Bilim/Teknik, İslam, Kur’an ve Sünnet, Tefekkür

9 Maddede Kur’an’da Geçen Uzay ve Alemler Ayetleri

Bismillahirrahmanirrahim.

Allah Subhanehu ve Teala Kur’an ayetlerini iki kısma ayırdığını açıklıyor. Birincisi bizlerin yaşamımızda gerekli, Kur’an’ın ana teması olan ve sorumlu olduğumuz muhkem ayetler, diğeri ise yüzyıllar geçtikçe ilmin bulacağı ve Kur’an’ın gücünü tüm insanlığa göstereceği müteşabih ayetler. İşte uzayın derinliklerinde başka bir hayatın olup olmadığı sorusu da Kur’an’da müteşabih ayetler konumundadır. Allah Subhanehu ve Teala Kur’an’da gökyüzünden bahsederken birçok anlam kullanır. Kimi zaman kendi katından bahseder, kimi zaman yağmurun konusunu işlerken kullanır. Bunlardan başka bazı ayetlerde gökyüzü ve yeryüzü arasındakilerden söz eder. Yüce Rabbimiz Kur’an’ı Kerim de bizlere misaller ve deliller verdiği ayetlerle bizleri düşünüp üretmeye teşvik ediyor. Öyleyse gelin birlikte “Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?” (Zümer Suresi, 12. Ayeti Meali) ayetinin muhatabı olarak bilenlerden olmaya çalışalım.

1. Göğü sağlam yaptık, biz genişleticiyiz. (Zariyat Suresi, 47.Ayeti Meali)

Ayette uzayın genişliğine işaret edildiği gibi gittikçe genişlemekte olduğuna da işaret edilmektedir. Evren genişliyor mu yoksa durağan mı? Bu soruyu bilginler yüzlerce sene tartıştılar. Ancak 20. yüzyılda Edwin Hubble’ın gelişmiş teleskobuyla gözlemleri, yıldız kümelerinin hızla birbirlerinden uzaklaştığını tespit etmiş ve genişleyen Evren tezi doğrulanmıştır. Kur’an-ı Kerim ise bunu net olarak 1400 yıl önce zaten söylüyordu.

2. Ey cinler ve insanlar topluluğu, göklerin ve yerin bucaklarından geçip gitmeye gücünüz yeterse geçin gidin. Ancak kudretle geçebilirsiniz. (Rahman Suresi, 33. Ayeti Meali)

Bu ayetlerde dünya hayatından sonra Allah’ın huzurunda hesap vermek üzere duran günahkâr cinlerin ve insanların, o yüce Hakim’in azap kararından kaçıp kurtulamayacakları, göklerin ve yerin uzak noktalarına, derinliklerine de geçip gidemeyecekleri çünkü uzayın derinliklerine ancak kudretle gidileceği anlatılmaktadır. Ayetlerin ilk anlamı bu olsa da insanların da görünmez varlıklar gibi uzayın derinliklerine gitme girişiminde bulanacaklarına işaret edilmektedir. Göğün ve yerin derinliklerine hiç gidilemeyeceği değil ancak güçle, yetkiyle gidilebileceği belirtilmektedir. Saniyede yüz binlerce kilometre süratle hareket eden araçlar da yapılsa yine de insanın, güneş sistemimiz dışına çıkması kolay değildir. Öyle ise aczimizi bilip Yaratan’a teslim olmaktan ve O’nun gücüne hayran kalmaktan başka çaremiz yoktur.

3. Göklerde ve yerde bulunan canlılar ve melekler büyüklük taslamadan Allah'a secde ederler (boyun eğerler). (Nahl Suresi, 49. Ayeti Meali)

“Göklerdekiler” sözü melekleri de kapsamakla birlikte canlılar ve melekler ayrı ayrı yazılmıştır yani bu ayetten meleklerden başka canlıların da olduğunu anlamaktayız.

