Video

Allah’ın Rasûlünü Övdüğü Gibi Kimse O’nu Övemez [Nouman Ali Khan]

Altyazı:

Es selâmu Aleykum ve Rahmetullahi ve  Berakâtuhu Sanırım uzun süredir aynı yerde oturuyorsunuz… \NOyüzden ayağa kalkın Evet aynen, ayağa kalkın Biraz gerinin. Hava soğuk. Vücudundaki kanın yayılması lazım Sizin için soğuk benim için değil, ben Amerika’dan geliyorum Güzel.. Oturun Alemlerin Rabbi olan Allah’a hamd olsun, Nebilerin ve Rasullerin en şereflisi’ne ve ailesine,ashabına,kıyamete kadar onun sünnetine uygun yaşayanlara salâtu selâm olsun. Allah’ım bizleri onlardan kıl, bizleri hakkı ve sabrı tavsiye edenlerden kıl. Âmîn (Duamızı kabul et.) Rabbim! Göğsümü genişlet, işimi kolaylaştır, dilimin düğümünü çöz ki sözümü iyi anlasınlar (Tâhâ/25) Öncelikle bir yanlış anlaşılmanın önüne geçmek için şunu belirteyim, uçaktan 3 saat önce falan indim, oyüzden konuşma sırasında saçmalarsam Katar Havayolları’nı suçlayın Yapabildiğim kadar bir bütünlük oluşturmaya çalışacağım Bu gecenin konusu çok önemli, hepimize çok yakın bir konu: Peygamberimiz’e Saygı (s.a.v) Biraz zor bir başlangıç yapmak istiyorum Öyle bir zamanda yaşıyoruz ki, bu modern zamanda, yalnızca İslam dini ile ilgili değil insanlık ile ilgili neler olup bittiğini genel olarak anlamalıyız İnsanlığın geniş düşünce akımı. Bunun değişik açılarını ve müslümanları nasıl etkilediğini anlamamız gerekiyor Aslında bu, medyanın, sosyal medyanın,internetin vardığı nokta sebebiyle bir şekilde tüm dünyayı etkiliyor Dindar olsun olmasın, müslüman olsun olmasın, hrıstiyan olsun olmasın, yahudi olsun olmasın herkesi etkiliyor. Hepimizin yaşadığı bazı ortak etkiler var Ve bu çerçevede biz müslümanları nasıl etkilediği hakkında konuşmalıyız Sizinle konuşmak istediğim ilk şey; eski nesil kültür ve şuanki postmodern kültür arasındaki fark Eski nesillerde…-tüm kültürler için geçerli. Hint uygarlığına bakarsanız , çin, iran, afrika uygarlıklarına Hatta Avrupa’da bile. Modernleşmeden önceki nesillerde hürmet edilmesi gereken bazı şeyler vardı Hakkında asla şaka yapamayacağınız, küçümseyemeyeceğiniz şeyler Ve bunlar o insanların itibarının bir parçasıydı. Kutsal anıtlar, kutsal hikayeler, insanlar, ulusların kahramanları gibi asla şaka yapmayacağınız şeyler Hiçbir zaman alay konusu olamaz. Asla. Postmodern toplumda ise, başka her şeyden daha çok saygı gören şey, açıkçası eğlencedir Bugünlerde gözlemlenmesi gereken en ilginç şeylerden birisi de en popüler youtube videoları, internette tıklama rekoru kıran, internette yayılan videolar. Çoğu anlamsız, absürt ve saçma şeyler oluyor Bu da şunun çok güzel bir göstergesi: İnsanlar her şeyden çok, iyi bir kahkaha atma peşindeler Eğlence medyasında çalışan insanlar da bunu anlıyor tabi Onlar biliyor ki eğer insanları güldürürsen, bu daha çok satar Ayrıca anlamalıyız ki, komedi ve eğlence medyasının asıl amacı eğlence değil Milyonlarca dolar bu endüstriye yatırılıyor çünkü senin kahkahandan para kazanacaklarını biliyorlar Senin eğlenmenden para kazanacaklarını biliyorlar Filmleri, çizgi romanları vs. oluşturmak için çalışan ve saatlerini bu işe harcayan çok zeki akademik entellektüeller var Bunun arkasında büyük bir düzenek var, bu şeylerin bu şekilde ortaya çıkması tesadüf değil Postmodern toplumun en çetrefilli güçlüklerinden biri, her şey ile dalga geçilebilmesidir Her şey ile dalga geçilebiliyor Dalga geçemeyeceğin bir şey yok En kötü örneklerle değil en basit örnekleriyle başlayacağım, bunu daha önce duyduysanız elinizi kaldırın, duymadıysanız hamd edin, ya da tövbe edin Susam sokağını duyan? Elinizi kaldırabilirsiniz Ellerini kaldırmayanlar, elinizi kalbinizde kaldırın sorun değil, çünkü izlediğinizi biliyorum, biliyorsunuz yani Susam sokağını çocukken izlerdim, hatırlıyorum, yeni birkaç bölümünü de gördüm. Çoğunlukla yaptıkları şey, tarihi bir karakteri alıyorlar…-mesela Elmo George Washington ya da Napolyon gibi giyiniyor falan.. Ve Tarihsel karakterlerle dalga geçiyorlar Klasik müziklerin parodi versiyonlarını falan yapıyorlar Çünkü tarihsel veya kutsal her şeyle bir şekilde dalga geçilmeli Amerika’da…-ki bildiğiniz üzre küresel eğlence endüstrisinin dünyadaki lideri. Hollywood, tüm dünyaya yayılan TV programları vs. Amerika’nın en büyük ihracatı bu uzun zamandır Amerika’da Simpsonlar, Family Guy gibi televizyon programları var, neden bahsettiğimi biliyorsanız kalbinizde istiğfar çekin, bildiğinizi biliyorum ve bunlarda bir tanrı fikri ile sıkça dalga geçilir Allah’ı -hâşâ-  şu hrıstiyan versiyonu uzun sakallı bir adam gibi gösterip dalga geçiyorlar, ya da Hz İsa ile dalga geçiyorlar 80’lerde ve 90’larda da çizgi filmlerde, hiciv şiirlerinde Hz. İsa ile dalga geçilirdi Bugünki ilk görüşüm şu ki biz müslümanlar, herhangi bir peygamber küçük düşürüldüğünde, Efendimiz (s.a.v) küçük dürüşüldüğündeki kadar incinmeliyiz Efendimiz (s.a.v), yada İsa (a.s), yada Musa (a.s) yada herhangi bir peygamber küçük düşürüldüğünde biz küçük düşürülüyoruz demektir Kuran bizlere şunu söyletiyor:\N لا نُفَرِّق بَيْن أحدٍ من رُسُلِه (Bakara/285) “…Biz, O’nun elçilerinin hiçbirini diğerinden ayırt etmeyiz…” وَسَلَامٌ عَلَى الْمُرْسَلِينَ (Saffât/181)\N”Gönderilen bütün peygamberlere selam olsun!” Allah Teala tüm gönderdiği peygamberlere selâm gönderiyor ve biz de onun aracılığıyla