ki bardağın içindeki alkoldür ve alkol ona zararlıdır Yani bu durumda bebek anne babasının bilgeliğine erişemez Aynı zamanda şunu anlamamız gerekir ki İslam dininde Allah bize bu kötülüklerin önceden neden izinli olduğunun sebeplerini veriyor Örneğin Mülk suresinde ölümü ve hayatı bizi imtihan etmek için yarattığını söylüyor Bu musibeti kim gerçekten iyi amellerle karşılıyor görmek için Aynı zamanda şunu da anlamamız gerekir Anlamamız gerekir ki Hayat sadece bir imtihan değildir aynı zamanda imtihanı geçmemiz içindir Çünkü Allah bir kula kaldıramayacağından fazlasını yüklemediğini söylüyor [Bakara:286] Böylece bizi güçlendiriyor İlginç olan şu ki Bu imtihanı geçtikten sonra cennete gittiğimizde Seksen yıl boyunca eza çekmiş olsak bile Cennetin küçük bir bölümünü gördüğümüzde, Rasulullah aleyhisselamın dediğine göre, Evet; bize sorulacak, eza gördünüz mü? Diyeceğiz ki Allah’a yemin olsun hiç eza görmedik Mantıklı mı? -Öyle sahiden. -Tamam, sakin… Soru üç: Ben bilime inanırım neden Allah’a inanayım? Gerçekte Bu ikisi birbiriyle çelişmez Allah’a da inanabilirsin bilime de Çok basit Çünkü bilim, olayların nasıl geliştiğini, nasıl meydana geldiğini açıklar Allah, din, bunlarının nedenini açıklar Bir örnek vereyim Farz et ki benim Yunanistan’daki teyzem… Evet, ben yunanım ama Pakistanlı gibi görünüyorum Yunanistan’daki teyzem bize aslında çok güzel bir kek yapmış Bilimsel açıdan bakıldığında kekin nasıl yapıldığını Bileşenlerinin ve içindekilerin kimyasal yapısını Kaç derecede pişirildiğini Keki pişirmenin ne kadar sürdüğünü Vesaire, vesaire bilebilirsin… Ancak bilim adamlarına teyzemin keki neden yaptığını sorarsam Kafalarını kaşırlar Sebebi şunlar olabilir Belki senin uzun sakal imtihanını geçmeni kutlamak için ya da bunun gibi komik bir nedenden ötürüdür – Ya da… – Bu imtihanı sevdim Sınavlarını kutluyor olabilir Ya da özel bir durumu da kutluyor olabilir… – Yok, sakalımı kutluyor. – Tamam sakal olsun ama konu şu Bilimi kullanarak “neden” sorusunun cevabına ulaşamayız Bilimin bir çalışma alanı var. Çerçevesi var. Metodu var Bu da sadece “nasıl” sorusunu yanıtlayabilir “neden” sorusunu değil Bilim “nasıl”ı açıklar, Allah ve din “neden”i açıklar Bir örnek vereyim Buyur, ver Su döngüsü. Allah subhanehu ve teala Kur’an’da Yağmuru kendisinin indirdiğini söylüyor Biz de biliyoruz ki bu O’nun rahmeti Çünkü eğer yağmur yağmasaydı plantasyon olurdu Plantasyon olsaydı yiyecek temin edemezdik Yiyecek temin edemeseydik hayatta kalamazdık Allah, bu yüzden yağmurun rahmetinin bir şekli olduğunu söylüyor Ancak bilim nasıl olduğunu söylüyor. Su döngüsünden kaynaklı olur, değil mi? Bulutlar var Güneş var, deniz var vesaire vesaire Bu arada Kur’an da su döngüsünden ilginç bir cihette bahseder Ancak buradaki asıl nokta Allah ve din olayın nedenini açıklar Bilim “nasıl” olduğunu açıklar. Biz de zaten nasılını inkar etmeyiz Çünkü Allah Kur’an’da bize evrenin düzenine ve olayların nasıl geliştiğine fiziksel olarak bakmamızı söylüyor Soru