Kültür, Liste, Yaşam, Yazılar

Asla Sormamanız Gereken 11 Soru

İnsanlarla muhabbetimiz genelde soru-cevap usulüne dayanır. Karşılaşmalar, misafirlikler hep bu minvalde ilerler. Bazen bu soru-cevap faslının gidişatı bizi ilgilendirmemeye, karşımızdakine eziyet vermeye hatta mahrem meseleleri tabiri caizse ”kurcalamamız”a da dönüşebilir. Sırf muhabbet olsun diye sorulan soruların muhatabı, bu konuda dertliyse muhabbet bir belaya dönüşür. Genellikle iyi niyetle sorulan sorular, kimi insanlarda  kaçınmaya ve topluluk içine girmekten çekinmeye sebep olur. Sizlerin de gerek akrabalarınız, gerekse sosyal  çevrenizde  “yine şunu şunu soracaklar” diye karşılaşmaktan çekindiğiniz insanlar yok mu? Peki ya o  sorularıyla bunaltacağı için karşılaşılmaktan çekinilen insan siz iseniz? Sizin için “Ne var ki bunda canım…” dediğiniz meseleler insanları üzüyor olabilir. Ki işin ucunda heybemizde olan “boş ve faydasız bir muhabbetin zararı” da söz konusu! “Kişinin kendisini ilgilendirmeyen (malayani) şeyleri terketmesi iyi bir müslüman olmasının alametlerindendir.” (İbni Mace, 3976)

İmam Gazzali’nin Dil Belası kitabı bu konuda bir çok uyarı ve inceliklere yer verir. Neden dile bela dendiğini ise İbn’i Ömer’in sözünden yola çıkarak anlayabiliriz: “Kişinin en fazla temizlemesi gerekli şey dilidir.

Sizler için insanları rahatsız eden bir kaç soruyu derledik. Siz de yorumlar kısmına ekleme yapabilir, listemizi çoğaltabilirsiniz. Umulur ki bu yazımızda sizin insanlara somayı alışkanlık haline getirdiğiniz ve bu surete insalara rahatsızlık verdiğiniz bir soru ile karşılaşmazsınız.

 “Şunu iyi bil ki, dilin tehlikesi büyüktür. Onun tehlikesinden ancak susarak kurtulmak mümkündür.”  -İmam Gazali


1. Evlilik Yok Mu? Görüştüğün Biri Var Mı?

Belki yönlendirme, özendirme sebebiyle sorulan bu medeni hale ilişkin sorular en iyi ihtimalle evlilerin serzenişi, bekarların evlilikten korkutulması ve en nihayetinde sorunun muhatabının mahcubiyetiyle sonuçlanıyor. Belki sorunun cevabı “evet”,  istiyor ama nasibinin zamanı henüz gelmedi. Belki de soruyu sorduğunuz kişinin yaşı evliliğe müsait olsa dahi kişisel olarak evlilik zamanı gelmedi ve gerçekten istemiyor. Ki evlilik yaş meselesi değildir. Nurettin Yıldız hocamızın söylemiyle ”Evliliğin yaşı yoktur, zamanı vardır.” 

Belki ” Yok mu görüştüğün biri?” sorusuyla karşılaşan kişinin hayatında henüz çok yeni bir durum var;  bu durumda da “Evet görüştüğüm var.”  dese yalan, “Yok” dese yine yalan olacak. Uzun uzun anlatsa…Açıkça söylememiz gerek ki, eğer ona çok yakın bir insan iseniz zaten siz sormadan hayatındaki gelişmeden sizi haberdar edecektir. Dememiz o ki;  bekarları biraz rahat bırakın :).

Bir parantez de şöyle açalım; bir bekar tanıdığınız ile yeterli samimiyetiniz varsa, muhatabınız için düşündüğünüz uygun bir aday varsa, üslup ve zaman ayarını hesaplayarak bu soruları elbette sorabilirsiniz. Merak ve hoş-beş maksatlı, hususun de bir topluluk içerisinde bu soruların sorulması edeben de, mahremiyet açısından da uygun değildir. Bu konuda hassasiyet gösterin. Öte yandan eğer soruların muhatabı siz iseniz de rahatsızlığınızı dile getirmekten (uygun bir dil kullanarak) çekinmeyin.

2. Bebek Yok Mu? İkinci, Üçüncü Ne Zaman?

İşte en can alıcı sorulardan biri. Bu soruya muhatap olduktan sonra evine gidip ağlayan bir kadın düşünün. Çocuk sahibi olma konusunda zaten maddi yahut fiziki problemler yaşayan karı-kocanın, bu mesele yüzünden bir de siz bu soruyu sorarak onların zihinlerinde problemlerini yeniden hatırlattığınız için tartıştıklarını düşünün.Tüm bu felaketler, başkasının mahremiyet alanında olan bir konuda soru sormanızdan kaynaklanabilir. Çocuk sahibi olmamak/olamamak, yahut yalnızca tek çocuk sahibi olmak, sadece iki çocuk sahibi olmak bir tercih yahut bir sorun olabilir. Tercih de olsa bir sorundan da kaynaklansa çocuk sahibi olma mevzusu yalnızca ve yalnızca karı-kocayı ilgilendirir. 