gönderiyoruz. Tüm hepsine. Tüm dünya müslümanları olarak çok üzgün olduğumuzu görüyorum Amerika, Kanada, Batı da dahil. Rasulullah (s.a.v) hakkında bir şey söylendiğinde, ya da bir karikatür çizildiğinde ya da bir video yapıldığında… Bu arada yeni bir şey değil bu. Geçenlerde Charlie Hebdo olayını yaptılar biliyoruz, ama ondan önce de bir video yapmışlardı…-ki buyüzden Pakistan gibi birçok ülke youtube’u kapattı Çözüm bu, Youtube’u engelle. Sonra bir şekilde tekrar Peygamberimiz (s.a.v)’e saygı duyarız Müslümanların başka bir çözümü daha var: Sokağa çıkıp birkaç arabayı ters çevirirsen bu bir şekilde Allah ve Peygamber’ine (s.a.v) sevgi duymak oluyor Gereksiz tepkiler veriyoruz. Ve biliyor musunuz bu işlerin arkasındaki adamlar bunu biliyor Biraz bekliyorlar, sonra bir tane daha yapıyorlar, sonra biraz bekliyorlar, bir tane daha yapıyorlar, biraz bekleyip bir tane daha yapıyorlar …. Çünkü bizden aşırı tepkilerin geleceğini biliyorlar Birazdan Kuran hakkında konuşacağım fakat şunu söyleyeyim, müslümanlar hakkında oynanan oyunları iyi anlamalıyız. Bu konuda akıllı olmalıyız Bu insanların dillerini iyi anlamalıyız Ve onları neyin motive ettiğini bilmeliyiz. Eninde sonunda yapmak istedikleri şey para kazanmak. Tüm istedikleri bu Onların dini bu. Buna tapıyorlar. Asıl önemli olan bu Bundan bir sansasyon oluşturmak istiyorlar, daha çok müslüman buna öfkelendikçe, bunu daha zirveye çıkarıyorlar Haberleri ve haber medyasını daha çok satabilecekler, böylece trendi daha çok oluşturabilecekler ve daha çok reklam olacak onlara Tamamiyle ekonomik bir düzenek Bizlerin kolay hedef olduğumuzu biliyorlar buyüzden her seferinde aynı şeyi yapıyorlar, biz hep aynı tuzağa düşüyoruz Çünkü hala nasıl onların dili ile cevap verebiliriz bilmiyoruz. Bunu hala bilmiyoruz Bu konuda bazı düşüncelerim var ama daha sonra paylaşacağım Peygamber Efendimiz (s.a.v)’e gelelim Peygamberlerin sonuncusunun (s.a.v) yüce konumunu takdir edebilmemizin çok yolu var fakat benim nacizane görüşüm şu ki Allah Rasulü’nü (s.a.v) övmenin, Allah’ın kelamından daha müthiş bir yolu yoktur Allah’ın Rasulünü tanımlaması, Kendisinin nasıl Rasulünü onurlandırdığı fikri benzersizdir Allah’ın kendisinden daha güzel Peygamber’i (s.a.v) övmeye hiçbir insan yaklaşamaz bile Oyüzden bununla başlamak istiyorum Allah Teala buyuruyor ki:\N”Biz sana kevseri verdik” (Kevser/1) Kuran’dan birçok örnek vereceğim, normalde bu konuşmayı 4 saatlik falan yaparım ama sizin için havanın soğuk olduğunu biliyorum Oyüzden zamana bağlı kalacağım. Saati çıkarayım ki zamanı geçmediğime emin olayım Size 40 dakikalığına konuşacağım Biliyorum bu size söylenilenden biraz daha kısa ama nedeni şu: Burada çok fazla çocuk var ve iyice giyinmemişler. Benimle fotoğraf çektirmek istediler ordan biliyorum, üzerlerinde ceket hırka vs. yoktu Birkaç çocuk var sadece sıkı giyinen mâşâAllah Hasta olmanızı istemiyorum oyüzden mümkün olduğunca kısa tutacağım ve bazı seçmeler paylaşacağım inşâAllah Bunlardan ilki de “Biz sana kevseri verdik” (Kevser/1) Rasulullah’ın (s.a.v) çocuğu vefat ediyor Bir çocuğu vefat ediyor Bu, bir insanın yaşayabileceği en kötü deneyimlerden biri 6 çocuğum var, bana olsa ne yapardım bilemiyorum Bazen kabus görüyorsunuz ve kabusta ailenizden biri acı çekiyor, kötü bir şey oluyor Ağlayarak uyanıyorsunuz. Kocaman adam ağlayarak uyanıyor. Çünkü düşüncesini bile kaldıramıyoruz Eşim benim ağlayarak uyandığımı görse \N-“Ne oldu!? Ne oldu, bir şey mi gördün?! ” derdi -“Söyleyemem,hakkında konuşmak bile istemiyorum” Hakkında konuşmak,ağzına almak bile çok zor. Bu çok zor Rasulullah (s.a.v) çok sevdiği bir çocuğunun ölümünü görüyor Bu yeterince üzücü değilse, aynı zamanda komşusu olan kötü amcası , dışarı çıkıp bunu kutluyor. Düşmanlar bile yapmaz bunu! Senden nefret eden insanlar, aile bireylerinden birinin vefat etmesine sevinmezler Ebu Leheb onun ailesinden! ve bu çocuğun (Allah ondan razı olsun) ölümünü kutluyor! Bu tür bir acı! Ve Allah Teala ne yapıyor:\Nانا اعطيناك الكوثر (Kevser/1) “Biz şüphesiz ki sana inanılmaz derecede büyük bir kesret verdik” “Kevser”,”Kesîr (çok)” den farklıdır ve mübalağa sigasıdır. Mübalağa sigalarından en alışık olunmayanıdır Anlamı da “Başka hiçbir şeye benzemeyen çokluk,büyüklük” tür Rasulullah az önce bir şeyi kaybetti, Allah da hiçbir şeyle kıyaslanmayacak bir kazandığını söylüyor Kaybettiğin şey üzerine çok düşünüyorsun, sana kazandığın şey nedir onu söyleyeyim… Peygamberimiz’e böyle dendi. (s.a.v) O’na (s.a.v) verilen hayır, O’na verilen konum, O’na verilen Kur’an, kendisinden öncekilere ya da sonrakilere verilenlerle kıyaslanamaz bile “Kevser” budur Evet Cennet’teki bir havuzu da kapsar manası ama onun da ötesinde. Çünkü burada “التوسع في المعنى (anlamda genişlik)” mevcut Bununla başlamak istedim Vermek istediğim ikinci örnek, Allah’ın Kuran’da yapmamızı istediği bir şey Bize emirler veriyor,bir şeyler yapmamızı istiyor “…..