İslam, Kur’an ve Sünnet

Allah Sizi Duymuyor Gibi mi Hissediyorsunuz?

Esselamu Aleykum,

Namazlarına oldukça bağımlı ve camide her zaman ilk saflarda gördüğüm bir kardeşi tanıyorum. Hava ne olursa olsun (tipi, fırtına, kasırga..) her zaman camiye gelmesiyle biliniyordu. İlginç olan ise ne bir arabası, motoru var ne de otobüsle geliyor; yürüme dışında herhangi bir ulaşım aracı kullanmıyordu. Ne olduysa o kardeşi camide görmeyeli birkaç gün geçmişti. Muhakkak hastalandı, ama gerçekten hastalanmış olması lazım diyerek onu ziyaret etmeye karar verdim.

Evine vardığımda kapısını çaldım ve açtı. Gülümsedim ve “Esselamu Aleykum” dedim. “Ne yapmaya geldin buraya” manasında argo bir kelime kullandı.

Duyduğuma şok olmuş bir şekilde “Ne oldu?” dedim.

“Ne istiyorsun?” dedi.

Ona “Uzun zamandır seni mescidde görmediğim için kontrol etmek istedim.” dedim.

“Gördüğün gibi yaşıyorum ve sağlıklıyım, geldiğin için teşekkürler şimdi hadi yürü.” dedi.

“Senin neyin var?” dedim. Bir süredir tanıdığım bir kişi olduğundan belki yardım edebilirim diye bilmekte ısrar ettim. (Lütfen bu yaklaşımın kişiye özel olduğunu ve bazıları için işe yarayıp bazıları için yaramadığını unutmayalım.)

“Tamam, benimle girişe (evinin aşağı katına) gel dedi.”

Orada oturduk ve dedi ki: “6 aydır neredeyse bütün namazları camide kılıyordum. Hava durumu ne olursa olsun her zaman camiye gelip ilk safa geçiyordum. Gelebilmek için bir araba veya otobüs kullanmıyorum, tamamen yürüyerek geliyorum. Allah için yaptığım o kadar iş ve ibadetten sonra, her türden çeşit çeşit duaları yapmama rağmen geçen aylar içinde tek bir duam bile kabul olmadı. Bütün bundan sonra niye O’na ibadet edeyim?”

Bunu duyduğum için şok olmuş ve çok üzülmüştüm. Ona “Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem’in bir insanın dua ettiğinde ne olacağına dair hadisini duymadın mı?” dedim. Ve sahih bir hadis olduğunu söyledim.

Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Bir müslüman, istediği şey günah olmamak ve sıla-ı rahmi kesmeyi istememek şartıyla duâ ederse, kendisi için üç haslet meydana gelir…”

1. Allah dua edene dünyada istediğini verir.

Örneğin “Allah’ım hastayım lütfen beni iyileştir.” dersiniz ve Allah iyileştirir.

“Allah’ım lütfen borcumu ödememe yardım et.” dersiniz, işinizden bir avans alır veya daha çok para kazandıracak başka bir iş bulursunuz.

2. Veya başına gelebilecek herhangi bir musibet, dert ondan geri çevrilir.

Mesela, “Allah’ım beni iyileştir” dediniz ve Allah başınıza kanser gibi daha ciddi bir hastalık verecekti. Fakat duanız uğruna Allah kansere yakalanma belasını üzerinizden kaldırmış oldu. O halde Allah benim duama cevap vermedi ve duamın bir faydası olmadı diyebilirsiniz. Aslında hayır, Allah duanızı cevapladı ve faydası da oldu. Fakat bunu bilmiyorsun. Belki de o duayı yapmamış olsaydınız kansere yakalanacaktınız. Öyleyse duanız hakikatte sizin için işleri kolaylaştırdı ve aydınlattı.

3. Allah mükâfatını cennete erteler.

Tamam, Allah ne bu dünyada duamı kabul etti ne de başıma gelebilecek bir musibeti kaldırdı. O zaman üçüncü seçenek ne? Allah cevabı ahirete erteler. Ve onun yerine sana Kıyamet Gününde bir mükafat verir. Sahabe, Allah onlardan razı olsun, bunu duyduktan sonra “O zaman biz de çok duâ ederiz”, dediler. Bunun üzerine Peygamberimiz onlara ne cevap verdi? “Hayır, abartmayın, Allah’tan çok fazla şey istemeyin” mi dedi? Hayır, aksine Peygamber Efendimiz (s.a.v.) de şöyle buyurdular: “Siz isteyebildiğiniz kadar isteyin, çünkü Allah’ın rahmet hazinesi sizin istediklerinizden daha çoktur” (Allah cevaplamaya devam edecek, O en cömert olandır, Allah ona dua edilmesini sever.)

Bu kardeşe bu hadisi duyduktan sonra ne olduğuna dair birçok güzel şey biliyorum. Ve asıl önemli olan SİZİN her Allah’a yönelip yaptığınız duanın üzerine ne olduğunun hatırlatılmasından sonra ne hissettiğiniz. Siz de sahabenin hadisi duyduğunda heyecanlı olduğu kadar heyecanlandınız mı? Bu 3 seçenekten en iyisinin Allah’ın sizin için en iyi gördüğü seçenek olduğunu unutmayın.

Allah sizi mükâfatlandırsın. Bu güzel hadisi arkadaşlarınızla ve ailenizle paylaşmaktan çekinmeyin.

Vesselamu Aleykum

majed mahmoud

Majed Mahmood

 

muslimmatters.com’dan alınarak Suffagâh ekibi tarafından Türkçe’ye çevrilmiştir.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

3 yorum var.

  1. 1

    Siz de sahabenin hadisi duyduğunda heyecanlı olduğu kadar heyecanlandınız mı?

    Allah doğruları bilendir, heyecan sardı bütün her yanımı… Allah razı olsun.

  2. 2

    öncelikle sehabe döneminde değiliz. Bu zamanda olupta o zamanda olmayan milyarlarca şey var en basit hastalık .. Arkadaş kanser örneği vermiş kanserin ilk çıkış tarihini iyi araştırın. Allah kulunu yaratmış fakat kulu o an onu çok istemiş misal bi günah kabul ettiğiniz bişiyi ele alalım.. ” Şansız bir adam şansının dönmesi için dua etmiş yıllarca iddaa oynamış tutarsa birine yardım edecem dememiş ; Ailemi iyi yaşatıcam yemeğe götürücem tatile çıkartıcam dünyayı gezdiricem vs ” Şimdi sorarım size bunun neresi günah bir dua Ayrıca . Ben sabır olayına artık inanmıyorum. Sabır Fakirleri ve orta sınıfı kandırma aldatmacasıdır. Sabret böyle olucak sabret şöyle olucak. Bana söyler misiniz Anadan babadan fakir doğan biri Dünyanın kaçta kaçını yaşayabilir ? % kaçını görebilir ? ama yok sınav dünyası dimi , e peki başkalarınada sınav dünyası ; onlar tüm dünyayı görürken tüm tadları tadarken de sınav ben hayatımı bilgisayar başında geçirirken de sınav.. Bana doğuda tecavüze uğrayan kızların kadınların nasıl bir sınavdan geçtiğini anlatırmısınız ?? Sabır dimi gene başa döndü Boşverin

    • 3

      kardesim asil guzellik yeri bu dunya mi ki fakirin dunyayi yasayamamasini kotu goruyorsun onun sabr karsiligi alacagi cennet mukafati daha iyi degil midir sorarim sana ?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır.

Bu HTML etiketlerini ve özniteliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>