Dört Evrim İslam’ı çürütür mü? Evrim İslam’ı yalanlar mı? Tabii ki hayır Çünkü biz inanıyoruz ki İslam Rabbani bir dindir. Değişmeyen bir doğru Evet, yorumlamanın faliyet alanıdır, biraz da esnektir Ancak biz iman ediyoruz ki bu din her şeyi bilen Allah’dan geliyor Bu sürekli ve sonsuz bir bilgidir Bilim geçicidir. Zamana bağlıdır, değişime bağlıdır – Bağ kelimesini burada iki defa kullandım ama sorun değil. – Vay… İyi yaptın Bilimin kendisi atama denen bir düşünme sürecine dayanır Atama bir düşünme sürecidir. Burada da aynı kelimeyi iki defa kullandım – Peki, sakin ol Sınırları belli kişisel gözlemlerin var ve tüm kişisel gözlemler için bir sonraki gözlemi sonuca bağlarsın Bu ne anlama gelir? Şu anlama gelir: Gerçekte sen, önceden vardığın sonuçla çelişen ileri bir gözlem sahibi olabilirsin Gidişat her zaman değişir. Evrim de buna dahildir Bilim tarihinde “kesin doğru” denen bir çok şeyin olduğunu biliyoruz “Kalıcı durum” teorisi gibi. “Evren sabittir, hareketsizdir. Başlangıcı yoktur” Ancak bu değişti ve insanlar evrenin başlangıcı olduğuna ve genişlediğine inanamaya başladılar mesela Mesela pelagra hastalığı üzerinde bilimsel bir fikir birliği olduğunu ele alalım Pelagra bir deri hastalığıydı Palavra değil. Pelagra Anlamını bilmiyorsanız sözlüğe bakın Her neyse… Pelagra bir deri hastalığıydı ve bilim adamlarının bunun bir enfeksiyon olduğu konusunda fikir birliği vardı Bir bilim adamı dedi ki “hayır, bu hastalık beslenmeden kaynaklanıyor” Hepsi bu bilim adamının ahmak olduğunu düşünüp görüşünü reddetti Ancak sonradan anlaşıldı ki adam hakılıymış Beslenmeden ya da beslenme yetersizliğinden kaynaklanan bir hastalıkmış Bu hastalığa kim palavra demiş? Palagra – Palagra. – Pala’va Hayır, palavra değil. O çöp demek Bu palâvra – Palagra. – Tamam, bu palagra bir palavra (çöp) Şimdi, bilimde bu şekilde çok u dönüşü var. Bu da bilimin güzelliğidir. Biz bilimi bu yüzden seviyoruz Bu yüzden İslam bilimi seviyor Bu yüzden tarih bilimci David Seaman Burg, bilimsel metodunu Ibnu’l Heysem’a dayandırır 10 ile 11. yüzyıllarda olduğunu sanıyorum, Optik kitabını yazan İbnu’l Heysem İbnul’l Heysem biyografisinde ne diyor? Fizik dünyası hakkında çalışmalar yapıyorum Çünkü beni Allah’a yakınlaştırıyor, beni bu çalışmaya teşvik eden de Kur’an’dır Yani biz bilimden korkmuyoruz. Hep diyoruz ki “epistemik tevazunuz” olsun. Büyük laf. Ne demek bu? Sahip olduğun ilim konusunda naçiz ol çünkü bilim sana kesin olanı vermez. Değişir Yani eğer evrim bilimsel anlamda “doğru” olsa bile Ya da bu bilimsel gerçek “doğru” olsa bile sadece şimdi doğru. Sağlam bir sonuca varmak için sonsuz sayıda gözlem yapılıyor ki hiç şüphe olmasın Değişmeye mahkumdur. Ya değişmiyorsa? Değişmesin, sorun değil çünkü zaten bu sınırlı sayıda metodun verisidir Zamandan bağımsız bir Kur’an var. Bilim ise zamanla sınırlı Bu da bilimin güzelliğidir. Değişir Dokun bana kardeşim Peki Soru beş, görmediğim bir şeye nasıl inanabilirim? Valla bence… Aklı olan biri Artık Allah’ın