اقيموا الصلاة و”Benim için tamamlayın. \N”آتوا الزكاة” evet. Uyuduğunuz için teşekkürler “Namaz kılın, zekatı verin” Kolay! Bu bir emir Yapmamızı istemediği bir şey varsa yapmayın buyuruyor, “Zinaya yaklaşmayın” Direk söylüyor; bunu yapmayın, şuna sakın yaklaşmayın vs. Şunu yemeyin vs… Direk olarak söylüyor Ama şu emirde: “Ey iman edenler, Nebî’ye salât (destek, dua ,saygı) ve çokça selâm gönderin” (Ahzâb/56) bu bir emir. Ama emri burada bitirmiyor (s.v.t). Ki bunu yapabilirdi! إِنَّ اللَّهَ وَمَلائِكَتَهُ يُصَلُّونَ عَلَى النَّبِيِّ يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا صَلُّوا عَلَيْهِ وَسَلِّمُوا تَسْلِيمًا (Ahzâb/56) Sadece “Ey müminler Peygamber’e salat ve selam gönderin” demiyor Bunu biliyoruz, Peygamberimizin ismi her geçtikçe salavat getiriyoruz (s.a.v), Ama bu yeterli değil Allah’a göre, onun mükemmel Kuran’ında bu yeterli değildi Buyuruyor ki “Şüphesiz ki Allah ve melekleri…” \NBu arada! Meleklerin nüfusu insanların nüfusundan çok çok daha fazla Ve bir tanesi bile istisna olmayacak şekilde hepsi Rasulullah (s.a.v)’e salât ediyor selâm gönderiyorlar Ondan sonra buyuruyor ki “يا ايها الذين آمنوا” “Ey iman edenler, O’na salatu selam edin” Selam Nebî’nin üzerine olsun dediğimizde yalnızca bir ibadet yapmış olmuyoruz, aynı zamanda Allah’ın bir sünnetini gerçekleştirmiş oluyoruz Allah kendisi sana söylediği şeyi yapıyor, “صلوا عليه” bu harika bir şeref! Harika bir amel Kuran-ı Kerim’deki hiçbir emir konumu itibariyle buna yaklaşamaz bile Ve bu da direk olarak Efendimiz ile ilişkilendirilmiş (s.a.v) Sizinle uzun bir hadis rivayeti paylaşacaktım ama… Onu geçeceğim galiba. Ya da umrumda değil paylaşacağım. Zaten soğuk bir kere. Ellerinizi zaten hissetmiyorsunuz. Oyüzden sürüşün keyfini çıkarın Sizinle paylaşmak istediğim şu… Küçük bir hikaye. İnsanlara isimleriyle hitap ettiğinizde… Bu bir aşağılama demek değildir Bana “Nouman” diye hitap etseniz “Afedersin?!” demem, bu benim ismim, böyle hitap edeceksiniz tabi Tabi bu her zaman böyle olmuyor çünkü evliyseniz… Eşiniz size nasıl hitap ediyor bilmiyorum ama. İsminizi söylemez genelde. “Höst!, herif! Öhöhö!” falan ya da başka şeyler  der Ama eşiniz size isminizle hitap ederse…”Nouman!”\N Korkarsınız. İsmimi söylüyorsa demekki kötü şeyler olacak Annen istediği şekilde hitap edebilir mesela. İsim bile uydurabilir. Ya da “Hey, buraya gel seni maymun” falan… Ama size düzgünce isminizi söylerse ciddi bir şeyler olduğunu düşünürsünüz Ama aileden olmayanlar sana ismiyle hitap ederse bunda alınacak bir şey yoktur, böyle hitap etmeliler Allah Teala’nın Kuran’da peygamberlere, sadece peygamberlere değil, ismiyle hitap ettiği oluyor “يا ادم اسكن انت وزوجك الجنة” (Bakara/35)\N”Ey Âdem, sen ve eşin cennete yerleşin” وَنَادَيْنَاهُ أَنْ يَا إِبْرَاهِيمُ * قَدْ صَدَّقْتَ الرُّؤْيَا (Sâffât/104-105)\N”Biz ona: “Ey İbrahim” diye seslendik.” “يا موسى اني انا الله” (Kasas/30) \N”Musa, şüphe yok ki ben Allah’ım” Dağda Allah ile konuştuğunda “يا عيسي إني متوفيك ورافعك إلي” (Âl-i İmran/55)\N”Ey İsa, doğrusu senin hayatına Ben son vereceğim, seni Kendime yükselteceğim” يَا دَاوُودُ إِنَّا جَعَلْنَاكَ خَلِيفَةً فِي الْأَرْضِ (Sâd/26)\N”Dâvûd! Seni yeryüzünde halife kılacağım” Kuran’da bir sürü peygamber geçer ve onlara isimleriyle de seslenilir. Arapça’da birine seslenmek için ise “يا” kullanılır. “Yâ Dâvûd.., Yâ Âdem.., Yâ İbrahim.., Yâ İsa..” gibi Hatta peygamberler dışında Hz. Meryem için bile geçiyor, melekler onunla konuştuğunda يا ذا القرنين إما أن تعذب وإما أن تتخذ فيهم حسنا (Kehf/86) \N”Ey Zülkarneyn! Onlara ya azap edecek veya haklarında iyilik etme yolunu seçeceksin” Kuran’da olmayan şey ise “يا محمد” Böyle bir şey geçmiyor. Mevcut değil Ve Peygamber (s.a.v)’e hiç seslenilmedi de değil,seslenildi “Ey Nebî, Ey Rasûl, Ey örtüye bürünen” Direk olarak ismiyle değil ama Rasulullah (s.a.v)’e öyle özel bir statü verilmişki Allah hiçbir zaman ona ismiyle hitap etmiyor. Ya bir unvan ile ya da sevgi dolu bir isimle hitap ediyor Diğer bütün peygamberlere (aleyhimusselam) isimleriyle seslenirsin Ama Peygamberimiz (s.a.v)’e gelince ona özel bir unvanla seslenmelisin. Her zaman Diğer taraftan, Muhammed ismi çok harika bir isimdir Muhammed kelimesi ism-i mef’ûl olarak kabul edilir…-biliyorum biraz tekniğe giriyor ama daha basitleştireceğim Arapça’da İsm-i mef’ûlün Tef’îl babındandır. Bu da “Tekrar tekrar, sürekli, uzun süredir övülen” anlamına gelir “Muhammed” isminin anlamı budur “Uzun zamandır sürekli ve tekrar tekrar övülen ve takdir edilen birisi” O halde birine “Muhammed” diyorsan, onu zaten yüceltmiş oluyorsun Bu kelimeyi kullanmak bile birini yüceltmektir Buyüzdendir ki dünyada birçok insan çocuğunun ismini Muhammed koyuyor 9 çocuğu olan bir aile tanıyorum 9 çocuğun da adı Muhammed. Bayağı kafa karıştırıcı Rasulullah’a karşı olan sevgi çok büyük, oyüzden kullanıyorlar ismi Aslında bakarsanız Efendimiz hayattayken bazı insanlar…-bunlar yeni müslüman olan bedeviler Kültürlü değiller, henüz bir terbiye görmemişler, Peygamber’le (s.a.v) konuşma ahlâkı nasıldır bilmiyorlar O’nun (s.a.v) evine geliyorlar ve bu evler çok küçük evler Dışarıda duruyorlar ve bağırıyorlar: “يا محمد اخرج علينا”\N”Muhammed! Dışarı çık seninle konuşmamız lazım” Saygısızlık yapma niyetleri yok… Ben onları Texas’lı gibiler diye varsayıyorum Doğallar. Ne yapmak istiyorlarsa yaparlar, şehir hayatını çok bilmezler Ey Allah’ın Rasulü, ey Allah’ın Nebisi, ey Nebi demiyorlar. “Muhammed,çık dışarı” diyorlar Şimdi hikayeyi bitirmeden önce bir durup düşünelim Ebu Bekir es-Sıddîk Efendimiz (s.a.v)’in en iyi arkadaşı değil mi? En iyi arkadaşı. Bir hadisi aktaracağı zaman “Arkadaşım