4. O, biri diğeriyle 'tam bir uyum' (mutabakat) içinde yedi gök yaratmış olandır. Rahman (olan Allah)'ın yaratmasında hiçbir 'çelişki ve uygunsuzluk' (tefavüt) göremezsin. İşte gözü(nü) çevirip-gezdir; herhangi bir çatlaklık (bozukluk ve çarpıklık) görüyor musun? (Mülk Suresi, 3. Ayeti Meali)

Allah gökleri 7 kat olarak yaratmıştır. Bu 7 kat, zamanımız âlimlerince tespit edilmiştir. Allah’ın yarattığı her şey tam bir uyum içindedir. Hiç kimse göklerde bir yarık, bir çatlak göremez. 7 kat gökler aşağıda gösterilmiştir.

  • Troposfer
  • Stratosfer
  • Ozonosfer
  • Mezosfer
  • Termosfer
  • İyonosfer
  • Ekzosfer

5. Battığı sırada yıldıza andolsun ki... ( Necm Suresi, 1. Ayeti Meali)

Sureye, Allah’ın evrende yaratmış olduğu gezegenlerin önemini belirten bir ayetle başlanır.

Battığı zaman yıldıza and olsun ki..” «Necm» ismi, gerek baş kısmındaki tarîf edatının bulunması, gerekse birden fazla şeye ve manaya delâlet etmesi cihetiyle farklı yorumları gerek­tiren bir kavramdır.

Şöyle ki:

a) İbn Abbas’a (radıyallahu anh) göre: Başındaki tarîf edatı, «ahd» içindir. Sü­reyya (Ülker) yıldızı kasdedilmiştir. Öyle ki, bu yıldız bir salkım üzüm görü­nümündedir, göze en çarpıcı şekilde aksettiğinden onunla yemin edilmiştir.

b) Tabiîn’den Mücâhid’e göre: Parça parça inen Kur’ân’a işarettir. Çünkü Arap dilinde bir bütünün her parçasına «necm» denilir.

c) Ferrâ’a göre: «Necm», batan her yıldız hakkında kullanılmaktadır.

d) el-Hasan’a  göre: Kıyamet olayıyla parçalanıp dökülen yıldızlara işarettir. Başındaki tarîf edatı «cins» içindir.

e) Süddî’ye göre: Zühre (Çoban Yıldızı = Venüs) yıldızına işarettir.

f) Göğe çıkıp gök haberlerini kapmak isteyen şeytanlara atılan me­teoritlere işaret olabilir. Arapça sözlükte ise, «necm» maddesi şu manalara delâlet etmekte­dir: Sapı olmayan bitki, kök ve asıl, yıldız, Ülker Yıldızı, borcun ödeme vaktinin girmesi, belirlenmiş vakitte ödenen borç, Kur’ân’ın sûre ve âyetleri. Böylece yorum olarak altı şeye delâlet eden «en-necm» ismi, Allah’ın varlığını, kudretinin yüceliğini yansıtan belgelerden biri sayıldığından, onun­la yemin edilerek bir bakıma ona kutsallık atfedilmiştir. Yıldızın batışı, kâinatın ve özellikle güneş ailesinde yer alan gezegen­lerin hareketiyle ilgili bir olaydır. «Hevâ» fiili, «hevye» kökünden ise, düşüp batmak; «hüvye» kökünden ise, yükselip çıkmak manasına gelir. O halde Cenâb-ı Hak, batan ve yük­selen yıldıza yemin ederek dikkatleri yıldızların hareketlerine çekmektedir.

6. Göklerdeki ve yerdeki her şey Allahı tespih etmektedir. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir. (Haşr Suresi, 1. Ayeti Meali)

İşte sure evrende sürekli olarak meydana gelen bu gerçekle başlıyor. Göklerde ve yerde olan her şeyin Allah’ı kutsaması bütün bir evrenin O’na yönelerek O’nu yüceltip noksan sıfatlardan tenzih etmesi.