Öte yandan tabii ki tersi de mümkün; “Kız! Daha çocuğun çok küçükmüş neden hemen ikinciyi yaptın?”, “Daha yeni evlendin, az gezseydiniz, neden hemen çocuk yaptın?” 

Neresinden bakılsa bela gibi sorular! Hem iki kişinin mahrem alanına giren hem de Allah’ın nasip etmesini, vermesini kulun iradesine biçip  “yapmak” gibi tehlikeli ifadeler kullanılan bu tür sorulardan Allah muhafaza etsin.

3. Okul Bitmiyor Mu Bu Sene? Şimdi Mezun Olunca Ne Olacaksın Sen?

Okulu uzatanlar ve meslek grubunun tam bir unvanı olmayan ya da tek kelime ile yaptığı işi niteleyemeyen insanları çokça yoran sorular bunlar. Her bölüm, her üniversite aynı zorlukta değildir. Aynı bölümün dahi farklı üniversitelerde tamamlanma süresi farklı olabilir. Hatta aynı sınıftaki insanlar için de çokça değişen bir süre söz konusu. Bu okulun zorluğu ya da kişinin yaşamı, psikolojisi ile ilgili olabilir. Şimdi tüm bu koca hikayeyi size nasıl anlatsın? Neden anlatsın? Cevabı olan ama uzunca ve yoran sorular ile insanları kaçırmak, utandırmak ve yormak evla mı şimdi…

Belli bir samimiyet ve şartların el vermesi durumunda belki sorulabilir. Ama belki…

4. Hangi Cemaate Bağlısınız-Bağlılar?

Bu soru genelde birini sohbet, etkinlik, konferans gibi yerlere davet ettiğinizde yahut edildiğinizde ortamdaki kişiler hakkında büyük bir tedirginlikle sorulur. Bir yere kadar araştırmakta haklısınız elbet peki cevaba inanmamak ve mutlaka tek bir isim istemek neden? Topluluk ve cemaatlere topyekün karşı olmak da ayrı bir sorun tabi ama şimdilik şunun altını çizelim; bu soruyu sormanın ötesinde, cevabını kurcalamak ve cevaba inanmamak rahatsız eden ve gereksiz bir tutumdur.

5. Irk'a ilişkin Gereksiz Sorular

”Nerelisin” diye başlayan sorular ırk ayrımlarına ve hangi şehrin insanlarının daha kötü olduğunu yarıştırmaya kadar gider. Genelde de kişilerin nereli olduğu iyi-kötü yaftasını yapıştırmak için sorulur. Soruyu soranın memleketi ise yarışa hiç girmez. Neden acaba?

6. Yaşın Kaç?

Yaş sorularından başlı başına rahatsız olan bir çok insan halihazırda varken bir de soruların arkasından gelen analizler ve yeni sorular vardır: ”Hımm demek şu kadar yaşındasın, neden o zaman hâla x. sınıftasın…”, “Yaa, e o zaman erken/geç evlenmişsin”, “Çocuk geç/erken olmuş demek ki”, “İş bulmak zaman mı aldı?”….. O kadar çoğaltılabilir ki, ortamda kendini o yaşında olduğu için aklamaya çalışan bir mağdur insan oluşuverir! 

7. Çalışma Hayatı İle İlgili Sorular

Atanamadın mı?

Çalışmıyor musun?

Çalışmayacaksan niye okudun?

Eşin/Oğlun/Kızın/Baban nerede çalışıyor ya da ne okudular?

Kaç lira alıyorsun?

Cevabı mahcubiyet ile alınca sorduğunuza pişman olacağınız sorular değil mi? Belki bu sorular, çocuğu okumadığı için üzülen bir annenin bunu daha büyük dert haline getirmesine sebep olacak. Eşinin işi ya da işsizliği yüzünden kendini kötü hisseden birini kompleksli hale getirecek. Çok uğraşıp sonuç alamayan birini daha da bunaltıp isyana sürükleyecek…. Kim bilir?

8. Tercihleri Sorgulayan Sorular

‘Neden buralı biriyle evlendin? Oranın insanı iyi olmaz.” ”Neden o bölümü seçtin, mezun olunca işsiz kalırsın.” ”Neden onu değil de bunu aldın, o çok kalitesiz, kötü bir ürün.” ”Düğünü niçin böyle yaptın, gelinliğini neden böyle seçtin, davetiye neden bu kadar sade?…”

Bu tercihler için daha önce düşünülmüş, karar verilmiş, uygulanmış. Kişiyi tercihini üzerinde yeni bir düşünceler silsilesine düşürmek için aşırı mantıklı bir sebebiniz bulunması bile bu tür soruları sormak için yeterli olmayabilir. Bırakalım da insanlar kendi hayatlarına ilişkin kararlarda nasıl istiyorlarsa öyle yapsınlar.