şöyle dedi” demiyor “Rasulullah (s.a.v) şöyle buyurdu”  diyor Eşi hiçbir zaman “Eşim şöyle dedi” demiyor. Ne diyor: “Rasulullah (s.a.v) şöyle buyurdu” Amcası hiçbir zaman “Yeğenim şöyle dedi” demiyor “Rasulullah buyurdu” diyor Yeğeni hiçbir zaman “Amcam şöyle dedi” demiyor, her zaman “Rasulullah buyurdu” diyor Bunun ne demek olduğunu anlıyor musunuz? Senin benim gibi O’nun da (s.a.v) aile-arkadaşlık ilişkileri vardı O (s.a.v), birisinin eşi,amcası,yeğeni,babası Fatıma (r.anha) bile hiçbir zaman “Babam şöyle demişti” demiyor, “Rasulullah (s.a.v) buyurdu ki” diyor Ama tüm bu ilişkilerde… -çocuklarım bana Nouman demiyorlar bana Aba (baba) diyorlar Babam bana Nouman demiyor “Hey!” diyor Günlük ilişkilerinizde hiçbir zaman resmiyet kullanmazsınız Arkadaşlarım bana Nouman demiyor, “Hey sen!” diyorlar. İsmim bu: Hey sen! Bunu anlamalıyız. Sahabe, bizden farklı olarak….-Bizim için Efendimiz (s.a.v) bir karakter şekli, Önümüzde görebildiğimiz bir insan değil artık Siyer kitaplarında ve Kuran-ı Kerim âyetlerinde anlatılan biri (s.a.v) Sahih-i Buhari,Müslim,Tirmizi,İbn Mâce gibi hadis kitaplarında anlatılan biri (s.a.v). Önümüzde koca bir karakter yapısı, bileşimi var Sadece bir karakter değil, tümüyle bir miras Bizim için çok destansı biri (aleyhissalâtu vesselam) Fakat O hayattayken, birisinin amcası, birisinin yeğeni, birisinin en iyi arkadaşı, birisinin eşi, birisinin komşusuydu Ve bu insanlar O’nu 40 yıldır tanımalarına rağmen…-Ve 40 yıl boyunca ona Rasulullah da dememişler, ya da özel bir unvan kullanmamışlar Ama bir kere iman onları vurdu mu, Lâ ilâhe illallah kalplerine bir kere yerleşti mi, artık ağızlarından öylesine sözler çıkmamaya başladı “Kocam” gibi. “O benim kocam” diye düşünmeden önce bile O Rasulullah’tır diye düşünüyorlardı -Allah tüm mü’minlerin annelerinden râzı olsun- Bu bizler için imkansız. İmkansız. Eşimle evliyim ve ben Arapça öğretmekten hoşlanırım, bunu yapmayı seviyorum. Eşim de Arapça öğrenmeyi seven biri Ama dünya üzerinde kendisinden Arapça öğrenebileceği son kişi benim Yapamıyor, genetiksel olarak benden Arapça öğrenmeye yatkın değil Denedik, alerjik reaksiyonlar vermeye başlıyor Benim sınıfımda öğrenciydi ve çok geçmeden kursu bıraktı Sınıfımda olduğu süre boyunca bana acayip kızgındı Çünkü onun öğretmeniysem , ben her zaman haklıyım o da her zaman haksız demektir Çünkü eğer bir soruya yanlış cevap veriyorsa, işim gereği, onun yanlışını düzeltip “Hayır böyle olacak” demem gerekiyor Her zaman haklı olacağım bir konumda oluyorum yani!\NBu arada hemen belirteyim evlilikte işler böyle yürümez Korkuyordum ben. Soruyu cevaplamak için el kaldırdığında “İnna lillahi ve inna ileyhi raciun” diyordum “Kim bilir akşam ne kıyamet kopacak… Yakındaki otellerde boş yer var mı kontrol edeyim…” Yapamıyor. Beni “ilk olarak öğretmen, ikincil olarak koca” olarak düşünemiyor Beni her zaman ilk önce koca olarak düşünmeye programlanmış Ve beni ilk olarak koca olarak düşünüyorsa her zaman haksız oluyorum, ama öğretmen olarak her zaman haklı olmalıyım. Anlıyor musunuz? Bu değişimi yapmak çok zor Ebeveyn için de aynı şey. Hayatınızın sonuna kadar onların gözünde aptal olarak kalacaksınız İstediğiniz kadar büyük bir alim olun, büyük bir konuşmacı olun. Aileniz için bir maymun olarak kalmaya devam edeceksiniz Değişmeyecek bu. Sizi hiçbir zaman ilk olarak bir alim,bir konuşmacı, bir doktor ya da bir mühendis olarak falan görmeyecekler Göremezler. Onlar bezini değiştirdikleri bebeği görürler Ama bu sahabe, bu yetişkinler….-İman bir kere onları vurdu mu, hayatları boyunca tanıdıkları Rasulullah’ı gördüklerinde (s.a.v) artık yeğenlerini görmüyorlar artık eşlerini görmüyorlar, artık arkadaşlarını görmüyorlar… O ilk önce Rasulullah (s.a.v). وَاعْلَمُٓوا اَنَّ ف۪يكُمْ رَسُولَ اللّٰهِۜ لَوْ يُط۪يعُكُمْ ف۪ي كَث۪يرٍ مِنَ الْاَمْرِ لَعَنِتُّمْ وَلٰكِنَّ اللّٰهَ حَبَّبَ اِلَيْكُمُ الْا۪يمَانَ (Hucurât/7)\NVe bilin ki Allah’ın Resûlü içinizdedir. Eğer o, size birçok işte uysaydı, elbette sıkıntıya düşerdiniz. Ancak Allah size imanı sevdirdi Âyete bir bakın, içinizde Allah’ın Rasulullah’tan başkası olmadığını bilin diyerek başladı, ve hemen aynı ayette, farklı bile değil, Aynı ayette,” حَبَّبَ اِلَيْكُمُ الْا۪يمَانَ وَزَيَّـنَهُ ف۪ي قُلُوبِكُمْ” Fakat Allah size imanı sevdirdi, onu kalplerinizde süsledi buyuruyor. Başka bir deyişle, kalbinizde iman varsa, ozaman Allah Rasulü (s.a.v) için olağanüstü, aşırı bir sevgi beslersiniz Bu arada, sizin için bir âlime ya da konuşmacıya saygı duymak çok kolaydır. Çünkü onlar hakkında bildiğiniz sadece youtube videoları, facebook sayfaları. Kişisel hayatımız hakkında bir şey bilmiyorsunuz Ama gelin görün ki, benim ailem beni tanıyor. Buyüzden hiç etkilenmiyorlar Yakın arkadaşlarım beni tanıyor. \N”Bu adam mı? Heh.” derler Biliyor musunuz, kardeşlerim de öyle. Kız kardeşime neden konuşmalarıma geldiğini sorunca: “Bazen uyumakta güçlük çekiyorum oyüzden senin konuşmalarına geliyorum” diyor “Sen ‘elhamdulillah’ der demez hayatımın en harika uykusuna dalıyorum. Bu harika” Bize en yakın olan insanlar bizden en az etkilenenlerdir Bize en uzak olan insanlar bizden en çok etkilenen insanlardır Ama konu Rasulullah (s.a.v) gelince, durum böyle değil. O’na en yakın olan insanlar O’ndan en çok etkilenenlerdi O’nun içini