7. Ve dolunay haline geldiği zaman Ay. Siz gerçekten tabakadan tabakaya binip geçeceksiniz.(İnşikak Suresi, 19. Ayet Meali)

Tarih boyunca Ay, insanlar için ulaşılmaz bir yerdi. Bu yüzden ayetlerde Ay’a gidileceğine işaret olduğu uzun süre anlaşılamadı. 18. ayete baktığımızda Ay’a dikkat çekilmesi, 19. ayette bahsedilen “binerek tabakadan tabakaya geçişin” Dünya’dan Ay’a bir araçla geçiş olduğu fikrini doğrulamaktadır. Ay’ın dolunay hali Ay’ın tamamını ifade eder. Ay’ın özellikle Dolunay haline dikkat çekilmesi buna işaret olabilir.

8. Ve gökyüzünü korunmuş bir tavan yaptık. Onlar ise bunun delillerinden yüz çeviriyorlar. (Enbiya Suresi, 32. Ayet Meali)

Dünya atmosferi şeffaf olmasına rağmen, meteor yağmurlarına karşı mükemmel bir zırh işlevi görür. Ayrıca Güneş’ten gelen tüm zaralı ışınları süzen yapısı, Dünya’da yaşamın sürmesinin yegane sebeplerinden birisidir. Uzayda ısının -270 dereceleri bulduğunu düşünürsek atmosferin bu ayette geçen anlamıyla dünyayı nasıl koruduğunu tekrar görmüş oluruz.

9. Diğer Örnekler

• Mülk Suresi, 16. ayet: Gökte olanın sizi yere geçirmeyeceğinden emin misiniz? Bir bakmışsınız ki, o (yeryüzü) sallanıp-çalkalanmaktadır.

 • Mülk Suresi, 17. ayet: Yoksa gökte olanın üzerinize ‘taş yağdıran (fırtınalı) bir rüzgar’ göndermeyeceğinden emin misiniz? Siz o takdirde Benim uyarmam nasılmış bilip-öğreneceksiniz.

 • Hakka Suresi, 16. ayet: Gök yarılıp-çatlamıştır; artık o gün, ‘sarkmış-za’fa uğramıştır.’

 • Mearic Suresi, 8. ayet: Gökyüzünün erimiş maden gibi olacağı gün; 

• Nuh Suresi, 11. ayet: “(Öyle yapın ki,) Üzerinize gökten sağanak (bol miktarda yağmur) yağdırsın.”

 • Müzzemmil Suresi, 18. ayet: Bu nedenle gök bile yarılıp-çatlamıştır; (artık) O’nun va’di gerçekleştirilip-yerine getirilmiştir. 

• Mürselat Suresi, 9. ayet: Gök yarıldığı zaman

 • Nebe’ Suresi, 19. ayet: O sırada gök açılmış ve kapı kapı olmuştur.

 • Nebe’ Suresi, 37. ayet: Göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların Rabbi Rahman olan (Allah); O’na hitap etmeye güç yetiremezler. 

• Nazi’at Suresi, 27. ayet: Yaratmak bakımından siz mi daha güçsünüz yoksa gök mü? (Allah) Onu bina etti.

 • Tekvir Suresi, 11. ayet: Gök, sıyrılıp-yüzüldüğü zaman 

• İnfitar Suresi, 1. ayet: Gök, çatlayıp-yarıldığı zaman,

 • İnşikak Suresi, 1. ayet: Gök, yarılıp-parçalandığı,

 • Buruc Suresi, 9. ayet: Ki O (Allah), göklerin ve yerin mülkü O’nundur. Allah, herşeyin üzerinde şahid olandır.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

2 yorum var.

  1. 1
  2. 2

    7 kat gök dünyanın atmosfer katmanları değil yanlış bilgi verme

    Kat deyince aklınıza apartman katları gelmesin.
    7 kat meselesini anlamak isteyen kuran ayetlerini tekip ettiği gibi hadisleri de takip etsin.

    Hadislerde peygamber efendimizin miraç hadisesinde yaşadıklarını anlatıyor.
    Açın okuyun sonra bu 7 kat semanın ne derece büyük ve ulaşılması Allahın izni olmadan imkansız olacağını öğrenirsiniz !

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır.

Bu HTML etiketlerini ve özniteliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>