9. Görünüş İle İlgili Sorular

Gözlerin kızarmış, göz altların morarmış hasta mısın? Çok solgun görünüyorsun, kansızlık mı var sende? Bu soru sağlıklı insanı bile hasta eder. Eğer kişi, sağlığından şüphe edeceğiniz kadar kötüyse zaten kendisi de bunun farkındadır. Amacınız halini hatırını sormak ve endişenizi ifade etmekse, korkutmadan, psikolojisini bozmadan belki sorabilirsiniz. Makyaj yapmayı bırakıp, bu sorular yüzünden tekrar başlayan o kadar çok insan var ki! Bu sorular küçümsenmeyecek bir mesele.

Neden bu kadar zayıfsın? Nasıl Bu Kadar Kilo Aldın? Bu sorular, kişiyi mahcup etmenin ve size karşı bir öfke beslemesinin dışında hiç bir işe yaramayacak ve beslenme alışkanlığını da değiştirmeyecek! Belki bir hastalığı veya psikolojik bir sorunu ile öyledir. Kilo sorunu olanlar içerisinde bu tür sorular  sebebiyle  kendini eve kapatan ve kilo sorunu daha da ciddi bir hâl alan insanlar olabilir.

 Düşünsenize sizin öylesine sorduğunuz ya da ona yardımcı olmak amacıyla sorduğunuz bir sorunun böyle bir sonuca sebep olacağın!  Siz ona bu soruyu belki bir kere sordunuz ama ona bu soru bin kere soruldu!

10. İbadet İle İlgili Sorular

“Oruç musun?” demek oruç tutan insanı riyaya sokabilir. “Başörtünü nasıl böyle büyük yapıyorsun, nefsine zor gelmiyor mu?” sorusu tesettür konusunda kendini eğitebilmiş kişiyi kibir ve nefis konusunda aşırı zorlamak için yapılmış bir engel gibi.

Öğrenmek ve yardım almak için övmeden soru sorulabilir ama sadece övmemek ve öğrenmek amacı ile. Çift dikiş ve altı çizili ifade ile dikkat 😉

11. Diğer Gereksiz Sorular

Nereye gidiyorsun? Genelde selam da verilmeden sorulan bu soru, duruma göre kişiyi yalan söylemeye de itebilir. Sebep olmamak gerek!

Evinde büyükçe bir kitaplığı ve çok kitabı olan birine ” Bunların hepsini okudun mu ?” sorusu kişinin kitap okuma sevgisini bile öldürebilir 🙂

Evin kirası ne kadar? O parayla geçinebiliyor musun? Elinde market poşeti görüp – aa ne aldın? Gibi sorular size de mahcubiyet ve rahatsızlık vermiyor mu? Bize ne ki!

Kapalı birisine- saçların uzun mu?  Neden makyaj yapmıyorsun? Daha küçüksün neden hemen kapandın? Bunlar insanı bunaltan ve nefse şeytani bir fısıltı veren sorular, pardon vesveseler. 

12. Peki Cevaplar?

Neredeyse her gün rahatsız edici ya da gereksiz sorularla karşılaşıyoruz hatta bilinçsizce soran taraf biz oluyoruz. Peki bu sorulara ne cevap vermeli?

Sabretmek, susmak değildir sadece. Uygun, kibar ifadeler ile laf sokmayan ve kinayesiz bir üslup ile bu sorunun sorulmasının doğru olmadığı, yeri ya da zamanı olmadığı söyleyebilir. Hatta söylenmelidir. Belki bunu bilinçsiz ama iyi niyetle yapan din kardeşinizi bir hatadan da döndürebilirsiniz. 

Kaynaklar

Suffagâh Hanımlar Grubu

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

5 yorum var.

  1. 1
  2. 2

    Çok güzel bir yazı olmuş bekarları rahat bırakın artık kısmına katılıyorum ☝️ cevabını bıldıgı soruları sormakta bunlara dahıl oluyor sanırım 🤓

  3. 3

    Bu tayfaya asla aç mısınız diye sormayın zira çok büyük bir topluluk da olsa sizi kırmazlar

  4. 4

    Gerçekten yerinde bir yazı olmuş. Bana da sürekli ne zaman evleniyorsun, ne kadar maaş alıyorsun diye soran bir komşum var.

  5. 5

    Engelli insanlara sorulan doğuştan mı kaza mı sorusu da onları çok rahatsız ediyormuş (doğal olarak).

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır.

Bu HTML etiketlerini ve özniteliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>