dışını bilen insanlar, O’na en çok saygı gösterenlerdi. (s.a.v) \NBu inanılmaz bir şey! Gerçekten inanılmaz… Bugün bile, başbakan yada büyük şirketlerin sahipleri vs. gibi büyük liderler öldüğünde insanlar der ki “Ben onu taksi şoförüydüm. Biliyor musun çok kötü bir insandı!” Kişisel hayatını, kötü alışkanlıklarını, gerçekte nasıl biri olduğunu yayarlar Efendimiz’e gelince (s.a.v), kişisel hayatını okudukça daha da etkileniyoruz Biri hakkında bilinmeyen gerçekleri öğrendiğinde o kişi hakkında olumsuz düşünürsün, biz bu harika kişi (s.a.v) hakkında bilinmeyen gerçekleri öğrendikçe O’nu daha da takdir ediyoruz! Şimdi şu rivayete gelelim. Subhanallah. Allah Rasulü (s.a.v)’den ne de harika bir açıklama Ona gelmeden önce size bir şey daha söyleyeceğim. Ki o da… Benim en sevdiklerimden Umarım süreyi aşmam. Sizler iyi misiniz, soğuk mu? (Seyirciden bir çocuk: Evet!)\N-Evet biliyorum evladım biliyorum. “Evet soğuk!!” Nebî (s.a.v)’in siyerinin iki aşaması var: Birisi Mekke’de, sonra da bildiğiniz gibi Medine’ye hicret ediyor (s.a.v) Mekke’deyken, namazlarda Mescid-i Aksâ’ya yönelme emri hala vardı, oyüzden müslümanlar o yöne doğru namaz kılıyordu Öyle ki Ka’be’ye karşı durduğunda Mescid-i Aksâ’ya da karşı durmuş oluyordun, Mekke’deyken bu şekildeydi Yani Peygamberimiz (s.a.v) hem babası (atası) İbrahim (a.s)’ın inşa ettiği Ka’be’ye, hem de Mescid-i Aksâ’ya yönelecek şekilde namazını kılmayı tercih ediyordu Bu şekilde ikisine de karşı namaz kılabiliyordu (s.a.v) Medine’ye hicret ettiğinde (s.a.v), bu imkansızdı Çünkü eğer Mekke’ye doğru kılacaksan sırtın Aksa’ya dönük olur; Aksa’ya doğru dönersen bu sefer Mekke’ye sırtın dönük olur Artık onları birleştiremezdi, çünkü ikisinin ortasındaydı artık Bu da onun duygularını çok incitiyordu Babası İbrahim (a.s) tarafından inşa edilen Kabe’ye sırtını dönmek O’nu çok incitiyordu. Bu arada İbrahim (a.s.) bizim de babamız (atamız) مِّلَّةَ أَبِيكُمْ إِبْرَاهِيمَ  (Hacc/78) \N”…Babanız İbrahim’in dininde (de böyleydi).” Kendi peygamberliği adına çok dua eden babası tarafından yapılan eve karşı duyduğu saygısını gösteremediği için çok inciniyordu Bu hikayeyi tamamlamadan, size başka bir hikaye anlatacağım: Mûsa (a.s)’ın hikayesi Mûsa (a.s) ilk kez Allah ile nerede konuşmuştu? Bilen var mı, yüksek sesle söyleyin Evet doğru çok iyi. Evet dağa gidiyor, Allah ile konuşur ve Allah ona bir görev verir. Bu görev de gidip Firavun’a meydan okumak Mûsa (a.s.) Fir’avun’a meydan okuması gerektiğini duyar duymaz (Şuârâ suresinde) bir liste dolusu mesele sunar Allah’ım bu çok zor bir görev, “Onların beni yalanlamalarından korkuyorum.” (Şuârâ/12) “Onlara karşı benim bir suçum var. Beni öldürmelerinden korkuyorum.” (Şuârâ/14) “İçim daralır, dilim dönmez. Onun için Hârûn’a da peygamberlik ver!” (Şuârâ/13) Bir engeller listesi. Birinci problem onların yalancı demesinden korkuyorum, ikinci problem bende kekemelik var ve ben düzgün konuşamam Firavun dahi bir siyasetçi olarak biliniyor,siyasetçiler konuşmasını iyi bilir, ben onunla nasıl aşık atacağım, bu kekemeliğimle nasıl konuşacağım Sonra ben sinirlenince…-hani insanlar sinirlenince düzgün konuşamazlar ya. Sinirlenince belki dilim kıpırdamaz çünkü göğsüm daralıyor. “İçim daralır, akıcı konuşamam.” (Şuârâ/12) Desteğe ihtiyacım var oyüzden Harun’u benimle beraber gönder Ellerinde sicilim var, onların benim konuşmama fırsat vermeden beni öldürmelerinden korkuyorum “Onlara karşı benim bir suçum var. Beni öldürmelerinden korkuyorum.” (Şuârâ/14) Yani Musa (a.s) şunu kastediyor: Firavun’a meydan okumadan önce meydan okumam gereken şeyler bunlar Allah Teala Mûsâ (a.s)’a “Hayır.” (Şuârâ/15) dedi. Sadece bu, tek kelime, ve tüm problemlerini çözüyor. Endişelenme, hiç sorun değil Demeye çalıştığım şu: Mûsa (a.s.) ona zor gelen her şeyin bir listesini yapmalıydı Hikayeye geri dönelim, Rasulullah (s.a.v) sırtını nereye dönmek zorunda? Kabe’ye. Çünkü nereye yönelmek zorunda? Mescid-i Aksa’ya. Allah’a şikayetini belirtmiyor. Allah’a bunun kendisine zor geldiğini söylemiyor. Hiçbir şey söylemiyor Bir keresinde buna o kadar üzüldü ki… Yüzünü gökyüzüne çevirdi. (s.a.v)\NTek yaptığı buydu. Gökyüzüne baktı. Bu arada, dünyadaki her müslüman namazda hangi yöne doğru dönüyor? Kabe. Kıyamet gününe kadar Kabe’ye karşı namaz kılacağız. Bu ev, Hz. İbrahim tarafından inşa edildi ve Peygamberimiz (s.a.v) tarafından temiz kılındı ki tüm insanlık tek bir Allah’a ibadet edebilsin O evin amacı bu. İnşa edildi ki tüm insalık nihayetinde hidâyete gelebilsin “İnsanlar için yapılmış olan” (Âl-i İmran/96) bu demek. Beytullah’dan, Kabe’den bahsedildiğinde her zaman “insanlar” kullanılır, sadece “iman edenler” değil, çünkü herkes İslam’a gelmeli İslam’a gelmeliler, babaları İbrahim (a.s)’ın dinini kabul etmeliler Kaç insan Rasulullah (s.a.v)’in zamanından bu zamana kadar namaz kılmıştır, ve kaç insan kıyamet gününe kadar namaz kılacak… Sayısız! O ev’e doğru yapılmakta olan ibadetler sayısız… Bu kıblenin, Mescid-i Aksâ’dan Kabe’ye dönmesinin sebebi nedir? Bir çok sebebi var! Ama Kuran’da bahsedilen sebebe bir bakalım: قَدْ نَرَى تَقَلُّبَ وَجْهِكَ فِي السَّمَاء فَلَنُوَلِّيَنَّكَ قِبْلَةً تَرْضَاهَا (Bakara/144) “Biz senin yüzünün göğe doğru çevrilmekte olduğunu görüyoruz. İşte şimdi, seni memnun olacağın bir