İslam, Liste

Ahir Zamanda Müslümanlık Seyrimizin 3 Hali

Müslümanlığımızın ahir zamanda dönüştüğü son halin nedenlerinin aslında kendi içimizde oluşturduğu basit karmaşalardan meydana geldiğini görebiliyor olsaydık, dünya üzerinde yaşayan Müslüman nüfus’ un kaliteli yaşam standardı çok daha yüksek olabilirdi. Maddeler daha uzun olabilir miydi? Elbette olabilirdi ancak bu üç ana başlıklar çözümlendiğinde bir çok şeyin değişebileceğini görür gibiyim.

1-) Haramlara Olan Tepkisizlizlik

Haram demek, istenmeyen ve Allah tarafından yasaklanmış kötülüklerin bütününe denir. Bu bakımdan toplumsal ve fertsel manada karşılaştığımız bu kötülüklere karşı duyarsız kalışımız, Müslümanlık kalitesi açısından irdelendiğinde elbette düşünülemez. Çağımız öylesine kötülükleri içinde barındırıp sahiplenebiliyor’ ki, “faizi, kumarı, içki, zina ve yalan” gibi baş kötülükleri  çağımızın olmazsa olmaz materyallerinden biri olarak karşımıza çıkarabiliyor. Elbette bir Müslüman bu somut değeri olan kötülüklere karşı tavrını, somut adımlar atarak göstermeli. Müslüman bir kişinin, İslam davası içerisinde hareket etme mantığı taşımasıyla karşılaşılan bu tür haramlara (kötülüklere) net tavrını koyması, onun kalitesi açısından bir hayli önem taşımaktadır.

Kötülülere karşı takınılacak tavır ise, son derece müsbet bir tavır içinde Kuran ve Sünnet ölçüsüne dayandırılarak yapılmalıdır. Kötülükler karşısında bazen vücut kimyamız değişir, içimiz öfke ve gazapla dolar. Bazen ilk işimiz kötülük sahibini lânetlemek ve bedduâ etmek olur. Eğer fiilî zarar verme yetkisine, fırsatına ve gücüne sahip isek, gözümüzü hiç kırpmadan, adamın haddini fiilî olarak bildirmek gerektiğine kaşla göz arasında hükmediveririz bazen; hattâ harekete de geçiveririz. Oysa bu tavrın kendisi uygun bir tavır olmamakla beraber şeytanın, insan üzerindeki tesirine delil niteliği taşımaktadır. Bu tarz durumlara karşı duruşumuzu ise, üç ana kategoride ele alabiliriz;

1-) Yetkimiz dâhilinde olanları önlemek.

2-) Dilimizle müdâhaleyi gerektirenlere dilimizle müdâhale etmek.

3-) Ne yetkimiz dâhilinde olan, ne de dilimizle değiştirmeye güç yetiremediklerimiz konusunda da, hiç olmazsa buğz yoluna gitmek.

2-) Bilgisizlik

De ki: Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu? Bunu ancak akıl sahipleri düşünüp öğüt alır.

İslam’ ın kendisi, başlı başına bilgiyi ön plana çıkardığını biliyoruz. Sayısız ayetler ve hadisler ile bize bilginin önemini vurgularken,  bu kadar cahil kalınmışlığın izahını yapmakta çoğu kez zorlanıyorum. Müslümanlık seyrinin kısa bir özetini yapmış olsak, Mekke’ nin fethi ile başlayıp, Kudüs’ e kadar uzanan şanlı ve onurlu kazanımların yerini, batı taklitçiliği ve gayri Müslüm özentiliği aldı diyebiliriz. Bu son durum tamamı ile “bilgisizlikten” kaynaklanmaktadır. Dostların ve düşmanların kimler olduğunu  Kuran ve Sünnet yolu ile öğrenmiş olsaydık çağımızda yaşanan bu zor günler belki’ de yaşanmayacaktı.

“Sen onların dinlerine uymadıkça, Yahudi ve Hristiyanlar senden kesinlikle hoşnut olacak değillerdir. De ki: “Şüphesiz doğru yol, Allah’ın (gösterdiği) yoludur.” Eğer sana gelen bunca ilimden sonra onların heva (arzu ve tutku)l arına uyacak olursan, senin için Allah’tan ne bir dost vardır, ne de bir yardımcı.” (Bakara Suresi 120)

Günümüzde yaşanılan  büyük sorunların tek sebebi ALLAH bu ve buna benzer ayetleri hakkındaki bilgisizliğimizdendir.

3-) Şuursuzluk

Bir mümin, hedefini iyi  belirlemeli  ve  gayesini iyi  tayin  etmelidir.  Başka insanlar  ile yan  yana  gelse bile bu hedefte ve gayelerde sapmalara izin vermemelidir.  Müslümanların bilmesi gereken başka bir konu ise, islami olmayan hiç bir metot ile başarıya ulaşımının mümkün olmadığıdır.  Bireysel ibadetlerinin yanında, toplumsal meselelerde de öncü olup karar alma- verme yetisinde olmak, şuurlu Müslümanlıkta en büyük zaruriyet olarak bilinmelidir. Müslümanların refahı için çalıştığını düşündüğü diğer Müslüman kardeşlerine kendisinin’e büyük yardımlarda bulunması şuurlu Müslümanlarda beklenen bir davranıştır. Şuurlu Müslümanlığı anlatırsak, şuursuzluk meteforu aydınlanacaktır sanıyorum.

Her şeyi İslam mantığı ve stratejisi ile çözen, o yönde düşünebilen ve buna kanalize olmuş fertler yetiştirmeyi hayatının ilk maddesi olarak görebilen ve bu maddeyi hiç bir sapkınlığa, tuzağa düşürmeden ömrünün sonuna kadar gelebilmeyi arzulayan adamlara şuurlu denir. Bunun dışında kalan her kesim, malasef konu başlığının muhatabıdır. Rabbim bizleri, şuurlu bir İslam yaşayan Müslümanlardan eylesin.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

2 yorum var.

  1. 1

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır.

Bu HTML etiketlerini ve özniteliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>