varlığına itiraz olarak bunu göstermez Atesitler bile Şöyle düşün Büyük büyük büyük büyük büyük ninenin var oldğuna inanıyor musun? Tabii ki inanıyorsun Eğer o olmasaydı sen de burada olmazdın Peki onu hiç gördün mü? Onun mezarına uşalamazsın DNA’larına da ulaşamazsın. Hiç fotoğrafı da yok O zaman… Onun bir zamanlar var olduğuna inanıyor musun? Var olduğuna inanmamızın sebebi çıkarım yapıyor olmamızdır Arka plandaki veriye bağlı bir neden. Direk bir gözlem değil Yani tabii ki direk olarak gözlemleyemediğimiz şeylere inanıyoruz Eğer sadece görebildiğimiz şeylere inandığımızı düşünürsek Etektronlara inanmazdık – Ya da protonlara, nötronlara, kuarklara, bozonlara – Vay, bozonlara ha? – Leptonlara – Zeki Çocuk – MaşaAllah, – TebarekAllah, Allahumme barik lehu (Allah’ım ona bereket ihsan et) Amin, ve iyyake (sana da etsin) Kapanış, son yorumlar İnşaAllah söylenenleri anlamışsınızdır Ve inşaAllah bir şeyler öğrenmişsinizdir Sorunuz mu var? Videoya yorum olarak yazmayın Hamza kardeşe karşı soru üretmek amaca dönüşecektir Önerebileğim en iyi şey YouTube’dan videolarını izlemeniz *kelime hatası yaptı* Belirli bir videosunu izleyin demedim. Videolarını izleyin. Burayı keseceğiz MaşaAllah, Lawrance Krauss ve Richard Dawkins ile olan tartışmalarını izleyin MaşaAllah MaşaAllah – TebarakAllah, de. – TebarakAllah Biz böyle atışırız Bitirmeden önce şunu da söyleyelim Eğer bu konseptdeki videoların yayılması için daha fazla video çekilsin isterlerse Belki çekeriz çünkü cevapları kısa ve öz Tüm kardeşler kuvvetlensin diye Değil mi? – İnşaAllah – İnşaAllah – Allah dilerse Allah dilerse Amerikan aksanıyla söyleyebilir misin? Bir deneyeyim Bir daha söyle Allah dilerse Burada bitiriyoruz Allah’ım… Çekim hatalarından bazıları Esselamu aley… Bugün, yakışıklı Zeki ve ilim sahibi bir kardeşle beraberiz maşaAllah Ama benim hakkımda konuştuğumuz yeter Böyle yapıyor işte. Yerden okuyor. Tipik hali. Bu hep böyle mi yapıyor kardeşim? – Evet – SubhanAllah Yakın bir zamanda telefon hattını BT’ye taşıdın. Ya da IKEA’dan kenarında sıyrık olan bir kahve sehpası aldın… Peki Hay aksi! Çok garip oldu Şeytanın içindeki tazmanyanın dilsel dersleri nasılmış göreceğiz Burayı biraz düzenleyeceğiz tamam mı? Bence bu bir diss. *laf atmak* İlim tarzında bir diss Ayn harfiyle – Video’nu yüzde doksan dokuzunda böyle yaptı. – Sakalını sevdim. Maşallah – Çok kabarık. – Kim? – Kabarık. – *kelime hatası yaptığı için soruyor* O ne demek? Çok kabarık demek Kendi elini öptün ama… Burayı keseceğiz


Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver



İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

One comment

  1. 1

    İlah olmanın bir özelliğidir bu. Kimseye ve hiç bir şeye muhtaç olmama. Eğer ki bir yerden gelseydi gücü o yere muhtaç olurdu. Bu çıkarım da ilahlık kavramını ortadan kaldırır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * olarak işaretlendi

Bu HTML etiketlerini ve özniteliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.