kıbleye döndürüyoruz” Kıblenin değişimi için Allah’ın belirttiği sebep, Nebî (s.a.v)’in mutlu olması! O’nun memnun olacağı bir yöne Hepimiz Kabe’ye yöneliyoruz, ve Allah’ın bunun için belirttiği sebep, Rasulullah’ın (s.a.v) yüzüne bir gülümseme kondurmak.. Hayal edebiliyor musunuz? Kıyamete kadar dünyada doğruca yapılan ibadetlerin hepsi, Allah’ın Rasûlü’ne (s.a.v) mutluluk vermek istemesinden kaynaklanıyor Bunlar Efendimiz (s.a.v)’in konumundan birer ışık hüzmesi sadece Belirtmek istediğim başka bir şey… Hızlıca… Bu uzun bir konu size kısa versiyonunu vereceğim O da şu ki: Peygamberimiz (s.a.v) bazen bir fiil işler, ve Allah, ancak, Peygamberimiz fiili işledikten sonra ne yapması gerektiğini vahyeder Allah Kuran’ı istediği zaman indirir. Ve Allah kendisi buyuruyor ki O, Kuran’ı tam sebebine göre indirir وَقُرْآناً فَرَقْنَاهُ لِتَقْرَأَهُ عَلَى النَّاسِ عَلَى مُكْثٍ وَنَزَّلْنَاهُ تَنزِيلاً (İsrâ/106)\NBiz onu, Kur’an olarak, insanlara dura dura okuyasın diye (âyet âyet, sûre sûre) ayırdık; ve onu peyderpey indirdik. Kuran’ı tam da doğru sebebe binaen indirir Ne var ki bazen Kuran-ı Kerim’de görürsünüz ki, Peygamberimiz (s.a.v)’e birileri geliyor, O’nun da bir görüş belirtmesi gerekiyor, ama herhangi bir ayet inmiyor, O da kendi görüşünü belirtiyor Ve O (s.a.v) bu görüşü verdikten sonra ayet geliyor ve ‘hayır farklı bir görüş bildirebilirdin’ deniyor O zaman şöyle bir soru ortaya çıkıyor: Nasıl oluyor da ayetler O görüşünü bildirmeden önce değil de sonra geliyor Burada birkaç sebep var, birincisi: Allah ile Peygamberinin konumunu ayrı tutmak için Allah’ın, Peygamber (s.a.v)’in kendi kararını vermesini istemesi. Allah’tan başka kimsenin Peygamber’i düzeltemeyeceğini belirtmek için Hz. Peygamber’i Allah’tan başkası düzeltemez. Hz. Peygamber bizlerden inanılmaz derecede üstün, fakat Allah hala Rab. Hala “Büyük arşın Rabbi” (Tevbe/129) “العبد عبد وإن ترقى”\NKul kuldur yukarıya yükselse de. “والرب رب وان تنزل”\NRab rabdir yukarıdan aşağı inse de. Bu hep böyle olacak, dolayısıyla bunu ifade ediyor bu. Mesela Katolik hristıyanlıkta Papa yanılmaz olarak görülür. Onu kimse düzeltemez hatta tanrı bile. Papa ile Peygamberler arasındaki fark Papa düzeltilemez diye inanılır, ama peygamberler….-biz onları doğrulayamayız, ama Allah Teala Rablerinin kim olduğunu bize gösteriyor Papa’nın kutsal olmadığını, Allah’ın elçilerinin de Allah’ın kulları olduğunu Ama belirtmek istediğim başka önemli bir konu da var Bir keresinde, Tebük seferinde, bazı münafıklar Peygamberimiz’e geldi..-çünkü orduya katılmak zorundasın, katılmayanlar bahanelerini belirtiyorlar Bazı insanlar gelip çok yavan bahaneler öne sürüyor. Bir tanesi diyor ki “Tebük’e gidersek, çok güzel kızların olduğu birkaç köyüne de gideriz ben de biraz zamparayımdır, kendime engel olamam. Oyüzden beni ordudan muaf tut. ” Çünkü çapkınlar çağkınlığını yapar Hz. Peygamber (s.a.v) bir deha, biliyordu ki böyle manasız bahanelerde bulunan insanlar, orduda hiçbir zaman aktif olamazlar. Daha fazla problem meydana çıkaracaklar. Kal daha iyi… Oyüzden onlara izin verdi. ve âyet sonra gelir,\N عَفَا اللّهُ عَنكَ لِمَ أَذِنتَ لَهُمْ (Tevbe/43) “Allah seni affetti, niçin onlara izin verdin” Ayet bundan önce “İzin verme” diye gelmedi, Allah bunun olmasına izin verdi, sonra “Niçin izin verdin” buyurdu Soru şu: Neden? “Neden”ini bırak “nasıl”ına bir bak! Sen bir hata yapsan da ben seni düzeltsem…- Mesela benim bir kuruluşum var,bir kuruluş yönetiyorum. Eğer bir çalışanım bir hata yaparsa derim ki “Bunu yanlış yaptın. Tamam sorun değil bir daha olmamasına dikkat et, ama bu bir hataydı” İlk önce hatayı belirtirim. Sonra “Sorun değil” derim. Ya da “Kovuldun” derim, herneyse… İlk önce hatayı zikrederim. Allah ne buyuruyor?\N عَفَا اللّهُ عَنكَ لِمَ أَذِنتَ لَهُمْ “Allah seni çoktan affetti, niçin onlara izin verdin” “Neden onlara izin verdin, bu arada seni affediyorum” demedi, daha problemi zikretmeden O’nu affetti. Âdeta “Başın belada falan değil, sen Allah’ın elçisisin” der gibi Problemden önce affı zikrediyor. Ki problem bile değil Bu çok derin bir mevzû, fakat bu kesinlikle bir hata değildi Bu birkaç örnekte hızlıca sizlere Hz. Peygamber’in (s.a.v) Allah tarafından nasıl şereflendirildiğinden bahsetmek istiyorum Konuşmak istediğim mevzû: Biz, Allah’la (s.v.t) ilişkimiz ve Peygamberimiz (s.a.v)’in Allah’la olan bu ilişkimizdeki rolü Bu konuda çok şey anlatılır, ben sıkça üstünde durulmayan bir şeyden bahsedeceğim Ramazan âyetlerini her Ramazan ayı duyarsınız, biliyorsunuzdur Ramazan’da inen ayetlerden biri de:\Nوَإِذَا سَأَلَكَ عِبَادِي عَنِّي فَإِنِّي قَرِيبٌ (Bakara/186) Bu ayetten çıkarılacak birçok harika nokta var ben sadece birini söylüyorum, ilk önce mealini vereyim “Kullarım, sana beni sorarlarsa…” Mealini tekrar ediyorum: “Kullarım, “sana” beni sorarlarsa…”\N”Sen” kim? “Sen” kime işaret ediyor? Rasulullah (s.a.v) Eğer sahabiler, ya da bizler, kime Allah’ı sorarsak? Hz. Peygamber’e (s.a.v).\NAllah’ı bilmek istiyorsan kime sormalısın? Rasulullah (s.a.v) Rasulullah’a sormadıkça, Allah’ı kendi başına istediğin şekilde öğrenemeyeceksin Buradaki “fe” harfine bakın, buna “fâ-i sebebiye” denir. \N “O halde, bilsinler ki ben muhakkak onlara pek yakınım. ” Allah hakkında öğrenmek için Rasulullah (s.a.v)’e başvuranlar için Allah çok yakın Bir düşünün Bu mübarek insanın (s.a.v) sahip olduğu konuma bir bakın Hayatımızda Efendimiz’e (s.a.v) pratikte saygımızı göstermeliyiz, başlangıçta,dünyada politik olarak neler olduğundan bahsetmiş olabilirim ama sizi bununla terketmeyeceğim Burada birçok aile görüyorum maşaallah, gecenin bir yarısı vaktini burada -kocası hiçbir şey yapmazken- kucağında ağlayan çocuklarıyla geçiren annelerle gurur duyuyorum Şurada çocuğunu tutan koca dışında. İmzalı fotoğrafınızı istiyorum beyefendi! Diğer eşler tatilde galiba. Öncelikle buraya bu soğukta çocuklarını getirme fedakarlığında bulunan annelere dua edin, burası sizin için Antarktika gibi Çok soğuk sizin için. Benim için yaz tatili gibi. Size söylemek istediğim, Efendimiz (s.a.v)’e olan sevgimizi, saygımızı nasıl hayata geçiririz. Yani hemen. Mesela bu hafta ne yapabilirsiniz Kendinizi ve özellikle çocuklarınızı teşvik edeceğiniz şeylerden biri de, Efendimiz’e (s.a.v) salavat göndermek… Bunu alışkanlık edinin. Efendimiz’e salavatı çoğaltın ve alışkanlık olsun Çabukça yapabileceğiniz bir şey de, hepsini yapamasanız bile en azından Peygamberimiz’in (s.a.v) düzenli olarak yaptığı birkaç duayı ailenizle ezberleyip yapın Özellikle eve girme-çıkma, tuvalete girip çıkma, elbise değiştirme duaları… Birkaç dua. Peygamber’imizin (s.a.v) uykudan önce çektiği zikirler, uykudan kalkınca çektiği zikirler… Bunlar ufak çabalar Ama biliyor musunuz, Peygamberimiz (s.a.v) bize Allah’ı bu şekilde öğretti Bu dualar, bizim Hz. Peygamber’e olan sevgimizi gösterdiği gibi -çünkü bize bu duaları O öğretti (s.a.v)- bizleri Allah’a da yaklaştırır. Çift etkiye sahipler Duaları hayatınıza yerleştirmek, Efendimiz’in (s.a.v) sünnetinden olan duaları hayatınıza yerleştirmek… Bu benim size tavsiyem. Son kısım.. Sonra bitireceğim Allah’ın Rasulüne hürmet etmeliyiz Başta dediğim gibi, öyle bir zamanda yaşıyoruz ki her şeyle dalga geçen bir endüstri var Hedefleri de, bu konuya olan hassasiyetimizi zayıflatmak Peygamberimiz’e (s.a.v) göstermemiz gereken saygıda hassasiyetimizin giderek azalmasını ve nihayetinde büyük bir mesele olarak görmememizi istiyorlar Hollywood’da olanları biliyorsunuz. Noah diye Nuh (a.s.) ile ilgili bir film çektiler, geçenlerde Musa (a.s)’la ilgili bir film çektiler… Bunlar sadece nabız yoklamak için. Size dediğimi anlıyorsunuz. Nabız yoklamak için yapıyorlar Bu filmler cidden berbat, bu filmleri izlediyseniz tevbe edin, bunları boykot edin, sakın izlemeyin, bizimle ilgisi bile yok Kâfirlerin ne dediklerini öğrenmek için de izlemeyin, bunun hiçbir manası yok, onların söyleyecek iyi bir şeyleri yok, bu konuda endişelenmeyin Aslında bakarsanız, onların gözünde bu hollywood versiyonları İncil’dekilerin saptırılmış hali, ki İncil zaten saptırılmış! İncil’deki versiyon zaten yeterince kötü, üstüne bir de kendi baharatlarını ekliyorlar ve bu filmleri yapıyorlar Ve filmler insanlar üzerinde bayağı uzun etkiler bırakabiliyor, bir kere o imajı kafanıza yerleştirdiniz mi… Bir Mısır kralı görenleriniz varsa… Musa (a.s)’ı düşündüğünüzde aklınıza o görüntü geliveriyor — Bu berbat! Böyle olmamalı. Oyüzden öyle şeyleri izlemeyin Bilmem ne karikatür hakkında vs. bir tartışma çıktıysa, gidip de neymiş diye bakmayın. Gidip nasılmış diye bakmayın! Eğer gidip bakarsanız siz de problemin bir parçası olursunuz! “Yok yok ben sadece neler yaptıklarına bakıyordum, ki estağfirullah diyebileyim” — Hayır! Sen de “ziyaretçi sayımı”nın bir parçası oluyorsun. Onlar bu video kaç kere izlenmiş, bu resim ne kadar tıklanmış ona bakıyorlar Onlardan biri olarak sayılamazsın! Videoyu sen popüler ediyorsun! Eğer bir video popüler olunca… 1 milyon kişi tarafından izlendiyse, ondan bir sonraki kişi 1 milyon kişi tarafından izlendiği için izliyor! Eğer 10 milyon kişi izlediyse “Aa bak, 10 milyon kişi izlemiş bunda bir şey olmalı” diyorsun Eğer o sayımın bir parçası olursan, sen de o videonun popüler olmasında bir ölçüde sorumlu oluyorsun! Bu saçmalığı tümüyle görmezlikten gelmelisin Bir köpeğin havlaması güneşe zarar veremez. Çünkü o çok daha yukarıdadır. Bırakın insanlar neyi istiyorlarsa onu haykırsınlar Onlar Peygamberimiz’in (s.a.v) yüceliğinden hiçbir şey götüremezler! وَرَفَعْنَا لَكَ ذِكْرَكَ (İnşirah/4) \N”Ve şanını,zikrini yücelttik” buyuruyor Allah! Allah bir şeyi yücelttiyse hiçbir mahlukatı onu düşüremez, millet! Kimse onu düşüremez! İstediklerini söyleyebilirler, hiçbir şeyi değiştirmeyecek! Hiçbir şeyi değiştirmeyecek! Peygamberimiz’in (s.a.v) şanından hiçbir şey eksiltemezler! Biz de bu aşağılamalara cevap vermede Peygamber modelini benimsemeliyiz Peygamber Efendimiz aşağılanıyordu, O’ndan “Muhammed (övülen)” demek yerine “Muzemmem (Yerilen)” diye bahsedilen şiirler yazılıyordu. O ise bunlara “Onlar benden değil bir başkasından söz ediyorlar, o bir başkasıdır” diyerek karşılık veriyordu (s.a.v) Onların anlattıkları Peygamberimiz değil, zihinlerindeki çarpıtılmış fikirler bunlar! “Bir kap içindeki neyse onu boşaltır” Aşırı tepki vermemeliyiz Müslümanlar bu insanlara, bu çılgınlığa daha üst düzey ve bilge cevaplar vermeliler Bu arada, biz çılgınca karşılık verdiğimizde de diyorlar ki “Bakın gördünüz mü, biz bu insanların çılgın olduğunu söylemiştik… …kanıtlandı. Bakın! ” diyorlar Bu din, bu bilgelik, sabır, fikir dini, sürekli “Hiç düşünmez misiniz, aklınızı kullanmaz mısınız” diye soran din, artık en düşüncesiz insanlarla ilişkilendiriliyor Bizim insanlar için bir model olmamız gerekiyor, kendimizi gösterelim! Peygamberimiz (s.a.v) bunu hak ediyor Ona (s.a.v) bu vefayı göstermeliyiz Dua ediyorumki buradaki herkes, hepimiz ailemizde neler yapmamız gerektiğinin sorumluluğunu alırız Eğer ümmet olarak değişmemiz gerekiyor desem hiç sorumluluk almadan çekilip gidersiniz\N “Evet, ümmet (!) Orası nerede bilmiyorum” Siz ailenizde olan şeylerin sorumluluğunu almalısınız Ailenizde olan şeylerin! Aileniz devletinizdir. Eğer bozukluk olursa evinizde doğru yoldan sapmış bir devlet olur Bir şeyleri değiştireceğiniz yer orasıdır. Eğer aileniz değişmiyorsa dünyayı değiştirmekten falan söz etmeyin! Kendini değiştirmiyorsan dünyayı değiştirmekten falan bahsetme! Kendini kandırıyorsun! Kendini aldatıyorsun! Nasıl olur da Hz. Peygamber’in sünnetini çok sevdiğini söylersin de karına olan davranışların Peygamber Efendimiz’in (s.a.v) müminlerin annelerine davrandığı gibi olmaz?! Nasıl olur Rasulullah’ın (s.a.v) sünnetini çok sevdiğini söylersin de, tüm Buhari’yi tüm Müslim’i öğrenmek istersin de, dünyadaki tüm bilgilere sahip olursun da çocuklarına davranışın O’nun (s.a.v) çocuklarına davrandığı gibi olmaz?! Bunu ne için öğreniyorsun!? Niye öğreniyorsun ozaman?! Nasıl olur da ailene davranışında hiçbir etkisi olmaz! Mescidde müslüman kardeşlerine davranışında nasıl olur da etkisi olmaz? Arabanı sürüşünü nasıl olur da etkilemez? Bu adam buradan sürüyor, diğeri diğer taraftan. İkisinin de sakalı var; yani görünüşe göre müslümanlar İkisi de tavuk oyununu oynuyorlar, “kim göz kırpacak” “Bana biraz müsaade edebilir misin?”\N-“Evet evet ederim” der ve arabasını sürer “وَيُؤْثِرُونَ عَلَى أَنفُسِهِمْ ” (Haşr/9)  “Onları kendilerine tercih ederler”e ne oldu?! Bu kolay bir şey millet! Kolay bir şey. Allah bizden büyük şeyler beklemiyor. Ailemizde,kişisel hayatımızda, başkalarına gösterdiğimiz ahlakta küçük değişiklikler! Müslüman ülkelere geliyorum, ilk farkettiğim şey kibar olamama. İlk farkettiğim şey Bir keresinde sıradaydım…-Burada olmadı, ama olsa şaşırmazdım. Her yerde olabilir bu Müslüman bir ülkede sıradayım otele giriş yaptıracağım. Biri önüme geçiverdi “Sorun değil canım” Bu Avusturalya’da hiçbir zaman olmaz, İngiltere’de hiçbir zaman olmaz, Amerika’da hiçbir zaman olmaz, müslüman ülkesinde olur! İnsanlara göstereceğin ufacık bir kibarlık! Eğer bunu yapamıyorsak, en saygın, en seçkin insanın (s.a.v) sünnetinden nasıl söz edebiliriz? Nasıl örnekleriz biz?! Bu ülkede yaşayan gayrimüslimler…-epey de çoklar. Onlar müslümanları nasıl örnekler olarak görüyorlar? Müslümanlardan ne görüyorlar? Müslümanlardan nasıl davranışlar gözlemliyorlar? Müslümanları gördüklerinde müslüman olmak istiyorlar mı? Şöyle dedirtiyor mu: “Bu insanlar çok kibar, hoşgörülü, saygılı, dillerine ve gözlerine hakim oluyorlar… …ailelerinde ne çok sevgi var. Vay be! Neye sahipler böyle??”\N- “Şey, onlarda ‘Peygamber (s.a.v)’in sünneti’ denen bir şey var” – “Ben de istiyorum ondan! Buna sahip olabilir miyim ben de ?!”\N-“Evet müslüman olman gerek” Onlara nasıl davranışlar sergiliyoruz? Söylemeye bile utanıyorum millet! Söylemeye bile utanıyorum Karakterimizi yüceltmeliyiz. Bu yükselmeli. Yükselmeli Sizlerden genç olanlar sizlere sesleniyorum… Bu beni belaya sokacak olsa da ne görüyorsam onu söyleyeceğim Sizin, müslüman gençliğin bir problemi var. Sizler markalara takıntılısınız. Etiketlere takıntınız var. Hayatınızdaki en büyük hedefiniz alışveriş merkezinde takılmak. Sizin derdiniz ne?! Hayat alışveriş merkezinden daha büyük! Üzerinde marka olan o poşeti taşımalısınız. Ordan alışveriş yapmasanız bile bir kere alışveriş yapmışsınızdır ve o poşeti nereye gitseniz götürürsünüz, içinde çoraplarınız falan vardır Çünkü öyle hissetmelisiniz ki… Eğer bir saat aldıysanız sürekli böyle yaparsınız Kendimizi düşürdüğümüz hal bu Size saygınlık getiren, değer getiren, yücelten bu mu? Plastik parçaları, kıyafet,metal,taşlar… Onlar bundan ibaret. Bunlar zımbırtı. Bir gün gidecekler Sana saygınlık kazandıran şey İslam’ın, Peygamber’in (s.a.v), sana seçkinlik kazandıran şey Allah’ın Kitâbı. Onun hakkında ne biliyorsun Nekadar bunu taşıyorsun. O markaları giydiğini biliyorum, biraz bu dini de giymeye ne dersin? Onu giymeye başlayalım. İnsanların görmeleri gereken marka bu. Bunu henüz göremediler. Bunu görmeliler Dua ediyorum ki ümmet gerektiğinde lazım geleni yaparak işin üstesinden gelsin Dua ediyorum ki Allah (a.v.c) Katar halkını mübarek kılsın Allah onları her yerdeki müslümanlara örnek kılsın. Çocuklarını tüm dünyadaki müslüman gençlere örnek kılsın Allah sizi ve ailenizi sizi kuşatan fitneden, tüm dünyada oluşan fitneden korusun Allah tüm müslümanların konumunu yükseltsin ve onları Peygamberleri (s.a.v) tarafından bırakılan sorumluluğa göre yaşamalarını nasip etsin Sabrınız için çok teşekkür ederim, gidin birer battaniye alın. Es selâmu aleykum ve rahmetullahi ve berakatuh


Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver



İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * olarak işaretlendi

Bu HTML etiketlerini ve özniteliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>